Archive for the ‘Alanya’ Category
|
Ocak-31-2008
Alanya Hakkında
Her yıl biraz daha geliÅŸen Alanya, yerli ve yabancı turistlerin gözdesi. Antalya’ya baÄŸlı ve birçok ilden daha büyük olan Alanya’nın görkemli manzarasının en güzel seyredildiÄŸi yer, ilçeyi ikiye bölen yarım adanın tepesinde yer alan kale çevresi.
Akdeniz’in önemli turizm merkezi Alanya, birbirinden cazip aktiviteleri, görülecek yerleri, antik deÄŸerleri, renkli gece yaÅŸantısı, erken açılıp geç kapanan sezonu ve tertemiz denizi ile yerli yabancı turistlerin gözdesi. Her yıl biraz daha büyüyüp geliÅŸen Alanya, Antalya’ya baÄŸlı, birçok ilden büyük bir ilçe. Görkemli manzarasının en güzel seyir yeri ise ilçeyi ikiye bölen yarım adanın tepesinde yer alan kale çevresi sayılıyor. 6.5 km uzunluktaki kent surları ile çevrili kalenin yaklaşık 110 burçlu duvarları akÅŸam saatlerinde turistlerin akınına uÄŸruyor.
Nasıl Gidilir ?
Yola İstanbul’dan çıkanlar için, iki alternatif karayolu var. Adapazarı-Bilecik-Kütahya hattından bıkıp usandıysanız, bu defa daha manzaralı, doÄŸa ile iç içe olabileceÄŸiniz Bursa-Orhaneli-TavÅŸanlı Kütahya üzerinden Afyon ve Antalya’ya gelebilirsiniz. Antalya-Alanya arası sürekli çalışmalarla , çift yönlü harika bir yola kavuÅŸuyor. Belek’e kadar çalışan yolun, ÅŸimdi Manavgat kavÅŸağı da açılmış ve rahat bir geçiÅŸ saÄŸlanmış. Perge antik kenti yakınında Aksu’da sabah-akÅŸam radar var. Hız limitlerine uymak gerekiyor, ben yandım siz yanmayın! Antalya’ya ‘40 km uzaklıktaki Alanya’dan 11 km sonra Kestel beldesine girince, Dim maÄŸarası yönüne 6 km daha gidiliyor. Bu yolun son 3.5 km’si toprak. MaÄŸara önünde ücretsiz otopark var. 50/60 basamak ve bir patikayla,içinde sigara içilmeyen maÄŸaraya ulaşıyorsunuz.
İstanbul, İzmir gibi sahil kentlerinden hareketle Denizcilik İşletmesinin Akdeniz seferlerine katılarak Alanya’ya gelme imkanı da bir baÅŸka alternatif olabilir.
|
|
Temmuz-15-2007


Denizden ve karadan zor ulaÅŸabilirliÄŸi nedeniyle tarih boyunca devamlı yerleÅŸime uÄŸramış olan Alanya Kalesi; Anadolu’yu süsleyen yüzlerce kaleden bugün ayakta kalabilmiÅŸ, en iyi korunmuÅŸ olanlarından birisidir.
Kale 6,5 km. yi bulan sur uzunluÄŸu, 140′ı bulan burçları, içindeki 400′e yakın sarnıcı, yazıtlı kapıları ile Selçuklu sanatını en iyi yansıtan, Selçuklunun görkemliliÄŸini gözler önüne seren bir açık hava müzesi görünümündedir. Surlar, Kızılkule’den baÅŸlayarak, planlı bir ÅŸekilde Ehmedek, İçkale, Adam Atacağı, Cilvarda Burnu üstü, Arap Evliyası Burcu ve Esat Burcu’na inerek Tophane ve Tersane’yi geçip baÅŸladığı yer olan Kızılkule’de son bulur. Kalenin ilk iskân tarihi Hellenistik Döneme kadar inse de gerçek anlamda Selçuklular tarafından tüm görkemliÄŸi ile abidevi hale getirilmiÅŸtir. Kalenin, içkale olarak adlandırılan ve yarımadanın batı köşesinin en yüksek yerinde kurulmuÅŸ olan bölümünün denizden yüksekliÄŸi 250 metreyi bulmaktadır. İdari ve askeri örgütlenmenin merkezi olması nedeniyle dört yönden dayanıklı surlarla çevrilmiÅŸtir. İçkalenin orta kısmında yer alan tuÄŸladan yapılmış iki adet Selçuklu Devri su sarnıcı bugün de iÅŸlevini sürdürmektedir. İçkaledeki baÅŸlıca yapılar batı hariç diÄŸer cephelerde kale duvarlarının içine dayandırılarak inÅŸa edilmiÅŸtir.
