Archive for the ‘Şanlıurfa’ Category

Şubat-25-2008
Filed Under (Şanlıurfa) by admin

şanlıurfa

Şanlıurfa Belediye Başkanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba tarafından halkın kendi tarihi, kültürel ve turistik değerlerini görmeleri ve tanımaları amacıyla başlatılan “Tarihe Yolculuk Turları”na vatandaşlar büyük ilgi gösteriyor.

Harran, Bazda Mağaraları, Hanel Ba’rur, Şuayb Şehri ve Sogmatar ören yerlerine Belediye Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından ücretsiz olarak düzenlenen turlara katılan vatandaşlar, tarihi bölgelerle ilgili Belediye Kültür-Turizm Müdürü Nemci Karadağ, eski çağ tarihçisi İbrahim E. Emiroğlu, sanat tarihçisi Sait Rızvanoğlu ve turizm uzmanı Adnan Demirkol’dan bilgi aldı.

Masrafların ve katılımcıların kumanyalarının belediye tarafından karşılandığı tarihe yolculuk turlarına şimdiye kadar 155 kişinin katıldığını belirten Şanlıurfa Belediyesi Kültür ve Turizm Müdürü Necmi Karadağ, “Belediye başkanımız tarafından organize edilen bu gezilere insanlarımızın gösterdiği ilgi memnun edici. Şanlıurfa’da yaşayıp da bu tarihi zenginlikten haberi olmayan çok sayıda insanımız, gördükleri karşısında şaşırıyor. Şu ana kadar iki kez düzenlediğimiz gezilere vatandaşların ilgisi hayli iyi. Önümüzdeki günlerde düzenleyeceğimiz turlara şimdiden gelip isimlerini yazdıranlar hayli fazla” dedi



Ocak-24-2008
Filed Under (Şanlıurfa) by admin

Musevi, Hristiyan ve Müslümanlar tarafından tanınan Hz. İbrahim (A.S)’ın Urfa’da doğup yaşadığına inanılmış olması bu kentin her üç dine mensup topluluklarca kutsal olarak tanınmasına neden olmuştur. Hz. İbrahim (A.S)’ın doğduğu mağara, ateşe atıldığında düştüğü yerde oluşan Halil-ür Rahman ve Aynzeliha Gölleri ile çevrelerindeki kutsal mekanlar her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilmektedir.
Şanlıurfa’nın Tarihi
Şanlıurfa’nın bulunduğu yerde, M.Ö 2000 yıllarında Hurrit Devletinin bir kenti bulunuyordu. Bazıları, İbrahim Peygamberin, şimdi Mevlid Halil camiinin bulunduğu yere yakın bir mağarada doğduğuna inanır. Bugün mağara , kutsal yer olarak ziyaret edilmektedir ve girişteki güvercin sürüleri yaşlı insanların dua etmelerini engeller gibi gözükmüyor.

GÖRÜLMELİ-GEZİLMELİ



Temmuz-15-2007
Filed Under (Şanlıurfa) by admin

Urfa, Peygamberler şehri olarak bilinmesinin yanında, Hristiyanlığın, Museviliğin ve Müslümanlığın en kutsal saydığı Hz. İbrahim’in doğduğu ve yaşadığı şehir olarak bir başka özelliği var.

Gezilecek yerlerinin yanında, “kemiksiz pirzola”sı, “ballı dondurma”sıyla, lezzetli yiyeceklerin mekanı. Tabii Urfa kebabını da unutmamak lazım. Yani Urfa, güneydoğu gezilerinde gidilecek önemli noktalardan biri.

Nasıl gidilir ?
KARAYOLU İLE İSTANBUL-URFA

Önünüzde 1274 kilometrelik yol var. Sizleri uzun ve zahmetli bir yolculuk beklediği kesin. Ancak ilk hedef, İstanbul- Kaynaşalı arasında otobanı kullanmak. Sonra da Bolu dağı geçişi var. Eğer vaktiniz varsa İstanbul’dan erken yola çıktıysanız, Bolu dağında kahvaltı molası verebilirsiniz. Belki de canınız güzel domates çorbası çekerse Varan tesisleri ne güne duruyor.

Bolu dağından indikten sonra, tekrar otobanı kullanmak en mantıklısı. Hem kamyonlarla, hem TIR’larla uğraşmadan keyifli yolculukla Ankara’ya ulaşıyorsunuz.

