Archive for the ‘Tatil Haberleri’ Category

February-23-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

Turist fiyatına tatil Turist fiyatına tatil

atilde “yabancı turiste düşük, yerliye pahalı fiyat” yakınması bu yıl bitiyor. Erken rezervasyon sayesinde birçok tesiste, yerli turistler yabancılara uygulanan fiyattan kalacaklar.

Tatilde erkenci olunca ‘yabancı fiyatı’nı kaptık

Yerli turist yıllarca kendi ülkesinde yüksek fiyatla kalırken, bu yıl erken rezervasyon kampanyaları sayesinde yabancı turiste verilen fiyatı yakalama imkanına kavuştu.

Yıllardır kendi ülkesinde yüksek fiyatla tatil yapan yerli turist erken rezervasyona koşunca ilk kez yabancı ile aynı fiyata tatil imkanına kavuştu. Bazı oteller fiyatlarını genelde geçen yıla göre yüzde 10 daha düşük belirlerken, buna bir de yüzde 15-20′lik erken rezervasyon indirimi eklenince geçen yıl bir gece için 100 YTL veren yerli turist aynı tesiste bu yıl 70 YTL’ye kalmanın keyfini sürüyor.

ANADOLU TATİLE KOŞUYOR
Üstelik bu yıl ücretsiz uçakla ulaşım da tatilin ‘bonusu’. Erken rezervasyonda ikinci turu 5 HaziranSuat Özbekgünü kapatmaya hazırlanan ETS Tur’un Operasyon Müdürü Suat Özbek, “Yıllardır yerli turist, ‘ben kendi ülkemde neden daha pahalı kalıyorum’ diye isyan ediyordu. Bu kez erken rezervasyon ile bu imkana kavuştular. İlk kez birçok yerde yerli turist ile yabancı turist bu yıl yaklaşık aynı fiyattan kalacaklar” dedi. Bu yıl yerli turist birçok ilki sergiliyor. Özbek, Anadolu’daki acentelerde bir istatistik yaptıklarını da belirterek, “Bu yıl Anadolu’daki acentelerimizin payı ciddi anlamda arttı. Anadolu’nun çeşitli illerinden güneye tatil yapmaya gidenlerde yüzde 25′lik
bir artış gözlüyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Özbek, şirketlerin yüzünü iç pazara dönerken birtakım avantajları da beraberinde getirdiğini dile getirerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu yıl bazı yerli turist geçen seneye göre yüzde 20-30 daha ucuza tatil yapma imkanına kavuştu. Bu sırada 12 taksit, 6 taksit gibi vadeler de yapıldı. 5 Haziran’a kadar da fırsat devam ediyor. Temmuz ve ağustos aylarında tatil yörelerinin dolu dolu olacağını şimdiden görüyoruz. Yabancıdan boşalan yeri Türk turizmcisi yerli turist ile kapatmayı başardı.”



February-23-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

Kuşadası’na gelen turist sayısı yüzde 18 arttı Bu yılın nisan ve mayıs ayları arasında konaklama turizminde artışın yüzde 45′lere vardığını belirten Aktakka, şöyle dedi: ”Kuşadası’ndaki İngiliz ve İrlandalı turist sayısındaki artışın yıl sonuna kadar çoğalarak devam etmesi bekleniyor. 2006 yılı tanıtım çalışmaları sonuç vermeye başladı. 2006 yılı başından itibaren gerek Türkiye, gerekse dünyada yaşanan durgunluktan etkilenen uluslararası turizm sektörü, nisan ayındaki gelişmeler ile yıl sonu için olumlu işaretler veriyor. Aydın genelinde turizm sektörü açısından en önemli iki merkezimiz Kuşadası ve Didim. Kuşadası, Aydın bölgesinin dışında ülke geneli içinde ilk sıralarda yer alan bir merkez. Yeniden yapılanma sürecine giren Kuşadası merkezinde yenilenen tesisler ve kongre merkezi yatırımı gibi yatırımlarla önümüzdeki yıllar için ciddiadımlar atılıyor.”

Nuri Aktakka, Aydın’ın en önemli deniz kapısının Kuşadası Yolcu Limanı olduğunu, kruvaziyer turizminin de ilçeye hareketlilik getirdiğini kaydetti. Gemilerden inen turistlerin ülke ve Kuşadası turizmine büyük katkılar sağladığını belirten Aktakka, ”2006 yılı Mayıs sonuna kadar 73 bin 826 turist gemiyle gelerek kötü giden turizme büyük katkılar sağlamıştır” dedi.



February-23-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

Kerpe… Kerpe yakın zamana kadar kendi halinde küçük bir balıkçı köyüydü. İstanbul’a yakınlığı, el değmemiş doğası, denizi ve doğal çevresi ile “keşfediliverdi.” Birbiri ardına yazlıklar yapılmaya başlandı. Gene de güzelliğini koruyor henüz.

Kerpe’ye Kandıra’dan sonra hafif bir eğimle ve çam ormanının içinden geçilerek giriliyor. Kerpe yeşillikler içinde karşınıza çıkıveriyor.

Sahilde güzel bir piknik için yolda durup ormandan odun toplayabilirsiniz. Etinizi Kandıra’dan almalısınız. Kandıra’nın kasapları ünlü, sucuğu da lezzetli.

Kerpe’nin en çekici tarafı, dalgaları ile tanınan Karadeniz kıyısında denizinin her zaman durgun olması. Kerpe koyunu birbirinden çekici kayalıklar sarmış. Hırçın karadeniz kayaları döğmüş ve bir mimar ustalığı ile onlara şekil vermiş. Birileri önayak olsa da burada bir konser verilse ne güzel olur. Bir de bu gözle bakın, sanırım bize hak vereceksiniz.

Kerpe içinde deniz sığ. 150 m yürüyorsunuz da boyunuzu aşmıyor. Boylu boyunca uzanan kumsalda özellikle çocuklu aileler rahat edeceklerdir.

Konaklamak isteyenler için çok sayıda küçük otel, pansiyon ve kamping alanları var. Lokantaları da taze ve hesaplı balık sunuyorlar.

Koyun dışına çıkıp Karadeniz’in kıyılarında dolaşmanın ayrı bir tadı var. Denizin dalgalarının yıllar boyunca döve döve şekillendirdiği kayaların görüntüsü etkileyici, belki de ürkütücü. “Heykelkaya”ların en ilgincini Kerpe burnunun arka tarafında görebilirsiniz. Denizden yapılacak bir tekne gezisinde Karadeniz’in şekillendirdiği bu “heykel kayaların” fotoğraflarını çekmeyi deneyebilirsiniz. Aynı şeyi karadan da yapabilirsiniz.

