Subscribe RSS

Archive for Åžubat, 2010

Boğaz Köprüleri Şub 27

İstanbul boğazında yer alan kıtaları birbirine bağlayan köprüler ülke ve metropol şehir tarihinde önemli bir yere sahiptir. Avrupa transit karayolunun akışını engellememek ve düzgün akışını sağlamak için inşa edilen köprüler şehrin plansız gelişmesine neden oldu.
Bu köprülerden en önemlilerinden biri olan Boğaziçi Köprüsü 30 Ekim 1973  yılında hizmete açıldı. Bu törene katılan insanlar köprüyü yürüyerek geçtiler. Normalde köprü yapılırken yaya yolununda olması planlanıyrodu. Ama öyle olmadı. Köprüden geçen yayalar için güvenli olmayacağı için iptal edildi.
Boğaziçi köprüsü tam olarak Beylerbeyi ile Ortaköy semtleri arasında bulunuyordu. Denizden yüksekliği 64 m iken iki köprü arası uzunluk 1073 metreydi. 3 yılda tamamlanıp 1988 yılında halkın hizmetine açılmış olan Fatih Sultan Mehmet köprüsü önemli ulaşım köprülerinden biri. Rumeli Hisarı ile Kavacık semtlerini birbirine bağlayan köprünün iki kule arası uzunluğu 1510 metre olarak yapılmıştır.
Son zamanlarda en çok konuşulan konular arasında yer alan 3.köprü hakkında henüz kesin bir bilgi yok. Ama yapılması ormanlarımız açısından büyük tahribe neden olacak. Bu yüzden daha duyarlı olunmasını bekliyoruz.

Galata Köprüsü Şub 27

İstanbul’un en önemli köprüleri arasında yer alan Galata Köprüsü adeta İstanbul’un sembolü sayılır. Åžehirde yaÅŸayan bir çok insanın anılarında bulunan bir köprü. ÇoÄŸu kez balık yiyen insanlar, kaçamak yapan sevgililer, akÅŸamın serinliÄŸinde kendini buraya atan insanlarla dolar her gün. Öğrencilerinde nüfusun içinde belirgin bir ÅŸekilde yerini aldığı ÅŸehirde sıkça göreceÄŸiniz nüfus arasında yer alıyor. Onlarında hep uÄŸradığı köprülerden biridir. Geçerken mutlaka balık tutmaya çalışan insanların oluÅŸturduÄŸu kalabalığı izleyeceksiniz. Haliçte Bizanslılara göre ilk köprü, Anadoluda da yapıları hala yer alan Justiniaus döneminde Eyüp-Sütlüce arasında yapılmış. Daha sonraları ÅŸehir gittikçe büyüyünce köprü yapma projeleri de çoÄŸaldı. Ama bu projeler 19 yy’a kadar hep ertelendi. Galata köprüsünden önce 1836 yılında Unkapı ile Azapkapı arasında Hayratiye adında bir köprü inÅŸa edildi. Yapıldıktan sonra YEni Köprü, Büyük köprü, Valide Köprüsü, Yeni Camii Köprüsü, Güvercinli Köprü gibi isimler aldı. Hayratiye, Sultan Abdülmecit döneminde 1845 yılında annesi Bezmialem  Valide Sultan tarafından yapılmıştır.
Aslında Galata Köprüsü Sutanahmet Kaleiçi semtleriyle Haliç’in karşısına doÄŸru geniÅŸleyen Karaköy, Harbiye ve BeyoÄŸlu arasında farklı kültürleri bir araya getiren köprü vazifesi gördü. Teknelerin geçmesi için tasarlanmış olan yapı bir çok kez onarım görmüş. Eskiden tranvayların üzerinden geçtiÄŸi köprü 1992 yılında yangın sonrası Balat-Hasköy arasına yerleÅŸtirilmesi yapıldı. Eskinin yerine daha modern bir görüntü ile İstanbulda hala hizmet veriyor.

