Archive for the ‘Sakarya’ Category

Şubat-6-2008
Filed Under (Sakarya) by admin

Sakarya : Tanıtımı, Resimleri, Tarihi - İl İl Türkiye İklimi, verimli toprakları, ormanları, akarsuları, gölleri ve önemli göç yolları üzerinde bulunması dolayısıyla eski çağlardan beri önemli bir yerleşim merkezi olan Sakarya’nın ilk yazılı tarihi M.Ö. XII. yüzyıla kadar uzanmaktadır.

İlk yerleşik kavmi Frigler olan bölgede daha sonra sırasıyla; Bithynialılar, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Romalılar ve Bizanslılar hakimiyet kurmuşlardır. Bizanslılara ait en ünlü eser, 560 yılında Sakarya Nehri üzerinde kurulan Justinianos köprüsüdür.

Selçukluların Anadolu’ya girmesinden sonra toprak kaygısına düşen Bizanslılar, iki devlet arasında hudut olan Sakarya Nehri boyunca çok sayıda hudut muhafaza kaleleri kurmuşlardır. Halen harabe halinde olan bu kalelerden en önemlileri; Seyifler, Harmantepe, Adliye, Kurtköy, Çobankale, Paşalar ve Mekece kaleleridir.

1071 Malazgirt zaferiyle Anadolu’nun Türklere açılmasından sonra, Selçuklu Sultanı Alparslan’ın komutanlarından Artuk Bey’in İzmit yakınlarında Bizanslıları bozguna uğratmasıyla bölge, Selçukluların idaresine girmiştir.

Selçukluların zayıflamasıyla kısa bir süre İlhanlıların elinde kalan bölge,1291’de Osmangazi’ye bağlı boy beylerinden Konur Alp tarafından fethedilerek Osmanlıların hakimiyetine geçmiştir

1313-1337 yılları arasında da Osmaneli, Mekece, Pamukova, Geyve, Mudanya, Akyazı, Mudurnu, Düzce, Sapanca, Kandıra, Bursa, İznik, Gemlik ve İzmit’ in fethiyle birlikte bölge, tümüyle Osmanlı idaresine geçmiştir.

1563’te köy, 1646’da Bolu’ya bağlı bir nahiye olan Adapazarı’ nın 1658’de tekrar köy, 1692’de kaza, 1701’de Sapanca’ya bağlı bir köy, 1742’de nahiye ve 1837’de İzmit Sancağı’na bağlı bir kaza haline getirildiği tarihi kayıtlardan anlaşılmaktadır.

1852’de Kocaeli Mutasarrıflığına bağlanan Adapazarı, 22 Haziran 1954 tarihinde 6419 sayılı kanunla il olmuş ve “Sakarya” adını almıştır.

26 Mart 1921’ de Yunan işgaline uğrayan bölge, 21 Haziran 1921 tarihinde düşman işgalinden kurtarılmıştır. Nitekim 21 Haziran tarihleri, ilin düşman işgalinden kurtarılışının yıl dönümü olarak her yıl törenlerle kutlanmaktadır.

Kurtuluş savaşında önemli bir yeri olan Adapazarı, Ali Fuat CEBESOY, Sırrı BEY, Hasan Cavit Bey, Koçzade Mahmut Bey, Yüzbaşı Abdurrahman Bey, Kaymakam Tahir Bey gibi Kuva-i Milliyenin pek çok kahramanına yardım ve destekle Milli Mücadelenin şerefli sayfalarında yer almıştır.



Temmuz-15-2007
Filed Under (Sakarya) by admin

Toprağı bereketli. Yamaçları çam ve meşe ağacı ile kaplı. Baharda kır çiçekleriyle daha da renklenen, kuğuların uğrak noktası Poyrazlar Gölü…

Poyrazlar Gölü, aynı isimli köyü ile Adapazarı’nın yanıbaşında turizmle yeni tanışan Milli Park statüsünde bir gölü. Doğa harikası göl, İstanbul, Kocaeli, Adapazarı gibi yoğun yerleşim alanlarından hafta sonu piknik için gelenlerin yanı sıra, özellikle bahar aylarında göçmen kuşları da ağırlıyor.

Nasıl gidilir ?
Özel araçla yola çıkanlar, Bolu veya istanbul yönünden otoban kolaylığı ile Adapazarı’ndan geçecekler. Karasu kavşağından ayrılınca Poyrazlar Gölü’ne ulaşıyorlar.

