Archive for the ‘Turizim Konuları’ Category
|
Ocak-8-2008
Kağıt uçak biletlerinin en fazla 2 yıllık ömrü kaldığı, havayolu şirketlerine milyarlarca dolarlık tasarruf sağlayacak gelişme sayesinde, elektronik biletlerin kağıt biletlerin yerini alacağı belirtildi.
Dünyada satılan uçak biletlerinin bugün itibarıyla yüzde 38′inin internet aracılığıyla satıldığı kaydedildi. Uluslararası Hava Taşıma Birliği’nin (IATA), üyesi olan 265 şirketten en fazla 2 yıl içinde bu oranı yüzde 100′e çekmesini istediği kaydedildi.
Dünyadaki yolcu trafiğinin yüzde 90′ını gerçekleştiren şirketlerin üye olduğu
Iata’nın Genel Müdürü Giovanni Bisignani, ”Bu hedef bir zorunluluktur. Her yıl yaklaşık 350 milyon bilet basıyoruz. 2007′de ise tek bir tane bile basmayacağız” dedi.
Sadece biletlerin kağıda basılmamasının, sektörün her yıl 3 milyar dolar tasarruf etmesine olanak sağlayacağı, elektronik sistemin yolcuların kayıt işlemleri ya da bagaj işlemlerinde yaygınlaşmasının ise daha çok tasarruf sağlayacağı belirtiliyor.
Bisignani, ”Söz konusu olan devrim niteliğindeki bir teknoloji ya da yeniden icat edilmesi gereken bir teknoloji değil. Bu teknolojiler hali hazırda var olan ve her yıl 6.5 milyar dolar tasarruf sağlayıp, yolcuların seyahatlerini daha hoş kılacak teknolojiler” ifadesini kullandı.
IATA, gelecekte, bilet kayıt gişelerinin önündeki kuyruklarının ortadan kalkmasını ve valizler üzerine yapıştırılacak küçük elektronik etiketler sayesinde de kayıp bagaj sayısının önemli oranda azalacağını umuyor.
Elektronik bilet ilk kez, maliyetlerini düşürmek isteyen İngiliz British Midland havayolu şirketi ile hava taşımacılığında uzmanlaşmış İsviçreli bilgisayar şirketi Sita arasındaki temasların ardından 1995′te ortaya çıkmıştı.
British Midland’ın hedefi, bilet dağıtım masraflarını azaltmak ve yolcularına seyahat acentalarını kullanmaksızın doğrudan bilet satmaktı. İlk internet sitesi 11 Aralık 1995′te sisteme girmiş ve sistemi kullanarak kendisine bir Paris-Londra bileti ayırtan ilk kullanıcıya bir şişe şampanya hediye edilmişti. 2005′te biletini internetten alanların sayısının 400 milyona çıktığı belirtiliyor.
IATA, Avrupa ve ABD’nin internet aracılığıyla bilet alan yolcular bakımından ilk sırada yer aldığını, bunu yüzde 39′la Afrika ülkelerinin takip ettiğini, ardından yüzde 11′le kuzey Asya ile yüzde 2′lik oranla Ortadoğu ülkelerinin geldiğini ifade ediyor.