Son yıllarda Türk bilim adamlarınca, güneydoÄŸu köşeye doÄŸru uzanan büyük yapı grubunda arkeolojik kazılar yapılmaktadır. Son bulgular burasının sultan sarayı olabileceÄŸini göstermektedir. İçkalede bugün gezerken görebileceÄŸiniz diÄŸer yapı grubunun da, askerî amaçlı kışla, yatakhane ve depo olabileceÄŸi sanılmaktadır. İçkalenin yaklaşık ortasına isabet eden yerde küçük bir Bizans Kilisesi göze çarpmaktadır ki, bu da kalenin inÅŸa edildiÄŸi tarihten çok önceleri de kullanılmakta olduÄŸunu kanıtlamaktadır. Ayrıca kilisenin günümüze deÄŸin kalabilmesi, Selçukluların farklı dinden olanlara ve onların tapınma yerlerine gösterdikleri bir saygının da kanıtı olup bu baÄŸlamda daha fazla korunması gereken yapılardandır. Yonca yaprağı planlıdır. Yuvarlak kemerli pencereler ve sağır niÅŸlerden oluÅŸan geniÅŸ kasnak merkezi kubbeyi çevrelemektedir. Kilisenin fresklerle süslü olduÄŸu bugün kalan izlerden belli olmaktadır. Mimarî özelliklerden dolayı XI.yüzyıla tarihlenmektedir. Alaaddin Keykubat, kaleyle bütünleÅŸen birçok anıtsal yapılar da yaptırmıştır. Selçuklu sanatının eÅŸsiz örneklerinden biri olan Kızılkule, kaleyle bütünlük saÄŸlayan, plan ve ihtiÅŸamı ile Alanya’nın simgesi durumundadır. Limanı sürekli denetim altında tutmak amacıyla yapılmış olup çapı zeminde 29 metre, yüksekliÄŸi 33 metreyi bulmaktadır. Sekizgen planlıdır. 1226 yılında yapıldığı bilinen kulenin mimarî kuzey yönündeki yazıtta Halep’li Ebu Ali olarak geçmektedir. Kulenin güneyindeki yedi satırlık yazıtta ise Sultan A. Keykubat övücü vasıflarla yüceltilmektedir.
İnÅŸa sırasında Antik ÇaÄŸa ait devÅŸirme malzemeden yararlanılmıştır. Her bir yüzdeki mazgallar, gözetleme pencereleri, düşmana zift ve kaynar su dökmeye yarayan önleri peçeli delikler yapıya ayrı bir güzellik verirler. Selçukluların Akdeniz’le ilk tanışmalarını simgeleyen Tersane de Alanya Kalesi’nin bütünlüğü içerisinde tüm görkemliÄŸi ile saÄŸlam bir ÅŸekilde durmaktadır. BeÅŸ tonozlu bölmeden ibaret olan yapı yaklaşık 57 metre uzunluÄŸunda, 40 metre derinliÄŸindedir. GiriÅŸ kapısındaki yazıt Sultan’ın armasını taşımakta olup rozetlerle süslüdür. Kapının saÄŸ tarafında küçük bir oda yer almakta olup bu oda kimi bilim adamlarına göre mescit olarak kullanılmış kimilerine göre depo olarak deÄŸerlendirilmiÅŸtir. Kapının sonundaki odanın ise Tersane’e görevli memurlar için düzenlendiÄŸi sanılmaktadır. Selçuklular Sinop’tan sonra ikinci deniz üssü niteliÄŸindeki bu Tersane ile Akdeniz’e açılmışlar, hatta bu tersane ile Alaaddin Keykubat “İki Denizin Sultanı” ünvanını almıştır. Yapım tarihi 1227′dir. Tersaneyi güvence altına almak amacıyla yapılmış olduÄŸu sanılan Tophane 14 x 12 metre ölçülerinde iki katlı dikdörtgen bir plan göstermektedir. Bu yapı da Sultan A. Keykubat’ın eseridir.
