Archive for the ‘Denizli’ Category

Åžubat-7-2008
Filed Under (Denizli) by admin

Denizli : Tanıtımı, Resimleri, Tarihi - İl İl Türkiye Denizli şehri, ilk defa bugünkü şehrin 6 km. kuzeyinde, Eskihisar Köyü civarında kurulmuştur. Bu şehir M.O.( 261 - 245 ) yılları arasında, Suriye Kralı II. Antiyokustheos tarafından kurulmuş ve karısının adına izafeten LAODICIA denilmiştir. Türkler Denizli havalisini zaptettikten sonra, şehrin suyunun bol bulunduğu bugünkü Kaleiçi mevkiine naklettirmişlerdir.
Denizli adına, tarihi kaynaklarda baÅŸka baÅŸka isimler olarak rastlamaktayız. Selçuklu kayıtları ve Denizli mahkemesi serciye sicilleri (Ladik) ismini vermektedir. Ibni Batuta”nin seyahatnamesi (Tunguzlu) denilmektedir. Mesalikullebsar”da da (Tunguzlu) olarak kaydedilmiÅŸtir.

Timurlenk”in zafer namesini yazan, Ser afettin Zemdi (Tenguzlug) ve (Tonguzlug) gibi iki isimden bahsetmektedir. Tensiz kelimesi eski Türkçe”de Deniz demektir. Tunguzlu ise bugünkü imlasıyla Denizli demektir. Netice olarak Denizli adi, Tunguzlu ve Tunguzlu kelimelerinin zamanla ağızdan agiza, Denizli kelimesi haline gelmesinden bugünkü seklini almıştır.



Ocak-24-2008
Filed Under (Denizli) by admin

Sonra Madekonya, Roma ve Bizans dönemleri yaşandı. Türklerin Denizli ile tanışmaları 1077 yılında oldu. Malazgirt savaşından sonra Anadolu’ya egemen olmaya başlayan Türkler 1077’de Denizli’yi aldılar. 1097’de Haçlı Seferi sırasında Bizanslılar kenti yeniden aldılar. 1102’de tekrar Türklerin eline geçti. Bu el değiştirme bir kaç kez daha gerçekleşti.
Gülibikli ve uzun ötüşlü Denizli horozları kentin simgesidir. Meydanda bir horoz heykeli de bulunmaktadır. Denizliler horoz dövüşüne de meraklıdır.
Denizli’nin deniz kenti olmamasına karşın yeraltı ve üstü su kaynaklarının zenginliğinden bu adı aldığı düşünülmektedir. Gerçekten de çevre su kaynakları bakımından zengindir.Ülkemizde çok ender bulunan jeotermal alanlardan birisi Sarayköy yakınındaki Kızıldere’dedir. Sıcak su ve buhar karışımı bir enerji kaynağı olan kuyuların her birinden 300-500 ton arası sıcak su, 40 ton da buhar elde edilmektedir.

Mesire Yerleri
Denizli kent merkezi yakınlarındaki kaynak suların çevresi mesire yeri olarak düzenlenmiştir. Kentin yakın çevresinde bir çok mesire yeri bulunmaktadır. Ağaçları ve kaynak suları ile Gökpınar,Hisar Değirmenleri, Honaz’da Kocapınar, Güney ilçesi yakınındaki Güney Çağlayanı en çok rağbet gören yerlerdir. Kır gazinoları ve lokantalarının en popüler yemeği kuyu kebabıdır.Başta alabalık olmak üzere yayın, sazan gibi tatlı su balıkları da yiyebilirsiniz.

GEZİLMELİ-GÖRÜLMELİ
YeÅŸildere Åželalesi
Pamukkale’ye giderken Korucuk köprüsünü geçip Irganlı sapağına girin. 31 kilometrelik asfalt yol sizi önce Güzelpınar’a ulaştıracak. 9 kilometre sonra Sakızcılar köyüne, Hocanın Yeri isimli tabelaları takip ederek de Ağlayankaya’ya ve Yeşildere Şelalesine ulaşacaksınız.
Yüksekliği 55 metre olan ve kışın yağışların etkisiyle genişliği altı metreye yayılan şelalenin zemini, sünger görünüşlü kayalar ve zümrüt yeşili yosunlarla kaplı. Çevresi ise ilginç kök yapısıyla dikkat çeken 300-400 yaşındaki anıt çınar ağaçları ile çevrili.
Yeşildere şelalesi piknik alanında bulabileceğiniz tek şey alabalık.
Şelaleden doldurulup içilen su iştah açıcı ve hazmettirici.

Güney Şelalesi
Denizli’nin 76 km kuzeyinde Çal, Buldan, Sarıgöl, EÅŸme ve Denizli arasındaki ilçe, dördüncü jeolojik dönemde oluÅŸmuÅŸ; önemli alüvyon yatakları ve daÄŸlık engebeli arazi üzerine kurulmuÅŸ. Dinar daÄŸlarından doÄŸan Çivril yakınında Işıklı baraj gölünü geçtikten sonra, Çal ilçe sınırlarını aÅŸarak Güney’in Adıgüzeller köyü yakınlarında Banaz ve Hamam çayları ile birleÅŸen ancak yeteri kadar sulama amaçlı kullanılamayan Büyük Menderes nehri, burada derin vadilerden akıyor. Menderes vadisi, özel bir kuÅŸ cenneti sayılıyor. Gündüz ve gece öten kuÅŸların yanı sıra, yaban ördekleri, kerkenez, hatta Kartalkaya’da kartal, atmaca ve ÅŸahin bile görülebiliyor. Bölgede step ağırlıklı Akdeniz bitki örtüsü hakim. Yörede yaz-kış yaprağını dökmeyen iÄŸne yapraklı aÄŸaçlar, çalı, ardıç, zeytin ve kızılaÄŸaca rastlanıyor.

Laodikeia
Denizli-Pamukkale yolunun 5. km’sinden sola sapılınca tiyatronun önüne çıkılıyor.
İncil’de sözü geçen Anadolu kiliselerinden biri Laodikeia’da bulunuyor. Kent, daire biçimi surlarla çevrili. Biri kuzey, diğeri kuzeydoğuda iki tiyatro kalıntısı vardır. Büyük tiyatro 50, küçük tiyatro 45 basamaklı. Kentin en iyi korunmuş yapısı çeşmesidir. Çok sayıda kabartma ve heykelle süslü çeşmenin havuzunun iki yanında sütunlar var. Roma Dönemi su yollarının kemerleri günümüzde de görülebilmektedir. Kimi yerlerde 100 metre yüksekliğe ulaşan kemerler bulunmaktadır. Stadion kentin güney ucundadır. Yazıtından 79 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca İon tarzı tapınak, odeon ve gymnasion kalıntıları görülebilmektedir. Ancak bunlardan çok az şey günümüze ulaşabilmiştir. Kent dokumaları ve özellikle iç çamaşırları ile ünlüydü. Denizli’nin tekstilciliğinin tarihi kökleri olduğu anlaşılıyor.

Pamukkale
Denizli’nin turistik önemi travertenleriyle ünlü Pamukkale’den geliyor. Çoğu pamuk dağına benzeyen beyazlıkta, bir kısmı da ebem kuşağı gibi rengarenk travertenler Çaldağ’ın güney yamacından çıkan ve kalsiyum oksit içeren ırmağın sularıyla oluşmaktadır. Sudaki karbondioksit uçuyor ve geriye kalsiyum kalıyor. Güneş ışığının da etkisiyle beyazlama oluşuyor.
Testi ve benzeri şeyleri suya atarak üzerinin kaplanmasını sağlayan çevre sakinleri bunları turistlere satmaktadır.
Pamukkale sadece ender görülen bu özelliği ile değil aynı zamanda şifalı kaplıca özelliği ile de ilgi çekmektedir. Çok eski çağlardan beri kaplıca olarak değerlendirildiği bilinmektedir. Bir çok hastalığa yararlı olan termal suların en çok güzelleştirici etkisi ilgi çekiyor. Bu özelliği de eski çağlardan beri biliniyor.

Hierapolis
Kenti Bergama krallarından II. Eumenes’in kurduğu ve adının da efsaneye göre Bergama’nın kurucusu Talephos’un karısı Hieda’dan geldiği sanılmaktadır. MÖ. 133’de II. Attalos’un vasiyetnamesine göre Bergama Krallığı ile birlikte Hierapolis de Romalılara miras olarak bırakılmıştır. MS. 17’de büyük bir depremle yıkılmış. Yeniden kurulan kent MS. 2 ve 3. yy’larda gelişti. Hıristiyanlık daha önce Musevi olan kent halkı arasında hızla yayıldı. Bu arada İsa’nın havarilerinden St. Apostle Philip de burada öldürüldü. Anıt mezarı kentin yukarısında çal Dağı’nın eteklerinde.
Bugün gördüğümüz kent bir çok deprem geçiren bölgede Romalılarca kurulan sonuncu kenttir. Antik kent travertenlerin hemen yanındaki Pamukkale Müzesi’nden başlanarak gezilebilir. Müze içindeki eserlerin değeri yanında yapının özelliği ile de dikkat çekicidir. Burası antik kentin büyük hamam yapısının küçük odasıdır.

Karahayıt
Pamukkale’nin 5 km uzağındaki Karahayıt köyünün şifalı suları, hamamları Pamukkale ile aynı özellikleri göstermektedir. Travertenler ve antik kent çevresinde fazla yapılaşmanın önlenmesi için turistik tesis yapımına bu bölge açılmıştır. Nitelikli otel ve tatil köyü kurulmaktadır.
Yeraltındaki Pamukkale
Pamukkale’deki travertenlerin bir benzerini, yeraltında, bir mağarada görmek ister misiniz?
O zaman Denizli’den’den ana yola çıkıp Afyon tarafıne seyretmek gerekiyor. Kaklık beldesinde, sola Çimento Fabrikası yoluna giriliyor ve 6 km sonra Kaklık mağarası ağzına ulaşılıyor.
Çağlayarak akan suların içinden geçip aşağı inildiğinde bir doğa harikası olarak traverten oluşumları çıkıyor karşınıza. Mağaranın ışıklandırılarak turizme açılması için çalışmalar yapılıyor. Biri yer üstünde, diğeri yer altında iki doğa harikasını arka arkaya görmek çok güzel bir duygu yaratıyor.

Pamukkale Üzerine Bir Efsane
Pamukkale sularının güzelleştirici etkisi tarih boyunca biliniyordu. Yöre halkının dilden dile aktardığı söylenceye kulak verelim:
Yoksul bir ailenin çirkin mi çirkin bir kızı varmış. Gelinlik çağa geldiği, akranları evlenip çoluk çocuğa karıştığı halde garip kızın bir talibi çıkmamış. Buna çok üzülen kız alıp başını kırlara doğru yürümüş. Pamukkale’ye geldiğinde canına kıymaya karar vermiş. Kendini yüksek kayalardan aşağıya atıvermiş. Bir su birikintisinin içine düşmüş ve orada kala kalmış.
Denizli Beyi’nin yakışıklı ve yiğit oğlu da o sıra avdan dönüyormuş. Suların içinde birinin öylece yatıp durduğunu görünce koşup başına varmış. Kızı çevirip yüzüne bakınca da o anda vurulmuş. Kız inanılmaz güzellikteymiş. Yarasını beresini iyileştirmiş ve Pamukkale’nin suyunun bir anda güzelleştirdiği yoksul kızla evlenmiş.



Temmuz-8-2007
Filed Under (Denizli) by admin

Karahayıt kırmızı su
Akköy İlçesi, Karahayıt Kasabası içindedir. Pamukkalenin yaklaşık 5 km. kuzeyindedir. Kırmızısu travertenleri 60 derece sıcaklıkta çıkan termalsu çevresinde oluÅŸmuÅŸtur. Termal suyun içindeki maden oksitleri nedeniyle kırmızı, yeÅŸil ve beyaz renkli traverten tabakaları oluÅŸturmaktadır. Yakın zamana kadar daha çok iç turizme hizmet veren Karahayıt kaplıcaları artan konaklama tesisleri ile önem kazanmış ve Pamukkale’den sonra turizmdeki yerini almıştır. Karahayıt kırmızısu travertenleri yaklaşık 500 m² lik bir alandadır. DoÄŸal güzelliÄŸi bakımından ilin görülmeye deÄŸer önemli turizm beldelerinden birisidir.

Loidikeia
Denizli İli’nin 6 km. kuzeyinde yer alan antik Laodikeia kenti coÄŸrafi bakımdan çok uygun bir noktada ve Lykos Irmağı’nın güneyinde kurulmuÅŸtur. Kentin adı antik kaynaklarda daha çok “Lykos’un kıyısındaki Laodikeia” ÅŸeklinde geçmektedir. Tarihçi Plinius’a göre Laodikeia, önceleri Diospolis “Zeus’un Åžehri”, daha sonraları da Rhoas adını taşıyan bir köyün yıkıntıları üzerine inÅŸa edilmiÅŸtir. Diospolis adı, buradaki Zeus kültüne verilen önemin bir simgesidir. Rhoas adı ise, yerli Anadolu dillerinden birine ait olabilir.

DiÄŸer antik kaynaklara göre ise, kent İ.Ö. 263-261 yılları arasında II. Antiokhos tarafından kurulmuÅŸ ve ÅŸehre Antiokhos’un karısı Laodike’nin adı verilmiÅŸtir.

Laodikeia, İ.Ö.1. yüzyılda, Anadolu’nun en önemli ve ünlü kentlerinden biridir. Åžehirdeki büyük sanat eserleri bu döneme ait olduÄŸu gibi, yine bu yüzyılda burada düzenlenen gladyatör döğüşleri ÅŸehre ayrı bir önem kazandırmıştır.

Romalılar Laodikeia’ya özel bir önem vermiÅŸlerdir. Ünlü devlet adamı ve hatip Cicero, İ.Ö.50 yılında buraya gelmiÅŸ ve kentin bazı hukuki sorunları ile uÄŸraÅŸmıştır. Yine bu tarihlerde Romalılar, Laodikeia’yı Kibyra (horzum) conventusunun merkezi yapmışlardır. Roma İmparatoru Hadrianus, İ.S. 129 yılında ÅŸehri ziyaret etmiÅŸ ve buradan Roma’ya mektuplar yazmıştır.

Kent ile Roma arasındaki iliÅŸkilerin ne kadar iyi olduÄŸunu gösteren diÄŸer bir kanıt da, İ.S. 90-146 yılları arasında bu kentte yaÅŸadığı bilinen ünlü Zenon ailesinin sahip olduÄŸu mevki, servet ve imtiyazlardır. Nitekim, bu aileden olan Polemon adında biri, Antonius tarafından Lykaonia, Kilikia ve Pontus’a yönetici olarak atanmıştır. Yazıtlar ve sikkeler, Laodikeia’nın dini hayatı hakkında da bilgiler vermektedir. İmparatorluk devrine ait çok sayıdaki sikke üzerinde görülen Zeus Laodiokos figürü, bu kentte Zeus kültüne verilen önemin göstergesidir. Laodikeia’nın geç devirlerine iliÅŸkin bilgilerimiz çok sınırlıdır.

Birkaç metin bize, Hırıstiyanlığın baÅŸlangıç devirlerinde Laodikeia’nın durumu hakkında bazı ipuçları veriyor. DiÄŸer yerlerde olduÄŸu gibi, burada da Hırıstiyanlık, önce Yahudi toplumunu etkilemiÅŸtir. Nitekim Küçük Asia’nın 7 ünlü kilisesinden birinin bu kentte bulunması Hırıstiyanlığın burada ne kadar önemli olduÄŸunu göstermektedir.

