Temmuz-8-2007
Filed Under (Alanya) by admin

Alanya’daki yerleÅŸimin ilk olarak ne zaman baÅŸladığına dair kesin bir bilgi bulunmamaktadır. İlçe merkezinin kuseydoÄŸusunda bulunan Kadı İni MaÄŸarası’nda 1957′de bulunan insan iskelet ve fosıilleri tarihçi Heredotos’un bölgede yaÅŸayan kavimlerin Truva Savaşı sonrası (M.Ö. 1820) bu bölgeye gelenlere destek olduklarına dair bilgileri kanıtlar niteliktedir. Hititlerin bu bölge halkları olan Pamphylia ve Klikia’lıları M.Ö. XIV yüzyılda kendilerine baÄŸladıkları bilinmektedir. Çok ırklı, çok cinsli anlamına gelen Pamphylia sözcüğü bu bölgeden geçenlerin bu verimli toprakları fark ederek burada kaldığına dair bilgileri güçlendirmektedir. Alanya tarih bıyunca Coracesium, Calonoros ve Alaiye olarak anılmıştır.

Roma İmparatoru Büyük Antiochus III tarafından M.Ö.224-188 yılları arasında bütün Klikia istila edilmesine raÄŸmen Coracesium bu saldırılara karşı koymuÅŸtur. Ele geçirilmesinin zorluÄŸu nedeni ile bağımsızlığını koruyan ÅŸehir zaman içinde Diodotos Tryphon adlı bir korsan reisinin elinde çevresinde korku saçan, hatta Suriye Krallığına kafa tutan bir yer haline gelir. Korsanlar bu dönemde, kale çevresine harç kullanmadan yapılmış iri duvarlar çekmiÅŸ ve ÅŸu anda kızlar yarığı ve korsanlar MaÄŸarası olarak bilinen yerleri soygun deposu olarak kullanmışlardır. O dönemin güçlü devletlerinden olan Roma İmparataorluÄŸu’nun kıyıdaki ÅŸehirlerini haraca baÄŸlayack kadar ileri gitmiÅŸlerdir. Korsanlar nedeni ile denize açılamayan ÅŸehirlerde baÅŸgösteren yiyecek sıkıntısı M.Ö. 193 yılında Roma İmparatoru Antiochus III tarafından bölgeyi elinde tutan korsan resinin öldürülmesi ile giderilmiÅŸtir. Ancak Akdeniz’de zaman içinde tekrar güçlenen korsanları yok etmek için Roma İmparatorluÄŸu tarafından gönderilen Antonius, direniÅŸ gösteren ve tüm kıyı ÅŸeridindeki yerleÅŸim yerlerini yaÄŸmalayan korsanlara karşı yeterince baÅŸarılı olamaz. Bunun üzerine imparatorluk M.Ö. 67 yılında ordunun güçlü komutanlarından Pompeus’u görevlendirerek, kara ve denizden yaptığı saldırılarla, korsanları bir daha güçlenemeyecek ÅŸekilde ortadan kaldırır.