Kerpe’ye girmeden sola dönüp, toprak yol boyunca ilerlerseniz, çam ormanıyla çevrelenmiş çok sayıda koy bulacaksınız. Aynı kaya şekilleri bu koylarda da karşınıza çıkıverecek. Bu koyların birinde denize girebilir, piknik yapabilir, yaz aylarında oldukça yoğun olan haftasonu kalabalığından uzakta sakin bir gün geçirebilirsiniz. Altyapısı yok ama bu koylarda çadır da kurabilirsiniz.

İstanbul’a yakınlığı ile yazlık edinmekte şaşırtıcı bir oburluğu olan insanlarımızın ilgisini çekiyor. İyisi mi hemen gidip görün. Birkaç yıl geçikirseniz güney sahillerimizin tatil merkezlerine benzer bir yer görürsünüz de yazdıklarımıza inanmayabilirsiniz. Bodrum’un, Marmaris’in çok değil yirmi yıl kadar öncesini hatırlayanlar sözlerimize hak vereceklerdir.

KEFKEN

Kerpe’den biraz daha doğuya devam ederseniz Kefken’e çıkacaksınız. Kefken sahili yazlık konut yapımında Kerpe’nin papucunu dama atar. Özellikle İzmit ve Adapazarlıların çoğu çok lüks villalarıyla dolu.

Çarşı da oldukça canlı, hemen her şeyi bulabilirsiniz. Yazın sahildeki lokantalar da canlanıyor.

Köyde aile pansiyonculuğu da gelişmiş.

CEBECİ

Ekonomik tatil yapmak ve kamp kurmak isteyenler için Kefken’in hemen ötesinde, Kefken adası karşısındaki Cebeci köyü çok uygun. Denizin ve çam ormanının tatlı bir uyum içinde olduğu Cebeci köyü, İzmit çevresindeki orta halli ailelerin tercih ettiği yer.

Deniz, tıpkı Kerpe’de olduğu gibi sığ. Ama Kerpe kadar korunaklı ve sakin değil. Sessizliği seviyorsanız uçsuz bucaksız kumsalda güneşlenebilmek için kalabalıktan uzak bir köşeyi her zaman bulacaksınız. Kumsalda uzun yürüyüşlere çıkabilir, ormanda kuş cıvıltıları arasında sabah koşusu yapabilirsiniz.

Cebeci’nin en çok günbatımı zamanını seveceksiniz. Yaz aylarında güneş tam karşıdan denize batıyor. Sadece günbatımını seyretmek için bile gitmeye değer.

Cebeci sahiline 10 dakika uzaklıktaki Kefken adası yakın zamana kadar sualtı avcılarının gözdesiydi. Adaya somon balığı çiftliği kurulduktan sonra bu olanak azaldı. Adada Cenevizlilerden kalma kale surları görülebilir.

Cebeci’ye Adapazarı, İzmit ve İstanbul’dan otobüslerle ulaşabilirsiniz. Konaklamak için sezon içinde oda bulmak zor. Deniz kenarı ve orman içi de çadır kurup kamp yapanlarla dolup taşıyor.

Cebeci’de balıkçı lokantaları da bulacaksınız. Kumlu denizi seven tekir yörenin en popüler balığı. Mevsimine göre kalkan, lüfer, mezgit ve kırlangıç diğer balık çeşitleri. Kum midyesi bol ama pizza ve makarna için ihraç ediliyor.

Tepeden bakıldığında denize dağılmış satranç taşlarını andıran kayalar ve minik adacıklar insanda fantastik bir mekanda olduğu duygusu uyandırıyor.

İrlanda ve İskoçya’nın turizm tanıtım afişlerinde yer alan kıyı fotoğrafları ve kaya şekillerinden çok daha çekici olanlarını bulursunuz bu yörede. Sanki bir açık hava müzesindesiniz.

BAĞIRGANLI

Ağva-Kandıra yolu üzerinden Sofalı ayrımı ile 13 km sonra ulaşılan Bağırganlı’ya bir gününüzü ayırmalısınız. Kıyı boyunca yürüyüp dere-tepe dolaşmalısınız. Bir kayadan ötekine sekerek, küçük koyların arasına sıkışmış kumsallarda yürüyerek, mevsim uygunsa denize girerek dolu dolu bir koca günü geçirebilirsiniz.

Bağırganlı köyü sakinleri balıkçılıkla uğraşıyor. Tarımda ise fındık var.. İç turizmin gelişmesiyle ortaya çıkan yeni geçim kaynağı da yol boyunca kurulan tezgahlarda satılan sebze ve yumurta. Ot ve çiçeklere meraklıysanız, Bağırganlı çevresinde aradığınızı bolca bulacağınızı unutmayın ve yanınıza poşet alın.

Köyün sahil şeridinde kır gazinoları ve kahveler bulunuyor. Köfte, hamburger ve börek türü yiyecekler bulmak mümkün. Piknik için hazırlıklı gelmenizde yarar var.

Derli toplu lokanta arıyorsanız daha gelişmiş komşu yerleşimlere bakınız.

PEMBEKAYALAR

Karadeniz kıyısındaki bir başka şaşırtıcı güzellik te Pembekayalar’da karşınıza çıkar. Kandıra’ya bağlı Kovanağzı köyünün yanıbaşındaki koya indiğinizde şaşkınlığınızı gizleyemiyeceksiniz. İnanılmaz güzellikteki anıt kayalar geometrik bir düzen içinde şekillenmiştir. Kayaların bir kısmı pembedir. Pembekayalar hafta sonlarında güneşlenen, bisiklete binen ve balık tutup piknik yapanları konuk ediyor. Kıyı şeridi boyunca yürüyüş de yapabilirsiniz.

Denize girmek için çevredeki en ideal koy Kovanağzı’dır. Koy kuzey rüzgarlarına kapalı, dalgasız ve güvenlidir.

Sahil şeridi boyunca sıralanan çay bahçeleri ve cafeler soluklanmak imkanı veriyor.

Kovanağzı’nda küçük marina inşaatı da sürüyor. Marina Karadeniz’e açılan yatların ilk durağı olacak.



February-23-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

nemrut dağı

Adıyaman Valisi Halil Işık UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınan Nemrut Dağı’nın dünyanın en yüksek açık hava müzesi olduğunu belirterek, turizm potansiyelinin önümüzdeki yıllarda daha da çok artacağını söyledi.

Vali Halil Işık, Nemrut Dağı’nın bölge turizmi için büyük bir önem taşıdığını ifade ederek, Nemrut’un Türkiye’deki kültür turizminin gözdesi olduğunu söyledi. Işık, Nemrut’un turistler için her geçen gün daha gözde bir mekan haline geldiğini belirterek, ” Nemrut Dağı, dünya turizm oskarı sayılan Dünya Turizm Yazarları ve Gazetecileri Federasyonu (FİJET) tarafından 2004 yılı Altın Elma ödülüne layık görüldü. Dünyanın 8. harikası olarak bilinen Nemrut Dağı’nı dünyanın her köşesinden binlerce insan ziyaret etmektedir. Bugüne kadar yapılan festival ve tanıtımlar sayesinde Nemrut Dağı bütün dünyada tek olarak bilinmektedir. Nemrut Dağı güneşin en güzel doğup battığı, doğu ve batının buluştuğu, antik dönem tanrılarının görsel tahtı, en yüksek açık hava müzesidir”dedi.

