Adana ili Akdeniz Bölgesi’nde, 35-38 kuzey enlemleri ile 34-46 doÄŸu boylamları arasında ve yer alan bir ildir. İl merkezi Akdeniz’e yaklaşık 50 km uzaklıktadır. Seyhan ve YüreÄŸir ilçeleri ilin merkezini oluÅŸturur.
Kuzeyinde Kayseri, doÄŸusunda Osmaniye, KahramanmaraÅŸ ve Gaziantep, batısında NiÄŸde ve İçel, güneydoÄŸusunda Hatay illeri yeralmaktadır. Güneyi 160 kilometreyi bulan Akdeniz kıyılarıyla sınırlanan ilin yüzölçümü, 14.030 km²’dir. Åžehir merkezinin denizden yüksekliÄŸi 23 metredir. İlin 13 ilçesi, 46 belediyesi, 550 köyü bulunmaktadır.
Adana’nın toprakları, içinden geçen Seyhan Nehri sayesinde çok verimlidir. NATO’nun İncirlik Hava Üssü Adana il merkezinin yaklaşık 12 km doÄŸusundadır
Tarihçe
İlkçaÄŸda Adana, Anadolu’yu baÅŸtan baÅŸa geçerek Gülek boÄŸazı’ndan Tarsus’a inen yol üzerinde bir konak yeriydi. Hitit tabletlerinden Hititler döneminde kent ve çevresinde Kizzuvatna Krallığı’nın egemen olduÄŸu anlaşılmaktadır. Yöre, M.Ö. 16. yy’da Hitit Federasyonu’na, Hitit Devleti yıkıldıktan sonra Çukurova’da kurulan Kue Krallığı’na baÄŸlandı. M.Ö. 9. yy sonlarına doÄŸru Asur, M.Ö. 6. yy’da Persler, M.Ö. 333′te Büyük İskender’in egemenliÄŸine girdi. İskender’in ölümünde (MÖ. 323) sonra da Selefkiler’e baÄŸlandı. M.Ö. 66′da Romalı konsül Pompeius tarafından ele geçirildi.
Roma İmparatorluÄŸu ve Bizans dönemlerinde, elveriÅŸli konumu nedeniyle önemli bir ticaret merkezi durumuna gelen 704′de Halife Abdülmelik tarafından Emevi topraklarına katıldı. Abbasi halifesi ***** ReÅŸit eski ilkçaÄŸ kalesini (Adana kalesi) yeniden yaptırdı. IX. yy’da Adana Çukurova’nın önemli bir kültür ve ticaret merkezi durumundaydı. Aynı yy’da Yazman adlı bir Türk komutan bölgeyi yarı bağımsız yönetti. Bölge daha sonra Mısır’daki TolunoÄŸulları’nın eline geçti.
Bizanslılar, Abbasiler’in zayıf düşmesinden yararlanarak 10. yüzyılın baÅŸlarında kenti yeniden topraklarına kattılar. Alparslan’ın Malazgirt Zaferi’ni (1071) izleyen yıllarda Adana, Selçuklular’ın egemenliÄŸine girdi (1083-1097). Bu dönemde Çukurova’ya DoÄŸu’dan gelen birçok Türk boyu yerleÅŸti. 1097 Haçlı seferiyle Adana’da Selçuklu egemenliÄŸi sona erdi. 14. yy’in ilk yarısında Memluklar’ın eline geçen Çukurova’ya çok sayıda Türkmen oymağı yerleÅŸtirildi. 1352′de yöreye Memluklullara baÄŸlı Türkmen Beylerinden YüregiroÄŸlu Ramazan Bey egemen oldu. RamazanoÄŸulları adını alan BeyliÄŸin merkezi Adana’ydı. RamazanoÄŸulları’nın yönetiminde kent geniÅŸledi, camiler, hanlar, kamu binalarıyla süslendi. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi (1517) sırasında Osmanlı topraklarına katılan Adana’yı 1608′e kadar yine RamazanoÄŸulları yönetti.