anahtar kelimeler: Alanya Tatil Yerleri,Alanya otelleri,Alanya ucuz otelleri,Alanya ucuz pansiyonları,Alanya pansiyonları,Alanya restaurantları,Alanya gezilecek yerleri,Alanya tarihi,Alanya resimleri,Alanya araba kiralama,Alanya ucuz tatil,Alanya hotelleri,Alanya ucuz hotelleri,Alanya ulaşım,Alanya kalacak yerler,Alanya haritası,Alanya ilçeleri
|
|
Temmuz-8-2007
KIZIL KULE
Sultan Alaüddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. İsmini alt kısmında bulunan kızılımsı taÅŸlardan ve üst kısımları teÅŸkil eden tuÄŸlalardan almıştır. Kulenin alt kısmında bulunan kesme taÅŸların Dim BoÄŸazı’nın doÄŸusundan getirildiÄŸi bilinmektedir. Kızıl Kule’nin bulunduÄŸu yer itibariyle doÄŸu cephesi ile batı cephesi arasında iki metrelik bir yükseklik farkı vardır. Buna göre doÄŸu cephesindeki yükseklik 35 m., batı cephesindeki yükseklik ise 33 m.’dir. Düzgün bir sekizgen ÅŸeklindeki kule beÅŸ katlıdır. Üzerindeki kitabeye göre 1226 yılında yapılmıştır. Sekizgen ÅŸeklindeki kulenin zemin katı müzenin bir devamı olarak Alanya yöresinde kullanılan etnografik eserlerin sergilendiÄŸi bir yerdir. Kışın, yaÄŸmurlu günlerde kule çevresine yaÄŸan yaÄŸmurların, küçük kanalların sarnıca baÄŸlanması suretiyle yıllık su ihtiyaçlarının buradan saÄŸlandığı bilinmektedir.
SELÇUKLU TERSANESİ
Bu tersane, Kızıl Kule’den iki yıl sonra, 1228 yılında SuItan Alaüddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Sultan bu gayretiyle, doÄŸudan gelebilecek tehlikelere karşı koyarak “Sultan-ül-bahreyn” ( İki denizin sultanı ) olma arzusunu gerçekleÅŸtirmiÅŸ olur. Tersane 56,5 m. uzunluÄŸunda, 44 m. derinliÄŸinde ve beÅŸ gözlüdür. Her göz 7,70 m. geniÅŸliÄŸinde, 42,30 m. derinliÄŸindedir. Derinlikteki 1,70 m.’lik fark, duvarların kalınlığından kaynaklanmaktadır.
ALARA KALESİ
Alara Han’ın 200 m. kadar kuzeyinde Alara Çayı’nın yatağı üzerinde dimdik yükselen bir daÄŸda kurulu ilginç bir kaledir. İlk kez ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. 1231 Yılında Selçuklu’lar tarafından alınan kale onarılmış ve Osmanlı Devrinde bile uzun süre kullanılmıştır.
ALARA HAN
Antalya - Alanya karayolunda Alanya’ya 30 km. kala kuzeye dönülür ve 10 km. sonra Alara Han’a ulaşılır. Han 1231 yılında Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Son derece saÄŸlam bir yapısı vardır. Kapı giriÅŸindeki yazıt ve iki aslan başı dikkati çeken özelliklerdir. Savunma önlemleri düşünülmüş olup bir kale niteliÄŸi vardır.
