Subscribe RSS

Archive for Haziran, 2009

Dikili Festivali Haz 30

FESTİVAL

Barıştan yana olan bir çok aydının buluşma noktası olan Dikili Festivali 21 yıldır yapılıyor. Dikili Belediyesi kültürel şenlikleri ile ön plana çıkıyor. Yunanistandan da katılım sağlanmakta ve buda Yunanistanla ilişkileri geliştirmiştir. Zamanla festival kültürel özelliğini yitirip Şarkılı türkülü bir eğlenceye dönüşmüştür. Yeniden eski imajına kavuşmuştur.

Dikili Haz 30

dik

Dikili nüfusu 12 bin kadar olan izmirin kuzeyindeki sahil ilçesidir. ilçe uzun ve geniş bir sahil kordonuna sahip. Batı yönünde sahil şeridinde yazlık evleri ve çok sayıda yazlık site ile güzel bir görüntü oluşturuyor. İlçede ekonomi tarıma dayanmaktadır. plajları ve termal tesisleri ile iç ve dış turizm bakımından izmir’in önemli ilçelerinden biri. Ağıl Kale ve Kale Tepe ilk yerleşim merkezleri olarak gösterilebilir. İlkçağda Lidyalılar, İranlılar, Frikyalılar, Mysialılar ile Romalılar ve Bergamalılar Ortaçağda ise Bizanslılar, Cenovalılar, Selçuklular ve Osmanlılar Dikili’ye hakim olmuşlardır. Karaosmanoğullarının burada çiftlik kurup dikmelik yetiştirmesi ile “Dikmelik” adını alan ilçe, daha sonra “Dikili” diye isimlendirilmiştir. Doğal göl,bazı köylerinde de çamlık ve tarihi mağaralar bulunurken Çandarlı Beldesi önemli bir turizm potansiyeline sahiptir.Burada bulunan bazı eserler Bergama Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.

Aigai(Nemrut kale) Haz 30

aigai

Herodot’un andığı 12 Aiol kentinden biridir. Adı “keçiler” anlamına geliyor. Aiollerin kurmuş olduğu Aigai’da eski ev duvarları İ.Ö.VI.yy.anıtlarından kalmış sütun başları, surlar(IV. V.yy ‘dan kalma), Haçlı teras duvarları(Roma döneminden) görülebiliyor. Agora Helenistik çağdan II yy.’dan kalan Agora yamaca kurulmuştur.80 metre uzunluğunda, orta kat depo, alt katı ise dükkanlar olarak düzenlenmiştir. Doğu yüzü ise iyi durumda.

Elaia(Zeytindağ) Haz 30

Elaia(Zeytindağ)3

İzmir-Bergama karayolunda Kazıklı Bağların 1 km. uzağında bulunmaktadır. Helen dilinde bir sözcük olan Elaia zeytinlik anlamındadır. İon göçünden önce kurulmuş olduğu sanılır. Ayrıca kentte Yunan seramiklerine de rastlanmıştır. Elaia kentinin liman ve mendirek kalıntılarının izleri bugün hala görülebilmektedir.Liman duvarları 182-183 m. devam ettikten sonra çamurlar arasında kaybolmaktadır. Bugün bölgedeki bazı taşlar üzerinde madeni kenetlerin izleri görülebilmektedir. Antik kaynaklar burada Asklepios Mabedi ile Apollon Mabedinden söz etmişlerse de bunlara ait bir ize rastlanamamıştır. Ancak, Elaia sikkeleri üzerinde görülen Apollon tipleri de bu düşünceyi kuvvetlendirmektedir. Günümüzde Maltepe ve Lalelik tepe denilen yerlerde bazı mezar stellerine rastlanmış oluşu da Nekropolün varlığını göstermektedir. Bunun yanı sıra Kazıklı Bağlar denilen yerde, bağ evlerinde kullanılan mimari parçalar kentin önemli yapıları olduğunun kanıtıdır. Bu yapı ve buluntuların yanı sıra bazı kuyulara rastlanmış, ancak tiyatro ile stadyuma ait hiçbir bilgiye ulaşılamamıştır.

Gyranion Haz 30

gyranion

Kent Aiolis’in kıyı kentlerinden biridir. Apollon tapınağı kalıntılarını burada görmek mümkün(Bir zeytinliği çevirecek avlu sütunları burada görülüyor). Tanrı Apollo’nun kutsal yerleri arasında sayılma sebebi kıyısındaki  zakkumların altında kaynayan suydu.

Kyme Haz 30

kyme

Antik Kyme kentinde ön kazılar 1981 yapıldı ve kentin kuruluşu hakkında net bir bilgi yoktur. Kyme, Anadolu’nun Batı Ege kıyılarında kurulan en eski kentlerden biridir. Buluntular İzmir Arkeoloji müzesinde ve Louvre Müzesinde bulunmaktadır.  New York Metropolitan, Londra British ve St. Petersburg şehirlerinin müzelerinde bulunan KYME eserlerinin Aliağa’ya getirilmesi için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Kentin en büyük merkezlerinden biri olan Pyerikonis kymesi adı verilmiştir. Helenistik, Roma, Bizans, osmanlı döneminin izleri görülmektedir.Kendi döneminde Kyme Ephesos(Efes) kadar önemli olduğu söylenmektedir.

Kuş Cenneti Haz 30

kuş

Türkiye’de en az 450 ayrı kuş cinsine rastlanıyor ve yerli kuşların yanında göçmen kuşlarda geliyor.Kuş cenneti içerisinde yine tuzlalık alanlarda yürüyüş parkurları,gözetleme kuleleri mevcut. Alanı 123 hektar genişliğindeki mekanda 103 kuş türü tespit edilmiştir. Kuş cennetinde kuş gözlemciliğide yapılabiliyor. Kuş gözlemciliği doğayı kuşların dünyasından tanımayı sağlayan bir gözlem sporudur. Sağlıklı bir çevrenin en iyi göstergesi olan kuşlar her türlü yaşam ortamında bulunurlar. Türkiye’de şu yerlerde ender görülen kuş türlerine rastlamak mümkün;Manyas Kuş Cenneti, İzmir Çamaltı Tuzlası, Kayseri Develi Ovası’nda yer alan Sultansazlığı Yay Gölü, Beypazarı yakınlarındaki Nallıhan Kuş Cenneti, Kızılırmak Deltası Bafa Gölü, Sinop’un Sarıkum Gölü, Nemrut Krater Gölü, Silifke Göksu Deltası, kelaynakların doğumhanesi olarak bilinen Şanlıurfa’nın Birecik İlçesi Fırat Vadisi sayılabilir. Ancak, Bursa yakınlarındaki Ulubat Gölü, Bilecik Söğüt’teki Gölcük, Milas Bafa Gölü, Kıyıkışlacık, Muğla-Aydın Çine Çayı Vadisi, Köyceğiz Dalyan sazlıkları çevresi, Foça Orak Adası, Siren Kayaları tepeleri, İzmir Gölcük, Antalya Belek, Amasya, Kırıkkale, Kapukaya Baraj Gölü, Edirne Meriç, Enez gibi..

Aliağa Haz 29

aliaga

Aliağa İzmir’in yakınındaki bir sanayi bölgesidir. 1970 yılından itibaren sanayide gelişmeler olmuş Ege bölgesinin toplam ihracatının % 22’sini oluşturmaktadır. Bölgede sanayiye önem verildiğinden turizm ön planda değildir. Önemli turistik mekanlar; Kyme, Myrina’dır. Aliağa için uğraş verenler, Aliağa’nın bir liman kenti olması için uzun bir süre çaba sarf etmişlerdir. Petkim Limanı ve Aliağa Limanı gibi limanlara bu uğraşlar sayesinde kavuşmuştur. Geniş plaj alanı ve bir kuş cennetine sahip olan Aliağa, daha çok yerli turistlerin ilgisini toplamaktadır.Dünyadaki 2 gemi söküm tesislerinden birisi Hollanda’da diğeri ise Aliağa’dadır bu açıdan önemlidir.

Myrina Haz 29

myrina

Kent ilk çağda ürettiği pişmiş heykelciklerle tanınmış. Heykelcikleri İstanbul Arkeoloji ve Bergama müzesinde görülebilir. XIX.yy.boyunca taş ocağı olarak işlev gördüğü için eserler kırılıp taş olarak kullanılmış bu yüzden günümüze ortaçağ duvar kalıntısı ve tiyatrosunun kurulduğu yamaç dışında bir yer kalmamıştır.Bir aiol kentidir.Kent dilinde ma(ura)una ögelerinden oluşmuş yüce ‘(ma)Ana tanrıça kenti yerleşimi anlamına gelmektedir.Bazı kaynaklarda da Kalabaksaray veya Kalabakhisar anlamına gelmektedir. Myrina kentinin bir zamanlar yaşadığı tepelere yayılmış, çanak çömlek parçaları,figürinler, mimari frizler, lahit kapakları kentin zengin düzeydeki kültürünü bu eserlerle ispatlamaktadır.

Larissa Haz 29

larissa

Buruncuk köyünün arkasında kurulmuştur kent Larissa 1902 ile 1932-1934 arasında yapılan kazılarda; Arkaik döneme ait mimari parçalar izmir müzesi, seramik buluntular ile Terrakotta kaplamalarsa İstanbul Arkeoloji müzesindedir. Kazılar sırasında ortaya çıkarılan toprak yapıtların bir bölümü “Stockholm Müzesi”ne götürülmüştür. Larissa M.Ö.III. bin yılda kurulmuştur. M.Ö. 700 yıllarından kalma Akropolis’ten günümüze kent surları gelebilmiştir. “Peleponnes Savaşları” sırasında tümüyle yıkılmış, daha sonra yeniden inşa edilen kent,Cilalı taş, Hellenistik,Lydia ve Pers gibi uygarlıklarının yönetimi altında yaşamıştır.Burada Peristilli bir ev, biri Athena’ya diğeri kime ait olduğu bilinmeyen iki mabet, saray, kuyu ve birbirine çok yakın evler bulunmuştur.Günümüze gelebilenler sur kalıntıları, surların ana giriş kapısı, mezar anıtlarıdır