Archive for the ‘Kastamonu’ Category

Temmuz-16-2007
Filed Under (Kastamonu) by admin

Tarihçe

Eski bir yerleÅŸim alanı olduÄŸu bilinen Kastamonu yöresi M.Ö. 18. Yüzyılda Gas’ların yurdu olmuÅŸ ve adını da muhtemelen bu kavimden almıştır. Daha sonraları yöre sırasıyla Hititler, Frigler, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Pontuslular, Romalılar ve Bizanslılar’ ın yönetimine girmiÅŸtir. Romalıların bu yörede kurduÄŸu Paflagonia adlı eyaletin merkezi olan Pompeipolis höyüğü bugünkü TaÅŸköprü ilçesindedir. Bizans hanedanı Kommenoslar tarafından yapılan ve Kastamonu ÅŸehrinin tarihsel çekirdeÄŸini oluÅŸturan Kastamonu Kalesi görkemli görüntüsüyle ziyaretçileri asırlardır selamlamaktadır.

Anadolu’ya Türklerin gelmeye baÅŸlamasından sonra DaniÅŸmentlilere, Anadolu Selçuklularına, ÇobanoÄŸullarına, CandaroÄŸullarına (İsfendiyaroÄŸullarına), Osmanlı İmparatorluÄŸuna kapılarını ve gönlünü açan Kastamonu bu dönemlerin yönetim ve kültür merkezlerinden biri haline gelmiÅŸtir. Fatih Sultan Mehmet zamanında 1460′dan itibaren kesintisiz olarak Osmanlı Devletine baÄŸlanan Kastamonu ve çevresi bu dönemde herhangi bir istilaya ya da çatışmaya maruz kalmamıştır.

Kastamonu, KurtuluÅŸ Savaşında da iÅŸgal görmemekle birlikte baÅŸta Konya ve Ankara’ dan sonra en çok ÅŸehit veren üçüncü ilimiz olmuÅŸtur. Yöre halkı düşmanın yurdu iÅŸgaline karşı büyük tepki göstermiÅŸ; bir çok protesto mitingi düzenlenmiÅŸtir. Bunların içerisinde en dikkate deÄŸer olanlardan biriside 10 Aralık 1919′da hanımların bir araya gelerek gerçekleÅŸtirdikleri İlk Türk Kadın Mitingi olmuÅŸtur.

Milli Mücadele sırasında lojistik destek açısından en güvenilir bölge olan Kastamonu İnebolu Limanın dan Ankara’ya malzeme, cephane ve asker sevkıyatında büyük yararlılıklar göstermiÅŸtir Yöre halkı yaz-kış demeden bölgenin güç ulaşım koÅŸullarına raÄŸmen top yekun bu mücadeleye destek vermiÅŸ; Åžehit Åžerife Bacı, Halime ÇavuÅŸ bu olaÄŸanüstü fedakarlığın ve cesaretin sembol isimleri olmuÅŸtur. İnebolu’da Kayıkçılar Loncası İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiÅŸlerdir. Türkiye’nin çaÄŸdaÅŸlaÅŸmasında da Kastamonu’nun ayrı bir yeri vardır. Büyük önder Atatürk 23-31 AÄŸustos 1925 tarihleri arasında “Åžapka ve Kıyafet Devrimi’ni Kastamonu ve İnebolu’da baÅŸlatmıştır. Bu ziyarete iliÅŸkin fotoÄŸraflar Atatürk’ün Devrimin ilk söylevini verdiÄŸi Kastamonu Arkeoloji Müzesi Atatürk Salonu’nda sergilenmektedir
anahtar kelimeler: kastamonu Tatil Yerleri,kastamonu otelleri,kastamonu ucuz otelleri,kastamonu ucuz pansiyonları,kastamonu pansiyonları,kastamonu restaurantları,kastamonu gezilecek yerleri,kastamonu tarihi,kastamonu resimleri,kastamonu araba kiralama,kastamonu ucuz tatil,kastamonu hotelleri,kastamonu ucuz hotelleri,kastamonu ulaşım,kastamonu kalacak yerler,kastamonu haritası,kastamonu ilçeleri