Galata Köprüsünde bulunan bazı işletmeler arasında şunlar bulunuyor:

- Maxigala Meyhanesi
Eskiye göre daha modern bir şekilde sonradan dizayn edilmiş Galata Köprüsü bir çok işletmesi ile hizmet vermeye devam ediyor. Turist, öğrenci, seçkin kitle, şirket ve dernekler gibi bir çok kesimin uğradığı güzel bir mekan. En çok Balık çeşitleri ve Akdenizin harika mutfağından lezzetler sunuyor. Mekanın Rehberi: Adres Yeni Galata Köprüsü Altı EH10, Tel#1 0212 519 71 66, Tel#2 0212 513 96 18

- Dersaadet
BoÄŸazın tadına doyamayacağınız bir mekan. Süleymaniye’nin güzel manzarı ile günün stresini atmak, günbatımını izlerken müzik eÅŸliÄŸinde içkinizi yudumlayacağınız bir yer. Leziz deniz mahsüllerinin,taze balık ve ızgara çeÅŸitlerinin bolluÄŸunu tadacaksınız. En önemlisi aileniz le birlikte eÄŸlenip hoÅŸ zaman geçireceÄŸiniz bir yer. Düğün.niÅŸan ÅŸirket yemekleri vs.de yappılıyor. Dersaadet Rehberi: Adres Yeni Galata Körüsü Altı Karaköy BoÄŸaz Tarafı KB.28, Tel 0212 292 70 01 – 02, İlçe Karaköy

- Kupa Restorant: kalite personeli nezih ortamı ile unutulmaz bir mekan.
Kupa Restorant: Adres Yeni Galata Köprüsü Altı No:6 Karaköy/Haliç Tarafı, Tel 0212 252 99 62, Cep 0532 242 51 47, İlçe Beyoğlu

Justinianus Köprüsü Şub 25

Türkiye’nin harika köprülerinden biri olan Justinianus Köprüsü mühendisliÄŸi bakımından çok önemli bir köprü. Kalker taşı kullanılarak inÅŸa edilmiÅŸ. Bizans döneminde(561 yılında) bölgenin hizmetine sunulmuÅŸ. Justinianus tarafından inÅŸa edilmiÅŸ olan tarihi köprü Sakarya BeÅŸköprüde bulunuyor. Yapının baÅŸka İsimleride bulunuyor. Sangarios, beÅŸköprü, Justinianus Köprüsü gibi isimlerle anılan köprü Çark deresi üzerinde kurulmuÅŸ. GeniÅŸliÄŸi 10 metre iken uzunluÄŸu 430 metre civarıdır. Bir çok arkeolog köprü hakkında tartışmalarda bulunuyor. Birncisi KurulduÄŸu çayın debisi küçük olmasına raÄŸmen, yapı büyük inÅŸa edilmiÅŸ. İkincisi ise selyaranların Justinianus Köprüsünün üzerinde kurulduÄŸu çayın akış yönünün tersine akmasıdır. Justiniaus döneminde baÅŸka köprülerinde yapılarak bu köprü ile bir birliktelik yaratılmak istendiÄŸine dair şüpeler varken diÄŸer köprüler yıkılarak bugüne gelememiÅŸler.
Bİthynia bölgesinde kalan Justinianus Köprüsü ayakları toprağa gömülü. 12 Kemer gözü planlanarak yapılmış olan köprünün bir gözünün açıklığı 7 metredir. Köprünün zamana bu kadar dayanıklı olmasını sağlayan şeylerden biri selyaranların yol seviyesinde yapılmasıdır. Korkuluklarının çoğu depremde hasar görmüş. Justinianus Köprüsü 1995 yılında restorayon görmüşse de 1999 yılında yaşanan deprem tahriplere sebebiyet vermiş.