Antik devirde Goncalı ve Eskihisar köyleri yakınlarında kurulmuş olan Laodikeia kentinin hangi nedenle tümüyle terkedildiğini bilmiyoruz. Ancak, büyük depremlerin bunda rol oynadığını tahmin etmek güç değildir. İ.S. 194 yılında meydana gelen çok büyük bir deprem şehri yerle bir etmiştir.

Colossae
Denizli ili’nin 25 metre doÄŸusunda Honaz ilçesinin 2 km kuzeyinde yer almaktadır. Denizli_Ankara kara yolunun 16 km sinde bulunan organize sanayi bölgesi’nden Honaz’a giden karayolu Colossae kentinin içinden geçmektedir. Antik kent, Honaz (Kadmos) Dağı’nın kuzeyinde Aksu Çayı’nın kenarına kurulmuÅŸtur.

Antik ÇaÄŸ’dan beri kullanılan güney ÅŸark yolu üzerindedir. Büyük Frigya içinde bulunan en önemli merkezlerdendir. Ksenophon’a göre Frigya’nın 6 büyük ÅŸehrinden biridir. Pers egemenliÄŸinde de parlak çaÄŸlarını yaÅŸamıştır. İ.Ö. 2.yy.dan itibaren Hierapolis ve Laodikeia’nın kurulması ile önemini yitirmiÅŸtir. İ.S. 1.yy. baÅŸlarında Laodikeia ile birlikte yüncülük ve dokumacılıkta çok geliÅŸmiÅŸtir. İ.S. 1.yy. da Neron Dönemi’nde meydana gelen depremle harap olmuÅŸtur. Geç Roma Dönemi’nde Hierapolis ve Laodikeia göçler nedeni ile köy hüviyetine bürünmüştür. İ.S. 692-787 yıllarında ÅŸimdiki Honaz İlçe merkezinin bulunduÄŸu yerde Chonae adıyla kurulan kent nedeni ile tamamen terk edilmiÅŸtir.

Chonae kentinde St. Michael kilisesinin bulunduÄŸunu eski kaynaklardan öğrenmekteyiz. Ancak ÅŸu anda hiçbir kalıntısı yoktur. Yukarıda tepe üzerinde ise Osmanlı Dönemi’ne ait bir kale kalıntısı mevcuttur. Colossae antik kentinin kalıntılarına, akropol olan Höyük Tepesi ile çevresindeki arazilerde rastlanmaktadır.

Höyüğ’ün kuzeyindeki bölgede kayaya oyulmuÅŸ oda ve ev tipi mezarlar bulunmaktadır. EUMENEİA Antik kent, Çivril-Dinar Karayolu üzerindeki Işıklı Kasabası’nın bulunduÄŸu alandadır. Kent Bergama Kralı II. Eumenes adına kurulmuÅŸtur. Işıklı Kasabası’nın güney-doÄŸusunda bulunan su kaynağı yakınlarında antik döneme ait izler görülmektedir.

Bugün “Sarıbaba Tepesi” olarak adlandırılan daÄŸlık bölgenin üzerindeki düzlük, özellikle Bizans Dönemi’nde kale olarak kullanılmıştır. Bu tepenin yamaçlarında Eumeneia’nın nekropolü bulunmaktadır.

EUMENEİA

Antik kent, Çivril-Dinar Karayolu üzerindeki Işıklı Kasabası’nın bulunduÄŸu alandadır. Kent Bergama Kralı II. Eumenes adına kurulmuÅŸtur. Işıklı Kasabası’nın güney-doÄŸusunda bulunan su kaynağı yakınlarında antik döneme ait izler görülmektedir. Bugün “Sarıbaba Tepesi” olarak adlandırılan daÄŸlık bölgenin üzerindeki düzlük, özellikle Bizans Dönemi’nde kale olarak kullanılmıştır. Bu tepenin yamaçlarında Eumeneia’nın nekropolü bulunmaktadır.

APOLLONİA SALBAKE (Medet Höyüğü)
Apollonia Antik Kenti ve Medet Höyüğü, Denizli İli, Tavas İlçesi’nin 7 km batısında düz bir ova üzerinde kurulan Medet Köyü yerleÅŸim alanı içinde yer almaktadır. Tavas Ovası’nın en verimli arazileri üzerinde kurulan Apollonia; batıda Tabai Yolu ile Karia Bölgesi’ne, güneyde Sebastopolis Yolu ile Likya Bölgesi’ne, doÄŸuda Tavas Yolu ile Frigya Bölgesi’ne ulaşımı bulunan antik kentlerden birisidir. Apollonia Antik Kenti’nin kuruluÅŸu hakkında kesin belgeler bulunmamakla birlikte, höyük buluntuları incelendiÄŸi zaman, ilk yerleÅŸimin Tunç ÇaÄŸları’na kadar uzandığı ve kesintisiz olarak devam ettiÄŸi görülmektedir.

Kent Apollonia adını Hellenistik Dönem’de aldığı, en görkemli dönemini Roma Çağı’nda yaÅŸadığı anlaşılmaktadır. Köy camisinin bulunduÄŸu avlu içinde Hadrianus Dönemi’ne ait Apollon Tapınağı’nın temelleri ve yazıtlar vardır. Kentin İ.Ö.1.yy ve İ.S.1.yy arasında kendi adına sikke bastırdığı ve sikkeler üzerinde tanrısal motiflerin yer aldığını görmekteyiz.

Ana Cadde ve Kapılar:
Yaklaşık 1 km. uzunluÄŸundaki kentin geniÅŸ ana caddesi, kenti bir ucundan diÄŸer ucuna ikiye böler. İki tarafında sütunlu galeriler ve önemli kamu yapıları vardır. Her iki ucunda birer anıtsal kapı bulunmaktadır. Bu kapılar ve caddenin büyük bölümü Roma Dönemi’nde inÅŸa edildiÄŸinden, Bizans surunun dışında kalmaktadır.

Güneyinde MS.5. yüzyıla tarihlenen ”Güney Bizans Kapısı” vardır. Kuzeyde, iyi korunmuÅŸ, üç gözlü ve iki yanında yuvarlak kuleleri olan kapıda, İmparator Domitian’a ithaf edilmiÅŸ Latince yazılmış bir yazıt vardır. Bu yazıttan dolayı buna Domitian Kapısı veya Roma Kapısı denir. Bu kapıdan güneye inen yolun surla kesiÅŸtiÄŸi yerde, MS. 5. yüzyılda tarihlenen “Kuzey Bizans Kapısı” bulunmaktadır.

anahtar kelimeler: Pamukkale Tatil Yerleri,Pamukkale otelleri,Pamukkale ucuz otelleri,Pamukkale ucuz pansiyonları,Pamukkale pansiyonları,Pamukkale restaurantları,Pamukkale gezilecek yerleri,Pamukkale tarihi,Pamukkale resimleri,Pamukkale araba kiralama,Pamukkale ucuz tatil,Pamukkale hotelleri,Pamukkale ucuz hotelleri,Pamukkale ulaşım,Pamukkale kalacak yerler,Pamukkale haritası,Pamukkale ilçeleri



Temmuz-8-2007
Filed Under (Denizli) by admin

Sahip olduğu travertenler nedeniyle diğer tatil yerleri arasında büyük fark olan Pamukkale tatil için sizlere değişik bir fırsat sunuyor. En az bir kere görmeniz gereken Pamukkale tatil mekanları içerisinde çünkü o pamuk gibi bembeyaz travertenler gerçekten dünyada görme şansı bulacağınız birkaç ilginç doğal oluşumdan biri. Roma ve Hellen dönemlerinden kalma tarihi eserler ve Hrıstiyanlar için önemli bazı yapıların da kentte olması travertenlerin varlığıyla birleşince, Pamukkale turistlerin akın ettiği bir yer halini almış. Tatil deyince aklınıza deniz, güneş ve kum; eğlenceli gece hayatı geliyorsa belki Pamukkale sizin için uygun olmayabilir ama tatil yerleri içerisinde değişik, huzurlu ve ilginç bir alternatif arıyorsanız Pamukkale ciddi bir seçenek.

Pamukkale tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Hierapolis (Pamukkale), Surlar, Büyük Hamam Kompleksi, Apollon Tapınağı, Tiyatro, Kiliseler, Nekropol, Laodikeia (Büyük Tiyatro, Küçük Tiyatro, Stadyum ve Cimnazyum, Anıtsal Çeşme, Meclis Binası, Zeus Tapınağı, Büyük Kilise), Karahayıt Kaplıcası, Pamukkale Kaplıcaları.

anahtar kelimeler: Pamukkale Tatil Yerleri,Pamukkale otelleri,Pamukkale ucuz otelleri,Pamukkale ucuz pansiyonları,Pamukkale pansiyonları,Pamukkale restaurantları,Pamukkale gezilecek yerleri,Pamukkale tarihi,Pamukkale resimleri,Pamukkale araba kiralama,Pamukkale ucuz tatil,Pamukkale hotelleri,Pamukkale ucuz hotelleri,Pamukkale ulaşım,Pamukkale kalacak yerler,Pamukkale haritası,Pamukkale ilçeleri



Temmuz-5-2007
Filed Under (Denizli) by admin

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 11.868 km²

Nüfus: 750.882 (1990)

İl Trafik No: 20

Horozları ile ünlü Denizli zengin bir tarih ve kültüre sahiptir. Denizli, Hierapolis ve Laodikeia, Tripolis, gibi antik kentleri, kaplıcaları ve dünyada eşi olmayan travertenlere sahip Pamukkale ile görülmesi gereken bir turizm merkezidir.

İLÇELER:

Denizli ilinin ilçeleri; Acıpayam, Akköy, BabadaÄŸ, Baklan, Bekilli, BeyaÄŸaç, Bozkurt, Buldan, Çal, Çameli, Çardak, Çivril, Güney, Honaz, Kale, Sarayköy, Serinhisar ve Tavas’dır.

BeyaÄŸaç: İl merkezine 94 km. uzaklıkta olup ilin güneyinde yer almaktadır. Sahip olduÄŸu doÄŸal güzellikleri ile gelecekte önemli bir turizm merkezi olma yolundadır. Kartal Gölü adı ile bilinen bölgede yaÅŸları 1265′i bulan görülmeye deÄŸer tabiat harikası karaçamlar bulunmaktadır. EÅŸine az rastlanan bu aÄŸaçlar anıt aÄŸaç statüsüne alınmış, bölge ise Tabiat Parkı Koruma alanı olarak ilan edilmiÅŸtir.

Buldan: Denizli il merkezine mesafesi 46 km.dir. İlçe sınırlarında Tripolis yerleşim merkezi görülmeye değer yerlerdendir.

Güney: İlçenin güneyinde 5 km. uzaklıkta Güney Şelalesi bulunmaktadır.

Honaz: Ege bölgesinin de en yüksek noktası olan 2571 m.lik zirve ilçeye adını veren Honaz Dağı’nın doruÄŸudur.

Sarayköy: Denizli merkeze 20 km. mesafededir. Yakın çevrede Kızıldere, Tekke, Yenice ılıcaları vardır. İlçe sınırları içinde ayrıca İn hamamı ılıcaları da vardır.

anahtar kelimeler: denizli Tatil Yerleri,denizli otelleri,denizli ucuz otelleri,denizli ucuz pansiyonları,denizli pansiyonları,denizli restaurantları,denizli gezilecek yerleri,denizli tarihi,denizli resimleri,denizli araba kiralama,denizli ucuz tatil,denizli hotelleri,denizli ucuz hotelleri,denizli ulaşım,denizli kalacak yerler,denizli haritası,denizli ilçeleri