|
|
Temmuz-15-2007
Mevsimi geldiğinde kayak yapmak için özel turlara koşa koşa gidenlere biraz yardımcı olalım istedik ve Türkiye’deki önemli kayak merkezlerini bulduk. Bu işi profesyonelce yapanlar, her kış kayak yapmak için turlara ihtiyaç duymayanlar eminiz ki, bu adresleri ezbere biliyorlardır. Peki, yalnızca kar gördüğünde kayak yapmayı düşleyenler…
Daha önce hiç kayak yapmadıysanız, onun da çözümü bulunuyor. Aşağıda listesini verdiğimiz merkezlerde kayak hocaları var. Eğer malzemeniz yoksa, tesislerden malzeme ihtiyacınızı da karşılayabilirsiniz. Ayrıca Aspect Turizm’in kayak derslerine de bir göz atabilirsiniz. Aspect’in kayak eğitimi Slalom ve Kros kayağı olarak iki seçenekten oluşuyor. Slalom: Malzemelerin tanınması ve kullanılmasının öğretimi ile başlayan ilk safhada bacakların ve dizlerin kullanımı, kayakların üzerinde durabilme, dengenin sağlanması, ilerleme ve durma konuları teorik olarak veriliyor. Eğitimin ilk safhalarında hafif eğimli ve fazla uzun olmayan pistler tercih ediliyor. Yine ilk safhada dengenin kaybedildiği durumlarda uygun düşme pozisyonları gösteriliyor. Bunun yanı sıra kayakları kullanarak yukarı çıkış ve yerinde dönüşler de ilk aşamanın konularını oluşturuyor. İlk aşama günde 2 ile 3 saatten kişinin performansına bağlı olarak 3-4 gün sürüyor. Daha sonraki safhada kar sapanı yaparak durma, vücudu kullanarak hız kazanma ve hız kesme, ilerleme esnasında dönüşler tamamlanıyor. Son aşama artık liftlerle yukarı çıkıp, eğitmenler nezaretinde aşağı inişler gerçekleştirmektir. Eğitimlerin tamamı yine kişinin kendisine bağlı olarak 10 ile 20 ders arasında tamamlanıyor. Kros: Kayakların slalom kayaklarına oranla daha ince ve hafif olmasından dolayı denge ve ilerleme konuları daha fazla zaman alıyor. Topukların hareket edebiliyor olması diğer kayak türüne göre daha fazla dikkat ve efor gerektiriyor. İlk aşama yine benzer konuları içermekle birlikte 7 ile 10 günlük bir periyodu kapsıyor. Her eğitim seansı kültür fizik hareketleriyle ısıtılması gerekir.Zira bu branşta eklemlerin, özellikle ayak bileklerinin kullanımı daha fazladır. Belirtilen bu ilk aşamanın geçilmesinden sonra yürüyüş, yukarı çıkış ve slalomda olduğu gibi diğer konular ele alınıyor. Eğitimin toplam süresi 20 ile 30 gün arasında değişiyor.
Aspect Turizm: (0312) 468 75 25
KAYAK MERKEZLERİ
Ağrı - Bubi Dağı
Ağrı şehir merkezine 18 km. uzaklıktadır. 1227 metre uzunluğunda, 600 kişilik bir teleski, 1 adet alt istasyon binası içinde oturma salonu bulunmaktadır. Kayak mevsiminde kar kalınlığı 1-2 metreyi buluyor. Orta ve zor pistlere sahip merkezde kayak mevsimi Aralık-Nisan aylarıdır.
Antalya - Beydağları
Antalya Saklıkent kayak merkezi şehir merkezinin 50 km. kuzey batısındadır. Özel bir kooperatife ait iki adet teleski tesisi bulunuyor. Merkezde, kooperatife ait pansiyonlar ve cafeler yeralıyor. Antalya’dan 1 saatlik bir yolla ulaşılabiliyor. Kayak mevsimi Aralık-Mart aylarını kapsıyor.
Ankara - Elmadağ
Şehir merkezine uzaklığı 18 km. ODTÜ-Hacettepe-Ankara Üniv.- Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne ait kayak evi ile Turizm Bakanlığına ait Turban otel ve şahıslara ait iki restoran bulunuyor. 548 metre uzunluğunda 720 kişilik bir adet teleski bulunuyor. Ulaşım üniversite araçları ve özel imkanlarla sağlanabiliyor. Kayak sezonu Ocak-Mart ve kar kalınlığı 30-60 cm.
Bitlis - Merkez
Kayak merkezi Bitlis şehir merkezinin içinde yeralıyor. Bir kayak evi ile bir teleski tesisi bulunuyor. Tesisin uzunluğu 725 metre, kapasitesi ise 710 kişidir. 1000 metre uzunluğunda orta ve zor pist yeralıyor. Pistin kot farkı alt 1510, üst 1700 metredir. Kayak mevsimi Aralık-Nisan ayları ve kar kalınlığı 1-2 metredir.
Bingöl - Yolaçtı (Kurucadağ)
Kayak merkezi Bingöl şehir merkezine 25 km. mesafede, ana yol güzergahındadır. 925 metre uzunluğunda 499 kişilik bir teleski mevcuttur. Merkezde bir de kayak evi bulunuyor. Pist uzunluğu 1000 metre acemi ve ileri düzey kayakçılar için. Alt istasyon 1650, üst istasyon 1890 metredir. Ulaşım otobüs ve özel araçlarla sağlanıyor.
Bolu - Kartalkaya
Bolu Kartalkaya’da iki otel mevcut. 9 adet teleski ile 2 adet telesiej tesisi bulunuyor. Mekanik tesislerin toplam taşıma kapasitesi saatte 4750 kişi, merkezde 13 adet pist var. En uzun pist 1400 metre. Kayak mevsimi Aralık-Nisan ayları olup, kar kalınlığı ortalama 250 cm.’dir. Toplam yatak sayısı 1250 ile 1000 kişi kapasiteli otel, merkezde iki restoran, yüzme havuzu, disco, oyun salonu, snack bar mevcuttur.
Bursa - Uludağ
Kamu kuruluşu niteliğinde 12 adet konaklama tesisi ile özel sektöre ait 15 otel bulunuyor. Bursa’ya 30 km. uzaklıkta olup, ulaşım taksi , dolmuş taksi, minübüs ve teleferikle sağlanabiliyor. Merkezde pist sayısı 11, en uzun pist ise 2000 metre. Mekanik tesis sayısı 13, 7 adet telesiej ile 6 adet, 1000 kişilik teleski bulunuyor. Kayak mevsimi Aralık-Nisan aylarını kapsıyor.
Erzurum - Palandöken
Erzurum-Palandöken kayak merkezi şehir merkezine 4 km uzaklıkta olup taksi ile ulaşılabiliyor. Tatil günleri ise Belediye otobüsleri çalışıyor. Ulaşımı oldukça rahattır. Kayak merkezinde 2 adet telesiej ile Dedeman Otel’e ait bir teleski tesisi bulunuyor. Telesiej alt istasyonunda bir kayak evi ile yine teleski alt istasyonunda Dedeman’a ait 2 otel bulunmaktadır. Telesiej tesisinin uzunluğu 3237 metre ve 300 kişiliktir. Kayak mevsimi Aralık-Mayıs ayları olup, kar kalınlığı 60-120 cm. arasındadır. 15 değişik pistten sürekli 5 km kayma imkanı vardır.
Gümüşhane - Zigana
Zigana kayak merkezi Trabzon’a 60 km, Gümüşhane’ye 40 km uzaklıktadır. Kayak merkezinde 1 adet teleski, bir adet baby-lift tesisi ile kayak evi bulunuyor. Tesis 661 metre uzunluğunda, 843 kişiliktir. Kayak mevsimi Aralık-Nisan ayları olup, kar kalınlığı 100-150 cm.’dir. Ulaşım özel vasıta veya yolcu otobüsleri ile sağlanıyor.
Kars - Sarıkamış
Kars’a 55 km. uzaklıkta Sarıkamış ilçesinin içerisinde çamurlu dağdadır. Kayak merkezinde, 844 metre uzunluğunda, 750 kişilik bir teleski tesisi ile iki kayak evi bulunmaktadır. Sarıkamış kayak merkezinde sezon, Aralık-Nisan ayları kapsıyor ve kar kalınlığı 50-200 cm.yi buluyor. Merkezde pist uzunluğu 1200 metre. Ayrıca Sarıkamış’ta Cıbıltepe’ye Turizm Bakanlığı tarafında 2 adet 4’lü teleski yaptırılmıştır.