LEATRES-LEATRİ (MAHMUTLAR HARABELERİ)
İlçe merkezine 22 km. uzaklıkta Cebelireis Dağı’nın 900 metre yüksekliÄŸinde doÄŸu, batı ve güney yönleri büyük uçurumlarla çevrili bir tepe üzerine kurulmuÅŸtur. Bugün bu antik ÅŸehirle ilgili olarak Trayan ile İmparatoriçe Herennia Etruscill adlarına paralar basıldığı bilinmektedir. Burada çoÄŸu harap olmuÅŸ vaziyette, kiliseler, hamamlar, sarnıçlar, çeÅŸitli yerleÅŸim merkezleri, küçük çapta stadyum, tiyatro, sütunlu caddeler ve tapınaklar mevcuttur. Stadyumun güney kısmında yer alan kilise merkezi, yan nefleri ve apsisiyle ayakta duran bir yapı olup içerisinde kırmızı ve açık mavi boyalarla fresk izleri mevcuttur. Bu yapıların büyük bir bölümünde sık sık rastlanan kartal bacağı ve öküz başı kabartmaları ile sayısız kitabeler insanı ister istemez tarihin derinliklerine götürmektedir. Mevcut kitabelerden edinilen bilgilere göre bu yöre, M.S. I.yüzyılla III. yüzyıl arasında en parlak devrini yaÅŸamıştır. Bu yüzyıllar arasında ÅŸehrin sahip olduÄŸu tapınaklardan Zeus-Megistos, Apollon ve Caesar (Sezar)’a ait olanları bilinenler arasındadır.
SYEDRA HARABELERİ
Syedra ÅŸehri bugünkü Kargıcak ve Seki köylerinin sınır teÅŸkil ettiÄŸi bir tepede kurulmuÅŸtur. Alanya merkezine uzaklığı 20 km’ dir. İlçe merkezinin doÄŸusunda yer alır. Denizden 3 km. kadar uzaklıkta büyükçe bir tepe üstüne kurulan büyük ÅŸehir Syedra ÅŸehrinin merkezidir. Bu büyük ÅŸehir, M.S.138-161 yılları arasında Marcus Aurelius ve Antonius adlarına basılan paralardan ve gerekse bu yörede rastlanan kitabelerden bir Roma devri kalıntısı olduÄŸu bilinmektedir.
İOTAPE (AYTAP) LİMAN ŞEHRİ
Halk arasında Aytap olarak bilinen IOTAPE ÅŸehri Alanya’nın 30 km. doÄŸusundadır. Kral Antichus’un karısı IOTAPE’nin anısına ÅŸehre bu adın verildiÄŸi bilinmektedir. İlerleyen yıllarda özellikle Roma İmparatoru Traianus (M.S. 98-117) zamanında kendi adına çeÅŸitli paralar bastırmıştır. Åžu anda ayakta kalabilen yapıtlara bakıldığında Roma devri görünümünü veren bu ÅŸehirde, daha önce yaÅŸamış kavimlere ait hiçbir delil olmadığı için IOTAPE’ye Roma devri ÅŸehir kalıntısı diyebiliriz. Åžehrin 50-100 m. ebatlarında tabii bir de limanı vardır.
ÅžARAPSA KERVANSARAYI
Antalya-Alanya karayolunda Alanya’ya 15 km. uzaklıktadır. Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında (1236-1245) yaptırılmıştır. GeniÅŸ bir alana inÅŸa edilmiÅŸ olan hanın üstünü örten taÅŸ örtü halen saÄŸlamlığını korumaktadır. Güneyi kapalıdır. Adeta bir kale görünümündedir. Oldukça gösteriÅŸli olan giriÅŸ kapısı kuzeydedir. BitiÅŸiÄŸinde bir mescit vardır.