1672′de Adana uÄŸrayan Evliya Çelebi kente iliÅŸkin ayrıntılı bilgi verir. Adana, 19. yy’ın ortalarına doÄŸru Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanan Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali PaÅŸa tarafından ele geçiridi ve Mısır Ordusu’nun karargahı olarak kullanıldı. Londra AntlaÅŸmasıyla (1840) Osmanlılar’a geri verildi.1867′deki yönetsel düzenlemede vilayet oldu. 1886′da Mersin-Adana demiryolunun açılması, pamuk tarımının ve kentin ekonomisinin canlanmasına, nüfusun artmasına neden oldu. Ermeniler’in 1909′daki ayaklanma giriÅŸimleri bastırıldı. Birinci Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) Toros ve Gavurdağı tünelleri ve BaÄŸdat demiryoluyla kent İstanbul ve Suriye’ye baÄŸlandı. KurtuluÅŸ savaşında Türk-Fransız Cephesinde bulunan ve 20 Ekim 1921′de imzalanan Ankara İtilafnamesi hükümleri uyarınca 5 Ocak 1922′de Fransız iÅŸgal kuvvetleri kentten çekildi. Bu tarih, halen Adana’nin kurtuluÅŸ günü olarak kutlanmaktadır.
Nüfus
Adana, DİE 2000 yılı sayımına göre 2.3 (2.300.000 ) milyondur. Adana ÅŸehir merkezi 1.830.710 nüfusu ile 2000 yılından beri Türkiye’nin 4′üncü büyük ÅŸehridir.
Nüfus yoğunluğu, Türkiye ortalamasının iki katına yakındır (95 kişi/km²).
Nüfusun yaklaşık %66’sı kentsel; %34′ü de kırsal kesimde yaÅŸamaktadır.
Adana ili, nüfus artış hızı bakımından Türkiye’de 3. sırayı alır (yılda yaklaşık %0.36).
Çalışan nüfusun genel nüfusa oranı %40′ın üstündedir. Bunun yaklaşık %65′i tarım, %15′i iÅŸleme endüstrisi kollarında çalışır.
İklim
Adana ilinde en yüksek sıcaklık 45°C, en düşük sıcaklık ise -8.4°C dolaylarındadır. İlde en çok yağış ise bahar aylarında görülür. Ortalama nisbi nemin % 90 ‘ın üzerine çıktığı da görülebilir.
Aladağ, Feke, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ilçeleri dağlık ve yüksek yayla karakterindeki geçit bölgeleri olup ova kesiminden farklı iklim değerlerine sahiptir. Bu bakımdan il genelinde tarımsal faaliyetler uzun zaman periyodunda tamamlanmaktadır.
İlde iklim dağlık ve ovalık alanlarda farklılık göstermekle birlikte tipik akdeniz iklimi karakterindedir.Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçer. Yükseklerde yağışlar genellikle kar şeklinde düşmektedir.
Ekonomi
İlin önemli geliri tarım, otomotiv, tekstil, kimya, hayvancılık’dan elde edilmektedir. İl merkezinde bir tren istasyonu, ÅŸehir yakınlarında ise bir sivil havalimanı(ÅžakirpaÅŸa Havaalanı) ve Ceyhan ilçesinde 2, Yumurtalık ilçesinde 1 tane olmak üzere 3 adet liman bulunmaktadır.
Tarım
Adana’nın yüzölçümü 1.403.000 hektar olup; bu arazinin, 539.000 hektarı iÅŸlenen tarım arazisi, 48.970 hektarı çayır ve mera,
547.730 hektarı orman-çalılık ve fundalık, 235.300 hektarı dağlık-taşlık, 19.000 hektar alan ise su yüzeyleridir. Sulanan Tarım Arazisi 217.562 Hektardır.
BüyükbaÅŸ Hayvan Sayısı 142.560 Adet, KüçükbaÅŸ Hayvan Sayısı 454.398 Adet, Süt Üretimi 134.456 Ton’dur.