Temmuz-15-2007
Filed Under (Kastamonu) by admin

Karadeniz’in en güzel yerlerinden biri olan İnebolu, tarih kokan daracık sokakları ve evleri, yemyeÅŸil bitki dokusu, kilometrelerce uzanan sahiliyle, gerçekten görülmeye deÄŸer yerlerden biri…

Nasıl gidilir ?
Kastamonu’dan ise, Seydiler - Küre yolunu kullanarak, İnebolu’ya ulaşıyorsunuz. Kastamonu - Seydiler arasında 1210 metre yüksekliÄŸinde olan Oyrak Geçidi’nde kamyonlara dikkat edin. Yol yapım çalışmaları nedeniyle, Kastamonu ile İnebolu arasında, aracınızı dikkatli sürün.

OTOBÜS

Kendi aracınız yoksa, istanbulve diÄŸer büyük ÅŸehirlerden, Güven ÅŸirketi baÅŸta olmak üzere, Kastamonu’ya giden otobüsleri kullanabilirsiniz. Kastamonu İnebolu arasında, otobüs ve minübüs seferleriyle İnebolu’ya ulaÅŸabilirsiniz.

Nerede kalınır ?
İnebolu’da kalacak yerler sınırlı. Kalacak tesislerin başında sahilde bulunan Yakamoz Dinlenme Tesisleri geliyor. Burası daha önce belediye tarafından iÅŸletiliyormuÅŸ. Motel, bungolov ve ahÅŸap evlerden oluÅŸuyor. Åžimdi İnebolu’lu büyük ÅŸehirlerde yaÅŸan iÅŸadamlarının kurduÄŸu ÅŸirket tarafından iÅŸletiliyor. 26 odalı motel, 10 ahÅŸap ev var. 20 tane de Ytong evden oluÅŸuyor. Tesisin en büyük özelliÄŸi denize sıfır konumda olması.Yüzme havuzu da var.

Denize sıfır olmasına rağmen, deniz dalgalı olduğunda, yüzme havuzu tercih ediliyor. Ytong evlerde mutfak var. Sıcak su sürekli akıyor.

Bungolovlar ise kalacak yerler ranza sistemli.Motel bölümünde ise çift kişilik ve suit olan yerler bile var. Tüm odalar deniz görüyor.

Deniz kıyısında bulunan çardak altı ise bir baÅŸka güzellik sunuyor güneÅŸ doÄŸarken ve batarken burada oturanlara…

İnebolu’nun Karadeniz’de çok az yerde bulunan bir özelliÄŸi var.

GüneÅŸ denizden doÄŸup denize batıyor…

Bu Karadeniz’de bir de Cide’de olan bir özellik.

ÖĞRETMEN EVİ…

İnebolu’da kalınacak diÄŸer bir yer ise Karadeniz sahili boyunca bir çok ÅŸehirde bulunan Öğretmen Evi dinlenme tesisleri…

Burası sahilde yer alıyor. Modern bir tesis… Güzel bir yemek salonu var. Fiyatları da uygun.

Temiz odalarıyla rahatlıkla burada da kalabilirsiniz…

Ne yenir ?
Kastamonu ve yöresinde tadılacak yenilecek yöresel yiyeceklerin başında etli ekmek geliyor. Ama bu Konya ve civarından bildiÄŸimiz etli ekmek gibi deÄŸil. Etli ekmeÄŸi tatmak için de gidebileceÄŸiniz en iyi yer, İnebolu eski belediye baÅŸkanı rahmetli Kadir Karatay’ın, İnebolu’nun en yüksek tepelerinde kurulu olan Karaca Mahallesi’nde açtığı Karaca Cafe… Latife Karatay, mahallede babaannesinden kalan bahçe içindeki evi restore ederek burayı açmış…