Vali Işık, her yıl turist sayısında belirgin bir artış görüldüğünü vurgulayarak, “Nemrut Dağı’nda yapmış olduğumuz tanıtımlar sayesinde turistler Nemrut’u merak ederek bölgeye akın ediyor. Yerli ve yabancı turistlerin gözde mekanı olan Nemrut Dağı’nı şu günlerde yağan kar yağışıyla birlikte daha güzel bir hale bürünmüştür. Beyaza bürünen zirvede turistler güneşin batışıyla büyülenerek oradaki bütün güzelliği büyük bir zevkle tadıyor. Havanın soğuk olmasına rağmen zirveye tırmanan turistler yaşadıkları güzelliklerle soğuk havayı dahi hissetmiyor” diye konuştu.



February-23-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

Çırağan Palace Kempinski

Çırağan Palace Kempinski, dünyanın en iyi otelleri arasında yer alıyor. Dünyanın önde gelen seyahat dergilerinden Travel+Leisure, Conde Nast Traveller ve European Business okurları, otelleri, özgün atmosfer, hizmet kalitesi, ağırlanma koşulları, yiyecek-içecek düzeyi gibi kriterleri esas alarak değerlendirdi.

Derginin Eylül sayısında yer alan sonuçlara göre, Türkiye’den Çırağan Palace Kempinski Avrupa’nın en iyi iş otellerinden biri seçilerek, 22 Avrupa oteli arasında yer aldı. Çırağan Palace Kempinski, 91.67 puan ile hem İstanbul’da hem de Avrupa’da en yüksek puanı alan otel oldu.

Conde Nast Traveller’ın okuyucuları arasında yaptığı ankette, Çırağan Palace Kempinski, Avrupa ve Rusya bölgesinde yer alan en iyi 19′uncu tatil oteli olarak belirlendi.

European Business dergisinin okurları ise, iş dünyasının sıkça seyahat eden temsilcileri olarak, derginin turizm alanında yaptığı ankete katılarak oy kullandılar. Çırağan Palace Kempinski, bu değerlendirmede de en iyi Avrupa otelleri arasında 10. sırada yer aldı.



February-23-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

antalya wing travel

Antalya’da Wing Travel, düzenlediği promosyonla Türkler’e de ucuz tatil yapma imkanı sağlıyor. Bayramlar, sömestr tatili ve yılbaşı hariç yapılan kampanyayla Antalya ve çevresindeki 5 yıldızlı 15 otelde 99 Euro’ya 6 gün 5 gece her şey dahil tatil imkanı sağlanıyor. Seyahat acentesine Türkiye’nin her yerinden telefonlar yağarken, acente rezervasyonlara yetişmekte zorlanıyor. Kampanya bu dönem 31 Aralık’a kadar sürecek.

Acente Sahibi Şadi Kanat Elibol, Türkiye’nin her yerinden rezervasyon için telefon yağdığını belirterek, “Türk halkının da 5 yıldızlı otelde tatil yapmaya hakkı olmalıydı. Biz bugüne kadar hep yabancılara bu imkanları tanıdık, çok ucuz fiyatlara odalar verdi. Şimdi bizim halkımız tatil yapabilmeli. Özellikle yükselen yatak kapasitesi ve otellerin kış aylarında da açık kalıp, personel istihdamının da ağlanması için bu kampanyaları düzenledik. Sonuçtan çok memnunuz. 500′e yakın telefon geldi, rezervasyonlara yetişemiyoruz” dedi.

Söz konusu kampanyadan kar amacı gütmediklerini de belirten Elibol, diğer acentelerin tepki göstermesine rağmen, Türkler’e ucuz tatil kampanyaları düzenlemekten vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Ayrıca, tatil yapmak isteyenlere, vade farkı 12 ay taksitle de tatil ücretini ödeme imkanı da sağlanıyor. İlgililer, turizmburada.com ve 4440241 no’lu telefondan da rezervasyon yaptırabilecek.



February-23-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

Niksar’ı tanıyalım…

COĞRAFİ KONUM

Niksar, Karadeniz Bölgesi’nde, Orta Karadeniz Bölümü’nün iç kesiminde yer alan; Tokat iline bağlı bir ilçedir.

Yüzölçümü 955 km2 olan Niksar, 40° 35’ kuzey enlemi ile 36° 58’ doğu boylamı üzerinde bulunur. Deniz seviyesinden yüksekliği ortalama 350 m olup kuzey batısında Erbaa, güneybatısında Tokat, güneyinde Almus,güneydoğusunda Başçiftlik, Kuzeyinde Akkuş ilçeleri ile çevrilmiştir. Toprak bakımından ilin 5. büyük ilçesinden biridir.

Niksar’ın kuzeyinde Canik Dağları, güneyinde Dönek Dağı, bu iki dağ silsilesinin arasında ise Niksar Ovası yer almaktadır. Canik Dağları Karadeniz’e paralel uzanan platolarla kaplıdır. Bu platolardan Çamiçi Yaylası, yalnız Niksar’ın değil Tokat’ın da en önemli yaylalarından birisidir.

Akarsular bakımından oldukça zengin olan Niksar topraklarını Kelkit Çayı ve bu çayın irili ufaklı kolları sular. Kelkit Çayının suladığı Niksar Ovası, Karadeniz Bölgesi’nin en önemli ovalarından biridir ve Kelkit Çayı’nın taşıdığı alüvyonlarla kaplıdır.

Niksar ilçe alanında başlıca II.,III. ve IV. Zaman oluşumlarına rastlanır. İlçe alanının büyük bölümünü, kıvrımlı ve kırılmış kretase oluşumlarla Eosen yaşlı volkanik seriler kaplar.Niksar, Türkiye’nin iki önemli deprem kuşağından Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı’nda yer almaktadır. Bu nedenle Niksar, her dönemde önemli yer sarsıntılarına tanık olmuştur.

Tarım arazisi bakımından elverişli bir ovaya sahip olan ilçenin %53’ü orman ve fundalıklarla, %12’si çayır ve meralarla kaplıdır. İlçe topraklarının %32’si ekilip dikilirken, yalnızca %3’ü tarıma elverişli değildir.

Niksar’ın kuzeyindeki yüksek kesimlerinde kayın, çam, gürgen, ladin; alçak düzlüklerde kavak ve söğüt; ovada otsu bitkiler; vadiler de ise meyvelikler bitki örtüsünü oluştururlar.

Dağ ve ormanlarda yaşayan başlıca av hayvanları sansar, tavşan, kurt, tilki, vaşak, ayı ve domuzdur. Kuş türleri içinde ise keklik, yaban ördeği ve bıldırcın önemli yer tutar.