anahtar kelimeler: alanya Tatil Yerleri,alanya otelleri,alanya ucuz otelleri,alanya ucuz pansiyonları,alanya pansiyonları,alanya restaurantları,alanya gezilecek yerleri,alanya tarihi,alanya resimleri,alanya araba kiralama,alanya ucuz tatil,alanya hotelleri,alanya ucuz hotelleri,alanya ulaşım,alanya kalacak yerler,alanya haritası,alanya ilçeleri
|
|
Temmuz-8-2007
Alanya’daki yerleÅŸimin ilk olarak ne zaman baÅŸladığına dair kesin bir bilgi bulunmamaktadır. İlçe merkezinin kuseydoÄŸusunda bulunan Kadı İni MaÄŸarası’nda 1957′de bulunan insan iskelet ve fosıilleri tarihçi Heredotos’un bölgede yaÅŸayan kavimlerin Truva Savaşı sonrası (M.Ö. 1820) bu bölgeye gelenlere destek olduklarına dair bilgileri kanıtlar niteliktedir. Hititlerin bu bölge halkları olan Pamphylia ve Klikia’lıları M.Ö. XIV yüzyılda kendilerine baÄŸladıkları bilinmektedir. Çok ırklı, çok cinsli anlamına gelen Pamphylia sözcüğü bu bölgeden geçenlerin bu verimli toprakları fark ederek burada kaldığına dair bilgileri güçlendirmektedir. Alanya tarih bıyunca Coracesium, Calonoros ve Alaiye olarak anılmıştır.
Roma İmparatoru Büyük Antiochus III tarafından M.Ö.224-188 yılları arasında bütün Klikia istila edilmesine raÄŸmen Coracesium bu saldırılara karşı koymuÅŸtur. Ele geçirilmesinin zorluÄŸu nedeni ile bağımsızlığını koruyan ÅŸehir zaman içinde Diodotos Tryphon adlı bir korsan reisinin elinde çevresinde korku saçan, hatta Suriye Krallığına kafa tutan bir yer haline gelir. Korsanlar bu dönemde, kale çevresine harç kullanmadan yapılmış iri duvarlar çekmiÅŸ ve ÅŸu anda kızlar yarığı ve korsanlar MaÄŸarası olarak bilinen yerleri soygun deposu olarak kullanmışlardır. O dönemin güçlü devletlerinden olan Roma İmparataorluÄŸu’nun kıyıdaki ÅŸehirlerini haraca baÄŸlayack kadar ileri gitmiÅŸlerdir. Korsanlar nedeni ile denize açılamayan ÅŸehirlerde baÅŸgösteren yiyecek sıkıntısı M.Ö. 193 yılında Roma İmparatoru Antiochus III tarafından bölgeyi elinde tutan korsan resinin öldürülmesi ile giderilmiÅŸtir. Ancak Akdeniz’de zaman içinde tekrar güçlenen korsanları yok etmek için Roma İmparatorluÄŸu tarafından gönderilen Antonius, direniÅŸ gösteren ve tüm kıyı ÅŸeridindeki yerleÅŸim yerlerini yaÄŸmalayan korsanlara karşı yeterince baÅŸarılı olamaz. Bunun üzerine imparatorluk M.Ö. 67 yılında ordunun güçlü komutanlarından Pompeus’u görevlendirerek, kara ve denizden yaptığı saldırılarla, korsanları bir daha güçlenemeyecek ÅŸekilde ortadan kaldırır.
Bundan sonra bölgeye tam anlamıyla sahip olan Roma İmparatorluÄŸu, Cesar’in ölümünden sonra Klikia yöresini Antonius’un yönetimine bırakır. Rakibi olan Octavius, Antonius’a savaÅŸ ilan eder. Yunanistan’da bulunan Antonius ve Kleopatra’nın ordularını burada yenerek bölgeyi ele geçirir. Antonius ve Kleopatra dönemlerinde gemi yapımında kullanılan aÄŸaçlar bu bölgeden temin edilmiÅŸtir. Alanya’da İmparator Traianus döneminde para basılmıştır. Orta çaÄŸda Coracesium’un kalıntılarından yararlanılarak burada Calanoros Kalesi yapılmıştır. Romalılardan sonra Bizanslıların eline geçen Alanya o dönemde Calanoros adını alır. Pamphylia ve Klikia bölgeleriyle beraber bölgeye Hristiyanlığın gelmesinden sonra kilise Kalenin içindeki yerini almıştır. Stratejik önemi kalmayan bu bölgenin dini önemi artınca Piskoposluk merkezi ilan edilir. İslam Devletlerinin Roma ÅŸehirlerine karşı yaptığı akınlar sırasında Calanoros kalesinin alınmasının zorluÄŸu sebebiyle bağımsızlığını muhafaza eder. Selçuklular; Klikia’yi (Antalya) aldıktan sonra; Akdeniz hakimiyetinin ancak Calanoros’un da ele geçirilmesiyle mümkün olacağını düşünerek, alınması oldukça zor olan bu kaleyi de topraklarına katmak için harekete geçerler. Antalya’nın idaresi için görevlendirilen ErtokuÅŸ Bey saldırı planı hazırlayarak kaleyi kuÅŸatır. Kalenin iki ay kadar saldırılara karşı koymasından sonra, harp yapacak güçleri kalmadığını anlayan kale komutanı Kir-Fart yakınlarıyla birlikte teslim olur. 1221 yılında kendi eliyle kale kapılarını sonuna kadar açarak Sultan’ı karşılar.
Sultan Alaaddin Keykubat’ın ÅŸehri ele geçirmesinden sonra kente Alaiye adı verilir. Ordu Antalya’ya doÄŸru yol alırken Alara Kalesi önlerine gelen Sultan bu kalenin de Selçuklu topraklarına katılmasını emreder. Alaaddin Keykubat’in baÅŸlattığı yapılaÅŸma kenti öylesine güzel bir hale getirir ki Alaiye, Selçuklu Sultanları tarafindan kışlık BaÅŸkent olarak kullanılmaya baÅŸlanır. Tersane ve tersanenin bekçisi Kızılkule bu dönemde inÅŸa ettirilir. Selçuklulara uzun yıllar Sancaklık yapmış olan Alaiye XIII.yy. ortalarında Selçuklularin zayıflamasından sonra aynı sülaleden gelen KaramanoÄŸullarının eline geçer. Daha sonra 1293-1471 yılları arasında Memluklulara baÄŸlı Alaiye Beyleri tarafindan yönetilir. Alaiye’nin Osmanlılar tarafından alınması Fatih Sultan Mehmet devrinde gerçekleÅŸmiÅŸtir. Fatih zamanında Alaiye KaramanoÄŸlu Lütfü Bey oÄŸlu Kılıç Arslan Bey’in elindedir. Fatih’in emri üzerine Rum Mehmet adında bir kumandan Fetih ile görevlendirilir. Fakat bu komutan baÅŸarılı olamaz. Bu kez görev Gedik Ahmet PaÅŸa’ya verilir. Gedik Ahmet PaÅŸa 1471 yılında fazla zorlanmadan Kılıç Arslan Bey’i ikna yolu ile Alaiye’yi Osmanlı topraklarına dahil eder. Bu dönemden sonra Alaiye kalesi içinde ve çevresinde Osmanlıların imar çalışmaları baÅŸlar. 1571 yılında Tarsus ile birlikte Kıbrıs eyaletine baÄŸlanan Alanya, 1864 yılında Konya eyaletinin bir sancağı olur. 1868 yılında Antalya’ya baÄŸlanmış daha sonra da 1871 yılında da bu ilin bir ilçesi olmuÅŸtur. 1221 yılından bugüne kadar geliÅŸen ve hep bir Türk Kenti olarak kalan Alaiye, Türk Kültürünün izleriyle zenginleÅŸmiÅŸtir.