Cumhuriyetle birlikte tarıma büyük bir önem vermiÅŸtir, köylüden alınan ağır vergileri ortadan kaldırmış, böylece tarımı teÅŸvik edilmiÅŸtir. 1950′li yıllardan itibaren traktör sayısının artması, 1956 yılında Seyhan Barajı’nın açılması, tarımsal mücadelenin baÅŸlaması ile birlikte tarımsal arazi artış gözlenmiÅŸtir. 1970′li yıllarda sulama kanallarının açılması ile birlikte sulanabilir arazide artış olmuÅŸtur. 1980′li yıllarda II. Ürün uygulamasına geçilmiÅŸ ve 1,5 milyon dekar alan deÄŸerlendirilmiÅŸ, soya, mısır, yer fıstığı ekim alanlarında büyük bir artış olmuÅŸtur. Özellikle son üç yılda yapılan çalışmalarda ova bölgesinde, sebzecilik, meyvecilik ve özellikle seracılık konusunda önemli geliÅŸmeler saÄŸlanmıştır. Sera üretiminde alçak ve yüksek örtü üretimi yapılan alanlar hızla artış göstermiÅŸtir.
Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü 1931 yılından beri hizmet vermektedir.
Adana, Türkiye’nin mısır ihtiyacının hemen tamamını karşılamaktadır.
Sanayi
1950′li yıllarda hızlı kentleÅŸmeye baÄŸlı olarak inÅŸaat malzemesi üreten fabrikalar da faaliyete baÅŸlamıştır. 1956 yılında Osmaniye, Gaziantep, İçel, Konya yollarının birinci sınıf yol durumuna gelmesi Adana’nın transit merkez olmasını saÄŸlamış ve ilin önemi artmıştır.
İl genelinde faaliyet gösteren ve Adana Sanayi Odası’na kayıtlı, 10 ve daha üstünde işçi çalıştıran iÅŸyeri sayısı 732′dir. Bu rakam düşük olarak görülebilir. Ancak faaliyet gösteren sanayi iÅŸletmelerinin birçoÄŸu büyük ölçekli olup çok sayıda işçi istihdam edilmektedir. Bu gün ülke genelinde faaliyet gösteren 500 büyük sanayi kuruluÅŸunun 18 adedi Adana’da bulunmaktadır.
Turizm
Tarih ve kültür turizmi
Arkeolojik sit bölgeleri, tarihi kalıntılar ile kültürel ve etnoÄŸrafik deÄŸerler; Adana ilinin en önemli turizm kaynaklarındandır. İlde kültür amaçlı gezilerin önemli bir kısmı Karatepe’ye yapılmaktadır. Plan döneminde de bu ilgi ve isteÄŸin süreceÄŸi sanılmaktadır. Karatepe konumu itibariyle, arkeolojik deÄŸerlerinin yanısıra doÄŸal güzellikleri de içermektedir.
Sit Bölgesi Aslantaş baraj gölü, çam ormanları ile kaplı bu alan; 7.715 hektar büyüklüğündeki Karatepe-Aslantaş Milli Parkını oluşturmaktadır. Baraj gölünün yarattığı peyzaj, anılan orman varlığı nedeni ile Ege-Akdeniz kıyılarında görülen manzaralarla eşdeğerdir. Bu özellikleri ile Karatepe, doğa ve kültür değerleri karışımını sergileyen bir açık hava müzesidir.
Ekoloji turizmi
160 km uzunluÄŸundaki kıyı ÅŸeridinin 45 km’si kumul, sulak, sazlık ve benzeri gibi doÄŸal alanlardır. Bu alanların en önemlisi Seyhan nehrinin meydana getirdiÄŸi Tuzla ve Akyatan gölleriyle, Ceyhan nehrinin oluÅŸturduÄŸu Akyayan gölü ve Yumurtalık dalyanıdır. Her iki alanda önemli çevre bilimsel(ekolojik) zenginliÄŸe sahiptir. DoÄŸal ortamlarında az bulunan çeÅŸitli kuÅŸlar ile deniz ve kara canlıları yaÅŸamaktadır.
Rafting
Tahtalı dağlarından doğan Tufanbeyli, Saimbeyli ve Feke ilçelerinde geçen aşağıda Seyhan nehrine karışarak denize dökülen Göksu ırmağı kıvrımlı güzergahı ve uygun debisi ile rafting sporuna çok uygundur.
Termal turizm
İlde termal turizmi fazla önem taşımasa da yöre halkınca termal turizm alanlarından faydalanılmaktadır. Bunlar Aladağ yakınlarındaki Acısu İçmesi, Ceyhan yakınlarındaki Tahtalıköy, Kokarpınar İçmeleri, kent merkezindeki Kurttepe, Alihocalıdır.