Niksar’da Orta Karadeniz Bölümü İklimiyle, İç Anadolu İklimi arasında bir geçiş iklimi görülür. Kışlar genellikle ılık ve yağışlı, yazlar sıcak geçer. Her yağış alan ilçenin yıllık yağış ortalaması 475,2 mm., yıllık sıcaklık ortalaması ise 14,7 ° C’dır

TARİHTE NİKSAR

Tarih, tabiat ve kültürün kaynaştığı Niksar; Hitit, Pers, Pontus, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde kesintisiz cazibe merkezi olmuş coğrafi ve jeopolitik konumu, iklimi ve verimli toprakları ile Anadolu’nun ender yerleşim merkezlerindendir.
Pers İmparatorluğunun sona ermesiyle kurulan Pontus Krallığı döneminde Caberia adıyla anılan Niksar, tabiatın zenginliği, ürünlerinin bolluğuyla dikkat çekmiştir. Sayfiye alanlarına, pek çok tapınak, saray ve yerleşim birimi inşa edilmiştir. M.Ö.72 yıllarında Romalılarla Pontuslular arasında cereyan eden Mithridat savaşlarının üçüncüsü Niksar’da yapılmış, şehir Romalıların eline geçmiştir.
Niksar, Romalılar döneminde Diospolis, Sebaste ve Neocaeserea gibi isimlerle anılmıştır. Bugün kullanılan Niksar adının, Neocaeserea’dan kısaltıldığı görüşü ağır basmaktadır. 1672 yılında Niksar’a gelen Evliya Çelebi ise Seyahatnamesi’nde; “Bu Niksar’ın doğrusu Nik Hisar; yani iyi hisar olup hafifletmek suretiyle yanlış olarak Niksar denir.” demektedir.
Roma İmparatorluğunun M.S. 395 yılında ikiye bölünmesiyle Niksar, Bizans’ın egemenliğine girdi. XI.yy. da Türklerin Anadolu’ya yaptıkları akınlarda 1067 yılında Alparslan’ın komutanlarından Afşin Bey tarafından fethedilmiş, ancak 1068 yılında tekrar Bizans’ın eline geçmiştir. Malazgirt Savaşı sonrasında ise Artuk Bey tarafından fethedilen Niksar, tekrar elden çıkmıştır(1073).
Niksar’ın asıl fatihi Danişmentli Devleti’nin kurucusu olan Melik Danişment Gümüştekin Ahmet Gazi olmuştur.Danişment Gazi fetihten sonra Niksar’ı sahil Ruamları’na karşı mücadelede kendisine hem bir üs hem de bu devletin başkenti yapmıştır. Danişmendliler döneminde Niksar ilim ve kültür merkezi haline gelmiştir.
1175’te II. Kılıçarslan zamanında Selçuklu topraklarına katılan Niksar, Moğol istilası ile 1341’de önce Eretna Devleti’nin, daha sonra da Tacettinoğulları Beyliği’nin hakimiyetine girmiş ve bu beyliğin merkezi olmuştur. 1387 yılında Niksar’ı ele geçiren Kadı Burhaneddin’in bir savaşta öldürülmesi üzerine bölge halkı Yıldırım Beyazıt’tan yardım istemiş ve Yıldırım Beyazıt’ın oğlu Süleyman Çelebi Niksar’ı 1398’de Osmanlı topraklarına katmıştır.Tarihi Eserler Hakkında Bilgi İçin Tıklayın…
Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon seferi, Yavuz ve Kanuni’nin doğu seferleri sırasında uğradıkları tarihi şehir, Osmanlıların son yıllarında Tokat sancağına bağlı bir kaza merkezi olarak varlığını sürdürdü.
Tarihi geçmişinin simgesi olarak Roma,Bizans,Selçuklu,Danişmentli ve Osmanlı Devletlerinden kalma pek çok eser hala şehrin tabi bir parçası olarak ayaktadır.İstiklal Savaşı sırasında Rum ve Ermeni çetelerinin baskılarıyla karşılaşan Niksar, diğer taraftan memleketimizi işgal eden düşmanlara karşı, 16 haziran 1919’da İzmir’in işgalini protesto amacıyla; Anadolu’daki ilk mitinglerden birini gerçekleştirerek Cumhuriyetten bugüne kadar varlığını sürdürmüştür.

ULAŞIM VE HABERLEŞME

Niksar ulaşım yönünden oldukça iyi bir konumdadır.Niksar Doğu-Batı istikametinde İstanbul-Gürbulak (sınır kapısı) 100 nolu transit yolu ile Güney-Kuzey istikametinde iç Anadolu’yu Karadenize bağlayan Sivas-Tokat-Niksar-Ünye yolunun kesişme noktasında yer almaktadır.

Niksar’ın ülkemizin ticari; sanayii ve idari merkezleri ile seri ve iyi vasıflı yollarla ulaşım bağlantısı vardır. Düşünülebilecek diğer ulaşım yatırımlarına elverişli coğrafi özelliklere ve gerekli olan diğer potansiyellere sahiptir.

Niksar’ın il,ilçe ve kasabalarla ulaşım sorunu olmadığı gibi, merkezi bir noktada yer alması nedeni ile yoğun bir trafiğe sahne olmaktadır. Niksar’da mevcut Trafik tescil ve Denetleme Amirliği ile bölge trafik amirliği çevre ilçelere ve transit trafiğe hizmet vermektedir.

Karayolları 76. Şubesi Niksar’da teşkilatlanmış olup, Taşova-Erbaa-Reşadiye-Koyulhisar-Akkuş-Tekkiraz-Aybastı ve gökdere merkezlerini kapsayan 350 km.lik bir yol alanına hizmet vermektedir.

Niksar’da Köy Hizmetleri Şube müdürlüğü bulunup,Niksar, Erbaa, Reşadiye ve Başçiftliğe bağlı köylere hizmet vermektedir.

Posta işletme müdürlüğü ve Telekom amirliği bir adedi posta işletme müdürlüğüne ait, bir adedine Türk Telekom A.Ş. ne ait olmak üzere iki hizmet binası, lojman,bir yemekhane, 15 yataklı misafirhane ve yeterli personeli ile yeni binasında 6100 hatlık otomatik telefon santrali ile hizmet vermektedir.Santral 15.000 abone kapasiteli olup, 12.200 çalışan abone mevcuttur.Bütün köylerimizde otomatik telefon mevcut olup, 4 şube 76 acenta ve 4 adet telefonsuz posta hizmeti veren mezramız bulunmaktadır. İlçemizde 50 adet normal ankesör 50 adet kartlı ve 10 adet masa tipi ankesör mevcuttur.9 adet teleks 100 adet faks abonesi vardır. Merkez APS hizmetine açılmıştır,mobil ve Cep telefonlarına hizmet verilmekte olup,hizmet teknolojisindeki son gelişmeler takip edilmektedir.