Arkasından önce Kırşehir’e, sonra Nevşehir’e ulaşıp, Niğde üzerinden Pozantı’ya geliyorsunuz. Ancak bu yolda dikkatli olmakta fayda var. Çünkü dağdan aşağı inerken balatalara dikkat. Yol boyunca yer alan kamyonlar, trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek kadar sizin sabırlarınızı zorluyor. O nedenle bu yolu, hız yolu olarak değil de, etrafı keyifle seyretme fırsatı olarak değerlendirin. En azından ayaklarınız da dinlenir, gözleriniz de. Tabii ki sizde…

Pozantı’dan inerek, Tarsus’a ulaşıyorsunuz. Otobanda Adana ve Gaziantep’e gelirken, Nur dağı, Türkiye’nin en iyi karayolu uygulamalarının yer aldığı 3 büyük viyadük ve iki kavisli tünelle geçiliyor. Etrafı seyretmeyi, yolun keyfini burada çıkarmayı unutmayın.

GAZİANTEP-URFA İŞKENCE YOLU!

Gaziantep’ten sonra Urfa yoluna çıktığınızda, bir anda hız sınırınız 40 kilometrelere düşüyor. Çünkü ne yazık ki, Bu iki ili ve daha doğrusu Gaziantep’i Kuzey Irak’a ve İran’a bağlayan bu yol, işkence yoluna dönüşüyor. Çünkü yol bozuk ama hem de nasıl bozuk..

Günde binlerce aracın geçtiği yol otoban bitmediği için, tek gidiş gelişli bir yol. Bu yoldan Urfa’ya ulaşmak işkence! Her adımda, “Bozuk yol” “Tamirat çalışması var”, tabelaları karşınıza çıkıyor. Aşırı sıcaklarda, aşırı yüklü araçlar nedeniyle çöken asfalt da bu yola eklenince, kendinizi bir anda uzun konvoyun peşinde buluyorsunuz. Sollama yapmanız da çok tehlikeli olunca, o kısacak yol gözünüzde büyüyor.

Yani, İstanbul- Gaziantep arası sizi belki çok yormaz ama, Gaziantep-Urfa yolu yorgunluğunuza yorgunluk katacak bir yol. Tedbirli olun. Gerekirse Gaziantep’te mola verin. Gerekirse, Urfa yolu üzerinde yer alan, Birecik’te mola verin. Kelaynak yetiştirme çiftliğini gezin.

UÇAKLA

İstanbul’dan direk THY ve özel havayolu şirketlerinin uçaklarıyla Gaziantep’e gitme şansınız var. Ankara’dan da uçakla Gaziantep’e ulaşıp, karayolu ile Urfa’ya gidebilirsiniz.

Nerede kalınır ?
Urfa son yıllarda gerek Türkiye’den gerekse dünyanın bir çok ülkesinden Gaziantep’e gelenlerin de mutlaka uğradıkları yerlerin arasında yer alıyor. Bu nedenle kentte kalınacak yerlerin sayısı da artmış durumda.

Eğer kent merkezinde kalmak isterseniz, en iyi adreslerden biri, Halülrahman Gölü arkasında yer alan Otel Edassa. Otel taş mimarisiyle, konumuyla, güzel bir yerde. Urfa Kalesi ve camileri özellikle geceleri, aydınlatıldığı zaman keyifle izliyorsunuz.

Otelde uydu televizyon, otoparkı, iş adamları için her türlü imkânı var.

Otel Edassa, Tel: (0-414) 215 99 11

DEVLET KONUKEVİ

Urfa’nın belki de en geleneksel evlerinden biri olduğu için en güzel otellerinden biri. 1991 yılında Şanlıurfa Valiliği tarafından onarılarak hizmete açılmış. Balıklıgöl’e çok yakın konumda yer aldığı için, talebi çok. Ama gitmeden önce telefonla yer ayırtabilirsiniz. Odalarda kalış fiyatları bölgeye göre uygun.

NEREDE: Selahattin Eyyubi Camisi’nin karşısında yer alıyor. Geleneksel Ufra mimarisinin en güzel örneklerinden biri. Haremli ve selamlık bölümleri olan iki katlı yapısı var. Çok güzel avlulu bir bahçesi var. Toplam 6 odası var. Biri de suit. İlla ki lüks otellerde kalmak, buraya kadar gelmişken geleneksel bir evde kalmak istiyorum derseniz burası tam size göre.

Devlet Konukevi’nde lokanta hizmeti de var. Özellikle yazın bahçesinde yemek yemek çok keyifli. Konukevi’nde grup olarak da yemek yeme imkanınız var. Ayrıca sıra geceleri de yapılıyor.

