Archive for the ‘MuÄŸla’ Category

Åžubat-4-2008
Filed Under (MuÄŸla) by admin

GENEL BİLGİLERYüzölçümü: 13.338 km.²
Nüfus: 562.809 (1990)
İl Trafik No: 48
Ege Bölgesinin güneyinde yer alan Muğla, Asar (Hisar) dağı eteklerinde ovaya doğru yayılmış, kendine has mimarisi, daracık sokakları ve herbiri turizm merkezi ilçeleri ile tam bir turizm cennetidir.
İlçeler:
Muğla (merkez), Bodrum, Dalaman, Datça, Fethiye, Kavaklıdere, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Ortaca, Ula, Yatağan.
Kavaklıdere : Denizden 850 m. yükseklikte kurulması nedeniyle güzel bir yayla konumundaki Kavaklıdere, yemyeÅŸil bitki örtüsü doÄŸal su kaynakları ve bakır manzarasıyla yayla turizmi için ideal bir yerdir. Aydın-MuÄŸla karayolundan yataÄŸan yakınlarındaki Kavaklıdere’ye  sapıldığında, DerebaÄŸ köyündeki Karia ve Roma dönemlerine ait anfi tiyatro, heykeller ve lamitlerin bulunduÄŸu Hyllarima antik kentini ve Sarıyayla köyündeki tiyatro, sunaklar ve mezarların bulunduÄŸu Kys antik yerlerini gezilebilir.
Datça: M.Ö.VII.Y.Y.’da Ege adalarından gelerek Ionya’nın güney kıyılarına yerleşen Dor’lar tarafından kurulmuştur. Datça ve çevresi çok eski bir tarihe ve medeniyete sahiptir. Ünlü heykeltraş Prokstel burada yaşamıştır. Şehirde Apollon ve Venüs adına yapılmış çeşitli mabetler, büyük tiyatro, oyun ve toplantı yerleri bulunmaktadır. Zamanın en ünlü tıp merkezi Datça’dadır. çevreye göre rutubet oranı az, nefis havası ve şifalı suları ile Datça, yaşanılmaya değer bir yerdir.
YataÄŸan : MuÄŸla-Aydın karayolunun 26 km. sinde yer alan YataÄŸan; Stratonikeia, Laotna ve Panarama antik kalıntıları ile tanınır. Kentte, Athena Heykeli ve bir yönetim binası bulunmaktadır. Turgutlu Kasabası yakınlarındaki Lagina’da, Hereta adlı üç baÅŸlı savaÅŸ tanrıçası adına yapılan Heykel Makedi, BaÄŸyaka köyündeki surlarla çevrili bir tepe üzerinde kurulmuÅŸ antik kalıntılar bulunmaktadır.
Ula : Gökova Körfezini oluÅŸturan iki yarımadanın birleÅŸme noktasına kurulan ilçenin MuÄŸla’ya uzaklığı 14 km dir. Ege Deniziyle birleÅŸtiÄŸi noktada yer alan Gökova Körfezi ve bu körfezdeki Sedir (Klopatra) Adası, Ula’nın önemli turizm merkezleridir. Sedir Adası’nda Apollon tapınağı, opera ve tiyatroyu gezdikten sonra Kleopatra’nın denize girdiÄŸi incecik kumlu plajında yüzmek önerilir. Gelibolu, Çınar Köyü, Turnalı ve Akbük, Akyaka diÄŸer önemli koylardır. AhÅŸap malzemelerinin ağırlıkla kullanıldığı özgün Ula evlerini incelemek ayrı bir heyecan kaynağıdır.
Ortaca : KöyceÄŸiz Gölünü Akdeniz’e baÄŸlayan Dalyan kanalından İztuzu kumsalına doÄŸru yol alırken, 5000 yıldır canlılığını koruyan kaya mezarları ile karşılar. Tepeleri çam ormanları kaplı, nesli tükenmekte olan Caretta Caretta kaplumbaÄŸalarının yaÅŸam alanı olan İztuzu kumsalları önemli çekim deÄŸerleridir. Ä°lçenin diÄŸer sahili, antik kent kalıntılarının bulunduÄŸu , ince kumu temiz denizi ve doÄŸal güzelliÄŸiyle Sarı Germedir.
Dalaman : Zengin ormanları kuÅŸ cenneti, av ve yayla turizminin geliÅŸmiÅŸliÄŸi ve daÄŸ köylerinin güzelliÄŸi ile dikkat çeker. Çöğmen ve Kayacık köylerindeki Hippokone ve Oktapolis; KapıdaÄŸ yarımadasındaki Cyra, Lissia, Lydai kalıntıları görülecek yerlerdir. Yassıcalar, Zeytinli, Zeysare, Domuz ve Göcek adalarını gezmek , Dalaman Çayı üzerinde dinlenmek daÄŸ köylerini ziyaret etmek önerilir. Sersala, Boynuzbükü, Bünyüş, KurÅŸunlu, Göbün, Sıralıbük ve TaÅŸkaya Koyları “Mavi yolculuk” un uÄŸrak yerleridir.