Kayseri - Erciyes
Kayseri-Erciyes kayak merkezi şehir merkezine 25 km. uzaklıkta, Erciyes dağına kurulmuştur. Halen kullanılan 3 adet pist mevcuttur. Geniş bir kayak alanına sahip bu alanda 3 adet mekanik tesis bulunuyor. 2 adedi teleski tesisi olup birincisi 1450 metre uzunluğunda 900 kişiliktir, diğeri ise 1250 metre uzunluğunda ve 800 kişiliktir. Telesiej tesisi ise, 2250 metre uzunluğunda ve 370 kişilik kapasiteye sahiptir. Merkezde 300 metre uzunlukta iki adet baby-lift tesisi de bulunuyor. Dağda bir kayak evi ve bir otel mevcuttur. Kayak mevsimi Aralık-Nisan aylarıdır. Kar kalınlığı ise 50-100 cm’i buluyor. Ulaşım kamu kuruluşları araçları veya özel vasıtalarla sağlanabiliyor.
Kastamonu - Ilgaz
Kastamonu şehir merkezine 40 km. mesafede Ilgaz dağında kurulmuştur. Burada 1 adet çift iskemleli telesiej tesisi ile 1 adet teleski tesisi bulunuyor. Telesiej tesisinin uzunluğu 693 metre, kapasitesi ise 688 kişidir. Teleski tesisi ise 900 metre uzunluğunda ve 800 kişiliktir. Alt istasyon 1850 metre, üst istasyon 1995 metredir. Tesise 3 km. uzaklıkta bir otel ile bu otele ait 300 metre uzunluğunda baby-lift tesisi bulunmaktadır. Telesiej alt istasyonunda şimdilik ihzmet veren iki konaklama tesisi mevcut. Merkezde kayak mevsimi Aralık-Nisan aylarında olup, kar kalınlığı 50-200 cm.’yi buluyor. Ulaşım tur otobüsleri ve özel vasıtalarla sağlanıyor.
Erzincan - Bolkar
Erzincan’a 40 km. mesafede ana yol güzergahında Bolkar dağlarında kurulmuştur. Kayak merkezinde 1050 metre uzunluğunda, 1200 kişilik bir teleski tesisi ile, 300 metre uzunluğunda baby-lift tesisi ve bir de kayak evi bulunuyor. Pist uzunluğu 1100 metre ve orta-zor düzeydedir. Kayak mevsimi Aralık-Nisan aylarında olup, kar kalınlığı 60-100 cm arasıdır. Ulaşım yolcu otobüsü veya özel vasıta ile sağlanabilmektedir.
|
|
Temmuz-15-2007
Kaynak zenginliği açısından dünyada ilk 7 ülke arasında yer alan Türkiye’de 1300 dolayında termal kaynak bulunuyor.
Turizm ve Kültür Bakanlıkları ile Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TURSAB) internet sayfalarından derlediği bilgilere göre, önemli bir jeotermal kuşak üzerinde bulunan Türkiye’de, sıcaklıkları 20-110 santigrad derece, debileri de 2-500 lt/sn arasında değişebilen 1300 dolayında termal kaynak bulunuyor. Kaynak zenginliği açısından dünyada ilk 7 ülke arasında yer alan Türkiye’nin termal suları, hem debi ve sıcaklıkları hem de çeşitli fiziksel ve kimyasal özellikleri ile Avrupa’daki termal sulardan daha üstün nitelikler taşıyor. Türkiye’deki “doğal çıkışlı ve bol” olarak nitelendirilen termal sular, eriyik maden değeri açısından yüksek, kükürt, radon ve tuz bakımından da zengin olarak biliniyor. Anadolu’da tarihe dayanan özellikleri ile halk arasında sayfiye kültürü durumuna gelen jeotermal merkezlerin bazılarında uygun iklim koşullarının etkisi ile kür mevsimi 210 güne kadar çıkıyor.