Devlet Konukevi; 0414 215 46 78

Ne yenir ?
Urfa deyince yemek konusunda alternatifler çok. Acılı kebaplar, yöresel yemekler sizleri bekliyor. Ayrıca, bostana salatası, borani, lebeni çorbası, soğan tavası, kenger aşı ve daha onlarca yemekler sırada sizi bekliyor. Bütün bunların tadına bakmak için Urfa’da Gülizar Konukevi bir başka adres.

Devlet Konukevi’nde lokanta hizmeti de var. Özellikle yazın bahçesinde yemek yemek çok keyifli. Konukevi’nde grup olarak da yemek yeme imkanınız var. Ayrıca sıra geceleri de yapılıyor.

Ama bunlar arasında aşağıda yer alanlar, öyle hemen yer yerde bulamayacağınız lezzetler ve yiyebileceğiniz adresleri. Bunlara vaktiniz varsa mutlaka uğrayın. Tadına bakın. Unutamayacaksınız.

KEMİKSİZ PİRZOLA YEMEDİYSENİZ TAM YERİNDESİNİZ!

Urfa’da kebap, et yemeği bol. Ama bunlar arasında bir yer var ki, mutlaka gidilmeli. Burada yapılan “Kemiksiz pirzolalar”ın tadına mutlaka bakılmalı. Sonra da bu lezzet için bir daha gitmenin yolu aranmalı. Bu lokanta nerede mi!

Urfa Kapalıçarşı içinde bulunan Köroğlu Çarşısı içinde yer alan 80 yıllık Kahraman Urfa Kebap Salonu’nda Mustafa Bağmancı Usta’yı bulun. Gerisini merak etmeyin. Çünkü size kendi elleriyle yaptığı özel sos içindeki pirzolaları, ızgara ateşinde kıvamında pişirip, düzüz bir tepsiye koyup gönderiyor ki! Yeme de yanında yat misali.

Mustafa Usta, 65 yaşında. İki katlı lokantasının bir eşi Urfa’da yok. Zaten buraya bilenler geliyor. Urfa’da Kapalıçarşı içinde hemen her lokanta önünde müşteri bulup içeri çeken çığırtkanlar burada yok. Ama lokanta her gün 12.00-14.00 arası sadece hizmet verirken dükkanında oturacak yer zor buluyorsunuz.

Mustafa usta, pirzolalarına güveniyor. İşte kendi ağzından pirzolaların sırrı:

“Bu pirzolanın lezzetli olması için etin taze olması lazım. Taze taze et kesiliyor. Beklemiş et kabul edilmiyor. Ondan sonra elimizden yaprak olarak çıkarılıyor. Döverek bu hale getiriliyor. Ne kadar taze olursa o kadar güzel olur. Sos içinde bir saat tutulur. Bu şekilde Urfa’da bir tek biz yapıyoruz. Başka yerde yok. “

Çünkü kemiksiz ve az yağlı pirzolalar, özel bir sosa yatırılıyor ve kömür ateşinde pişiriliyor. Bu kadar basit gibi görünen işin sırrı ise sosta. Mustafa Usta sosun sırrını vermiyor ama içinde domates, biber salçası, keki zeytinyağı, tuz ve çeşitli baharatlar yer alıyor.

Dükkana girer girmez, kapı önünde yer alan etlerin bulunduğu tezgah ve kömür ızgaranın bulunduğu pişirme ünitesinin dışında lokantanın birinci katında başka bir şey yok. Oturma grubu ise üst katta yer alıyor. Hatta eğer ayarlanabilir de bir de teras katta yemek yeme şansınız olursa bütün çarşıyı bu kez tepeden görme şansınız oluyor.

Usta büyükçe bir tepsinin içinde, sosun içinde yatırdığı etleri siparişe göre, ızgaraların arasına diziyor. Yanlarına biberler ve domatesler de ekliyor. Hepsi büyük bir sabırla kömür ateşinde yanmadan pişiriliyor. Kağıt gibi incecik, ama lezzetli pirzolalar önünüze gelince afiyetle yemek size kalıyor. Ama masadan bir türlü karnınız doysa da, lezzete doyamadığınız için aç kalkıyorsunuz.

BALLI MARAŞ DONDURMASI

Öğle yemeğinde pirzolanızı yedikten sonra dükkandan çıkın. Sağa doğru birkaç adım atın. Hemen yanınızda 7 numaralı dükkanda bu kez bambaşka bir lezzet “Ballı dondurma” sizi bekliyor. Evet “ballı dondurma”. Hem de ufacık bir dükkanda, belki de Türkiye’de hiçbir yerde bulamayacağınız bir lezzet.