Ocak-24-2008
Filed Under (MuÄŸla) by admin

Kale, bugünkü MuÄŸla çevresindeki antik yerleÅŸimler içinde savunmaya elveriÅŸli ve en yüksek bir tepe üzerinde bilinen ve Hitit metinlerinde söz edilen “Mobolla” Kalesidir.

Bu alanın önündeki alt düzlükte II. bin Anadolu Hitit ve I. Bin Frig ve Urartu geleneklerini yansıtan ve Karya ve Lykia yöresinde varlığını geç dönemde de sürdüren açık hava kutsal alanları görülür. Mobolla kalesinin dikdörtgen bloklardan oluşan sur kalıntıları oldukça iyi korunmuştur. Kuzeydeki düzlüğe yakın yerinde ise yüksek teraslar üzerine oturtulmuş ve en az üç katlı olan ve harçlı moloz taşlardan yapılma bir ortaçağ sarayı yer alır. Mobollanın doğu ve batı üst yamaçlarında kaya mezarları yer alır.

MuÄŸla Evleri
Özellikle Hisar Dağı eteklerine doğru yoğun bir şekilde yer alan bu evler, kentsel siluetli kırmızı kiremitli çatı, beyaz duvar ve üzerlerinden taşan yeşil ağaçlar üçlüsünün oluşturduğu armoni içinde, geleneksel dokuyu yansıtan yapılardır. Büyük çoğunluğu avlulu ve iki katlıdır.

Camiler

KurÅŸunlu Cami;
1493 yılında Esseyyit Sucaaddin tarafından yaptırılmıştır. MuÄŸla’daki diÄŸer camilere göre farklı özelliÄŸi kubbesinin kurÅŸunla kaplı olmasıdır.
Åžahidi Cami;
Önceleri Seyyid Kemalettin adına kurulan bir mescit iken, 1848′de Hacı Osman AÄŸa tarafından onarılmış ve geniÅŸletilmiÅŸtir. Camii avlusunda Åžahidi Dedenin türbesi ve Seyyid Kemalettin ile İbrahim Dedenin mezarlığı vardır.
Ulu Cami;
Kentin en eski camisi olarak bilinen Ulu Cami, Menteşe Sultanlarından İbrahim Bey tarafından 1334 yılında yaptırılmış, daha sonraki dönemlerde restore edilmiştir.



Temmuz-25-2007
Filed Under (MuÄŸla) by admin

Göl kıyısındaki lokantalarda tatlısu balıklarından tadabilirsiniz. Yılanbalığı, levrek ve kefal bulunuyor. Deniz balıkları ise Bodrum’dan geliyor. Lokantaların en hoÅŸ yanlarından biri de bütün yemeklerin zeytinyağı ile yapılıyor olması. Üstelik fiyatlar da bütçenizi sarsmıyor.



Temmuz-25-2007
Filed Under (MuÄŸla) by admin

Bafa Gölü’nde konaklamayı düşünürseniz, göl manzaralı pansiyonların sayısı da oldukça fazla. Ayrıca kamp yapmaya da elveriÅŸli bir bölge.