Daha cafenin bulunduÄŸu mahalleye çıkarken yerin güzelliÄŸini tahmin edebiliyorsunuz. Tamamen doÄŸal bir ortamda yer alan cafede Lütfiye Hanım, kendi elleriyle açtığı hamurlarla, kıymalı ve peynirli etli ekmek yapıyor. İçtiÄŸiniz ayranın ve yediÄŸiniz etli ekmeÄŸin de tadına doyamayacaksınız…

ÇEKME HELVASI

Tatlı olarak ise çekme helvası meşhur. Başoğlu yöredeki en iyi çekme helvayı satan pastane. O da çarşı içinde yer alıyor. Pastanenin sahipleri helvanın yapımını şöyle anlatıyor. Un, yağ, şeker, gram tartar ve limon tuzundan oluşan çekme helvayı yapmak için, yağ ve un kavruluyor miyane kıvamına gelene kadar. Daha sonra tepsiye diziliyor. Yuvarlak halka haline getiriliyor. 4 kişi karşılıklı olarak 20 dakika kadar çekmeye başlıyor. Tel tel haline geldiği zaman da satışa ve yenmeye hazır hale geliyor.

GÜVEÇ

Arkasından da Türkiye’de hemen herkesin öğlen ya da akÅŸam yemeÄŸinde yediÄŸi güveç geliyor. Evet güveç… Büyük ÅŸehirlerde ancak öğlen ya da akÅŸam yemeklerinde yenen güveç, İnebolu’da sabahları yeniyor… Güveç öylesine meÅŸhur ki, sabah 06.00′da çıkan güveç, en geç 11.00′de bitiyor. İnebolular gelen misafirlerini sabah güveç yemeÄŸe götürüyorlar. Hatta İnebolular, iyi güveç almak için sabahın beÅŸinde lokantalara gidiyor. Olur da yolunuz İnebolu’ya düşerse çarşı içinde bulunan İtimat Lokantası’na bir sabah erkenden uÄŸrayın deriz…

Bir de kelle paça yemeÄŸi de İnebolu’da meÅŸhur… O da sabahları yeniyor…

Alışveriş
İNEBOLU EL İŞLERİ

İnebolu’nun eski çarÅŸafları , sofra bezleri meÅŸhur. El tezgahlarında dokunan peÅŸtamal ve bezleri de alınacaklar arasında. Kastamonu yöresinde kadınlar el tezgahlarında yün fanila dokur ve onu satarlar. Bu tür ürünleri bulabileceÄŸiniz yerlerin başında Kısmet tuhafiye geliyor. Çarşıya girdiÄŸinizde kime sorsanız size yardımcı olurlar. Kastamonu tarzı el dokumalı mutfak perdeleri ve baÄŸ iÅŸi diye nitelendirilen dokulamalar var. Ayrıca Kastamonu iÅŸi çarÅŸafları da bulabilirsiniz.

İNEBOLU PAZARLARI

İnebolu’nun pazarları ise gerçekten yöresel. ÇoÄŸunlukla köylüler satış yapıyor. Satıcıların da çoÄŸu kadın. Bir çoÄŸu kendi bahçesinde, tarlasında yetiÅŸtirdiÄŸi ürünü getirip satıyor. Pazara giderken yöresel kıyafetleri giyip, sırtlarına küfelerini alan kadınlar gerçekten görülmeye deÄŸer. Pazar, salı ve cumartesi günleri kuruluyor. Sabah erkenden açılan pazar, öğleden sonra toplanmaya baÅŸlıyor. O yüzden eÄŸer bu günlerde oralardaysanız, güne erken baÅŸlamanız gerekiyor.

İlginç yerler
TARİHÇE

İnebolu M.Ö. 8.yy’da ve Karadeniz’in Miletliler tarafından kolanizasyonu sırasında koloni olarak kurulmuÅŸtur. İnebolu’nun eski adı, “Abuna Teikos” dur. Bu da eski dönemlerde buraya hükümdarlık yapan Abuno isimli yöneticinin kalesi anlamına gelir. Bu kiÅŸinin adı internette girildiÄŸinde ilginç bir efsane çıkıyor. Efsaneye göre Aleksandros adında bir kâhin tanrılığını ilan etmiÅŸ. Ve daha sonra da Romalılar tarafından cezalandırılmış. Ve buna bakarak İnebolu antik çaÄŸlarda da önemli bir rol oynamış.

İnebolu denilince hemen hepimizin aklına, Karadeniz’de küçük bir sahil kasabası geliyor. Åžimdilerde bu imajla tanınan İnebolu’nun talihi 1880′lerden sonra dönüyor. 1880′lerde yapılan liman inÅŸaatıyla, İnebolu vapurlarla saltanata geçmiÅŸ ve 1930′larda yapılan Çankırı demiryolunun inÅŸaatıyla, kara trenle tarihe gömülmüştür. Çünkü İnebolu bir ticari mevkiiydi ve bütün Karadeniz bölgesinin ticari malları buradan dağıtılırdı. 19. yy sonlarındaki bazı kayıtlarda, her 15 günde bir, 15 biner sandık yumurtanın buradan Fransa Marsilya’ya gönderildiÄŸini görünce önemi ortaya çıkıyor.

İNEBOLU EVLERİ

İnebolu’da evler taraçalaÅŸmış ÅŸekilde akarsu vadisine inen bölgede, bahçelerle çevrili olarak yapılmış. Altları taÅŸ. Buralarda mahzenler, kiler odaları bulunur. Bunun üstüne yapılan yerlerde de halkın yaÅŸayacağı yerler bulunur. Alttaki ev İnebolu’nun en eski evlerinden biridir.

Evin bulunduÄŸu yere arkanızı dönerseniz, karşıda görülen tepe AbeÅŸ tepesidir…

Eski dönemde burada tiyatro olduğu sanılıyor. Ama bölgede arkeolojik kazı yapılmadığı için hiç bir şey bilinmiyor. Buradaki evler genellikle sülalelerin isimleri ile anılır. İnebolu evleri 3. derece tarihi eser kapsamında. Ve bir çok evde yaşayanlar var. Evler yıktırılmıyor ancak restore edilebiliyor.

Dantele ÅŸeklinde iÅŸlenmiÅŸ saçakları olan ev, İnebolu’da önemli ÅŸahsiyetlerden olan Åževket Tamer’in evi. Åževket Tamer İnebolu’da parti baÅŸkanlıkları yapmış. Åžu an içi restore, 1911 yapımı. İnebolu’nun dokusunu yansıtan evlerden biri. İnebolu’nun bir baÅŸka özelliÄŸi de hemen her yerde çeÅŸmelerin bulunması.

1894 yıllığında burası, “akarsuları bol olan yer” olarak da geçiyor.

EVLERİN ÇATILARI DENİZ TAÅžI…

İnebolu evlerinin çatılarına dikkat etmek gerekiyor. Çünkü bunu bir baÅŸka yerde görmek mümkün deÄŸil. Çatılar taÅŸtan yapılmış. Bunun birkaç nedeni var. TaÅŸlar alelade taÅŸlar deÄŸil. Özel olarak denizden çıkarılan taÅŸlardır. Kalınlıklarının belli bir seviyede olması gerekir. Bunlar ısı yapıtımı saÄŸlar. Çok ilkel gibi gözükebilir. Ama çok iyi ısı yalıttığını söyleyebiliriz. İkinci nedeni İnebolu’da çok sert esen poyraz rüzgarları Marsilya kiremitlerini uçurduÄŸu için halk doÄŸal yolla böyle bir çözüm bulmuÅŸ.. Gerçekten taÅŸtan yapılan çatılan görülmeye deÄŸer. Hemen hepsi doÄŸal incelikle olan taÅŸlar evlere bir baÅŸka güzellik veriyor. İnebolu’da eski evlerin çoÄŸu hala bu taÅŸ çatılarla idare ediyor.