Çünkü bu tadın yaratıcısı, Bedih Usta, yıllardır sade dondurma yapıp satarken, işleri artırmak için neler yapabilirim diye düşünürken, ballı dondurma yapmak aklına gelmiş. O güne kadar yaptığı sade dondurmaların içine, bu kez bal katarak yapmaya başlamış. Dondurmaya hemen herkes ilgi gösterince de, şanı almış yürümüş Urfa’da.

Şimdi yaz günlerinde özellikle başı hep kalabalık. Sade dondurmayı ballı olarak alınca bir de üstüne ince kıyılmış çam fıstığı da dökülünce değmeyin lezzetine.

Mutlaka tadın!

ŞILLIK TATLISI!

Urfa’ya özgü bir başka lezzet ise, “Şıllık Tatlısı”. İsmi nereden geliyor bilinmez ama, birkaç tane yediğinizde tıkandığınız geleneksel baklavaların yanında, bu tatlı size çok hafif gelecek.

Urfa’da her yerde bulma imkanınız yok. Ama şehir merkezine yakın konumda yer alan Doğanay Pastanesi bu konudaki en iyi adres.

Pastanenin genç sahibi İbrahim Karataş, “şıllık tatlısı”nın yapılışını şöyle anlatıyor.

“Tatlının hamuru krep hamuruna benziyor. Sütle karıştırılan un hazırlanıyor. Çırpılıyor. Yanmaz tavada iki taraflı olarak pişiriliyor. Çıktıktan sonra içine ceviz fıstık dolduruluyor. Küçük küçük kesiliyor. Üzerine tereyağı şerbet bırakılıyor. Hem hafif hem güzel. Buraya özgü.”

Yemesi gerçekten lezzetli ve hafif.

Pastanede sadece bu tatlı yok. Sadece kendilerinin ürettiği isotlu dondurma ise bir başka özel ürünleri. Bu dondurmanın özelliği ise sade dondurma içine geleneksel olarak fıstık yerine acı biber konması.

Tabii bu lezzetleri tatmak için buralara kadar gelmenize gerek yok. Eğer Ankara’da oturuyorsanız, Emek dördüncü caddede bulunan Öz Urfalı lokantası yine aileye ait. Buradaki her türlü ürün, orada da yer alıyor. Size de buraya uğrayıp tadına bakmak kalıyor.

Alışveriş
Urfa’da alışverişin kalbi tabii ki Kapalıçarşı’da atıyor. Burada aklınıza gelebilecek hemen her türlü ürün kendilerine ayrılan sokaklarda satılıyor. Bunlar arasında terzilerin bulunduğu sokak ise bir başka ilginç yer. Bu sokakta yan yana dükkanlarda dizili onlarca terzi, bir dikiş makinesinden oluşan tezgahlarında siftah bekliyorlar sakince. Kimi kumaş pazarından aldığı elbiselik kumaşları kimi gömleklikleri buraya getiriyor. Anında istediği şekilde kendisine elbisesi dikiliyor. Eğer üzerinizdeki giyside bir sorun varsa anında tamir ediliyor. Dikiliyor.

Eğer kendinize halı ve kilim almak istiyorsanız, Kapalıçarşı içinde bulunan Sipahi Pazarı tek adres. Birbirinden renkli, farklı desenli kilim ve halılar müşterileri bekliyor. Türkiye’nin hemen yer yerinden gelen kilimler ve halılar burada. Fiyatları da büyük şehirlerdekilerden çok uygun.

Urfa denince akla gelen bir başka geleneksel ürün ise keçe. Kapalıçarşı’da sadece keçe değil, geleneksel ürünlerden olan “yamşah” yani aslında başörtü olarak yapılan ama günümüzde masa örtüsü olarak kullanılan dokumalar da bulma imkanınız var.

URFA ÖZGÜ GÜMÜŞ BİLEZİKLER.

Mahmut Tekin, Şanlıurfa’da şehre özgü akıtma bilezikleri bulabileceğiniz bol çeşitli en uygun yerlerin başınd geliyor. Tekin dükkanında yer alan ürünleri şöyle anlatıyor:

“Tamamen el işi olarak yapılır. Zinciri ve üstü el işi. Eski tarihe dayanıyor. En az 150 yıllık bir model. Böyle bir tanesi 4-5 günden aşağı çıkmaz. Urfa düğünlerinde kesim kağıtlarına yazılır. Onu almak altın olarak şart konulur. Akıtma denilir. Gerdanlık elmas olarak. Telkari ve şimralı diye geçer. Oymalı ve telkari olarak değişiyor.”

İlginç yerler
Urfa’nın geçmişi 11 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Tarihte önemi çok büyük. Çünkü kültür ve medeniyetin dünyaya yayıldığı yer olarak biliniyor.

Urfa’nın en büyük özelliği ise, Kentin “Peygamberler Şehri” olarak tanınması. Bunun en büyük önemi ise kentin, inanç turizm yönünden çok önemli bir potansiyelinin olması. Çünkü Musevi, Hıristiyan ve Müslümanlar tarafından tanınan Hz. İbrahim (A.S)’ın Urfa’da doğup yaşadığına inanılmış olması, bu kentin her üç dine mensup topluluklarca kutsal olarak tanınmasının en büyük nedeni.

Zaten günümüzde Urfa’ya ilk adım attığınızda Hz. İbrahim (A.S)’ın doğduğu mağara, ateşe atıldığında düştüğü yerde oluşan Halil-ür Rahman ve Aynzeliha Gölleri ile çevrelerindeki kutsal mekanlar, ilk dolaşacağınız yerlerin başında geliyor.

Gerçekten de, Hz. İbrahim’in doğduğu, Yakup, Eyyup, Yusuf, Lut, Elyasa, Şuayp ve Musa peygamberlerin yaşadığı kent olarak çok büyük öneme sahip. Hıristiyanlık devlet dini olarak dünyada ilk kez burada kabul edilmiş.

Buraları her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret ediliyor. Karayolu ile hac yapıldığı zamanda Türkiye’den çıkmadan önce hacı adaylarının uğradığı son duraklardan birisi de burasıydı aynı zamanda.

Urfa’da görülebilecek gezilebilecek ana yerler hep Balıklıgöl civarında yer alıyor dersek yanılmış olmayız. Urfa’nın kendine özgü evleri, daracık sokakları, bunların arasında yer alan tarihi binaları, camileri, kiliseden camiye çevrilen birbirinden ilginç dini yapıları hep ama hep buralarda birkaç adım mesafede yer alıyor. Zaten Urfa merkezini keşfetmenin, tadını çıkarmanın en iyi yolu, yürüyerek buraları gezmek.

BALIKLI GÖL SÖYLENCESİ NEDİR?

İbrahim Peygamber, devrin zalim hükümdarı Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye, onları kırıp parçalamaya ve tek tanrı fikrini savunmaya başlayınca, Nemrut tarafından bugünkü kalenin bulunduğu tepeden ateşe atılır. Bu sırada Allah tarafından ateşe “Ey ateş, İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” emri verilir. Bu emir üzerine, ateş suya odunlar da balığa dönüşür. Hz. İbrahim bir gül bahçesinin içersine sağ olarak düşer. Hz. İbrahim’in düştüğü yer Halil-ür Rahman gölüdür.

Rivayete göre Nemrut’un kızı Zeliha da İbrahim’e inandığından kendisini onun peşinden ateşe atar. Zeliha’nın düştüğü yerde de Aynzeliha Gölü oluşmuştur. Her iki göldeki balıklar halk tarafından kutsal kabul edilerek yenilmemekte ve korunmaktadır.

BALIKLIGÖL.

Urfa’nın kalbinde yer alan Balıklıgöl, gerçekten görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Ne de olsa Urfa ile adı yan yana yazılan bu yer hakkında hemen herkes bir bilgiye sahip. Balıklıgöl’ün hemen yanında Halil ül rahman Camisi ve Döşeme Camisi yer alıyor.

Halil ül rahman cami döşeme camİ…

Halil-ür Rahman Gölü’nün güneybatı köşesinde yer alan bu Cami medrese, mezarlık ve Hz. İbrahim’in ateşe atıldığında düştüğü makamdan oluşan bir yer. Cami Bizans dönemine ait Meryem Ana Kilisesi üzerine 1211 yılında yapılmış. Medresenin içinde merdivenle çıkılan revaklı medrese Osmanlı döneminde Rakka Valisi Mehmet Paşa tarafından 1771 tarihinde yapılmış. Cami ve medrese 1995 yılında valilik tarafından restore edilmiş.Bir görüşe göre de şehirdeki en eski camilerdendir. Halife Me’mun zamanında Hz. İbrahim Makamı’na inşa edilmiştir.

AYNZELİHA VE HALİL-ÜR RAHMAN GÖLLERİ
Urfa şehir merkezinin güneybatısında yer alan ve İbrahim Peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinen bu iki göl, kutsal balıkları ve çevrelerindeki tarihi eserler ile Urfa’nın en çok ziyaretçi çeken yerleridir.