Av turizmi
İl sınırları içinde Toros daÄŸlarında daÄŸ keçisi, geyik, yaban domuzu, keklik, bıldırcın, üvelik, tavÅŸan, yaban ördeÄŸi, yaban kazı ve benzerinin avı mevsimine göre yapılmaktadır. İlde deniz avcılığı da geliÅŸmiÅŸtir. Yumurtalık’ta Çamlık ve Yerkuma, KarataÅŸ’ta Akyatan, Tuzla ve Burma boÄŸazı dalyanlarında kefal, levrek, çupra, lagos, dil balığı, kara kulak, mercan ve karides avı ile baraj göllerinde sudak, sazan, yayın (gelebicin), yılanbalığı avı yapılmaktadır. Ayrıca incir kuÅŸu, arapbülbülü ve sutavuÄŸu avı da yapılabilmektedir.
Göl ve su sporları turizmi
Seyhan, Çatalan, baraj gölleri su sporlarının gelişmesi için oldukça uygundur.
Adana ve çevresindeki önemli bazı yapılar
Arkeoloji Müzesi
Adana Bedesteni
Hasan AÄŸa Camisi
Magarsus Kilisesi
Taşköprü
Ulu Camii (Adana)
Eski Camii
YaÄŸ Camii
Sabancı Merkez Camii
Yılankale
Anavarza Kalesi
Dumlu Kalesi
Kurtkulağı Kervansarayı
Haydar AÄŸa Camisi
Sirkeli Höyüğü
Misis Köprüsü
İLÇELER:
Adana ilinin ilçeleri; Seyhan, YüreÄŸir, AladaÄŸ, Ceyhan, Feke, İmamoÄŸlu, Karaisalı, KarataÅŸ, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ve Yumurtalık’ tır.
AladaÄŸ: Adana’ya 105 km. uzaklıkta olan bu ilçede antik devirden kalma bir ören yeri ile harap OrtaçaÄŸ kalesi, Akören beldesindeki Kırık Kilise harabeleri çok önemlidir. 40 km mesafedeki Acısu içmesi, Meydan yaylasında Bığbığı maÄŸarası bulunmaktadır.
Ceyhan: Adana il merkezine 47 km uzaklıktadır. Adana-Ceyhan karayolu üzerinde 700 m. uzunluÄŸunda dört cepheli masif kaya üzerinde etkileyici görünümlü Yılan Kale, Ulucami, Mecidiye Cami ve Durhasan Dede Türbesi ilçenin önemli turistik deÄŸerleridir. Yılankale’nin güneybatısında, Sirkeli Höyüğü vardır.Höyüğün Ceyhan nehrine bakan kuzey kayalıklarında Hitit Krallarından Muvattali’nin sakallı ve uzun elbiseli rölyefi görülür. Anadolu’nun en eski Hitit kabartmasıdır. Kurtkulağı Beldesi’nde bulunan Kurtkulağı Kervansarayı 1693 yılında yapılmış olup eski Halep kervan yolu üzerindedir. Kervansaray ‘da yörenin etnografik eserleri sergilenmektedir.
Feke: İl merkezine bağlı Tepe Mahallerinde 1945 yılında Bizans tapınağının zemin mozaikleri ortaya çıkarılmıştır. Feke kalesinin 12. yy.da Bizanslılar veya Selçuklular tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Rafting için ülkemizin en elverişli ırmaklarından olan Göksu, bu ilçede bulunmaktadır. Ayrıca çok sayıda yaylalar vardır.
İmamoğlu: İl merkezine 45 km. uzaklıktaki ilçenin önemli turistik değeri İmamoğlu Yeraltı Şehridir.
Karaisalı: İl merkezine 47 km. mesafede bulunan ilçenin 8 km. kuzey batısında Milvan Kale, 17 km. batısında 1912 yılında Almanlar tarafından yapılan Alman Köprüsü, 12 km. güneyinde Altınova köyü yakınlarında tarihi İpek Yolu güzergahında Kesiri Han önemli tarihi eserleridir. Yerköprü mesire yeri ve Kızıldağ Yaylası görülmeye değerdir.