Pelikan Pansiyon
Tel: (0-252) 543 51 58

Heraklia Kaya Pansiyon
Tel: (0-252) 543 53 80

Heraklia Selene’s Pansiyon
Tel: (0-252) 543 52 21



Temmuz-25-2007
Filed Under (MuÄŸla) by admin

Bafa Gölü’ne Milas-Söke karayolu üzerinde yer alan Bafa Beldesi’nden geçilerek 10 km’lik bir yolla ulaşılıyor. Çevre gezilerine meraklı olanlar engebeli arazide tepelere tırmanmak için yaz aylarında sabahın erken, akÅŸamın ise serin saatlerini seçmeliler. Bafa Gölü sakinleri turistlere Antik Kent turu için rehberlik hizmeti veriyorlar.



Temmuz-25-2007
Filed Under (MuÄŸla) by admin

TaÅŸ taÅŸ üstünde… Bafa Gölü
Bazen burnumuzun dibindeki güzellikleri yıllarca farkedemeyiz. Tıpkı Söke-Milas karayolu üzerindeki Bafa Gölü gibi… Bu yoldan Bodrum’a giderken her defasında gölün yanından geçer, ama çevresini hiç merak etmeyiz. Tarihle doÄŸanın buluÅŸma noktasını bu kez es geçmeyin.

Bafa Gölü, Milas İlçesi’nin sınırları içerisinde, Söke Ovası’nde yer alıyor. Bu bölgenin arkeolojik deÄŸerler açısından Türkiye’nin en zengin yerlerinden biri olduÄŸunu söylersek, gölün kıymetini kısadan özetlemiÅŸ oluruz. Söke Ovası, 2000 yıl önce denizmiÅŸ; büyük bir körfez varmış burada. Büyük Menderes Irmağı’nın getirdiÄŸi alüvyonlar körfezi doldurunca, ova haline gelmiÅŸ. Bugünkü Bafa Gölü, denizden bir parça olarak arada kalmış. CoÄŸrafya dersi gibi gelmiÅŸ olabilir, ama buranın coÄŸrafyası üstüne konuÅŸulmaya deÄŸer.
Gölün üzerinde üç küçük ada var. Buralarda manastırlar, kiliseler kurulmuÅŸ çok eskiden. En eskisi “Yediler Manastırı”. Tarihi kalıntıların yanısıra, balıkçıl kuÅŸları, pelikanlar, karabataklar ve ördekler de hemen dikkatinizi çekiyor. Etrafı zeytin aÄŸaçlarıyla çevrili gölün doÄŸal zenginliklerini tamamlıyor kuÅŸlar. Sahilde birçok tekne gezi için yolcularını bekliyor. DolmuÅŸ usulü çalışan teknelerle ada turu yapmak mümkün. Bu keyifli tur sırasında yüzme molası da veriliyor. Ama en keyifli anlar, güneÅŸ battıktan sonra gökyüzüne vuran kızıllığın gölün rengini deÄŸiÅŸtirmesi seyrettiÄŸiniz saatler.

Tarihi zenginlikler
Göl turu, adalardan sonra antik Heraklia kentine dek uzanıyor. BeÅŸparmak DaÄŸları’nın güney eteklerinde, gölün kıyısına kurulu kente Bafa Beldesi’nden dönüp, 9 kilometrelik toprak yolla da ulaÅŸabilirsiniz. Bu yolculuk bir hayli keyifli, çünkü çevredeki kayaların ilginç ÅŸekilleri hayal gücünüzü zorluyor yol boyunca. Her kayada baÅŸka bir ÅŸekil arıyor ve buluyor gözleriniz… Yol önce Kapıkırı Köyü’ne ulaÅŸtırıyor sizi. Köye girmeden, sahile inen bir yol ayrılıyor. Karşınızda Heraklia, antik yapılarıyla bir taeih hazinesi!
Heraklia’nın tarihi M.Ö. 7. yüzyıla uzanıyor. Hellenistik ve Roma dönemlerinde parlayan kent, deniz ticaretiyle zenginleÅŸmiÅŸ. Bizans döneminde ise psikoposluk merkezi olmuÅŸ.
Kayalık ve engebelik bir arazi üzerine kurulan kent, 6.5 metre yüksekliğinde surlarla ve 65 kuleyle çevrilmiş. Mükemmel denecek kadar düzgün olan taş işçiliği bugün bile farkediliyor.
Kentin içindeki Athena Tapınağı, günümüze kadar gelebilmiÅŸ ÅŸanslı yapılardan. İki katlı olarak inÅŸa edilen Agora’dan ise geriye tek kat kalmış. Yinede dükkan ve hanların yerlerini görebiliyorsunuz. Agora’nın doÄŸusundaki “U” planlı yapı, M.Ö. 2. yüzyılda inÅŸa edilen Åžehir Meclis Binası. Sonra sırasıyla tiyatro, Endymion Kutsal Alanı ve Haham Manastırı’nı gezebilirsiniz.
Geçerken uÄŸramak yerine bütün tatilinizi de göl kenarında geçirebilirsiniz. Sıkıldığınızda günübirlik çevre gezileri yapmak da mümkün. Milas’ta Gümüşkesen Mezar Anıtı’nı, içme suyuyla da tanınan Labranda antik kentini, Didim, Milet ve Lasos’u mutlaka görün.
Sadece Milas’ gezmek bile bir gününüzü alır. Sokaklar, evler, hanlar tarihi dokusuyla çarpıcı güzellikler saÄŸlıyor. Ünlü Milas halıları da görülmeye deÄŸer.



Temmuz-23-2007
Filed Under (MuÄŸla) by admin

Akyaka giriÅŸinde çeÅŸitli restoranlar, pizzacı ve lokantalar, kampçılar için marketin yanında semt pazarı da kuruluyor. Dere kenarına giderseniz aÄŸaçlar altında ahÅŸap masalı bahçe restoranlarında deniz ürünleri et ve piliç ızgara yiyebilirsiniz. Deniz kenarında kafe restoran ve çay bahçeleri buluyor. Bir baÅŸka restoran Çınar plajına giden sahilde yer alıyor. Günlük balıklar içinde özellikle Lahos, etinin sıkı oluÅŸu ve lezzetiyle damakta tat bırakıyor. Yücelen otelde konaklıyorsanız zengin açık büfe, hem göze hem mideye hitap ederken otelin ızgara köftesini özellikle öneriyoruz. Ünlü sabah kahvaltısı ise tek başına bir baÅŸka keyif. MuÄŸla’dan geçiÅŸinizde yakınlarınıza alabileceÄŸiniz en anlamlı hediye Marmaris çam balı olabilir.



Temmuz-23-2007
Filed Under (MuÄŸla) by admin

Akyaka köyünde birçok pansiyon bulunuyor. Oteller arasında mimarisiyle dikkati çeken Yücelen Otel var. Nail Çakırhan imzalı Ula mimarisi örneği estetik otelde geniş bahçe binbir türlü çiçekle bezeli, botanik parkı görünümünde. Dağdan gelip otel alanı içinden geçen su kanalları hem otelde kalanların su sesinde uyuyup aynı sesle uyanmalarını sağlıyor, hem de soğuk kaynak suları alabalıkların gelişmesine olanak tanıyor. Bahçedeki ördeklerin arasından, su kaplumbağalarının bulunduğu kanaklardan küçük köprülerle geçip açık ve kapalı bölümlerin bulunduğu ve haftasonu canlı müzik yapılan restorana geliniyor. Bar, TV, oyun odası, toplantı salonu, lobi, yüzme havuzu bulunan tesisin bir kısmı Bungalow 85 odalı ve sahili plaj.

Yücelen Otel
Tel: (0-252) 243 51 08 - 243 54 34

Club Çobantur Marina
Tel: (0-252) 243 45 50
26 oda 2 suit 2 restoranlı

Ottoman Residence
Tel: (0-252) 243 59 01

Otel Orkide, Otel Bayrischer diğer seçenekler arasında. Akyaka ormaniçi kamp ve karavan alanı da mevcut.



Temmuz-23-2007
Filed Under (MuÄŸla) by admin

830 km’lik İstanbul-MuÄŸla arası yaklaşık sekiz saat sürüyor. MuÄŸla çevre yolundan sonra sakar geçidinden Gökova’ya iniÅŸte saÄŸdan ayrılan iskele sapağı Akyaka köyüne devam ediyor. Otobüs yolculuÄŸunu tercih edenler Fethiye seferleri ile Gökova’da benzin istasyonları önünde inerek taksi veya sık geçen Akyaka minibüsleri ile yoldan da görünen köye çok kısa sürede ulaÅŸabilirler. En yakın havaalanı Dalaman ve Akyaka’ya uzaklığı 65 km.