EKONOMİ

Niksar ekonomisi geniş ölçüde tarıma dayalıdır.Ekonomisinin temelini de tarım ve orman ürünlerine dayalı sanayi kuruluşları teşkil etmektedir.

Kelkit Çayı’nın sulamış olduğu Niksar Ovası tamamen sulu tarıma ayrılmış, iklim koşullarının elverişli olması durumunda turunçgiller dışında her türlü tarım ve sanayi ürünleri yetiştirilmektedir.Tarım ürünlerinin başında tahıllardan buğday,arpa,mısır ve baklagiller(nohut,mercimek ve beyaz fasulye) gelmektedir.Sanayi ürünlerinden ise;şeker pancarı,tütün,ayçiçeği,mahlep,patates ve salçalık domates üretimi yapılmaktadır.Niksar ekonomisinde ceviz ve mahlebin önemli bir yeri bulunmaktadır.

Yöreye özel bir ürün olan mahlep işlenerek tamamı yurtdışına pazarlanmakta ve ekonomiye katkı sağlamaktadır.Niksar ekonomisine şeker pancarı ve tütününde önemli miktarda katkıları bulunmaktadır.

Son birkaç yıldır yemeklik patates, salçalık domates ve soğan üretimi de büyük ekonomik girdiler sağlamaktadır.Niksar’ın konumu,komşu bölge pazarlarının boş oluşu, ürünlerinin pazarlanmasını kolaylaştırmış, gelirlerde büyük artış olmuştur.

Niksar’da kurulmuş ve faaliyette bulunan belli başlı sanayi kuruluşlarını şöyle sıralayabiliriz. Bunların hemen hemen tamamı özel sektöre ait kuruluşlardır.

İlçede; 4 un fabrikası, 1 yem fabrikası, 1 salça fabrikası, 2 kereste fabrikası,

1 modern kireç fabrikası, 2 tuğla fabrikası, 2 kolonya imalathanesi, 2 naylon bidon fabrikası, 1 otoklav tipi lastik ayakkabı fabrikası, 1 naylon branda ve poşet fabrikası, 2 membaa suyu dolum tesisi, 1 avize imalatı atölyesi, 2 akü imalat atölyesi gibi sanayi kuruluşları bulunmaktadır.

Bu sanayi kuruluşlarında üretimi yapılan malların çoğunluğu iç pazarda tüketilmesine rağmen bir kısmı da ihraç edilebilmektedir.

Niksar ekonomisinde geleneksel el sanatlarından hereke tipi el halısı dokumacılığında önemli bir yeri vardır.Niksar bölgenin halı merkezi konumundadır.

Niksar’ımızın geleneksel el sanatlarının ikincisi de el yapımı süpürge imalatıdır. Bu konuda çalışan 35’e yakın süpürge imalathanesi bulunmaktadır.Son yıllarda süpürge imalatında makineleşmeye gidilerek seri imalata başlanmıştır. Bu sektörde Niksar’a ekonomik yönden büyük katkılar sağlamaktadır.

Niksar ekonomisinde küçük ve büyük baş hayvan besiciliğinin de büyük yeri vardır. Besi yapılan büyük ve küçük baş hayvanlar yurtiçi pazarlarında satılmakta ve ekonomiye girdi sağlamaktadır. Yöredeki hayvan pazarının merkezi konumunda olduğundan bu sektör senenin her mevsiminde canlılığını korumaktadır.

Zengin bir bitki örtüsü olan ilçenin hemen hemen her yöresinde arıcılık yapılmaktadır

Niksar çevresinin ormanlarla kaplı olması nedeniyle orman ürünlerinden mantar, ıhlamur, kuşburnu ve buna benzer orman bitkilerinin de Niksar ekonomisine katkıları bulunmaktadır..

Niksar’da kurulmuş 35 anonim şirket, 103 limited şirket ve 54 çeşitli kooperatif bulunmaktadır.

Niksar Küçük Sanayi Sitesi 1975 yılında kurulmuş olup, Organize Sanayi Bölgesi’nin alt yapı çalışmaları devam etmektedir.

İlçede belediyeye ait 750 tonluk soğuk hava deposu ve modern et entegre tesisi bulunmaktadır.



February-23-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

Dİkİlİ-Çandarli-alİaĞa-menemen… DİKİLİ

Dikili İzmir’in en kuzeydeki sahil ilçesi. İzmir’den gelirken Bergama’yı geçence sola, Çanakkale’den gelirken Bergama’dan önce sağa dönüp on dakikada Dikili’ye varıyorsunuz.

İzmir’li gençlerin rağbet ettikleri yerlerden biri. Bir de Bergama’yı gezmeye gelen yabancı turistler, bir geceden fazla konaklıyorlarsa deniz için uğruyorlar. Deniz yoluyla gelenlerin de giriş kapısı. Antik çağda da böyleymiş, Pergamon’un limanıymış.

İlçe sadece deniz değil kaplıcalar için de ziyaret ediliyor. Dikili kaplıcaları yanında Bademli ve Nebiler kaplıca ve ılıcaları var. Bergama’dan gelirken yol ayrımına yakın Kaletepe üzerinde Aterneus antik kentinin kalıntıları var.

Dikili’nin en büyük şanssızlığı da kuzeye doğru uzanan sahilinin nerede bir deniz kıyısı bulsa yazlık ev yapmaya meraklı yurttaşlarımızın dalgalar halinde gelen taarruzu ile sıkış tıkış bir mahalleye benzetilmiş olmasıdır.

Önceki yıllarda Festivali kültür-sanat ağırlıklı olduğu için İzmir ve büyük kentlerin aydın çevrelerinin yoğun ilgisini çekiyordu. Son seçimlerde Belediye yönetimi değişince festivalin bu özelliği de kayboldu. Şarkılı, türkülü eğlenceye dönüştürüldü.

ÇANDARLI

Çandarlı aynı adlı körfezin kıyısına kurulmuştur. Bergama - İzmir yolundan veya Dikili üzerinden ulaşılabilir. Bu ikinci yol kışın kullanılmamalıdır.

Denizde, hemen karşıdaki küçük adasıyla çevredeki yazlıkları saymazsanız köy havasını koruyan bir yerleşimdir. Köyün balıkçıları yanında amatör balıkçıların da rağbet ettiği körfez iyi balık verir.

Çandarlı’nın 13 veya 14. yy’da Ceneviz şovalyeleri tarafından inşa edilmiş kalesi ülkemizin en iyi korunmuş durumdaki kalelerinden birisidir. Daha sonra Türkler’in iki kez onardığı kale son olarak 1955’de aslına uygun olarak restore edilmiştir. Kalede Hellenistik Çağ surlarından kalmış taşların kullanıldığı görülmektedir.

Çandarlı’daki antik Pitane kentinde Prof. Ekrem Akurgal tarafından yapılmış kazılarda çok sayıda güzel seramik örneği bulunmuştur. Fitane’de bulunan eserler İstanbul, İzmir ve Bergama müzelerindedir.