DOĞAL ŞİFA MERKEZLERİNDEN BAZILARI
Türkiye’de termal turizme hizmet veren kaplıcalardan bazılarının özellikleri şöyle:
AFYON-SANDIKLI-HÜDAİ TERMAL TURİZM MERKEZİ: Ege Bölgesinde yer alan merkez, Sandıklı İlçesi’ne 7 km. ve Afyon’a 66 km. mesafede. Suyun sıcaklığı 70 derece. Romatizmal hastalıklar, ağrılı sendromlar, kalp ve kan dolaşımı hastalıkları, eklem-kireçlenme rahatsızlığı, sinir ve kas yorgunluğu, sinirsel hastalıklar, kadın hastalıkları tedavileri için gidiliyor.
AFYON-GAZLIGÖL TERMAL TURİZM MERKEZİ: Afyon-Eskişehir karayolu ve demiryolu güzergahları üzerinde olup Afyon’a 22 km. mesafede. Suyun sıcaklığı: 40-71 derece. Romatizmal, kalp ve dolaşım sistemi, böbrek ve idrar yolları, karaciğer-safrakesesi, sindirim sistemi, metabolizma bozuklukları, kemik ve kireçlenme ve cilt hastalıklarına karşı iyi geldiği belirtiliyor.
AFYON-ÖMER VE GECEK TERMAL TURİZM MERKEZİ: Afyon-Kütahya karayolu üzerinde bulunan merkezin Afyon’a uzaklığı 15 km. Suyun sıcaklığı 51-98 derece. Romatizmal, deri, kalp ve kan dolaşımı, sindirim, eklem ve kireçlenme, karaciğer, safrakesesi, beslenme bozukluğu, sinirsel ve kadın hastalıklarını tedavi amacıyla tercih ediliyor.
ANKARA-KIZILCAHAMAM TERMAL TURİZM MERKEZİ: Ankara’nın Kızılcahamam İlçesi’ndedir. Suyun sıcaklığı büyük kaplıca kaynağında 47 derecedir. İçme kürleri: Karaciğer, safra kesesi, mide, bağırsak ve metabolizma hastalıkları. Banyo kürleri: Kalp, dolaşım bozuklukları, romatizma.
BALIKESİR-GÖNEN TERMAL TURİZM MERKEZİ: Balıkesir’in Gönen İlçesi’nin hemen yanında, Gönen çayı kenarındadır. Suyun ısısı 52 derecedir. İçme kürleri: Karaciğer, safra yolları, böbrek fonksiyonları. Banyo kürleri: romatizma, kırık sekelleri, ağrılı ve iltihaplı kadın hastalıkları, kalın bağırsakların ağrılı, spastik iltihapları, damar sertliği, nörolojik ve vasküler komplikasyon sekelleleri ve nekahet dönemleri.
BURSA-ÇEKİRGE TERMAL TURİZM MERKEZİ: Bursa’nın Çekirge mevkiindedir. Suyun ısısı 47-78 derece. Banyo kürleri: Romatizmal sendromlar, hareket sisteminin diğer ağrılı hastalıkları, kronik iltihaplı ve ağrılı kadın hastalıkları, damar tıkanıkları. İçme-banyo kompoze kürleri: Karaciğer, safra yolları, hafif diabet, kriz devrelerinin dışında gut hastalığı, kanda fazla miktarda yağ birikintileri görülen şişmanlıklar.
BURSA-İNEGÖL OYLAT TERMAL TURİZM MERKEZİ: Bursa’nın İnegöl İlçesi’nin 27 km. güneyindedir. Suyun ısısı 40 derecedir. Şişmanlıkta etkili olduğu belirtiliyor.