GELİŞ TEPESİ

İnebolu’nun en yüksek ikinci tepesidir. Ama çok önemli arkeolojik kalıntılar bulundu burada. Çok küçük çapta bulunan eserler, diÄŸerlerinin onda birinden bile daha az. Genellikle ÅŸu anda bulunanlar geç Bizans ve Osmanlı dönemine ait. Fakat daha derine kazılsa Roma ve İon dönemine ait buluntular bulunacaktır. Atatürk de GeliÅŸ tepesinden İnebolu’yu görmüş.

Buraya gelenlerin İnebolu hakkında bir fikir sahibi olmaları için, ziyaret edebilecekleri yerlerin başında geliyor. Ancak buraya çıkmak biraz zor. Çünkü yolu bozuk. 1897 yılında Rumlar Geliş tepesine bir kilise yapıyorlar ve burası Pontos hareketinin başlangıcı oluyor.

Bir iddiaya göre, Atatürk de buraya geldiÄŸinde, deniz kıyısından GeliÅŸ tepesinde bulunan kiliseyi göstererek, “Bu kiliseyi temelinden yıkın. Zira fesat yuvasıdır” ÅŸeklinde konuÅŸuyor. Ve o kilise temelinden yıkılıyor. Åžu an sadece bir temelleri olduÄŸu söyleniyor.

İNEBOLU’NUN KURTULUÅž SAVAÅžINDAKİ ETKİNLİĞİ

İnönü ve Sakarya savaÅŸları sırasında, İnebolu gerçekten çok önemli bir yere sahip. Anadolu’ya tüm cephane sevkıyatın çoÄŸunluÄŸu İnebolu’dan yapılıyor. Limanın ÅŸu andaki hali 1940′lardan sonra inÅŸaa edilmiÅŸ. 1940 öncesinde buraya gelen cephaneler, yapılan dekovil hattıyla geriye, cephaneliklere doÄŸru taşınırmış. Fazla gelen silahlar da yöredeki 7′den 70′e herkes tarafından sırtta taşınıyormuÅŸ. Böylece denizden gelecek olan bombalamaya karşı da koruma saÄŸlanmış oluyormuÅŸ.

İnebolu 3 kez bombalanmış kurtuluÅŸ savaşında. Maddi hasar meydana gelmiÅŸ. Çok fazla ölüm olayı yok. Atışların çoÄŸu isabetsiz kalmış. Halk arasında şöyle bir rivayet de var. En önemli bombalamalardan biri Kurban Bayramı sabahı olmuÅŸtur. İnsanlar namaz kılarken bomba hemen cami yanına düşmüş. Ama patlamamış ÅŸans eseri olarak. Onu dine yoranlar olmuÅŸ, hatta “Allah’ın kudreti sayesinde patlamadı” denilmektedir.

33 KİLOMETRELİK ÇALIŞMAYAN TELEFERİK

İnebolu yakın zamana kadar gümrük kapısıydı. Ama bu özelliÄŸi kısa süre önce alınmış. Liman ÅŸu anda Küre’den gelen Pirit madenini taşınması için kullanıyor. Mevsiminde ÅŸeker ve kereste de taşınıyor. Åžu an çok canlı bir liman deÄŸil. Bu arada bakırlık pirit madenini taşıması için yapılan teleferik de yapayalnız gelenleri seyrediyor. Teleferik kısa süre çalışmış. Ama kamyoncuların ısrarı üzerine kamyoncular kazandı.