Bundan sonra bölgeye tam anlamıyla sahip olan Roma İmparatorluÄŸu, Cesar’in ölümünden sonra Klikia yöresini Antonius’un yönetimine bırakır. Rakibi olan Octavius, Antonius’a savaÅŸ ilan eder. Yunanistan’da bulunan Antonius ve Kleopatra’nın ordularını burada yenerek bölgeyi ele geçirir. Antonius ve Kleopatra dönemlerinde gemi yapımında kullanılan aÄŸaçlar bu bölgeden temin edilmiÅŸtir. Alanya’da İmparator Traianus döneminde para basılmıştır. Orta çaÄŸda Coracesium’un kalıntılarından yararlanılarak burada Calanoros Kalesi yapılmıştır. Romalılardan sonra Bizanslıların eline geçen Alanya o dönemde Calanoros adını alır. Pamphylia ve Klikia bölgeleriyle beraber bölgeye Hristiyanlığın gelmesinden sonra kilise Kalenin içindeki yerini almıştır. Stratejik önemi kalmayan bu bölgenin dini önemi artınca Piskoposluk merkezi ilan edilir. İslam Devletlerinin Roma ÅŸehirlerine karşı yaptığı akınlar sırasında Calanoros kalesinin alınmasının zorluÄŸu sebebiyle bağımsızlığını muhafaza eder. Selçuklular; Klikia’yi (Antalya) aldıktan sonra; Akdeniz hakimiyetinin ancak Calanoros’un da ele geçirilmesiyle mümkün olacağını düşünerek, alınması oldukça zor olan bu kaleyi de topraklarına katmak için harekete geçerler. Antalya’nın idaresi için görevlendirilen ErtokuÅŸ Bey saldırı planı hazırlayarak kaleyi kuÅŸatır. Kalenin iki ay kadar saldırılara karşı koymasından sonra, harp yapacak güçleri kalmadığını anlayan kale komutanı Kir-Fart yakınlarıyla birlikte teslim olur. 1221 yılında kendi eliyle kale kapılarını sonuna kadar açarak Sultan’ı karşılar.

Sultan Alaaddin Keykubat’ın ÅŸehri ele geçirmesinden sonra kente Alaiye adı verilir. Ordu Antalya’ya doÄŸru yol alırken Alara Kalesi önlerine gelen Sultan bu kalenin de Selçuklu topraklarına katılmasını emreder. Alaaddin Keykubat’in baÅŸlattığı yapılaÅŸma kenti öylesine güzel bir hale getirir ki Alaiye, Selçuklu Sultanları tarafindan kışlık BaÅŸkent olarak kullanılmaya baÅŸlanır. Tersane ve tersanenin bekçisi Kızılkule bu dönemde inÅŸa ettirilir. Selçuklulara uzun yıllar Sancaklık yapmış olan Alaiye XIII.yy. ortalarında Selçuklularin zayıflamasından sonra aynı sülaleden gelen KaramanoÄŸullarının eline geçer. Daha sonra 1293-1471 yılları arasında Memluklulara baÄŸlı Alaiye Beyleri tarafindan yönetilir. Alaiye’nin Osmanlılar tarafından alınması Fatih Sultan Mehmet devrinde gerçekleÅŸmiÅŸtir. Fatih zamanında Alaiye KaramanoÄŸlu Lütfü Bey oÄŸlu Kılıç Arslan Bey’in elindedir. Fatih’in emri üzerine Rum Mehmet adında bir kumandan Fetih ile görevlendirilir. Fakat bu komutan baÅŸarılı olamaz. Bu kez görev Gedik Ahmet PaÅŸa’ya verilir. Gedik Ahmet PaÅŸa 1471 yılında fazla zorlanmadan Kılıç Arslan Bey’i ikna yolu ile Alaiye’yi Osmanlı topraklarına dahil eder. Bu dönemden sonra Alaiye kalesi içinde ve çevresinde Osmanlıların imar çalışmaları baÅŸlar. 1571 yılında Tarsus ile birlikte Kıbrıs eyaletine baÄŸlanan Alanya, 1864 yılında Konya eyaletinin bir sancağı olur. 1868 yılında Antalya’ya baÄŸlanmış daha sonra da 1871 yılında da bu ilin bir ilçesi olmuÅŸtur. 1221 yılından bugüne kadar geliÅŸen ve hep bir Türk Kenti olarak kalan Alaiye, Türk Kültürünün izleriyle zenginleÅŸmiÅŸtir.

anahtar kelimeler: alanya Tatil Yerleri,alanya otelleri,alanya ucuz otelleri,alanya ucuz pansiyonları,alanya pansiyonları,alanya restaurantları,alanya gezilecek yerleri,alanya tarihi,alanya resimleri,alanya araba kiralama,alanya ucuz tatil,alanya hotelleri,alanya ucuz hotelleri,alanya ulaşım,alanya kalacak yerler,alanya haritası,alanya ilçeleri



Post a comment
Name: 
Email: 
URL: 
Comments: