Temmuz-25-2007
Filed Under (Balıkesir) by admin

Denizi, Kumu bir de Şarapları ile ünlü; Avşa Adası
Marmara Denizi ortasında KapıdaÄŸ Yarımadası’nın uzantısında oluÅŸmuÅŸ adalar grubundan biri. Bir ismi AvÅŸa, diÄŸer ismi Türkeli, halk arasında ise Åžarap Adası olarak ünlenmiÅŸ. İstanbul’a çok yakın olmasına raÄŸmen İstanbul’dan çok farklı. Marmara’dan Çanakkale BoÄŸazı’na kucak açmış. Ege havası var . Deniz suyu lezzetiyle Ege gibi tam karşınızda Kara Biga, arkanızda TekirdaÄŸ, yanınızda Marmara Adası, elini uzatsanız Ekinlik, Koyun, PaÅŸa Limanı, biraz ilerde Erdek.
Ege, Akdeniz’in kıyılarının keÅŸfedilmediÄŸi, yollarının olmadığı yıllarda, İstanbulluların bir numaralı tatil merkezi olan Erdek ve AvÅŸa inanılmaz ölçüde raÄŸbet görür, AvÅŸa’da tatil dilden dile dolaşır, anlatıla anlatıla bitmezdi. AvÅŸa’ya bir gelen ne yapar yapar “yedi kez daha gelir, kumu çeker” denirdi. Deniz suyu öylesine net, dip öylesine berraktı ki yolcu motorları iskeleye yanaşırken 10-15 yaşındaki ada çocukları 1 lirayı 50 kuruÅŸu denize at dibi bulmadan çıkaralım diye teklifte bulunurdu. AvÅŸa’ya gelen ziyaretçilerin denize attığı nikel paraları çıplak gözle 8-10 metrede yakalar su yüzüne çıkarırlardı. Size de bu küçük bahÅŸiÅŸ karşılığı seyir zevki yaÅŸatırlardı. Hemen hemen her köşede açık ÅŸaraplar satılır AvÅŸa ÅŸarabını içen gençler geceleyin kumsalda yaktıkları ateÅŸle sabaha dek ÅŸarkı söyler, kumsalda dans edip neÅŸelerini bulurlardı. Bu anlattıklarım 60′lı yıllardaydı. Åžimdi ise 2000′li yılların AvÅŸa’sındayız. İnternet’ten deniz otobüsü seferlerine bakıyoruz, bir telefon yerler hazır. Hareket saatine 15 dakika kala 09:45′te Bostancı’dan gelen deniz otobüsüne 10:15′te Yenikapı’dan biniyor, air condition salonun serin havası içinde hareketle 12:45′te Marmara Adası’na uÄŸrayarak 13:15′te AvÅŸa’nın yeni yapılan ve Marmara’nın sayılı iskelelerinden biri olan 260 kazıklı 4600 metrekarelik platforma yanaşıyoruz.
Yazlığa tatile gidenler malum. Her gün 3-4 kıyafet deÄŸiÅŸtirme zevkine sahip olduklarından mı bilinmez, evden eve taşınır gibi koca koca valizlerle geldikleri için deniz otobüsünün valiz bölümü önünde az da olsa bir kargaÅŸa yaÅŸanıyor. Valizini kapan AvÅŸa Belediyesi’nin tahsis ettiÄŸi plakalı 3 tekerlekli, ÅŸu bizim bildiÄŸimiz seyyar satıcılarının kullandığı çek çek arabalarına binerek çıkışa doÄŸru harekete geçiyorlar. Çıkış yakınlarını karşılamak isteyenlerle huni misali daraltılsa da kucaklaÅŸmalar, hasretle hararetli ayaküstü sohbetleri kaçınılmaz oluyor. Gelen yolculara pansiyon görevlileri de boÅŸ odaları olduÄŸunu, fiyatları, ÅŸartları ayaküstü fısıldıyorlar. AvÅŸa iskelesi, bilet satış, çeÅŸitli büfeler, turizm information, jandarma noktasını geçip Atatürk Heykeli’nin sağına ve soluna uzanan plajlar geri planda yer alan yazlık ve pansiyonlarla kıyı boyunca uzanırken arada kalan daracık sokaklar hediyelik eÅŸya tezgahlarının iyice daralttığı kaldırımsız geçitler arasında ilerliyorsunuz. İskele çıkışında belediye binasına doÄŸru direk yürüyenleri gölgelikli durakta bekleyen taksiler karşılıyor. Yaz mevsimi boyunca trafiÄŸe kapatılan sahil yolu kullanamayan araçlar çarpık yerleÅŸim nedeniyle labirent misali arka yollardan yol alıyorlar. AvÅŸa merkezinde, sahil kesiminde üstü açık yiyecek satan dükkanlar, cafeler, hediyelik eÅŸya tezgahları, lokmacılar ve plaj iÄŸne atsanız yere düşmeyecek türden. Kumsal ise neredeyse görünmüyor. Genelde nüfus genç. Aile ve özellikle hanım oranı dikkat çekiyor. Belediye bahçesinde Osmanlı mezar taÅŸları, Bizans kalıntıları, lahit parçaları, Rumlar’dan kalma amforalar, granit taÅŸ örnekler görülebiliyor. Belediye BaÅŸkanı odasında antik ÅŸarap küpleri, amfora, mezar stelleri korunarak teÅŸhir ediliyor. Sahilde yer alan düzgün parklar içinde geçtiÄŸimiz yıllarda yapılmış etkinlikler arasında granit taÅŸların biçimlendirilmesi yarışmasıyla kazanılmış “uyuyan kız” heykeli, ortopedik oturma grupları, çeÅŸitli granit heykeller gözü okÅŸuyor. AlışveriÅŸte büyük farklılıklar yaÅŸanıyor. ÖrneÄŸin bir pet ÅŸiÅŸe suyu her dükkandan baÅŸka fiyata alabiliyorsunuz. AvÅŸa esnafında samimi, sıcak, güleryüz gibi özelliklere rastlanmıyor. 6 Milyon’dan baÅŸlayıp 25 Milyon’a kadar çıkan pansiyonlar için alabildiÄŸine pazarlık yapılıyor. Adanın geliÅŸmekte olan faaliyetlerin başında ise marina inÅŸaatı geliyor. KapıdaÄŸ Yarımadası’nın övgüye deÄŸer koyları bir keÅŸfedilebilse, AvÅŸa Marina’da tekne baÄŸlayacak yerin bulunmaz olacağına kesin gözle bakılıyor. Adanın kuzeybatı tarafında yoÄŸun aÄŸustos böceÄŸi sesi, kah martı sürüleri, kah suya paralel gruplar halinde uçan karabatak sürülerine tanık oluyorsunuz. Rüzgar hep var. Nem oranı ya çok düşük ya hiç yok. Kıyılarda denizin dalganın oyununa gelmiÅŸ, biçimlenmiÅŸ, granit anıt kayalar yer alıyor. Bazılarının üstünde portakal renkli uzun sürede oluÅŸan bir tür yosuna rastlanıyor. Az da olsa aÄŸaçlık bölümler, deniz ortasında fenerler, ada siluetleri panoramayı tamamlıyor. Adanın kuzeybatı ucundan ayrılıyor, bu defa tam aksi yöne diÄŸer sahile AvÅŸa merkezi haricindeki tek yerleÅŸim köyü olan (Araplar) YiÄŸitler’e uzanıyoruz. Güzergah üzerinde adanın tek akaryakıt istasyonu BP’nin önünden geçerek gidilen YiÄŸitler’de korunaklı bir plaj olan Altınkum’u ilgi görüyor. Koca bir çınar, üzüm baÄŸları, birkaç kır lokantası, sahil boyunca uzanıyor. Köy içinde balık aÄŸlarını onaran balıkçılar, sahilin uzak ucunda kıyı dolgu çalışması liman inÅŸaatı, birkaç tekne çoÄŸu yerde olduÄŸu gibi yılda 1-2 ay kullanılabilen ve ev sahiplerini bekleyen yazlıklar yer alıyor. Adanın en dikkat çeken yeri şüphesiz ki Adakarası üzümlerinin hayat bulduÄŸu AvÅŸa ÅŸarabının ünlü olmasında pay sahibi olan “Bortaçina” ÅŸarap fabrikası oluyor. Rumlar’dan kalma devasa boyuttaki antik meÅŸe fıçılar hazineyi saklarcasına mahzende yer