Şimdi insanın aklına gelmiyor değil. Burası acaba insan kullanımına çevrilemez mi diye. Çünkü yük taşıma kapasitesi yüksek. Ama sakıncası nedir derseniz. Teleferik çok büyük uçurumlardan geçiyor. O nedenle insanların burada seyahat edebileceğin düşünmek belki zor.

Ama öte yandan da yemyeÅŸil zümrüt ormanlarının tepesinden yaz kış farklı manzaralarda, iyileÅŸtirilen ve insan taşıma kapasitesine sahip olan bir teleferiÄŸi herkes ister diye düşünmek yanlış mı olur bilinmez…

Yaklaşık 33 kilometre uzunluğunda olan böyle bir teleferik gerçekten yörenin turizm hareketlerinde bir başka etki yapacaktır.

İnebolu’nun en yüksek tepesi İslam tepesidir. Adını o tepenin en yüksek yerinde yatan yatırın isminden almıştır “İslam Baba”, aslında bir Türk mezarından çok Bizans mezarına benziyor. Ama halk İslam Baba olarak nitelendiriyor. Hakkında hiçbir bilgi yok. Aynı yerde iki tane kar sarnıcı var. Bunlar da çok nadir yerlere yapılırdı. Kışın oralarda kar birikiyor. İlkbaharda da ÅŸekerciler katırlarıyla gidiyorlar karları alıp dondurma yapıyorlardı…

ATATÜRK’ÜN KONUÅžMA YAPTIÄžI EV

Türkiye’nin çaÄŸdaÅŸlaÅŸma sürecinde de Kastamonu , önemli rol oynamıştır. Atatürk, 23 - 31 AÄŸustos 1925 tarihleri arasında, Kastamonu ve İnebolu’da, “Åžapka ve Kıyafet İnkılabı”nı baÅŸlatmıştır… Åžu an Türkiye büyük Millet Meclisi Milli Saraylar Genel Müdürlüğü’ne ait bina. İnebolu’da Atatürk’ün ÅŸapka nutkunu söylediÄŸi bina burası. Türkocağı binası. Buraya yarbaşı denirmiÅŸ. Bütün esnaf gelir sabah duasını eder, mendilini bir kere denize doÄŸru sallar, iÅŸine dönermiÅŸ. Bunun uÄŸur getirdiÄŸine , bereket saÄŸladığına inanıyorlar. Åžimdi turizm derneÄŸi burası. Cafe olarak iÅŸletiyor. Alt tarafta küçük bir yer var. MaÄŸara gibi.

KAYIK.. DENK KAYIÄžI

Orijinal… İstiklal savaşından kalma. Bir de piyade kayıkları var. Cephane taşımada kullanılırmış. Bunun nedeni de ÅŸu. Burada tam bir liman olmadığı için, gemiler açıkta demirliyor. Sandallarla kıyıya alınıp, dekovil hattıyla da içerilere cephane taşınıyormuÅŸ. Binanın önünde duruyor. Kaderine boyun eÄŸmiÅŸ. Sandalyelerin arkasında görülmeyi bekliyor. Binanın etrafında denizden bulunmuÅŸ küpler çapalar da var. Biraz otantik bir hava verilmeye çalışılmış. Ama çok elden geçmesi gerekiyor. Tamamen amatör anlayışla yönetilen dernek ve cafe.

PEMBE KÖŞK

İnebolu’nun belki de en ilginç yapılarından biri, ÅŸehri ve limanı tepeden seyreden Pembe Köşk… Yamaca kurulan ve deniz kenarına kadar inen kademeli bahçelerden oluÅŸan köşkün sahibinin İstanbullu olduÄŸu biliniyor. Bir zamanlar halkın gezisine de açıkmış. Ama ÅŸimdi kapalı. Yine dışarıdan geldiÄŸinizi söylerseniz, varsa ev sahipleri yoksa görevliler size bahçeyi açıyorlar. Bunu da iyi ki yapıyorlar. Çünkü bahçe gerçekten görülmeye deÄŸer…

Ortancaların kenarlarda sıralandığı taraçalı bahçeler zinciri sizi karşılıyor. Her bahçenin de bir ismi var. Evde tamamen pembenin tonları kullanılmış. Gül bahçesi, karanfil bahçesi… gibi. Her bahçede de bir çeÅŸme var. Nar çeÅŸmesi, erik çeÅŸmesi gibi… Bir iddiaya göre çeÅŸmelerin isimlerinin yanlarındaki aÄŸaçlardan geldiÄŸi söyleniyor. Bir baÅŸka iddiaya göre ise, çok eskiden çeÅŸmelerin haznelerine, ismini veren meyvelerin suyu konulurmuÅŸ. Bahçeye ismini veren meyvenin suyu da buralardan akarmış… Bağımsız taraçalarda güvercinlikler, oturma grupları, her türlü çiçek yer alıyor. Gerçekten ilginç bir yer. Limana kadar iniyor. Büyük bir arazide yer alıyor.

İNEBOLU ÇARŞISI

İnebolu, biri 1880 diÄŸeri de 1885 yıllarında iki yangın geçiriyor. Ama ÅŸu an çarşının binalar harici orijinal hali aynen duruyor. Sokak aralarında dolaşırken kendinizi bir anda yüz yıl öncesinin sokaklarında hissedebilirsiniz… 1885 yılında dönemin Kastamonu Valisi Abdurrahman PaÅŸa tarafından dönemin baÅŸ mimarı Balaneski’ye planları çizdiriliyor. Ve bütün sokakların birbirine açılmasını istiyor. Binalar ahÅŸap deÄŸil kâgir olarak yapılıyor ve bunların bazı örnekleri günümüze kadar geliyor.

Sokaklar aynı… 1880′li yılların görüntü.. 6,5 yedi metre geniÅŸliÄŸinde. Çarşıda gezerken önünüze çıkan cami İnebolu’nun en eski camisidir. Yapım tarihi belli deÄŸildir. 1885 yılında onarıldığını söylersek caminin ne kadar eski olduÄŸu gözler önüne serilir… Bu caddeden düz olarak tırmanmaya baÅŸlarsanız, İnebolu’nun eski evlerinin bulunduÄŸu sokaklar karşınıza çıkmaya baÅŸlıyor… Hepsi birbirinden ilginç ve görülmeye deÄŸer yerler…

Özel aracınızla İnebolu çarşısını gezmek isterseniz en iyisi, iyi bir yere park edip gezin. Çünkü park yeri bulmak zor.
anahtar kelimeler: inebolu Tatil Yerleri,inebolu otelleri,inebolu ucuz otelleri,inebolu ucuz pansiyonları,inebolu pansiyonları,inebolu restaurantları,inebolu gezilecek yerleri,inebolu tarihi,inebolu resimleri,inebolu araba kiralama,inebolu ucuz tatil,inebolu hotelleri,inebolu ucuz hotelleri,inebolu ulaşım,inebolu kalacak yerler,inebolu haritası,inebolu ilçeleri



Temmuz-5-2007
Filed Under (Kastamonu) by admin

GENEL BİLGİLERYüzölçümü: 13.108 km²

Nüfus: 423.611 (1990)

İl Trafik No: 37

Eski bir yerleÅŸim merkezi olan Kastamonu il merkezi ve ilçelerinde bir çok eski eser ziyarete açıktır. Belli baÅŸlıları Araç, TaÅŸköprü, Küre, Abana ilçeleri sit alanı kapsamındadır. TaÅŸköprü’de Zımbıllı Tepe (Pompeipolis), İnebolu’da AbeÅŸ Kalesi, GeriÅŸ Tepesi, Çatalzeytin’de Ginolu Koyu, Cide İlçesinde Gideros Koyu arkeolojik sit alanıdır.