Temmuz-23-2007
Filed Under (MuÄŸla) by admin

Tatilcilerin gözdesi; ünlü Akyaka
Gökova Körfezi kıyısındaki Akyaka, sırtını, dimdik yükselen Sakartepe’ye dayandığı için soÄŸuktan korunmuÅŸ, sakin, huzurlu, gürültüsüz bir tatil cenneti oluvermiÅŸ. Akyaka, bünyesinde gizlediÄŸi sayısız sürprizleriyle özellikle tatilcilerin gözdesi.
MuÄŸla’dan ayrılıp Marmaris yönüne giderken Sakartepe çıkar önünüze. Ve gözünüze sığmayan manzarası ile Gökova körfeziyle karşılaşırsınız birdenbire. Artık, şöyle bir durup; hem soluklanıp mola verebilirsiniz, hem de doyumsuz panoramayı içinize sindire sindire seyredebilirsiniz. Sakartepe’nin eteÄŸinde Akdeniz’in kalbi Gökova ile kucaklaÅŸan yeryüzü cenneti Akyaka’ya gidiyoruz. Akyaka, bünyesinde gizlediÄŸi sayısız sürprizleriyle tatilci ailelelerin gözdesi.
MuÄŸla’dan Marmaris yönüne gidiÅŸte Sakartepe’ye gelince Gökova körfezi, gözünüzün alabildiÄŸine uzanır. GeniÅŸ ve çok ÅŸeritli rampa sizi döndüre döndüre indirdiÄŸinde uçaktaymış gibi görünen manzarayı seyrederken 934 metre yüksekliktesiniz. Deniz seviyesine doÄŸru inip, kavÅŸaÄŸa yaklaşırken sağınızda “iskele” tabelası belki dikkatinizi çekmez bile. Öyle ya önünüzde ip gibi uzanan, araç kullanmanın en çok haz verdiÄŸi yollarımızdan biri olan Okaliptus aÄŸaçlarının tünelinde Marmaris’e veya yanındaki yoldan KöyceÄŸiz, Dalyan, Ekincik, Fethiye, Göçek gibi tatil merkezlerine gitmek var. İşte Sakar geçidi iniÅŸini bitirirken saÄŸa ayrılan yolu takip ederseniz gerçek bir yeryüzü cennetine, bir çeÅŸit huzur sığınağına ulaşırsınız. Burası Gökova sahilinde yer alan küçük, sevimli, hepsi birbirinden cazip alımlı, eÄŸitici güzellikte evleriyle Akyaka köyü.
Mimarisi çok farklı Akyaka’da, beton apartman bitiÅŸik yapılaÅŸma yok. Yörede evler, MuÄŸla’nın Ula İlçesi’ndeki eski evler örnek alınarak inÅŸa edilmiÅŸ. Mimari dokuya konaklama tesisleri de uyunca tümüyle harika bir köy oluÅŸmuÅŸ. Åžayet ev yaptırma projeniz varsa, sizi seçmekte kararsız bırakacak birçok örnekle karşılaÅŸabilirsiniz. Yöre mimarisinin öncüsü; Türkiye’nin birçok yerinde eserler bırakan 1983 Uluslar arası AÄŸahan Mimarlık ödülünün sahibi Nail Çakırhan. Mimarlık eÄŸitimi olmamasına karşın kendi yaptığı, geleneksel mimari özellikleri taşıyan eviyle bu ödülü alan Çakırhan, Ulalı yapı ustalarıyla çalışarak ahÅŸap ağırlıklı diÄŸer evlere de ruh ve can katmış.
EÅŸsiz güzellikteki Gökova Körfezi kıyısındaki Akyaka, sırtını, dimdik yükselen Sakartepe’ye dayadığı için kuytuda kalıp, soÄŸuktan korunmuÅŸ, sakin, huzurlu, gürültüsüz bir tatil cenneti oluvermiÅŸ. İklim itibariyle dört mevsim yaÅŸanır Akyaka’da rüzgar hafif hafif, ılık, temiz, deniz kokulu esiyor. Kısa süre sonra etkisini farkediyor, dinlendiriciliÄŸinin yanısıra iÅŸtah açıcı olduÄŸuna da karar veriyorsunuz.
Denizle kucaklaşan çam ormanı gözünüzü okşuyor, dereler üzerine kurulu restoranlar, sazlar arasında yüzen ördekler masanızda kalan ekmek lokmalarını beklercesine etrafınızda dolaşıyor. Estetik ortam ruhunuzu dinlendiriyor.
Akyaka girişinde küçük bir çarşı pizzacı, PTT, market ve bazı konaklama tesisleri önünden geçip sola devam ederseniz Yücelen Otelin bulunduğu, bebeklerin bile yüzebileceği 200 metre devam eden sığlıktaki pürüzsüz kumlu plaja geliyor. Ana yoldan düz devam edenler orman içi dinlenme tesislerinin bulunduğu alandan devam ederek, iskele mevkii burnunun sağına geliyorlar. Kıyıda bir restoran ve çınar plajına uzanan asfalt sahil yolu bulunuyor. Yaz aylarında coşan kırmızı çiçekli zakkumlarla kaplı koy Kaputas, Ulaş plajlarında olduğu gibi birkaç metre sonra derinleşiyor. Bu sayede dalgada dibi karışmayan deniz, eşsiz mavi tonlarına sahip rengiyle konukları büyülüyor. Her zaman berrak ve Gökova mavisini taşıyan denizin sahili renkli küçük taşlarla kaplı. Koyda taşların açık renkli düzgün yüzlerine kısa dörtlük şiirler yazmak veya su dolu kavanozlara koyup renklerini seyretmek için taş toplayanlara da rastlanıyor.
Akyaka sahilinde Çınar plajı yolu üzerinde yer alan Eski İskele’den (Maden İskelesi) 1950′den 65 yılına kadar Sıtkı Koçmanın krom madeni ihracatı yapılmış. Aynı iskele Osmanlı İmparatorluÄŸu Arap ülkelerine tahıl ihraç iskelesi olarak, daha öncesinde ise Mısırlılar hurma, kumaÅŸ getirmek için kullanmışlar. İskelenin DoÄŸu Bizans döneminde ÅŸarap, narenciye ihraç iskelesi olduÄŸu da biliniyor. Anadolu’dan getirilen mallar bu iskeleye giriÅŸte ve çıkışta katır taşımacılığı ve 40 kürekli teknelerle yapılmış. Osmanlının gümrük ambarı olarak kullanılan dört duvar olarak günümüzde de varlığını sürdürüyor. Akyaka’dan Akbük’e kadar olan orman arazisi sit alanı olarak korunuyor ve iskan izni bulunmuyor.
Akyaka yakınlarında bir baÅŸka ilginç koy ise Marmaris yolu üzerinden ayrılan ve Sedir Adası’nın biraz ilersinde bulunan Boncuk Koyu. Özellikle su altına meraklıların dalış yaptığı koy’a yarım kilo ağırlıkta köpek balıkları yumurta bırakmaya geliyorlar. 100 yıllık tarihi boyunca herhangi bir tehlikeli olaya rastlanmayan koyda balıklar izlenebiliyor.
Sahil yürüyüşleri, su sporları, balık avcılığı, tekne gezilerine katılmak, sığ plajın kum hareketlerini fotoğraflamak, piknik yapmak, sahil restoranları, cafe ve çay bahçelerinde oturup sessizliği dinlemek köyde yapabilecekleriniz arasında. Antik kentlere meraklıysanız Prienne, Milet, Didim, Harekleiea stratonikaie, Kaunos gibi ören yerlerini gezebilirsiniz. Sessizlik ve sakinlikten sıkılıp bir antrak vermek isterseniz 32 km uzaklıkta Marina yaşantısı, alışveriş, moda, müzik ve eğlencenin her türlüsünün yaşandığı Marmaris genişletilmiş yeni yoluyla yanıbaşınızda.