Kemere Köprüsü Şub 24

Bartın’a giderken Amasya ilçesine doÄŸru yola çıkıldığında Karadeniz bölgesiyle ilk defa karşı karşıya kaldığınızda Roma Dönemi KuÅŸyakası Yol Anıtıyla karşılaşılır. Bakacak Tepesinden Amasra’nın manzarasına doyum olmaz. Birbiri ile haşır neÅŸir olan üç koy, yarımada ve adanın panoraması fotoÄŸraflara konu olacak kadar güzelliÄŸe sahip. FotoÄŸraf makinenizi almayı unutmayın. Bartın’ın farklı ilçesi Amasra’yı Boztepe Ada’sına baÄŸlayan Kemere, Sormagir Kalesini Zindan kalesine baÄŸlayan köprüyü Romalılar inÅŸa etmiÅŸtir. Kemere köprü’nün Claudius tarafından yapıldığı tahminleri var. O dönemde Roma İmparatorluÄŸu sınırları geniÅŸletilmiÅŸti. Köprünün Sormagir Kalesi giriÅŸi küçük bir tünelden geçiyor. Tarihte Paphlagonia bölgesinde kalan ilçe Roma, Bizans, Osmanlı dönmelerine ait kültür turizmi barındırıyor. Eserler ilçedeki müzede sergileniyor. Özellikle oma meclis sarayı, İki kale, antik köprü bölgenin tarihi ile ilgili tüyolar veriyor. Kalenin sur duvarında kabartmalar ve Latince yazıtlara rastlamak mümkün. Bizans ve Roma dönemine ait kabartmalar bunlar. Köprünün giriÅŸ kapısında yazıtlı sütunlarda yazılı kaynaklar arasında. Koya bakan köprüde 2 çeÅŸme bulunuyor. Günbatımını sevenlere güzel bir önerim var! Boztepe Adası’nda günbatımı seyredilebilir.(AÅŸağıda Bartınla ilgili bazı fotoÄŸraflar var)

Taşköprü Şub 23

Kastamonu il sınırları içinde yer alan köprü, adını verdiği ilçenin sembolü. Gün doğar doğmaz kemerleden yansıyan gün ışığı güzel bir manzara verir size. Bence fotoğraf makinenizi yanınıza alın. Gökırmak üzerinde yer alan köprü İstanbul, sakarya, düzce, Bolu, Safranbolu, Kastamonu, Sinop, Samsun arasındaki önemli geçitlerinden biridir. Zengin arkeolojik buluntuları bölgenin önemli özelliklerindendir. Taş köprü ilçesi eskiden Paphlagonia olarak anılıyormuş.
Taşköprünün ilk halini Romalılar yapmış. Kitabesi olmayan köprünün(yada bulunamamış) Çobanoğulları döneminde İS 1366 senesinde celaleddin Bayezid tarafından yapıldığı görüşü yaygın. Yapının orjinalinde yedi tane kemer, altı kemer gözü, 68 metre uzunluğundaymış. Yapı geçmişe göre bugün çok farklı. Bir çok yerinde selyaranların izleri var. 1968 yılında belediyenin yaptığı onarım ve genişletme ile bugün hala karayolu ve yay yolu işlevini sürdürüyor.

Koyunbaba Köprüsü Şub 22

Anadolu’nun zengin kültürü pek çok bölgedeki kalıntılar ve hikayeler ile bugüne kadar gelmiÅŸ. Bu Öykülerden biri de Koyunbaba Köprüsü’ne ait. Tam olarak Çorum ili Osmancık ilçesi sınırları içinde yer alıyor. Tarihte duymuÅŸ olduÄŸunuz otluk beyli savaşı öncesi Fatih Sultan Mehmet Koyunbaba’ya uÄŸramış(Koyunbaba Hacı BektaÅŸ Veli’nin halifelerindedir). Ancak padiÅŸah BektaÅŸi öndelerinin kızılırmak köprüsü üzerinde yapılması istenen köprüyü inÅŸa etmeden vefaat eder. Babasının öldüğünü duyup bölgeye gelen Sultan Bayezit dönerken Koyunbabadan kendisini ırmağın karşı tarafına geçirmesini istemiÅŸ. Koyunbaba öyküye göre göz açıp kapayıncaya kadar Beyazid’i İstanbul’a göndermiÅŸ. Bu inanılmaz olaydan sonra kızılırmak üzerine Koyunbaba Köprüsü’ni yaptırmış.
Beş yılda tamamlanan köprü 1484 yılında hizmete açılmıştır. Yapı 19 kemer var ve 250 m uzunluğunda 7,5 m genişliğinde. Bütün kemerleri bugüne ulaşamamış. Bugüne Alüvyonlar sebebiyle ancak 15 kemer ulaşmış. Köprünün hemen karşı tarafında Arapça bir kitabe bulunuyor.  Ayrıca yapının en büyük gözü 25 m yükseklikte, 17 m genişliğinde yapılmıştır. Koyunbaba Köprüsü halen bölgede hizmetlerine devam ediyor.