Kent içinden geçen ana yolu takip ederek , şehir içinde yön gösteren tabelalara dikkat! 9 kilometre sonra, Adapazarı’nın kuzeydoğusundaki Poyrazlar Köyü ve gölüne ulaşacaklar.

Aynı yolu belediye otobüsü ile gitmek isteyenler, Adapazarı Çeşme Meydanı’ndan saat başı kalkan seferleri kullanabilirler. Adapazarı’nın rafinerilere yakınlığı nedeniyle, aracınızını yakıt deposunu kentlere oranla daha ekonomik fiyatla full yapabilirsiniz.

Nerede kalınır ?
Göl çevresindeki Milli Park alanı, kamp sahası.

Yazın kampcı ve karavan tutkunlarının tercih ettiği yerlerin başında geliyor.

Ne yenir ?
Poyrazlar Gölü’ne giderken ya da dönerken, Adapazarı içinde tarihi köftecide yiyeceğiniz ekmekli özel köftelerin ve içeceğiniz şıranın tadına doyamayacaksınız.

Göl çevresi piknik alanı olarak düzenlenmiş. Bir ölçüde ihtiyaçları karşılayan tabii mevsiminde giderseniz! büfe bulunuyor. Ama piknikçiler yiyeceklerini beraberlerinde götürüyor.

Göle giderken tavuk gördüğünüz evlerden köy yumurtası sorabilirsiniz. Gölde balık tutmak yasak. Ancak izin verildiği zaman yakalanan kızılkanat balıklarıyla menünüzü çeşitlendirebilirsiniz.

Gün boyu tertemiz havada iştahınız iyice açıldıysa, açılmadıysa da farketmez. Mutlaka gidin! Adapazarı deyince ilk akla gelen ıslama köftenin tadına bakın.
Adapazarı depreminden önce şehir merkezinde, bir baska yerde hizmet veren Ünlü Kazım Paşa Köftecisi, Adapazarı çarşı merkezindeki yeni yerinde faaliyetine devam ediyor.

1912 yılından bu yana hizmet veren köftecide, yiyeceklerinizin tadını unutamayacaksınız. Bu köftelerin özelliği ne derseniz!

Izgarada pişirilen köftelerin tadına doyum olmuyor ama, en az köfteler kadar lezzetli olan ekmekler köfteye tadını veriyor.

Yanında turşu ve soğan veriyorlar. İçecekleriniz arasında bulunan şıra da, köfteyle birlikte bir başka lezzette.

Alışveriş
Bölgenin kendine özgü alabileceğiniz belli ürünleri yok. Ancak yol üstünde İzmit’ten geçerken pişmaniye, saray helvası, lokum gibi geleneksel yol lezzetlerini alabilirsiniz. Bir de bölgenin patatesleri ile köylerden getirilip E-5 karayolu kenarında satılan mevsimime göre hemen her ürünü alabilirsiniz. Hepsinde büyük şehirlerde bulamayacağınız tadlar var.

İlginç yerler
Bolu Yedigöller, Gölcük, Abant, Sapanca kadar tanınmasa da, bu şirin göl ulaşım kolaylığı, sessiz, sakin, huzurlu ortamı ile ilgi görüyor.

Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı Poyrazlar Gölü’nün Milli Egemenlik Parkı, özellikle hafta sonları piknikçilerin, doğaseverlerin akınına uğruyor. Poyrazlar Köyü, 750 dönümlük alana kurulu ve 90 haneli. Adapazarı’nın bol yağış alan bereketli toprakları üzerine kurulu köyün halkı, sebzecilik, meyvecilik ile uğraşırken, senede üç mahsül aldıklarını belirtiyor. Mısırcılık başta olmak üzere, yöre halkı tipik köy evlerinin bahçelerinde ve tarlalarında tavukçuluk ve hayvancılıkla da uğraşıyor.

Poyrazlar Gölü’nün sadece bir kıyısında kurulu olan köy, göl çevresini turlamak isteyenlerin yolu üzerinde bulunuyor. Yapılaşmaya karşı bilinçli olarak mücadele eden köy halkı, doğayı da korumak için çaba sarfediyor. Gölün büyük bölümü ise, doğa ile yalnız kalmak isteyenlerin hoşlanacağı, dinleneceği yerlere sahip.

İlkbaharda kır çiçekleriyle renklenen göl çevresi, sonbaharda sararıp kızaran yapraklarla kışkırtıcı bir güzelliğe bürünüyor.

Poyrazlar Gölü’ne gelenler girişte, Milli Parklar’a belli bir ücret ödüyor. Araç için de ekstra ücret alınıyor. Araçla girmek istemeyenler girişte araçlarını park edebiliyorlar. Piknik masaları, ocaklar, çocuk oyun aletleri, kameriyeler, iskeleler, piknikçi doğa severler için hazırlanmış. Asfaltlanmış yolları kullanarak istediğiniz yere aracınızla gidebiliyorsunuz.

Göl yaz ve kış alarında dibinden çıkan kaynak su ile besleniyor. Suyun fazlası Sakarya nehrine ulaşırken, değişken suya sahip gölü, karabatak, sakarmeke, ördek, kuğu gibi kuşlar da ziyaret ediyor. Kurbağa seslerinin sıkça duyulduğu göl çevresinde otlayan koyun, kuzu, inek ve kaplumbağalar diğer görebileceklerinizden.
Bazı bölümlerinde nilüferler açan, bazı kıyıları sazlarla kaplı Poyrazlar Gölü’nün derinliği, 12 metre. Dibi bataklık olan ve yüzme yasağı bulunan göl suları da yüzmeye elverişli değil.

Adapazarı’nda gideceğiniz yerler arasında Atatürk’ün kaldığı ev de gezilebilir. Binanın birinci katında Atatürk’ün özel eşyaları ve sofra takımları görülebilir. Müzenin bahçesinde arkeolojik parçalar, mezar stelleri sergilenmekte.

Bazı bölümlerinde nilüferler açan, bazı kıyıları sazlarla kaplı Poyrazlar Gölü’nün derinliği, 12 metre.

Dibi bataklık olan ve yüzme yasağı bulunan göl suları da yüzmeye elverişli değil.

Adapazarı’nda gideceğiniz yerler arasında Atatürk’ün kaldığı ev de gezilebilir.

Binanın birinci katında Atatürk’ün özel eşyaları ve sofra takımları görülebilir.

Müzenin bahçesinde arkeolojik parçalar, mezar stelleri sergilenmekte.
anahtar kelimeler: sakarya Tatil Yerleri,sakarya otelleri,sakarya ucuz otelleri,sakarya ucuz pansiyonları,sakarya pansiyonları,sakarya restaurantları,sakarya gezilecek yerleri,sakarya tarihi,sakarya resimleri,sakarya araba kiralama,sakarya ucuz tatil,sakarya hotelleri,sakarya ucuz hotelleri,sakarya ulaşım,sakarya kalacak yerler,sakarya haritası,sakarya ilçeleri



Temmuz-15-2007
Filed Under (Sakarya) by admin

Hava bozsa, ağaçlar yapraklarını dökse, rüzgar esip, yağmur yağsa da, Maşukiye her zaman cennet gibi.

Nasıl gidilir ?
Maşukiye’ye gitmek için özel aracınızla İstanbul’dan yola çıktığınız zaman iki yönden gidebilirsiniz. Öncelikle bilinen klasik yöntemle, yeni adıyla D-100 karayolu eski adıyla E-5 karayolunu takip edebilirsiniz. Ancak özellikle haftasonu için Maşukiye’ye gezi planladıysanız yapacağınız tek şey, otobanı kullanmaktır.

Eğer Avrupa yakasından gidiyorsanız, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü geçtikten sonnra, Ankara yoluna, TEM otobanına gireceksiniz. İstikametiniz, bundan sonra çok kolay. Otobanda 120 kilometre olan hız sınırlamasına uyarak yolculuk yaparsanız, yaklaşık 1.5 saatte Maşukiye’ye ulaşabiliyorsunuz.

Bu sırada etrafınızda sonbaharda yavaş yavaş sararan yeşillikler, İstanbul’un çirkin betonları bitince karşınıza çıkacak. Bunları seyretmeye doyamayacaksınız.

Özellikle İzmit’i geçtikten sonra, Sapanca Gölü kenarındaki yeşil doku sizi biranda kendinizi tatilin kucağında hissettirecek.

Otobanda Adapazarı’na gelirken, Sapanca Gölü çıkışı tabelasını görünce hemen
yavaşlayın. Gideceğiniz yere çok az süre kalmış demektir. Sağ şeride geçin ve Sapanca çıkışında, otoban için 600 bin lira ödeyin. Gişelerden çıkınca yol ikiye ayrılıyor. Siz hemen sola dönüş işaretini verin ve yola devam edin. Maşukiye’ye kadar yaklaşık dört kilometre yolunuz var.

Bu arada dört ufak köy geçeceksiniz. Hemen hepsi birbirinden güzel köy evleri beton denizinden sonra (İstanbul’daki çirkinliklerden bahsediyorum) gözlerinizi dinlendirecek.Ardından Maşukiye’ye hoş geldiniz tabelası sizi karşılıyor.

Yolda sola dönüş sinyali verin ve Maşukiye’nin içine girin. Burada Kartepe tabelasını takip edin. Aracınızla giderken, karşınıza birden bire yolun sağ tarafında alabalık vadisine geliyor. Aracınızı güvenle lokantalara giden yolun kenarına park edin.

Nerede kalınır ?
Maşukiye’de gecelemek için kalacak çok yer yok. Burasının en büyük eksikliği bu. Ancak özellikle son yıllarda bölgeye karşı yoğun bir talep var. Özellikle İstanbul’dan belli gelir grubunun üstündeki insanlar burada konut sahibi oluyor. Sapanca Gölü’nün etrafı ve buranın en yüksek tepesi olan Kartepe yoğun yerleşim içinde… Hemen her yerde gecekondu değil ama lüks, kaliteli malzemeden evler yapılıyor. Bu evler gerçekten her göreni imrendirecek düzeyde.

KARTEPE’DE THE GREEN PARK KARTEPE RESORT

Kartepe’de yapımı yılan hikayesine dönen, 17 yıl boyunca yapımı bekleyen tesisler nihayet bitti. Kayak tesislerinin en büyük özelliği, İstanbul’a en yakın kayak tesisi olması. 1 saat 15 dakikada otobandan buraya ulaşabiliyorsunuz. Tesislerdeki kayak pistleri 42 km uzunluğunda. Kar kalınlığı mevsiminde 80 ile 120 cm kalınlığında.

İstanbul’a 150 km uzaklıkta yer alan ve 1600 metre yükseklikte bulunan otel ve tesisleri hem yaz hem de kış için ideal.

Kartepe’deki oteli ulaşmak için yapmanız gereken tek şey, Maşukiye’de bulunan bağlantı merkezine gitmek. Her koşulda, siste, aşırı kar yağışında bile size bu tesise götürecek özel araçları var. Onlarla 17 km yukarıda bulunan tesislere gidiyorsunuz. Yol kışın en ağır şartlarında bile açık. 30-35 dakika içinde 4 yıldızlı tesise ulaşıyorsunuz.

Tesislerin içinde her türlü kayak seviyesine göre, kayaklar, elbiseler yer alıyor. Bunları kiralayarak kayak da yapabiliyorsunuz. Kayak hocaları da var. Onlardan da ders alma imkanınız var.

Kayak hakkında biraz bilgi de öğrenmek isterseniz aşağıdaki notlara bakın derim. bÖncelikle kayağa yeni başlayanlar için önleri daha geniş olan kayak takımları veriliyor. Hocalarınız kayak takımlarını giyerken öncelikle botlarınızda bulunan karların temizlenmesi gerektiğini söylüyorlar. Çünkü böylece kayaklara tam anlamıyla hakim oluyorsunuz.

İLK DERS.
Kayağa ilk kez başladıysanız öncelikle size kayak takımlarını nasıl giyeceğiniz öğretiliyor. Sonra da butonlarla güç alarak düz yerde kaymaya başlıyorsunuz.

Durmak içinse, kayaklar arka taraftan dışa doğru açılıyor. Yani ayaklarınızla “ters V” yapıyorsunuz. Bu şekilde durabiliyorsunuz.

Dönmek içinse, botunlarla güç alıp dönme yönünün tersine ayaklar eğiliyor. Dönüş bu şekilde gerçekleşiyor.
Kartepe’nin en iyi yanı, yılın hemen her mevsiminde eşsiz güzellikte olan manzarası. Zaten bölge damar tıkanıklığı olanların yürüyüş yaptığı yer olarak da biliniyor.Gerek yemeklerden sonra, gerekse spor için buraya yapacağınız yürüyüşle keyifli saatler geçirebilirsiniz.

Diğer konaklama merkezleri ise, İzmit ve Adapazarı gibi merkezlerde yer alıyor. Bölgede sürekli oturmayı düşünüyorsanız, sayıları hayli fazla olan emlakçılarla temasa geçin. Göl manzaralı evleri gerek yazın gerekse kışın kiralayarak şehir yaşantısından uzakta hafta sonları ve boş vakitlerinizi geçirebilirsiniz.