alıyor. Mistik hava, fantastik koku, ahududu renkli ÅŸaraplar arasında nefes alırken bile kendinizden geçip büyüleniyorsunuz. Tüm fıçılardan tatmak, küçük yudumlar alıp aÄŸzınızın içinde dolaÅŸtırmak, kadehin iç çeperinde ÅŸarabın bıraktığı bacaklara, tadındaki buklelere tanık olmak istiyorsunuz. Bortaçina ÅŸarapçılık ailesi yarattıkları eserin maÄŸrurluÄŸunu yaÅŸarcasına ağırbaÅŸlı vakur davranıp az konuÅŸuyorlar. Fabrika yanına AvÅŸa’nın en güzel, en özellikli restoran ve ÅŸarap evini kazandırmış olmanın mutluluÄŸunu hissettiriyorlar. 8-10 basamakla çıkılan ÅŸarap evinde uzun süre deniz dibinde kaldığı yüzünden belli kocaman bir çıpa göze çarpıyor. TuÄŸla duvarlı salonda ÅŸaraplar, fıçılar, masalar, arkada ÅŸarap imalathanesi, ÅŸiÅŸeleme üniteleri bulunuyor. İsterseniz fabrikadan alışveriÅŸte yapabiliyorsunuz. Åžarap evinde kahvaltı, öğlen veya akÅŸam yemeÄŸi balık, ızgara çeÅŸitleri, balık çorbası ve tabi ÅŸarap çeÅŸitleri bulunuyor. Alakart dışında 2 mönü var. Birinde hamsi omlet (veya hamsi tava)+salata+ÅŸarap 3 milyon. SoÄŸutmalı fıçılardan litre litre açık beyaz ÅŸarap doldurup götürmek isterseniz litresine 3 milyon daha ödüyorsunuz. Et mönüde ise kasap köfte veya piliç ÅŸiÅŸ, pilav+patates+salata+ÅŸarap 3 milyon.
Adres: Avşa Adası Yiğitler Köyü Yat limanı
Beyaz Saray Koyu
Åžimdi de adanın bir baÅŸka koyuna gidiyoruz. Adı Beyaz Saray Koyu. BaÅŸtan beri anlattığım kalabalığa, kargaÅŸaya, dükkanlara burada hiç mi hiç rastlanmıyor. Özel bir koya kurulmuÅŸ iki katlı restoranlı bar ve bahçeli AvÅŸa’nın en büyük, en geniÅŸ alanına sahip Beyaz Saray Oteli bu koyda yer alıyor. Sadece otel müşterilerinin kullandığı kum plajlı koyda, Kara Biga Çanakkale yönünden gelip, denizde filtre edilmişçesine ılık esen rüzgar bir yandan terletmeden, bunaltmadan, açıkçası çaktırmadan cildinizi bronzlaÅŸtırırken diÄŸer yandan taşıdığı yüksek oksijen ile enerjik olmanızı saÄŸlıyor. En kötüsü de iÅŸtah açıyor, sürekli bir ÅŸeyler yiyip içme hissi uyandırıyor. Vücuda yapışmayan granit kayası kumu bacak aÄŸrılarını alıyor. Vücudunuzda elektrik, stres hiçbir ÅŸey bırakmıyor. Kumsaldaki yürüyüşünüz sonrası, her ÅŸeye boÅŸ veren dertsiz, nötr biri olup çıkıyorsunuz. Kum yürüyüşünüz kondisyon kazandırıyor. Adale ve mide kaslarınızı güçlendiriyor. EÄŸer varsa sarkan göbek kaslarınız geriliyor dimdik oluyorsunuz. Hasır ÅŸemsiyeler, ortopedik plastik ÅŸezlonglara veya kuma yatıyorsunuz. Çığlık çığlığa aÄŸustos böcekleri geri planda çalan Tom Jones parçalarına vokal yaparken sabah sesleriyle uyandığınız kumsalı yalayan dalgalar sürekli denize girmeniz için adeta size davetiye çıkarıyorlar. Bahçede oturma üniteleri gruplar halinde aÄŸaçlar altına yerleÅŸtirilmiÅŸ, içinde puf yastıklar bulunan hamaklar, aÄŸaçtan aÄŸaca gerilmiÅŸ beÅŸik gibi uyumanız için hazırlanmış. Çimlerde çıplak ayakla dolaÅŸabiliyor isterseniz iskelede güneÅŸlenebiliyorsunuz. Gözlerden uzak