KarataÅŸ: İl merkezine 47 km. mesafedeki ilçe coÄŸrafi konumu ile İlk ÇaÄŸda büyük önem taşımış bir ÅŸehirdir. Magarsus adıyla anılan bu kent bugünkü yerleÅŸim yerinin 5 km. batısında yer almaktaydı. KarataÅŸ’ta Osmanlılardan kalma iki han vardır. Ramsar sözleÅŸmesinde yer alan Akyatan Gölü ve KuÅŸ Cenneti bu ilçededir.
Kozan: İl merkezine 72 km. mesafededir. Kozan Kalesi, Asurlular tarafından yapılmıştır. Önemli eserlerinden biri olan Hoşkadem Cami 1448 yılında Mısır Kölemen Sultanı Abdullah Hoşkadem tarafından yaptırılmıştır.
Kozan’ın 22 km. güney doÄŸusunda Dilekkaya köyünün 2 km. uzağında bir ada gibi yükselen tepenin üzerinde Anavarza ÅŸehri M.Ö. 9. yüzyılda Asurlular tarafından kurulmuÅŸtur. Kaya mezarları, kilise, sarnıç gibi eserler bugüne ulaÅŸan kalıntılardır. Ayrıca 18 çeÅŸit deniz hayvanını gösteren Anavarza mozaikleri bulunmaktadır. Kozan ilçesine 10 km. uzaklıktaki Dağılcak, mesire yeri ve yaylaları ile ünlüdür.
Pozantı: İl merkezine 116 km. mesafededir. CoÄŸrafi konumu nedeniyle tarihte önemli olaylara sahne olmuÅŸtur. Eski ve yeni AnakÅŸa kaleleri, Torosların en önemli geçidi olan Gülek BoÄŸazı’nın giriÅŸindedir. Gülek boÄŸazı ile Tekir yaylası arasındaki Kızıltabya ve Aktabya kaleleri ilçenin önemli turistik mekanlarındandır.
Saimbeyli: Adana il merkezine 156 km. mesafededir. Eski adı Haçin’dir. Burada Orta ÇaÄŸda yapılmış kale ve kiliseler bulunmaktadır.
Seyhan: İlçenin bulunduğu yöre, pek çok uygarlıklara sahne olmuştur. İlçenin başlıca eserleri Büyük Saat Kulesi, Taş Köprü, Yağ Cami ve Medresesi, Hasanağa Cami, Kemeraltı Cami, Ulu Cami Külliyesi, Yeni Cami, Çarşı Hamamı, Bebekli Kilise (Kilisenin tepesinde tunçtan yapılmış Meryem Ana heykelinin bebeğe benzemesi nedeniyle bu ad verilmiştir.) dir. Ayrıca Eski Adana Mahalleleri ve evleri görülmeye değerdir.
Tufanbeyli: İl merkezine 200 km. mesafededir. İlçenin 20 km. kuzeydoÄŸusunda Hititlerin dini merkezi konumunda olan “Åžar” kenti Hieropolis ve Çomana adları ile tanınır. Romalılardan kalma açık hava tiyatrosu, Bizans kilise kalıntısı, ana tanrıça tapınağının kapısı olduÄŸu sanılan Alakapı antik ÅŸehrin saÄŸlam kalmış yapılarıdır. Åžar harabelerinin güneyinde DoÄŸanbeyli köyü yakınında höyükler, batıda Hanyeri yakınında Hitit anıtı önemli eserlerdir.
Yumurtalık: İl merkezine 81 km mesafededir. İlçenin en önemli eserleri Ayas ve Atlas kalesi, Süleymaniye Kulesi ve Marko Polo İskelesidir. Akdeniz’de kıyısı bulunan ilçenin balıkçı barınağı bulunmaktadır.
YüreÄŸir: YüreÄŸir’in en önemli eseri Ceyhan nehri kıyısında bugün Yakapınarı’nın bulunduÄŸu yerde kurulan Misis Antik Kenti, Roma ve Memluk Döneminde önemini korumuÅŸtur. Ceyhan nehri üzerinde 4. yüzyılda Bizans imparatoru Flauius Constantinus tarafından yaptırılan Misis Köprüsü’nün yakınındaki mozaikler, Roma bazilikası, su kemeri, stadyum, hamam, kervansaray ve mescit görülebilir.
NASIL GİDİLİR
Karayolu: D-400 Karayolu ve uluslararası TEM otoyolu ile Adana’ya ulaşılır. Ankara’ dan Aksaray , Pozantı üzerinden 472 km, İzmir’den Afyon Konya EreÄŸli üzerinden 873 km. İstanbul’dan Bolu, Ankara, Aksaray Pozantı 909 km sonra Adana’ya ulaşılabilir. Åžehir merkezine uzaklığı 5 km. olan otogardan, Türkiye’nin her yerine otobüs seferleri bulunmaktadır.
Demiryolu: Adana demiryolu ile İç Anadolu , Antep ve Mersin’e baÄŸlıdır.
Adana Garının ÅŸehir merkezine uzaklığı 1 km.’ dir.
Havayolu: Havayolu ÅžakirpaÅŸa HAva Limanı’ndan saÄŸlanmaktadır. 2750 x 45m² ebadında her türkü gövdeli uçağın iniÅŸ ve kalkışına uygun bir piste sahiptir. ÅžakirpaÅŸa Hava Limanı uluslararası trafiÄŸe açıktır. Tarifli ve düzenli seferlerle direk olarak Almanya, K.K.T.C. ve Arabistan’a İstanbul üzerinden de tüm dünya ülkelerine dış hat seferleri yapılmaktadır. Yaz aylarında trafik yoÄŸunluÄŸuna paralel olarak charter seferleri bulunmaktadır.
Denizyolu: Adana il sınırları içerisinde uluslararası petrol ve yük taşımacılığına açık Botas Limanı ve Toros Gübre Fabrikaları Limanı bulunmaktadır.
GEZİLECEK YERLER
MÜZELER VE ÖRENYERLERİ
Adana Müzesi
Adres: Seyhan Cad. Adana
Adana Etnografya Müzesi
Adana Arkeoloji Müzesi
Adana Atatürk Müzesi
Misis Mozaik Müzesi
Anavarza (Dilekkaya Köyü) Ören Yeri: Adana�nın Ceyhan ilçesi, Kozan-Kadirli yolunun yaklaşık 20. km�sinde Dilekkaya köyü yakınındadır. Çukurova�nın ortasında birdenbire yükselen büyük bir kaya kütlesinin önünde kurulmuştur. Roma İmparatorluğu döneminde �Anazarbus� olarak anılmıştır. Kentin Roma imparatorluk devri öncesi tarihi hakkında hemen hemen hiçbir bilgi yoktur. Roma imparatorlarından Septimius Severus�un, Pescennius Niger ile yaptığı iktidar savaşı sırasında, Severus�un tarafını tutan kent, Severus�un 194 yılında galip gelerek imparatorluğun tek hâkimi olmasından sonra ödüllendirilerek tarihinin en parlak dönemini yaşamaya başlamıştır. M.S.204-205 yılında Kilikia, İsauria ve Likaonia eyaletlerinin metropolisi olmuştur. Anavarza, 408 yılında antik Kilikia eyaletinin baş kenti olmuştur. Şehrin Kalesi, Roma ve İslami dönemlere ilişkin izler taşımaktadır. Ören yerinde ayakta kalan kalıntılardan surlar, zafer takkı, kale, sütunlar ve mozaikli iki havuz görülmeye değer niteliktedir. Günümüzde açık hava müzesi olarak faaliyet göstermektedir.
Åžar (Åžar Köy) Ören Yeri: Toros DaÄŸları üzerinde Adana�ya 210 km. uzaklıktaki Tufanbeyli ilçesinin 20 km. kuzeydoÄŸusundaki Åžar Köyü�nde yer almaktadır. Åžar, Hitit döneminde �Komana� adıyla bilinen önemli bir merkezdir. Ayrıca Roma devrinden kalma açık hava tiyatrosu, Bizans devrinden kalma kilise ve mermer bloklardan inÅŸa edilmiÅŸ 6 m. boyundaki “Ala Kapı” görülmeye deÄŸer eserlerdendir.