Ne yenir ?
Maşukiye’de yemek yemek gerçekten çok keyifli. Alabalık Vadisi’nde ise zevkli yemek yiyeceğiniz garanti. Öncelikle buraya adını veren alabalıkların tadına mutlaka bakmalısınız. Bu alabalıkların bir de özelliği var. Bu bölgede satılan alabalıkların büyük bölümü, hemen vadi içinde bulunan Mersu alabalık üretme havuzlarından alınıyor. Bu havuzlar da balıklar toprak kokmasın diye, özel olarak yapılan beton havuzlarda yetiştiriliyor. Burada bulunan içkisiz Yayla Alabalık tesisleri, gerek yiyecekleri, gerekse sunumuyla gidenleri pişman etmeyecek kalitede bir lokanta. Buranın en büyük özelliği, hemen yanıbaşından Kartepe’den gelen suların birleştiği, nehirin akması. Yemek yediğiniz yer ise masallardaki gibi. Yaz ya da kış hiç farketmiyor. Nehir üzerine uzanan tahtadan setler üzerine, yine yöreden elde edilen ağaç ürünlerinden masalara oturuyorsunuz.

Öyle hemen her yerde gördüğünüz plastik sandalyeler yok. Masaya oturduğunuz zaman size ilk olarak yörede taze olarak toplanan ürünlerden oluşan mevsim salatası getiriliyor. Bunu seyretmek bile göz zevkinizi okşuyor. Ardından toprak testi içinde Kartepe’nin suyu geliyor. Suyu kana kana içebilirsiniz. Gerçekten tadı doyumsuz.

Burada kiremitte alabalık, kiremitte peynir ve kiremitte mantar ile kiremitte köftenin tadına mutlaka bakmanızı öneriyoruz. Bu yemekler hemen her damak tadına uygun kalitede…

Fiyatlarına gelince… Bu tesislerde yiyeceğiniz yemeklerin tadı yanında fiyatları da İstanbul’daki lokantalarla kıyaslanamayacak düzeyde. İstanbul’da kebapçıda iki kişi için ödeyeceğiniz fiyata burada dört kişi her şeyiyle yemek yiyip kalkmanız mümkün.

Alışveriş
Maşukiye’de alışveriş yapmak için çok çeşitli ürünler var. Öncelikle Kartepe’den gelen suyla beslenen Alabalıklar geliyor.

Ardından bölgenin halkı çerkez ağırlık olduğu için lokantalarda da kullanılan Çerkez Peynirleri’ni unutmamak gerekiyor. Daha sonra ise çeşit bol.

Bölge sulak olduğu için mevsimine göre her çeşit meyveyi bulmak mümkün.

Maşukiye’ye iki kilometre uzaklıkta bulunan mantar çiftliklerini de unutmamak gerekiyor.

Köy ekmeğini severseniz, dede mesleğini sürdüren Taş Fırını’ndan alacağınız ekmeğin tadına doyamayacaksınız. Ekmeklerin en büyük özelliği ekşi maya ile yapıldıkları için dökülüp dağılmamaları.

Taş fırınında asıl ekmeğin yanısıra, taze çerkez peyniri ve bulabirseniz mutlaka almanınızı önereceğim füme peyniri var. Peynirin özelliği ise şu ; Çerkez peyniri imal edildikten sonra, 24 saat ile 3 gün n arasında dinlendiriliyor. Gürgen ya da meşe ağaçlarının talaşlarından yakılan ateşin isinin ortasına konuluyor. Peynir, 3 günle bir hafta arasında iste füme ediliyor.İste ne kadar kalırsa, peynir o kadar tok ve lezzetli oluyor. Peynir gerçekten hiç bir yerde bulamayacağınız bir lezzette.

Yapılan çerkez peynirlerinin sütü de özel. Belli cinslerdeki ineklerin sütlerinden yapılıyor. Sütler dükkan sahibi tarafından yüksek bir fiyatla köylülerden toplanıyor ve işleniyor.

Yol kenarında satılan meyveler ise dalından kopartılıp satışa çıkarıldıkları için taptaze. İstanbul’un en büyük sorunu olan su problemine kendiniz de bir çözüm bulabilirsiniz.

Yanınızda götüreceğiniz bidona, Akpınar, Gümüşpınar, Dalar batmaz, meleksuyu gibi pınarlardan su doldurabilirsiniz.