ALİAĞA

Körfezin güneyinde yer alan Aliağa petrol rafinerisi ile gemi söküm tesisleri Foça’dan Dikili’ye kadar bütün körfezi kirletiyor. İzmir ve çevresindeki çevre dostlarının mücadeleleri yıllardır sürmektedir.

Aliağa Rafinerisi’ni Bergama yönüne doğru geçince iki km. sonra solunuzda küçücük bir tabelada “KYME” yazısını göreceksiniz. Sola toprak yola girip bir kaç yüz metre ilerlediğinizde sağınızda kalan tepe antik Kyme kentinin bulunduğu yerdir. Bir bekçisi bulunan ve özel izin alınmadan gezilemeyen ören yerinde, bu şansı yakalarsanız antik kenti ayağınızın altında, elinizle eşeleseniz ortaya çıkarabileceğiniz yakınlıkta hissedersiniz. Ön kazıların 1981’de yapıldığı Kyme’nin önümüzdeki yıllarda günışığına çıkmış halini göreceğinizi umut ederek tepenin arka tarafına yürüyün. Orası deniz. “Nefis bir körfez manzarası” göreceğinizi umarken gemi söküm tesislerinin bir hayaleti andıran görüntüsü ile hayal kırıklığına uğrayacaksınız.

Kyme gibi henüz arkeolojik kazıları tamamlanıp ortaya çıkarılmamış ören yerleri o kadar çok ki, insan şaşırmadan edemiyor. Bu eserler ortaya çıkarılsa da ülkemizin tarihi zenginliğine yeni zenginlikleri eklense, diye düşünüyorsunuz. Ancak bu iş oldukça pahalıya maloluyor ve Türkiye böyle şeylere para ayırmıyor. Ören yerlerimiz, yer altındaki antik kentlerimiz de yabancı üniversitelerin, müzelerin veya vakıf benzeri kuruluşların buralarda yapılacak kazıları desteklemesini tevekkülle bekliyor.

Yürürken ayağınızın altında çıtırdayan kiremit, kap kacak kırıklarının, taş parçalarının ikibin küsur yıldır orada durduğunu bilmek çok tuhaf bir duygu yaratıyor.

Son yıllardaki kazılarda ele geçen buluntuları Bergama Müzesi’nde, daha önceki güzel terrakotta heykelcikleri İstanbul Arkeoloji ve Paris Louvre Müzesi’nde bulunmaktadır.

MYRNA

Çandarlı Körfezi’nin son koyunda, Kocaçay ağzındadır. Kent iki tepe üzerinde uzanmaktadır.

(Aigeia antik kenti için Bergama’ya bakınız.)

MENEMEN

Menemen tarih açısından Kubilay’ın ölümüyle sonuçlanan ayaklanma ile hatırlanır. Kubilay’ın anısına 1993’de dikilen anıt yanında İzmir yolu üzerinde dizilen çok sayıdaki çömlekçileri ile de tanınır. En güzel testiler, saksılar Menemen’de yapılır. Bir de yoğurdu ünlüdür ki çatalla yenir.

Menemen’in hemen kuzeyinde Buruncuk’ta bulunan Larisa antik kentinde 1902’de başlayan, sonra 1932 - 1934 arasında sürdürülen kazılar Batı Anadolu’daki araştırmalarının en verimlilerinden biri olmuştur. Arkaik döneme ait mimari parçalar İzmir Müzesi, seramik buluntular ile terrakotta kaplamalar ise İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndedir.



February-23-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

YOZGAT gezi rehberi.. YOZGAT

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 14.132 km²

Nüfus: 582.839 (1990 Geçici)

İl Trafik No: 66

Yozgat, İç Anadolu ve Karadeniz Bölgesi arasında geçiş noktası oluşturmaktadır. Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Yozgat, Anadolu Halk Edebiyatının zengin ürünlerini barındırmaktadır.

İLÇELER

Yozgat ilinin ilçeleri; Akdağmadeni, Aydıncık, Boğazlıyan , Çandır, Çayıralan, Çekerek, Kadışehri , Saraykent , Sarıkaya , Sorgun, Şefaatli, Yenifakılı ve Yerköy’dür.

Akdağmadeni: Yozgat’ın doğusunda yer alır. Akdağmadeni ve köylerinde yer alan tarihi eserler arasında 13. yüzyılın ilk yarısında yaptırılan Behramşah Kalesi, 15. yüzyıla tarihlenen Ali Çelebi Türbesi ve Mahmut Çelebi Türbesi ile kesme taştan yapılan bir kilise vardır.

Çayıralan: Yozgat’ın güneydoğusunda yer alır. Çayıralan’da yer alan tarihi eserler arasında, 1855′e tarihlenen Çerkez Bey Türbesi ve hemen yanında bulunan, 1152 yılında yaptırıldığı tespit edilen Kubbeli Cami ile Çokradan Köyü Cami vardır.

Sarıkaya : Sarıkaya ilçesi Yozgat’ın güneydoğusunda yer alır. Şifalı kaplıcaları ile tanınan bu ilçede Roma sitili yapılara, büyük taşlarla örülü duvar kalıntılarına sık sık rastlanmaktadır.

Saraykent : Saraykent ilçesi Yozgat’ın doğusunda yer almaktadır. İlçe merkezine 1 km. mesafede bulunan sıcak su kaplıcası şifa arayanlara hizmet vermektedir. İlçede çok sayıda mağara bulunmaktadır. Bu mağaraların Bizans dönemine ait olduğu belirtilmektedir. Ayrıca, 1221 yılında Valide Sultan Mahperi Hatun tarafından yaptırılan, Çinçinli Sultan Hanı ilçe merkezinin 16 km. kuzeyinde yer almaktadır.

Sorgun: Sorgun Yozgat’ın doğusunda bulunmaktadır. İlçe sıcak su kaynakları bakımından zengindir. Ayrıca, Sorgun’da Salih Paşa tarafından 1813 tarihinde yaptırılan Salih Paşa Camii bulunmaktadır.

Yerköy: Yerköy ilçesi Yozgat’ın batısında yer alır. Saray Köyünde bulunan Saray Köyü Çapanoğlu Camii 1765′ de Kapucubaşı Çapanoğlu Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır.

NASIL GİDİLİR

İlin karayolu ve demiryolu ulaşımı mevcuttur. En yakın havalimanı 220 km mesafedeki Ankara ve Kayseri Havalimanlarıdır.

Karayolu: İlin karayolu ile diğer illere bağlantısı vardır. Kent merkezinde yer alan terminale ulaşım, şehir içi minibüsleriyle sağlanmaktadır.

Otogar Tel: (+90-354) 2125808

Demiryolu: Ankara-Kayseri ve Doğu Anadolu bölgesine bağlantıyı sağlayan demiryolu Yozgat’tan geçmektedir . Yerköy, Şefaatli ve Yeni Fakılı İlçelerinde Tren istasyonu bulunmaktadır. Gar istasyonları İlçe merkezlerindedir.