Alçak Köprü Şub 21

Amasya efsanelere konu olmuÅŸ ÅŸirin için daÄŸları delen Ferhat ile coÄŸrafya bilgini olan Strabon’un memleketi. Anadolu’nun bir çok bölgesinde olduÄŸu gibi Amasyada da köprüler ön planda. YeÅŸilırmak üzerinde bir çok köprü hala hizmet veriyor. Farklı mimarisi ile Alçak köprü bunların içinde kendini bu güne taşıyabilmiÅŸlerden. Sizce neden Alçak köprü denmiÅŸ?
Sebebi Yeşilırmağın alüvyonlarla dolması sonucu yüksekliğini kaybedip nehirle aynı seviyeye gelmesidir. Anadoludaki diğer köprülerden farklı olarak inşa edildiğini yukarda belirmiştim. Dikdörtgen olarak yapılmış köprü ayaklarının tabandaki kemerlere oturtulaması dikkatinizi çekmiştir. Yazılı bir kaynağa göre Yapı Romalılar tarafından kurulmuş.
Herşey gibi oda eskimiş zamanla. Tehlike oluşturması sebebiyle Amasya Valisi 1865 yılında bu köprünün kemerleri üzerine 11 ayaklı başka bir köprü inşa edilmiştir. BÖlgede yaşanan bir sel bu köprüyü harap ediyor. İkincisinin yıkılmasından sonra Vali Atif Bey bölgede bulunan tarihi bir  kilisenin taşları ile tekrar inşa etmiştir. Şehir merkezi ile yalıları birbirine bağlayan yaşlı köprü 2008 yılında bir restorasyon geçirdi. Fotoğraflarda da göreceğiniz gibi Amasya evleri ile bir bütünlük içinde hizmetine devam ediyor.

Talazan Köprüsü Şub 19

Tokat’a onbeÅŸ kilometre mesafede yer alan tarihi köprü Nisar-Erbaa karayolu üzerinde bulunuyor. Bügüne kalmış herhangi bir yazılı kaynak olmadığı için tam olarak hangi tarihte yapıldığı bilinmiyor. Konumu Gümüşhaneden çıkan ve Erbaa ovasını sulayarak Talazan BoÄŸazına ilerleyen Kelkit Çayı üzerine yapılmıştır. Yedi tane kemer gözü var.
Tokat’ta yaÅŸayan ve baÅŸkentleri niksar olan DaniÅŸmenliler burayı terk ederken arkalarında izlerini belirgin bir ÅŸekilde bıraktılar. Tam olarak bilinmesi mümkün deÄŸil ama tahminlere göre köprüyü DaniÅŸmenliler yapmıştır. 13. yy’da yapıldığı tahmini var. EÄŸer öyle ise yapı Selçukluların mimarisi ön plana çıkıyor. Uzunluk ölçüsü olarak köprü 134 metre.
Yukardaki fotoÄŸrafa dikkat ederseniz eÄŸer köprünün ortası demir konstrüksiyonla birleÅŸtirilerek tamamlanmış. Çünkü sel sonucu tahrip olmuÅŸ ve bu ÅŸekilde onarımı yapılmış. Bugün hala Buzköyü ile çevre köyler arasındaki ulaşım hizmetini saÄŸlıyor. Tarihten buyana bir çok tahribat ve onarım geçirmiÅŸ. Onların tarihleri de tam belli deÄŸil. 2009′dan beri onarımı yapılıyor.
Talazan köprüsü dışında Anadolu’nun en önemli taÅŸ köprüleri olma özelliÄŸine sahip Leylekli Köprü, Hıdırlık köprüsü de bu köprüye yakın mesafede iÅŸlev görmektedir.

Kiremitli Köprü(Hapsiyaş Köprüsü) Şub 17

Mimari özelliği ile Doğu Karadenizde bulunan kemer köprüler içinde farklı bir köprüdür. En önemli farklılıklar arasında kayalar üzerine oturtulmuş olan taş ayakları, ahşap gövdesinin olması, bölgeye has kiremitli çatısı özgünlüğünü sağlıyor. Eskiden inşa edilen yapılar daha çok ahşap özelliğe sahipti. Kentin en gözde eserlerinden biri olan Hapsiyaş Köprüsü de bu şekilde yapılıştır.
Trabzon-Of Dernekpazarı-Çakara güzergahı üzerinde, 1935 yılında ahşap kütükler kullanılarak yapı inşa edilmiştir. Tasarımı geometrik biçimli olup geniş dere yatağını başarıyla kaplamış. 2002 yılında restore edilerek bakımı gerçekleşmiş daha kullanışlı göze hitap eden bir köprü oluşturulmuştur. Bu tarihten(1996 yılında) önce köprü, anıtsal eser statitüsü kazanmış.
Uzun göl güzergahı üzerinde yer  alan tarihi Hapsiyaş Köprüsü, çatısının kıırmızı renkte olması Kiremitli köprü olarak anılmasını da sağlamıştır. Bölgedeki acentaların  müşterilerini getirerek mola veridikleri yerlerden biridir burası. YOlunuz düştüğünde birkaç poz vermeyi düşünebilirsiniz bence. zaten acentalarında gruplarını buraya getirme nedeni fotoğraf çekmek..

Mikron Köprüsü Şub 17

Karadeniz Bölgesi en önemli özelliklerinden biri derin  vadileri ve bu vadilerin yakınına kurulmuÅŸ yerleÅŸmelerdir. Dolayısıyla dik yamaçlara kurulmuÅŸ evlere ulaşımı saÄŸlamak için tek kemerli köprüler yapılmış. Temeli 18.yy’a kadar uzanan köprülerin pek çoÄŸu burada yaÅŸayan varlıklı kiÅŸiler tarafından oluÅŸturuldu. Bölgede bu tarz 10 tane köprü vardır. Tam olarak Rize’nin ÇamlıhemÅŸin ilçesi Fırtına vadisi üzerinde yer alan bir köprüdür(ÇamlıhemÅŸin-Ayder Yaylası ÅžimÅŸir köyü yakınında). 30 metre uzunluÄŸunda ve dere seviyesinden 12 m yükseklikte yer alıyor. köprüde dikkat çeken öçzelliklerden biri ayak açıklıklarının geniÅŸ tulması. Bunun sebebi ise iklim ÅŸartlarından dolayı oluÅŸan sel terlikesi. Köprü bir Osmanlı eseridir. Kemeri kesme taÅŸtan, korkulukları briketten, ayakları molozdan yapılmıştır. Fırtına dersini izlediÄŸinizde bir çok tek gözlü köprü çıkacak karşınıza. Bu çizgi üzerinde bulunan yapılar arasında BallıoÄŸlu Mehmet Usta tarafından Hala Köprüsü, KabaoÄŸlu Ahmet Efendi tarafından 19. yy’da inÅŸa edilen Özenkit Köprüsü, 18.yy Timisvat’tır. Hizmete açılması Karayolları tarafından yaya yolu olarak 1999 yılında yapıldı.