Halil-ür Rahman Gölü’nün kuzey kenarındaki Rızvaniye Camii ile güneybatı köşesindeki Halil-ür Rahman Camii ve Medresesi göle ayrı bir güzellik vermektedir.

Gölün etrafı panayır yeri gibi. En güzel taragı göl içinde yüzen, Hz. İbrahim ateşe atıldığı sırada gölde bulunan kömürlerin bir anda balığa dönüştüğü söylencesiyle kutsal olduğuna inanılan balıklar.

Yakın zamana kadar hemen herkesin yanında getirdiği ekmeklerle beslediği balıklar birer birer ölünce, şimdi bu tür beslenme yasaklanmış. Onun yerine satılan yemlerle beslenmeye izin veriliyor. Balıklar da bu beslenmeden ötürü zaten kocaman olmuş havuzun içinde yüzüyor.

Göl etrafında dolaşırken yanınıza yaklaşan çocuklar, size rehberlik yapmak istiyorlar. Eğer vaktiniz varsa bu teklifi kabul edin. Çünkü yakalarında kartlar olan bu çocuklar aslında sokak çocuklar. Valiliğin giriştiği kampanya sonucu çocuklar topluma kazandırılmak amacıyla, böle bir projede yer almışlar. Hemen hepsi medenice yaklaşıp size teklifte bulunuyor. Kabul etmezseniz de yanınızdan uzaklaşıyor.

İBRAHİM PEYGAMBER’İN DOĞDUĞU MAĞARA VE MEVLİD-İ HALİL CAMİİ

İbrahim Peygamber’in doğduğu mağara, Halil-ür Rahman ve Aynzeliha göllerinin 100 metre doğusunda yer almaktadır. Mevlid-i Halil Camii avlusu içersine alınmıştır. Hz. İbrahim bu mağarada yedi yaşına kadar kalmıştır. Mağaranın içersinde bulunan şifalı suyun bir çok hastalığı iyileştirdiğine inanılmaktadır.

Bu mağaranın yanına Osmanlı Dönemi’nde Hz. İbrahim’in hatırasına Mevlid-i Halil adı verilen küçük bir cami yapılmıştır. İbrahim Peygamber’in makamını ziyaret etmeye gelen binlerce kişiye bu cami küçük gelmeye başlamış ve bunun yanına 1986 yılında çifte minareli büyük bir cami inşa edilmiştir.

Göl gezinizi bitirdikten sonra ise, göl ve camiyi arkanıza alıp iki tane mermer direğin bulunduğu tepeye doğru yürümenizi tavsiye ederiz. Çünkü bir müddet sonra karşınıza basamaklar çıkıyor. Tepenin en üst noktasına kadar yürüyerek çıktığınızda, Hz.İbrahim’in biraz önce gördüğünüz bu iki mermer direğe gerilen mancınıkla, şimdi içinde balıkların yüzdüğü göle atıldığını öğreniyorsunuz.

Çıktığınız bu noktanın en iyi tarafı ise, tarihi Urfa kentini çok güzel bir şekilde görme imkanınızın bulunması.

URFA KALESİ VE ŞEHİR SURLARI :

Çeşitli kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Urfa kalesi ve şehir surları, kentin güneybatı kesiminde, Halil-ür Rahman ve Ayn-ı Zeliha göllerinin güneyindeki Damlacık Dağı üzerindedir. Doğu, batı ve güney tarafı kayadan oyma derin savunma hendeği ile çevrili, kuzey tarafı ise sarp kayalıktır.

814 yılında (Abbasiler Dönemi) şehir sularının yeniden inşa edilmesi sırasında kalenin de Seleukoslar dönemine ait eski kalıntılar üzerine yeniden inşa edildiği kuvvetle muhtemeldir. Güneydeki kayadan oyma hendeğin M.S. III. yüzyıla ait kaya mezarlarının üzerine yapıldığı kesilmiş kaya mezarlarından anlaşılmaktadır.

Kale üzerindeki Korinth başlıklı iki sütunun arası 14 m. olup yükseklikleri 17.25 ve çapları 4.60 metredir. Doğudaki sütunun kente bakan yüzünün 3 metre yukarısında Estrangela türündeki Süryanice kitabede: “Ben askeri ko[mutan] BARŞ[AMAŞ] (iGüneşin Oğlu)’ın oğlu AFTUHA. Bu sütunu ve üzerindeki heykeli başbakan MA’NU kızı, [kral MA’NU] eşi, hanımefendim ve [velinimetim] kraliçe ŞALMETH için yaptım.” yazılıdır. Kitabede adı geçen Edessa kralı Iİ. MA’NU (240-242)’dur. Saltanat tarihleri dikkate alınırsa, bu sütunların 814 yılındaki surlar ve kalenin esas inşa tarihinden önce buraya birer anıt sütun olarak dikildikleri ortaya çıkar.