Yerköy Gar İstasyonu , Tel: (+90-354) 516 26 64

Şefaatli İstasyonu, Tel: (+90-354) 564 11 72



February-23-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

doğunun incisi van hakkında güzel bilgiler Van, ülkemizin en önemli turizm beldelerinden biridir. Kültür varlıkları, doğal güzellikleri, mahalli gelenekleri, ulaşım imkanları ve dört mevsim farklı güzellikler yaşatan iklimiyle Van, turizmde potansiyel sahibi il’dir. Turizm belgeli konaklama imkanları, güleryüzlü insanları yılın büyük bir bölümünde eksilmeyen güneş, kışın kayak, yazın ise yüzme, sörf, optims, rafting imkanları Van’ın kendisine has değerleridir. Ören yerlerindeki gezi, Van Kalesinde gün batımı, Eski Van şehrinde tarih, Bend-i Mahi şelalesinde su sesi, Akdamar Adası’nda kuşların cıvıltısı ve tarihe yolculuk, Selçuklu mezarlığında ustaların eserleri, Hoşap Kalesi’nde ihtişam, Edremit’te söğüt dalları arasında gezinti, Gevaş’ta zirvelerden gelen tarih ve doğanın birbirine karıştığı esinti, Van Müzesi’nde 40 bin eserin yer aldığı geçmişten yansıyan kesit ve sonrası kahvaltı salonunda yapılan keyifli bir kahvaltı size sunulacak eşsiz değerlerdir.

VAN KEDİSİ
Van’ı dünyaya tanıtan Van’ın sembolü olan Van Kedisi son yıllarda daha büyük ilgi göremektedir. Sevimli, cana yakın, suyla oynamayı seven, yüzmeden hoşlanan Van Kedisi’ne Van halkı “Pişik” demektedir. Van kedisi Van’ın türküsüne, manisine ve sosyal yaşamına girmiştir. Van kedilerinin en büyük özellikleri; Uzun tüylü, kaplan yürüyüşlü, uysal, bir gözü mavi, bir gözü sarı, bazen de bir gözü mavi bir gözü yeşil olabilmektedir. Tilki kuyruklu, çevik, temizlikten hoşlanan, eğitime yatkın Van kedilerinin gebelik süresi 62 gündür.
Bir batında 4 adet yavru doğurur. Van kedileri yeni yaşama alanlarına 20-30 günde adapte olabilirler. Van dışına götürülmüş, yurt içinde ve yurt dışında beslenen, doğuran, çoğalmış çok sayıda kedi vardır. 18. yüzyılda Sultan Abdülhamit, Yıldız Sarayı’nda “Pamuk” isminde bir Van Kedisi beslemiştir. Van kedisinin avcılık özellikleri üstündür. Fare, kuş, sinek, böcek avlayarak oynar ve yer. Tuvaletini ev içinde toprak bir kapta giderir. Duygusaldır. İsmiyle sevilmekten hoşlanır. Van kedisi kavun, karpuz, çikolata gibi ilginç gelebilecek gıdalar da yer. Yiyeceğini yemeden önce sahibine sürünerek minnet duygusunu gösterir. Sokak kedileriyle çiftleşmiş Van kedilerinin bir kısmı kırma, bozulmuş Van kedisi tipi oluştururlar. Van Valiliği ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin işbirliğiyle üniversite kampüsü içersinde Van kedilerinin neslini korumak, tedavilerini sağlamak üzere modern bir “Van Kedi Evi” yaptırılarak hizmete girmiştir. Van kedileri Van’da sayıları azalsa da birçok evde titizlikle ve sevgiyle bakılmaktadır.

VAN GÖLÜ CANAVARI

Van Gölü, Türkiye’nin en büyük gölüdür. Van Gölü’nde 1960′lı yıllardan günümüze kadar 8-10 metre boylarında, ses çıkaran, insanlara zarar vermeyen, kahverengi-siyah arasında bir canlı olduğu görgü tanıklarınca söylenmektedir. Çok sayıda Vanlı bu yaratığı gördüğünü söylerken, bu konuda bilimsel bir tespit yapılmamıştır. Gizemini koruyan Van Gölü Canavarı’nı Van halkı “Canavan”, “Cano” gibi isimlerle sevimli hale getirmiştir. Zaman zaman hakkında araştırma yapılmaktadır.
Van Müzesi: Van şehir merkezinde bulunmaktadır. Müzede Urartu, Osmanlı, Selçuklu ve çeşitli uygarlıklara ait 40.000 eser bulunmaktadır. Bir bölümde ise Van’ın etnografik değerleri korunmakta ve sergilenmektedir.

Akdamar Adası ve Kilisesi: Van’ın Gevaş ilçesine 10 km. uzaklıktadır. Van-Bitlis karayolu üzerindeki iskeleden günün her saatinde motor çalışmaktadır. Badem ağaçları ile doğal güzelliği olan, temiz kumsal sahili bulunan ada da bulunan Akdamar Kilisesi dünya çapında turist çekmektedir. Yaz aylarında çok kalabalık olan Ada’da martı sesleri senfoni yaparak konuklarını karşılar.

Van Kalesi: Van şehir merkezine 5 km. uzaklıktadır. Urartu Devleti’nin Tuşba adıyla başkentliğini yapmıştır. Güneyinde eski Van şehri bulunur. Kaya mezari, camiiler, çivi yazıları, madır burcu, surlar ve yanı başındaki Van Evi görülmeye değerdir.

Hoşap Kalesi: Van’ın en fazla turist çeken kalelerindendir. Van’a 60 km. uzaklıktadır. Osmanlı dönemine aittir. Araç ile kale kapısına kadar çıkılabilmektedir.

Çavuştepe Kalesi: Van’a 30 km. mesafede Van-Hakkari karayolu üzerindedir. Araçla kaleye çıkılabilmektedir. Urartu uygarlığını merak edenler için mutlaka görülmesi gereken ören yeridir.

Çarpanak Ada ve Kilisesi: Van merkeze bağlı Çitören köyü burnunda yer alan adaya köy iskelesinden ve Van iskelesinden ulaşılabilmektedir. Ada’da bulunan manastır kilisesi ve doğa güzelliği ile kumsalı ilgi çekicidir.

Gevaş Selçuklu Mezarlığı ve Halime Hatun Kümbeti: Gevaş-Van karayolu üzerindedir. 14. ve 15. yüzyıla ait tarihi mezarlar bulunmaktadır. Mezarlık içersinde Halime Hatun türbesi taş işçiliğinin güzel örneğidir.

DOĞAL DEĞERLER
Muradiye Çağlayanı: Muradiye ilçesine 10 km. uzaklıkta, Bend-i Mahi çayı üzerinde bulunmaktadır. Çayın vadi içersinde akmasıyla 15-20 m. yüksekten dökülen çağlayan oluşmuştur. Asma köprüsü ve doğal güzelliği heybetli görünüm sergiler. Sakin dinlenme yeridir.

Beyaz Su Çağlayanı: Çatak ilçesi sınırları içinde, Van’a 75 km. Çatak’a 5 km. mesafededir. Yaklaşık 100 m. yükseklikten köpük halinde akan su dinlendiricidir. Etrafı piknik alanıdır.

Edremit: Van’a 20 km. uzaklıkta bulunan Edremit, Van’ın önemli sayfiye yeridir. Bağları, bahçeleri, yeşil doğası, mavi göl suları, Kadembastı, Kızdamı, kamping alanları, sahil lokantaları ve piknik alanlarıyla turizm beldesidir.
Ayrıca Van İskele, Mollakasım, Ayanıs, Amik, İrini, Çakırbey, İşgirt, Sıhke köyü, Bardakçı kumsalı, Panz köyü kumsalı dinelenme, piknik yeridir.
Hasan Aptal Kaplıcası Erciş ilçesine 20 km. uzaklıktadır. Kaynak suları çeşitli hastalıklara iyi gelmektedir.

YAVUZLAR KÖYÜ VE PERİ BACALARI: Başkale ilçesinin Yavuzlar köyü civarında bulunan peri bacalarını andıran doğal oluşumlar bulunmaktadır. İlginç doğal güzellik oluşturan ve Başkale Peri Bacaları denilen yer gizemlidir.

Van Asya İpek Yolu Sanayi ve Ticaret Fuarı: Van Kalesi bitişiğinde her yıl yaz sonlarına doğru kurulmaktadır. Komşu ülke ve yurt içinde üretilen ürünler sergilenmektedir.

Şenlikler: Van merkezinde, Çatak ilçesinde, Erciş ilçesinde ve Bahçesaray ilçesinde çeşitli tarihlerde festival ve şenlikler düzenlenmektedir.

KONAKLAMA TESİSLERİ
Van ili konaklama tesisleri açısından Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en modern tesislerini bünyesinde toplamıştır. Turizm belgeli otel sayısı 8′dir.

Belediye Belgeli Oteller
1. Sınıf:Hotel Kahraman, Hotel Çağ, Hotel İpek Palas, Hotel Van, Hotel Aslan, Hotel Tahran, Hotel Kent.
2. Sınıf: Hotel Nuh, Hotel Konak, Hotel Ada Palas, Hotel Göl.
3. Sınıf: Hotel Göl Palas, Hotel Akköprü, Hotel Dergah.

Büyük Urartu Oteli xxxx 0.432 212 06 60
Akdamar Oteli xxx 0.432 214 99 23
Yakut Oteli xxx 0.432 214 28 32
Sirhan Oteli xx 0.432 214 34 63
Büyük Asur Oteli xx 0.432 216 37 53
Beşkardeşler Oteli xx 0.432 216 11 16
Şahin Oteli xx 0.432 216 30 62
Güzel Paris Oteli x 0.432 216 37 39
Çaldıran Oteli x 0.432 216 27 18

RESTORANLAR
Kıyı Restorant, Merkez Et Lokantası, Edremit Anadolu Kamping, Edremit Cengtur, Edremit Yalı Restorant, Gevaş Ahtamara Restorant, Edremit Konak Restorant, Kadembas Restorant ve Kamping.

TURİZM ACENTALARI
İl merkezinde 6 adet, Erciş ilçesinde 2 adet olmak üzere 8 turizm seyahat acentası vardır.

OLD TUŞBA - EREK TURİZM - KAMRAN TURİZM - ÇARPANAK TURİZM - ZEYSİN TURİZM - URARTU TURİZM.

Otobüs Firmaları: Vangölü Turizm, Vantur Turizm, Yeni Van Seyahat, Best Van Turizm.

ULAŞIM
Van’da ulaşım demiryolu, denizyolu, karayolu ve havayolu ile yapılmaktadır.

Van, Anadolu’ya kuzeyden Muradiye, Çaldıran üzerinden Doğubeyazıt’a,
Ağrı-Erciş karayolu ile Patnos üzerinden Ağrı’ya, Van-Gevaş karayolu ile Bitlis, Muş üzerinden Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz Bölgesi’ne ulaşım imkanı sağlanmaktadır. Bu yollar Devlet karayolları standartlarındadır.

Van’dan Gürpınar-Başkale üzerinde Yüksekova ve Hakkari ile irtibat sağlayan, aynı zamanda Yüksekova üzerinden İran ile bağlantı kuran devlet yolu mevcuttur.

Van’ın komşu il ve ilçelere ulaşımını sağlayan toplam; 981 km. devlet, 791 km. asfalt, 115 km stabilize, 67 km ise Şose yolu bulunmaktadır. Köy yolu 5.197 olup 196 km’si asfalt, 2.606 km’si stabilize, 2.341 km’si tesviye yoludur. Van ilinin Ağrı’ya 230 km, Bitlis’e 170 km, Hakkari’ye 203 km, Siirt’e 267 km, Şırnak’a 363 km uzaklığı bulunmaktadır. Van ilinden ilçelere otobüs, minibüs ve taksi dolmuşları çalışmaktadır. Şehiriçi ulaşım minibüs, belediye otobüsleri ile sağlanmaktadır. Ayrıca taksi durakları şehrin çeşitli semtlerinde bulunmaktadır.

Havayolu Ulaşımı
Van’da modern imkanlara sahip günün 24 saati her türlü uçağın iniş-kalkış yapabileceği bir sivil hava alanı ve terminali mevcuttur. Havaalanı Van şehir merkezine 5 km. uzaklıkta olup, Van Gölü yakınlarındadır. Halen Van’a Türk Havayolları uçakları sefer düzenlemektedir.
İstanbul’dan Van’a her gün karşılıklı bir tarifeli sefer, Ankara’dan Van’a hergün karşılıklı iki tarifeli sefer vardır.

İstanbul Havayolları ile Pazartesi, Çarşamba, Cuma günleri İstanbul’dan Van’a karşılıklı bir sefer düzenlenmektedir.

Demiryolu Ulaşımı: Van’ın İran ile 116 km. uzunluğunda demiryolu bağlantısı mevcuttur. Bu demiryolu güzergahında toplam üç istasyon bulunmaktadır. Demiryolu genelde feribotla Tatvan’dan Van’a gelen ve İran’a giden yük vagonlarını taşımaktadır.

Denizyolu Ulaşımı: Devlet Demir Yolları’na paralel olarak Van ile Tatvan istasyonu arasında demiryolu bağlantısı Van Gölü üzerinden feribotla sağlanmaktadır. Van İskelesi ile Tatvan iskelesi arasında karşılıklı olarak yük, vagon, araç ve yolcu taşıyan feribot seferleri düzenlenmektedir. Van-Tatvan arası feribot yolculuğu yaklaşık 4 saat sürmektedir. Ayrıca Van Gölü üzerinde adalara turistik amaçlı yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.