İLÇELER:

Kastamonu ilinin ilçeleri; Abana, AÄŸlı, Araç, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Daday, Devrekani, DoÄŸanyurt, Hanönü, İhsangazi, İnebolu, Küre, Pınarbaşı, Seydiler, Åženpazar, TaÅŸköprü ve Tosya’dır.

Araç: İl merkezine 44 km uzaklıkta bulunan ilçe Kastamonu - Karabük karayolu üzerindedir.

Cide: İl merkezine uzaklığı 146 km.dir. 12 km kumsalı olan Cide, konumu gereği tarih boyunca İpek Yolu üzerinde önemli bir liman olma özelliğini sürdürmüştür.

Daday: İl merkezine uzaklığı 32 km. dir. Atatürk 23 - 31 AÄŸustos 1925′te “Åžapka ve Kıyafet İnkılabı” dolayısıyla Kastamonu’ya geldiÄŸinde ilçeyi ziyaret etmiÅŸ ve KöpekçioÄŸlu Konağında misafir edilmiÅŸtir.

Devrekani: İl merkezine uzaklığı 29 km.dir. Eski bir yerleÅŸim merkezi olan Devrekani höyük ve harabeleri, çeÅŸme ve camileri ile arkeolojik yönden zengindir. 23 - 31 AÄŸustos 1925 Kastamonu ziyaretlerinde Atatürk 28 AÄŸustosta ilçeyi ziyaret etmiÅŸ, Bozkocatepe - Kurukavak Köyünde ormanlık bir alanda bulunan MüftüoÄŸlu Mehmet Bey’in çiftliÄŸinde misafir edilmiÅŸtir.

Hanönü: İl merkezine uzaklığı 69 km. dir. Kastamonu’ nun en önemli yatırlarından, türbesi ÅŸehir merkezinde bulunan Åžeyh Åžaban-ı Veli İlçenin Çındar Köyünde M.1471 yılında doÄŸmuÅŸtur. İlçede Mayıs ayı ilk haftasında “Åžeyh Åžaban-ı Veli Anma Haftası” Ekim ayının ilk haftası Panayır düzenlenmektedir.

İhsangazi: İl merkezine uzaklığı 37 km. dir. İlçenin İsalar Mahallesinde bulunan Haraçoğlu Camii ve Türbesi tarihi ziyaret yeridir.

İnebolu: İl merkezine 97 km uzaklıktadır. İlçe merkezi kentsel sit alanıdır. 347 tescilli yapı bulunmaktadır. Abeş Tepesi ve Geriş Tepesi Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillidir.

Küre: İl merkezine uzaklığı 61 km.dir. İlçede bulunan Doğanlar Kalesi M.Ö. 1700 - 1100 yıllarında yapılmıştır. Küre orman içi yayla turizmi için elverişli ve tabii güzellikleri olan bir ilçedir. Yaralıgöz Dağı eteklerindeki kanyon görülmeye değerdir.

Pınarbaşı: İl merkezine 92 km uzaklıktadır. Ilıca köyünde bulunan Roma Dönemi “Ayazma” da ılık su hala mevcuttur. Aynı köyde Devrekani Çayı üzerinde ÅŸelale görülmeye deÄŸer yerlerdir. İlçenin Sümenler Köyü sınırları içinde Sorkun yaylası yakınında bulunan daÄŸlık alanda Ilgarini MaÄŸarası turizm için önemli bir potansiyel arz etmektedir.

anahtar kelimeler: kastamonu Tatil Yerleri,kastamonu otelleri,kastamonu ucuz otelleri,kastamonu ucuz pansiyonları,kastamonu pansiyonları,kastamonu restaurantları,kastamonu gezilecek yerleri,kastamonu tarihi,kastamonu resimleri,kastamonu araba kiralama,kastamonu ucuz tatil,kastamonu hotelleri,kastamonu ucuz hotelleri,kastamonu ulaşım,kastamonu kalacak yerler,kastamonu haritası,kastamonu ilçeleri