Bundan başka afiyet olsun demek kalıyor bize…

Görüşmek üzere…

İlginç yerler
Maşukiye’de ilginç yerlere gelince. Sonbahar gelince yaprakların sararmasını, birer birer yerlere dökülüşünü izlemek istiyorsanız, İstanbul’a çok yakın olan Maşukiye tam size göre. Yemyeşil sık bitki dokusunun içine girdiğinizde kendinizi kaybedebilirsiniz. Buraya gittiğinizde yapacağınız en iyi şey alabalık vadisinin yukarılarına doğru tırmanmak. Tırmanmak dedikse hemen çekinmeyin. Lokantaların bittiği yerde toprak yol sizi tırmanmak istediğiniz yere kadar çıkarıyor. Yanınızda çocuğunuz varsa da fark etmez. Yavaş yavaş tırmanmaya başlıyorsunuz.

Etrafınıza göz gezdirmeyi ihmal etmeyin. Çünkü birbirinden ilginç yeşil dokunun içinde kestane, meşe, gibi ulu ağaçları görebilirsiniz.Yolun başında sizi hoş bir sürpriz de bekliyor. Dağlardan gelen sulardan oluşturulan şelale yazın etrafına gelenleri serinletiyor. Kışın da yağan yağışların etkisiyle daha coşarak sizleri karşılıyor. Daha da tırmanmak isterseniz suyun ana toplandığı yere çıkabilirsiniz. Burası lokantaların bulunduğu yerden yarım saatlik uzaklıkta bulunuyor. Isteyen burada dinlenip yola devam edebilir.İsteyen de dönüşe geçebilir.

Bir başka yürüyüş rotası ise, Kartepe yolu. Aracınızla, Alabalık vadisine girmeden sol taraftan Kartepe yoluna girerseniz, istediğiniz yere gidebilirsiniz. Yani aracınızı park ettikten sonra. Gerçi, aracınızla zirveye kadar da çıkabilirsiniz.

KARTEPE

Ancak bunu kışın gerçekleştirmek biraz zor.Çünkü yolun ilk kilometrelerinden sonra ulaşım zorlaşıyor. Ekim ayından itibaren zirveye çıkmak çok zor. En iyisi sıkıca giyinip yürüyüşü gerçekleştirmek.

Yol boyunca önce Çiçekli Yayla’nın sonra da Subaşı ve Motali restoranlarını görebilirsiniz. Daha da devam ederseniz karşınıza günübirlik piknik alanı olarak kullanılan Kuzuyayla Mesire yeri çıkar. Burası tepeye 4 - 5 kilometre uzaklıkta. Eğer kışın değil de yazın Kartepe’ye çıkıyorsanız, kış turizmi için hazırlanan ama ne yazık ki yıllardır bitirilemeyen zirvedeki oteller bölgesine kadar ulaşabilirsiniz. Yol boyunca durup Sapaca Gölü’nü, Adapazarı Ovası’nı tepeden seyretmeyi unutmayın.
anahtar kelimeler: sakarya Tatil Yerleri,sakarya otelleri,sakarya ucuz otelleri,sakarya ucuz pansiyonları,sakarya pansiyonları,sakarya restaurantları,sakarya gezilecek yerleri,sakarya tarihi,sakarya resimleri,sakarya araba kiralama,sakarya ucuz tatil,sakarya hotelleri,sakarya ucuz hotelleri,sakarya ulaşım,sakarya kalacak yerler,sakarya haritası,sakarya ilçeleri



Temmuz-5-2007
Filed Under (Sakarya) by admin

GENEL BİLGİLERYüzölçümü: 4.817 km²

Nüfus: 683.061 (1990)

İl Trafik No: 54

Sakarya Marmara bölgesinde önemli bir turizm merkezidir. Karadeniz sahili boyunca uzanan geniş plajları başta olmak üzere gölleri, zengin orman ve yaylaları, vadi ve kanyonları, sıcak su ve içme suyu kaynakları Sakarya’nın sahip olduğu doğal değerleridir.

İlçeler:

Adapazarı (merkez), Akyazı, Ferizli, Geyve, Hendek, Karapürçek, Karasu, Kaynarca, Kocaali, Pamukova, Sapanca, Söğütlü, Taraklı.

anahtar kelimeler: sakarya Tatil Yerleri,sakarya otelleri,sakarya ucuz otelleri,sakarya ucuz pansiyonları,sakarya pansiyonları,sakarya restaurantları,sakarya gezilecek yerleri,sakarya tarihi,sakarya resimleri,sakarya araba kiralama,sakarya ucuz tatil,sakarya hotelleri,sakarya ucuz hotelleri,sakarya ulaşım,sakarya kalacak yerler,sakarya haritası,sakarya ilçeleri