huzur ve sakinlik arayanların gözdesi olan Beyaz Saray’da kalkan özel servis AvÅŸa’ya gitmek isteyenleri 10 dakikada iskeleye götürüyor. Sırf iÅŸ olsun diye gelen gemiyi karşılamaya gidip AvÅŸa’ya kimler gelmiÅŸ, kimler gidiyor diye bakabilirsiniz. Yada gazete vs. gibi sipariÅŸlerinizi gitmeden verebilirsiniz. AkÅŸama doÄŸru gün boyunca bikinileri ile dolaşıp bronzlaÅŸan hanımlar bu defa bikiniden biraz daha büyük elbiseleri ile sahile yürüyüşe çıkıyorlar. GüneÅŸ bile bu saatlerde batmak istemezcesine ufuk hattına yaklaşırken bir müddet asılı kalıyor ve çevreyi, gri ve kızıla boyuyor. BaÅŸka yerde rastlanmayan böylesi bir durum AvÅŸalılar’ca şölen gibi izleniyor. Gece yaklaşıp gökyüzü yeterince lacivertleÅŸince Beyaz Saray otel bahçesinde renkli spotlar, aÄŸaçlara sarılmış tüp lambalardan çıkan renkli ışıklar, adeta dans ederek koyda kaybolan güneÅŸin renklerine misilleme yapıyorlar. Hele mehtap varsa, yakamoz farklı oluyor, takılıp kalıyorsunuz. AÄŸustos böcekleri susuyor, ütülenmiÅŸ gibi dümdüz görünen denizin kokusuna AvÅŸa ÅŸaraplarının ve rakının kokuları karışıyor. Ayak altında dolaÅŸan kedi, kolunuzu yüzünüzü ısıran sivrisinek olmadığı için gecenin ilerleyen saatlerine kadar huzur içinde oturabiliyorsunuz.
CoÄŸrafi durum
Marmara’nın yüzey suları genellikle az tuzlu olup ortalama binde 22 tuz oranındadır. 15-20 metrelik bir katmana sahip yüzey suları sıcaklığı 24 derece civarında seyrederken Ege’ye doÄŸru yüzey, Karadeniz’e doÄŸru dip akıntısı bulunur. Marmara Denizi’ni güneybatısında üç büyük ada olan Marmara, AvÅŸa, PaÅŸa Limanı ve dokuz küçük Ekinlik, Koyun, Mamali, Hasır, Pala, Fener, Asmalı, PaÅŸa Limanı koyunda iki adacık görülür. AvÅŸa 20,62 km2 yüzölçümü ile çevresinde 33 km.lik yol bulunuyor. Adayı çevreleyen koylar arasında kuzeyde DeÄŸirmen, Mavikoy, Kambur Tarla, Çiftlik, Aleko, Küllü Yalı, YiÄŸitler, güneyde Aksa, Manastır, Beyaz Saray, Çınar, Kum Burnu, Altınkum, koy ve plajları yer alıyor. Arazi yapısı bakımından Ayit, granit, grays, kristalin, sist ve mermer egemen olup granit ve grano diyotrit anakayasından oluÅŸan kumlu topraklar görülür. İstanbul’a 65 mil uzaklıkta yer alan AvÅŸa, dördüncü zamanın sonunda denizin yükselmesiyle diÄŸer adalar gibi KapıdaÄŸ Yarımadası’ndan ayrılmış. En soÄŸuk ayı Ocak’ta, en sıcak günleri Temmuz’da, en çok yaÄŸmuru Aralık ayında görüyor.
Tarihçesi
Kizikoslu Diogenes, Propontis Marmara Adaları’ndan bahsederken OFİOUSA ile FİSİA”yı birbirinden ayırıyor. Pilinius bu adaya OPHİUSSA diyar diyor. Bizans tarihinde adanın ismi AFOUSİA olarak geçiyor. Toprak durumu yüzünden hiçbir zaman zengin olamamış ve bağımsız idareye kavuÅŸamamış olan bu ada, tarihi akışına göre çevresinde hakim olan kuvvetlerin egemenliÄŸine girmiÅŸtir. Ada Hıristiyan din adamları için sürgün yeri olarak kullanılmış. Ve GEDEON’un iddiasına göre ortaçaÄŸda boÅŸ kalmış.



Post a comment
Name: 
Email: 
URL: 
Comments: