->

İzmir Foça Arası 70 km Otogardan otobüs saÄŸlanabilir. İzmir-çanakkale yolunun 39 km’sinden sola dönüp 26 km. daha yol alındığında Eski foça’ya varılıyor. Çanakkale tarafından geliÅŸte Bergama’dan sonra Yeni Foça ayrımında saÄŸa dönüp sahil yoluyla Eski Foça’ya ulaÅŸmak mümkün.
Turizm Danışma
tel:812 12 22

Yeni Foça’ya 2 km mesafede yer alan Kozbeyli köyü sırtını bir daÄŸa dayamış. Foça denilince akla eski foça geliyor fakat yeni foça’nında bir çok görülmesi gereken güzelliÄŸi mevcut. Foça’da tarihi yerleÅŸmelerden biri kozbeyli köyüdür. Eskiden Rumların yaÅŸamış olduÄŸu köy son zamanlarda canlandı ve ilgi topluyor. Dibek kahvesi köy ününün artmasında çok büyük etkiye sahip ve yerli turistler kadar yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Köyün kurucusu Kuzubeyi isimli bir derebeyi. Köyün aÅŸağısı denize kadar ova. Arkası orman. Bir camisi ve ondan daha önce yapılmış bir kulesi var. 700 yıllık bir geçmiÅŸi olan Kozbeyli’nin ana geçim kaynağı, Ege köylerinin çoÄŸunda olduÄŸu gibi zeytincilik. Güzel taÅŸ evlerinin sık ve iç içe olduÄŸu göze çarpmaktadır.

Siren kayalıkları bugün koruma bölgesi ilan edilmiştir. Çünkü bu bölge fokların orada yaşayıp üremeleri için korunmuştur. Birçok balıkçı ve halk fokların korunması projesine destek veriyor.
incir adası Foça’nın tam karşısında bulunmaktadır. 15 dakikalık bir tekne turuyla ulaşılabilir adaya. İngiliz burnunun karşısındaki adada antik yerleÅŸiminin izleri görülüyor. Mezar odası, Karalara oyulmuÅŸ mum evleri, su kanalları, yüzme havuzları, maÄŸaralar, Kybele kabartmaları, Tapınak kalıntıları gezilecek yerler arasında.

Foça’da fokları andıran adaların en büyüğüdür. Günümüzde foklarımızın yaÅŸam alanı ve kayalıkların içinde ve arasında yer alan maÄŸaralar fokların evleridir. Bu nedenle maÄŸara yakınlarında denize girmek ve kayalıkların üzerine çıkmak fokların rahat yaÅŸayabilmesi için yasak konulmuÅŸtur. Denize girilebilen alanlar Orak adasının kuzeybatısında yer alıyor.
Mitoloji de bahsi geçen Sirenler, vücutları kuÅŸ ÅŸeklinde, baÅŸları ise kadın ÅŸeklinde olan, yaptıkları büyülü müziÄŸin güzelliÄŸiyle tanınan yaratıklardır. Efsaneye göre; burada yaÅŸayan Sirenler, yaptıkları müzikle buradan geçmekte olan teknelerdeki denizcileri büyülerlermiÅŸ. MüziÄŸin ve Sirenlerin güzelliÄŸinin büyüsüne kapılan denizciler, ölene kadar burda kalmak isteÄŸine kapılırlar, bu düşünceler içinde gemileriyle bölgedeki kayalıklara çarparlarmış. Siren Kayalıkları’nın dalgalarla aşınarak aldığı ÅŸekiller de, Sirenler’in doÄŸa üstü müziÄŸini doÄŸrular bir görüntü sergilemektedir.

Eski foça’dan yeni foça’ya doÄŸru giderken görülen Mersinaki koyları en güzel plajlardır. İki foça arasında görülen eski yel deÄŸirmenleri, yarları, kumsalları, otelleri, güzel balıkçı lokantaları ile görümeye deÄŸerdir. Foça çevresindeki bir çok adaya koya günübirlik tekne turları ile gezilebilir. Foça’da Orak adası, Siren kayalıkları ve Akdeniz fokları ile güzel bir ilçe. foça denizi genelde soÄŸuktur. Denize girmek için eski ve yeni foça arasındaki koylardan biri tercih edebilebilir. ilçede daha çok dinlenme amaçlı tatil yapılıyor. Çok fazla geliÅŸmiÅŸ deÄŸildir. Sokaklarında yapılacak bir gezinti çok hoÅŸ evler görmenizi saÄŸlayacak. Ilıpınar Köyündeki Köpeköy çiftliÄŸinde de atlarla orman içinde turlar düzenleniyor.

Foçada son zamanlarda yapılan kazılarda kent duvarlarının bir kısmı ortaya çıkmıştır. Bu kazılar sonucunda Perslerin kenti kuÅŸattıklarında surların önüne toprak yığarak koruma özelliÄŸini kaldırdığı ve buradan girerek kenti aldığı ortaya çıkmıştır. Heredot bu duvarlardan sıkça bahsettiÄŸi için Heredot Duvarı olarak anıla gelmiÅŸtir. Payanda duvarın yanında yer alan 4m. geniÅŸliÄŸindeki boÅŸluÄŸun kent kapısı olduÄŸu ortaya çıkmıştır. Kazılarda çıkarılan Pers ok ve mızrak uçları, kırık amphoralar eski mancınık gülleleri İ.Ö.546′da büyük bir savaÅŸ olduÄŸunu göstermiÅŸtir. Pers Komutanı Harpagos’un ordusuyla Phokaia’lılar arasındaki savaÅŸ, Harpagos’un zaferi ile sonuçlanmıştır.

İzmir ili Foça ilçesinde bulunan dış kalenin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı konusunda bilgi bulunmamakla birlikte 1698 yılında, Osmanlı döneminde inşa edildiği bilinmektedir. Deniz kenarında bulunan kale kesme ve moloz taştan yapılmıştır. Denizi kontrol amaçlı olarak yapılan bu kalenin içerisinde Osmanlı dönemine ait hamam kalıntıları bulunmuştur. Kale günümüzde çok harap durumda olup, duvar kalıntılarından bir kısmı ayakta kalabilmiştir.
BeÅŸkapılar kalesi ise yapım tarihi kesinlik bilinememekte ve XI. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Kesme taÅŸtan yapılan kale dikdörtgen planlı olup, köşelerindeki dikdörtgen kulelerle desteklenmiÅŸtir. Kale içerisinde Bizans döneminde yapılmış yapı kalıntıları bulunmaktadır. Bu antik yapının 1275 yılında surları onarılmıştır. 1455 yılında surlar yine onarılarak bugün dokuz tanesini ayırt edebileceÄŸimiz kulelerle donatılmıştır. Bugün Açıkhava Tiyatrosu olarak kullanılan bölüm ise o dönem ‘kayıkhane’ idi.

Foça’da ilk arkeoloji Roma dönemine ait villaların mozaikleri IV,yy sonraları ile V.yy baÅŸlarına dayanıyor. Foça’da yapılan kazılar 3 bölüme ayrılıyor.3.arkeolojik kazı 189 yılında baÅŸlatıldı. 1989-1990 yıllarında seramik atelyeleri, 1991′de Antik Tiyatro, 1992′de Arkaik Sur (Heredot Duvarı), 1993′te Kybele Açıkhava Tapınağı ve Roma Dönemi mozaikleri 1996′da yine mozaikler bulundu. Ayrıca Foça’nın Arkaik dönemine ait tam plan veren en eski tek yapısı Megaron ortaya çıkarıldı. Kazılarda çıkan bazı malzemelerin (seramin, çanak, çömlek, çatı kiremiti, amphoralar) restorasyonu yapıldı.

Tiyatro Anadolunun en eski tiyatrosudur. 1991 yılında yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Kazılarda Anelamna duvarı ve dört basamağı ortaya çıkarıldı. Tiyatro İ.Ö 340-330 yıllarına aittir.

Foça- İzmir karayolunun 7. kilometresinde Eski İzmir yolunun ve Geç Osmanlı dönemine ait bir köprünün yanında yer alır.Bir baÅŸka ismi taÅŸ evdir. Pers etkisinde yapılmış bir anıt mezardır. İ.Ö.IV yy’a tarihlenen mezar taÅŸ bir loÄŸun içinden açılan koridorla geçilen oda biçiminde bir oyuk ve iki odacık bulunuyor. Ionia’da Persler’e ait tek eser olma özelliÄŸi taşır. Mezar anıtının Bizans döneminde de konut olarak iÅŸlev gördüğünü kazılar sırasında ele geçen buluntulardan anlaşılıyor. Mezar anıtı daha sonra da yüzyıllar boyunca kullanıldı. Anıt Geç Roma döneminde büyük tahrip gördü.