anahtar kelimeler: alanya Tatil Yerleri,alanya otelleri,alanya ucuz otelleri,alanya ucuz pansiyonları,alanya pansiyonları,alanya restaurantları,alanya gezilecek yerleri,alanya tarihi,alanya resimleri,alanya araba kiralama,alanya ucuz tatil,alanya hotelleri,alanya ucuz hotelleri,alanya ulaşım,alanya kalacak yerler,alanya haritası,alanya ilçeleri
|
|
Temmuz-8-2007
Alanya Hakkında
(Coracesium-Kolonoros-Alaiye)
İlçemiz Alanya’nın tarihi, karanlık çaÄŸlara kadar uzanmaktadır. İlçe merkezinin KuzeydoÄŸu istikametine düşen BademaÄŸacı köyü ile Oba köyü arasında bir sınır teÅŸkil eden Kadıini MaÄŸarası’nda 1957 yılında Prof. Dr. Kılıç Kökten’in araÅŸtırma ve incelemeleri sonunda bulunan insan iskelet ve fosilleri bunu kesin olarak doÄŸrulamaktadır. Bu kadar enginlere inen zengin bir tarihin mirasçısı Alanya’ mız, bulunduÄŸu yer itibariyle de bazen Kilikia, bazen de Pamphylia topraklarından sayılmıştır. Tarih babası Herodotos, bu bölge için ÅŸunları yazar: “Bu bölgede yaÅŸayanlar, Truva savaşı sonrasında (M.Ö.1820) buraya gelip yerleÅŸirlerken, buradaki çeÅŸitli kavimlerin gelenlere ev sahipliÄŸi yaptıkları bilinmektedir. Bu cümleden anlaşıldığı üzere, Hititlerin bu bölgeye kadar gelerek, M.Ö. XIV. yüzyılın ilk yarısında, altıbin kadar insanı öldürüp, Kilikia ve Pamphylia’yı kendilerine baÄŸladıkları görülür. Pamphylia, “çok ırklı, çok cinsli” anlamına gelen bir sözcüktür. İlçemiz topraklarının verimliliÄŸi, ormanların sıklığı, sahil ÅŸeridine aşılması güç bir set çeken Torosların sarp yamaçları, bu yöreden gelip geçenlerin dikkatini çekerek, bir çoÄŸunu bu güzel beldede alıkoymuÅŸtur. Bunun böyle olduÄŸunu bugün de görmüyor muyuz ? Sanırım gelecek yıllarda yerli Alanyalı hemÅŸehrilerimizi, ancak aramakla bulabileceÄŸiz.
M.Ö. 224-188 yılları arasında bütün Kilikia Büyük Antiochus tarafından istila edildiÄŸi halde, Coresium’un kuÅŸatılması ve alınmasının zorluÄŸu nedeniyle, istiklâlini muhafaza eder. Hatta Corecesium Suriye Krallığı’na kafa tutacak kadar ileri gidince, denize açılıp o zamanlarda kolay kazanç yolu olan korsanlığa baÅŸlıyorlar. Bu dönemde Coracesium istiklâlini muhafaza etmekle beraber, Yunan medeniyetinin tesiri altında kalmıştır. Fallüs ve göz yaşı çanaklarının Syedra’daki kilise mıntıkasında çok bulunması, bu düşünceyi kanıtlamaktadır. Coracesium, Tryphon adlı bir korsan reisinin elinde, çevresine korku saçan bir yer haline gelmiÅŸtir. Hatta bu korsan reisi, kendisini daha da güçlendirmek için, ÅŸimdiki Arap evliyasının bulunduÄŸu yerden Ehmedek’e kadar olan kısmına harçsız iri taÅŸlarla kalın bir duvar çektirmiÅŸtir. Bu azılı korsan reisi, ÅŸimdiki Kızlar Yarığı veya Korsanlar MaÄŸarası dediÄŸimiz bu tabii maÄŸarayı soygun deposu olarak kullanmıştır. Ayrıca ÅŸimdiki DamlataÅŸ MaÄŸarası ile Belediye sarayı arasını yardırarak, Alanya kalesini -Coracesium’u - bir ada haline getirdiÄŸi rivayet edilmektedir. O devirde güçlü bir devlet olan Roma İmparatorluÄŸu’nun kıyı ÅŸeritlerine kadar sızıp zenginlerden fidye alarak, tanınmış kiÅŸilerin kızlarını kaçırarak çevrelerini haraca baÄŸlayacak kadar ileri gitme cesaretinde idiler. Bu durumdan dolayı hiç kimse Akdeniz’e açılamaz, bu yüzden de Roma ÅŸehri yiyecek yönünden büyük sıkıntılara düşer. Halkın bu sıkıntılardan bir an önce kurtulması düşüncesiyle MÖ.139 yılında Antiochus tarafından açılan bir savaÅŸ sonrasında bu güçlü ve azılı korsan reisi yok edilir. Zamanla tekrar güçlenen korsanlar, Akdeniz’de korku saçmaya baÅŸlayınca, bu kez kesin bir sonuç almak için, Roma İmparatorluÄŸu geniÅŸ yetkilerle bu kez Antonius’u görevlendirir. (M.Ö.103) Antonius’un imparatorluk sınırlarını geniÅŸletmesine raÄŸmen, her geçen gün tekrar eski güçlerine ulaÅŸmaya çalışan korsanlar, Akdeniz kıyı ÅŸeridindeki birçok ÅŸehir ve kasabayı yaÄŸmaya devam etmiÅŸlerdir. Korsanlar daha da ileri giderek, kendilerini yok etmek için görevlendirilen Antonius’un kızını da kaçırarak Romalı’ ları çileden çıkarmışlardır. Soygunların, fidyelerin ve kız kaçırmalarının mutlaka sona erdirilmesi gerektiÄŸine inanan Roma İmparatorluÄŸu, bu kez ordunun güçlü komutanlarından Pompeus’u görevlendirir. Bu komutan, karadan ve denizden yaptığı amansız saldırılarla, yıllardır Akdeniz’e korku saçan korsanları bir daha güçlenemeyecek ÅŸekilde ortadan siler.