URFA ÇARŞILARI…

Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde Urfa çarşılarından “…Çarşısı dört yüz dükkandır. Her türlü değerli eşya bulunur. Saraçhanesi İbrahim Halil Irmağı kıyısındadır. Onun için Bağdat Serdabı gibi soğuk su ile sulanmış ana yolun iki tarafı mamur ve güzel, mevsiminde türlü çiçeklerle süslü olup geçenlerin içini açar. Oralarda bütün bilgi sahiplerinin toplandığı, dinlendiği yerler vardır.” cümleleriyle bahsetmektedir.

Evliya Çelebi Urfa’daki Bedestenlerden de şu şekilde söz eder: “… İki bedesteni vardır. Biri eski usul kargir kubbeli yapı olup uzunlamasına yapılmıştır. Üç tane demir kapısı vardır. Bütün kıymetli mücevherler bulunur.”

TARİHİ ÇARŞI

Balıklıgöl’e bu kez arkanızı verip yavaş yavaş yeni düzenlenen alanlardan yürüyünce, karşınıza Urfa’nın tarihi çarşısının giriş kesimleri çıkıyor. Buradan içeriye girmeye başladığınız andan itibaren ise, sizi büyülü bir dünya bekliyor.

GÜMRÜK HAN

Osmanlı’lar döneminden kalma iş hanları ve çarşılardan oluşan eski ticaret merkezi Urfa Çarşısı, günümüzde de aynı işleve sahip. Her bir sokağında farklı esnafların bulunduğu, hemen hepsinin gelen müşterileri coşkuyla karşıladığı, geleneksel dokunun hala korunduğu bu kimi kapalı hanlar içinde, kimi sokaklarda yer alan çarşıda alışveriş yapmak da inanılmaz keyifli.

İşte bunlar arasında yer alan Gümrük Han, koskoca bir avlu etrafından yer alan dükkanları ve asıl asırlık ağaçlarının gölgesinde oturma imkanı bulunan çay bahçesiyle kendine özgü bir mekan.

Geçmişi 1562 yılına kadar uzanıyor buranın Burada Urfa’ya özgü, üzeri deri şeritli ya da rahle şeklindeki tahta taburelerde oturan yöresel giysili insanları izlemek ayrı bir keyif.

Buranın en büyük özelliği ise, sabah 07.30’da peynir, zeytin, domates ve dumanı tüten lavaş ekmeğiyle yapabileceğiniz sabah kahvaltısı.Gümrük Han’da bir yandan günlük yaşantı sürerken bir yandan da restore çalışmaları sürüyor.

KAZZAZ (BEDESTEN) ÇARŞISI…

Bedesten Çarşısı’nda özellikle kadın gezginlerin aklını çelebilecek yüzlerce ürün yer alıyor. Bunlar arasında neler yok ki! Dünyanın hemen her yerinden getirilen ipek şallar, giysiler, örtüler, sofra örtüleri. Rengarenk yöresele dokumalar, kumaşlar, yan yana dizili.

Hele bunlar arasında birisi var ki, mutlaka gidilmeli. Bedesten Çarşısı’nın girişinde yer alan Mir Ticaret’te Murat Taşkın, genç yaşına rağmen, işindeki ustalığıyla gelen her müşterinin elini boş çevirmiyor.

Murat Taşkın, “Burası ailemizin yeri. Hep beraber çalışıyoruz. Bir babadan üç anadan 36 kardeş bir aradayız. Sattığımız ürünlerin hepsi dışarıdan. İran, Pakistan, Hindistan, Dubai gibi yerlerden hemen her yerden ürün var. Şam’dan masa örtüsü ve yöresel kıyafetler, Urfa’ya özgü modeller, Orta doğu Şal eşarp, Urfa dokuması masa örtüsü kıyafetler. Daha önce burada dokunuyordu. Şimdi dışarıda dokunuyor.”

Murat Taşkın, Urfa’da hemen her erkeğin geleneksel giysilerinin yanında bir başlarına eflatun ile kor arası renklerde eşarp bağlamasının nedenini ise şöyle anlatıyor.

“Erkek ve beyazlar mor gibi bir renk kullanılıyor. 10-15 yıldır moda oldu. Burada çok tutuldu. Kadın erkek aynı renk kullanıyor. Ancak erkek desenleri daha sade.Özel bağlama şekli var.”

Hemen herkese bir şeyler satıyor. Kadın müşterilerine hemen yöresel kumaşlarla başlıklar sarıyor. İlgilendikleri ürünlerin özelliklerini anlatıyor. Yani kısacası yok yok. Şalların, atkıların hem renkleri hem desenleri gelenlerin dikkatini mutlaka çekiyor. Ve buradan alışveriş yapmadan ayrılamıyorsunuz.

Mir Ticaret, Bedesten Çarşısı, No>. 15 Tel; 0414 216 68 26.

SELAHATTİN EYYUBİ CAMİSİ (VAFTİZCİ YAHYA KİLİSESİ)

Balıklıgöl’ün üst kısmında yer alan, Devlet Konukevi’nin de bulunduğu cadde üzerinde yer alan cami, 457 yıllarında Piskopos Nona’nın yaptırdığı, 32 mermer sütunuyla göz kamaştıran bir yapı. Kilise olarak yapılan bina, 18 yüzyıl başlarında camiye dönüştürülmüş. Gerçekten de kiliselere özgü o ilginç yapısıyla ama cami olarak düzenlenen yeni haliyle görülmeye değer bir özelliği var.

Telefonlar
Dolunay Pastanesi,Merkez: Sarayönü Cad. PTT karşısı No: 2/D

Tel; 0414 215 77 77

Tarihi KahramanUrfa Pirzola ve Kebap Salonu, Hacı Hanif Oğulları Mustafa Bağmancı, Haşimiye Meydanı, Köroğlu Çarşısı No: 11 Şanlıurfa

Tel; 0414 215 21 30

Ballı Maraş dondurma Bedih Usta, Haşimiye Meydanı Köroğlu Çarşısı, No: 7 Ş.Urfa
Tel: 0414 216 41 57

Emre Gümüş, Ahmet Suha Yetkin; Divanyolu Cad. No: 29/A Şanlıurfa

Tel; 0414 216 62 79

Mir Ticaret, Mehmet Taşkın kardeşler, Bedesten Çarşısı No: 15 Ş.Urfa
Tel: 0414 216 68 26

Merva Eşarp, Celal Gerger, Haşimiye Civarı, Bedesten Çarşısı No: 31 Ş. Urfa.
Tel: 0536 433 80 71
anahtar kelimeler: Şanlıurfa Tatil Yerleri,Şanlıurfa otelleri,Şanlıurfa ucuz otelleri,Şanlıurfa ucuz pansiyonları,Şanlıurfa pansiyonları,Şanlıurfa restaurantları,Şanlıurfa gezilecek yerleri,Şanlıurfa tarihi,Şanlıurfa resimleri,Şanlıurfa araba kiralama,Şanlıurfa ucuz tatil,Şanlıurfa hotelleri,Şanlıurfa ucuz hotelleri,Şanlıurfa ulaşım,Şanlıurfa kalacak yerler,Şanlıurfa haritası,Şanlıurfa ilçeleri



Temmuz-5-2007
Filed Under (Şanlıurfa) by admin

GENEL BİLGİLERYüzölçümü: 18.584 km²

Nüfus: 1.001.455 (1990)

İl Trafik No: 63

Şanlıurfa, tarihi geçmişi 9 bin yıl öncesine dayanan, Hz. İbrahim’in doğduğu, Hz. Eyyüb’ün yaşadığı, Hz. İsa tarafından kutsanan kent adeta bir müze şehir görünümündedir. Harran’ ı gezerken 4000 yıl öncesinin solunduğunu hissetmemek, Atatürk Barajının suladığı Harran Ovası’nda ise yaratılan bolluk ve bereketi gözlemlememek mümkün değildir.

Urfa ilinin ilçeleri; Akçakale, Birecik, Bozova, Ceylanpınar, Halfeti, Harran, Hilvan, Siverek, Suruç ve Viran şehirdir.

anahtar kelimeler: Şanlıurfa Tatil Yerleri,Şanlıurfa otelleri,Şanlıurfa ucuz otelleri,Şanlıurfa ucuz pansiyonları,Şanlıurfa pansiyonları,Şanlıurfa restaurantları,Şanlıurfa gezilecek yerleri,Şanlıurfa tarihi,Şanlıurfa resimleri,Şanlıurfa araba kiralama,Şanlıurfa ucuz tatil,Şanlıurfa hotelleri,Şanlıurfa ucuz hotelleri,Şanlıurfa ulaşım,Şanlıurfa kalacak yerler,Şanlıurfa haritası,Şanlıurfa ilçeleri