Misis (Yakapınar) Ören Yeri: Misis antik kenti, Ceyhan Nehri kenarında, tarihi İpek Yolu üzerinde kurulmuÅŸ, Adana�dan sonra gelen ikinci bir geçit durumundadır. Misis’in tarihi, antik kentin üzerinde bulunduÄŸu ve Neolitik Çağ�a tarihlenen höyük ile baÅŸlar. Misis�i Truva kahramanlarından Mopsos�un kurmuÅŸ olduÄŸu söylenmektedir. Hitit, Assur, Makedonya ve Seleukosların eline geçmiÅŸ, Roma ve Bizans devirlerinde de önemli bir merkez olmuÅŸtur. M.S. 8. yüzyıldan itibaren Abbasiler döneminde yeniden imar edilmiÅŸtir. 1517 yılından sonra Osmanlı Devleti�nin hâkimiyetine girmiÅŸ olan Misis�te bugün ayakta kalmış olan eserler M.S. 4. yüzyıla ait bir bazilikanın mozaik taban döşemeleri, dokuz gözlü bir taÅŸ köprü, akropoldeki surlar, sukemerleri ve hamam kalıntıları ile Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan Havraniye Kervansarayı ve tek kubbeli mescittir.
Magarsos Ören Yeri: Adana�nın sahil ilçesi Karataş�ta Dört Direkli mevkiindedir. Antik Kilikia�nın önemli kentlerinden olan Mallos�un dini merkezi olan Magarsos, tapınaklarıyla tanınmış, özellikle Büyük İskender�in dua ettiği Athena Tapınağı ile ün kazanmıştır. Deniz boyunca uzanan şehir surları, tiyatro, stadium, kilise ve hamam kalıntıları ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.
Ayas (Aigaiai - Yumurtalık) Ören Yeri: Kurulduğu tarih tam olarak bilinmeyen Ayas (Aigaiai) antik kenti Helenistik devirde Bergama�daki gibi dünyanın üç asklepieion tapınağından biri ile ünlü idi. Roma imparatorluk döneminde gelişmesini devam ettiren Ayas, Ortaçağ�da doğunun Akdeniz�e açılan en önemli liman kentlerinden biri olmuştur.
Özellikle Ceneviz ve Venedikli tüccarlar Aigaiai Limanı�nda koloniler kurmuşlardır. Ünlü seyyah Marco Polo Çin seyahati için 1268 yılında bu limandan karaya çıkmış, seyahatini tamamladıktan sonra yine bu limandan gemiye binip Venedik�e dönmüştür. Ayrıca Ayas ve Atlas kaleleri, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılan üç katlı gözetleme kulesi, Osmanlı ve Roma hamamları kentin tarihi zenginliğini artırmaktadır.
Akören Ören Yeri: Toroslar üzerindeki Aladağ ilçesinin bir beldesi olan Akören yeni tespit edilmiş bir ören yeridir. Yapılan araştırmalara göre iki mahalleden oluşan ören yerinde ayakta kalmış dört adet kilise, yapı kalıntıları ve caddeler saptanmıştır. Kazılardan elde edilen yazıtların incelenmesinden burasının Roma devrinden beri yayla olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Ceyhan-Sirkeli Muvattali Kabartması ve Ören Yeri: Eski Misis-Ceyhan karayolu üzerinde yer alan Sirkeli köyünde Ceyhan Nehri kenarında bir kaya kütlesinin üzerinde bulunmaktadır.
Yakında Sirkeli Höyüğü bulunur. Hitit İmparatoru Muvattali, Mısır Firavunu Ramses ile yaptığı ünlü Kadeş Savaşı�na giderken buraya uğramış ve bu olaydan sonra Hititler tarafından bu yerin kutsallığına inanılmıştır. Muvattali kabartması Anadolu�daki en eski Hitit kabartması olması ile de ayrı bir öneme sahiptir.
TepebaÄŸ Evleri: Eski Adana evleri, aynı adlı TepebaÄŸ Höyüğü’nün üzerinde ve eteklerindedir. Tarihi sur içindeki Adana ÅŸehrinin yüzlerce yıllık kültürü burada saklıdır. TepebaÄŸ Evleri’nin çoÄŸu 18. yüzyılda yapılmıştır.