Bu yörelere tam anlamıyla hakim olan Romalı’ lar, Cesar’ın ölümünden sonra Kilikia yöresini Antonius’un yönetimine verirler. O devirde dünyaya güzelliÄŸi ile ün salan Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın bir Akdeniz turnesine çıktığı zaman, Antonius’la karşılaşır. Birbirlerine aşık olan Kleopatra ve Antonius, evlenirler. Antonius, evlilik hediyesi olarak, Coracesium (Alanya)’u Kleopatra’ya verir.
Kleopatra’nın, o devirde adı Coracesium olan Alanya’nın kıyı ÅŸeridine kadar uzanan sedir ve çam ormanlarını kestirerek, donanmasına gemi yapımında kullanılmak üzere, Mısır’a taşıttığı bilinmektedir. Kleopatra ve Antonius’un yaÅŸantılarını çekemeyen Roma’daki rakibi Oktavius, bunlara harp ilân eder. Bu sırada Kleopatra ve Antonius Yunanistan’dadırlar. Burada Oktavius’un büyük bir saldırısına uÄŸrayan aşıklar, İskenderiye önlerine kadar kaçarlar. İlk önce yakalanacağını anlayan Antonius, daha sonra da Kleopatra intihar ederler. Pompeius tarafından korsanların temizlenmesi sırasında yakılıp yıkılan yerler, tekrar Romalı’ lar tarafından en iyi ÅŸekilde yeni baÅŸtan imar edilir. Bunun en güzel örneklerini, iç kalede ve Cilvarda Burnu üzerindeki kiliselerle Mahmutlar Kasabası’ndaki ve Kargıcak Köyü yakınlarındaki Asarlık kiliselerini gösterebiliriz.
Romalı’ lar tarafından tekrar inÅŸa edilmesinden sonra M.S. VII. yüzyıla kadar önemini koruyan Coracesium (Alanya), bu tarihten sonra Arap’ların saldırıları baÅŸlayınca, önemini daha da arttırmıştır. Bizanslı’ lar döneminde “güzel daÄŸ” anlamına gelen Kolonoros adını alır. Eski ismi olan Coracesium’un da “gökkarga” anlamına geldiÄŸi ve burada oturanlara da “gökkargalılar” denildiÄŸi söylenir. Gökkarga, eskilerde Alanya’da sık görülen bir kuÅŸ türüdür. Çok çeÅŸitli renklerle güzel bir görünüme sahip olan bu kuÅŸu, bugün seyrek de olsa Çamyolu ve Mahmutlar yörelerinde görmek mümkündür.
anahtar kelimeler: alanya Tatil Yerleri,alanya otelleri,alanya ucuz otelleri,alanya ucuz pansiyonları,alanya pansiyonları,alanya restaurantları,alanya gezilecek yerleri,alanya tarihi,alanya resimleri,alanya araba kiralama,alanya ucuz tatil,alanya hotelleri,alanya ucuz hotelleri,alanya ulaşım,alanya kalacak yerler,alanya haritası,alanya ilçeleri
|
|
|