ÇANAKKALE-EZİNE-KESTANBOL TERMAL TURİZM MERKEZİ: Çanakkale’nin Ezine İlçesi’ne 15 km. Marmara Denizi’ne ise 2 km. uzaklıktadır. Suyun ısısı ana kaynakta 67 derece, çamur suyunda 68 derecedir. Banyo, çamur banyosu, inhalasyon, serpinti kürleri ile ltihaplı kadın hastalıkları, romatizma, siyatik, kireçlenme, bazı kemik tüberkülozlarında etkili olduğu belirtiliyor.
DENİZLİ-PAMUKKALE TERMAL TURİZM MERKEZİ: Ege Bölgesinde, Denizli ilinin 20 km. kuzeyinde, tarihi Hierapolis harabelerinin yanındadır. Suyun Isısı: 33-35,5 derece. İçme kürleri: Sindirim sistemi, özellikle mide, bağırsak, karaciğer, safra yolları fonksiyon bozuklukları, safra kesesi ve safra yollarının kronik iltihapları, taşları, şişmanlık, diyabet, gut. Banyo kürleri: Dolaşım sistemine ait hastalıklar, kalp, beyin ve atar damarlardaki iskemik sendromlar, damar sertliği, tansiyon değişimi, bronşiyal astım vakaları.
ESKİŞEHİR-SARICAKAYA-SAKAR TERMAL TURİZM MERKEZİ: Eskişehir’in Sarıcakaya İlçesi’nde olup Eskişehir’e 33 km. uzaklıktadır. Suyun Isısı: 35 derece. Diyabet, şişmanlık, gut gibi hastalıklarda kanda birikmiş unsurları, bu arada şeker ve yağları temizlediği, asit ürik fazlalığının idrarla atılmasını sağladığı, böbrek taşlarının büyümesine engel olduğu ileri sürülüyor.
YALOVA TERMAL TURİZM MERKEZİ: Yalova İlinin 11 km. batısında, ormanlık bir boğaz içindedir. Suyun Isısı: 55-60 derece. Banyo kürleri: Romatizmal hastalıklar başta olmak üzere, hareket sisteminin ağrılı hastalıkları, ameliyat geçirmiş ağrılı batın hastalıkları, kronik iltihaplı ve ağrılı kadın hastalıkları, bacaklardaki bazı damar tıkanıkları. İçme ve banyo kürleri: Diyabet, gut, şişmanlık gibi metabolizma hastalıkları, kanda biriken kolesterin, lipid gibi yağ cisimlerinin temizlenmesi ve asit ürik birikiminin idrar yoluyla atılması.
İZMİR BALÇOVA TERMAL TURİZM MERKEZİ (AGAMEMNON TERMAL TESİSLERİ): İzmir Adnan Menderes Havalimanına 25 km., kent merkezine ise 8 km. uzaklıktadır. Kaplıcaların bulunduğu sırtlara kurulan bir teleferik ile çıkılan Balçova tepelerinin hem çam ormanları ile kaplı olması hem de rekreatif tesislerinin bulunması çekicilik unsuru yaratmaktadır. Kaynak ve kuyu sularının sıcaklığı 45-140 derece arasında değişmektedir. Romatizmal hastalıklar, sindirim sistemi, göz hastalıkları, metabolizma bozuklukları, karaciğer-safra kesesi hastalıkları, dolaşım ve kalp hastalıkları, sinir sistemi hastalıklarına iyi geldiği ileri sürülüyor.
İZMİR-ÇEŞME-ŞİFNE ILICA VE İÇMELERİ: İzmir’in Çeşme İlçesi’nin yaklaşık 5-7 km doğusundadır. Suyun ısısı 42 derecedir. Banyo ve çamur kürlerinin romatizmal hastalıklar, kadın hastalıkları, metabolizma bozuklukları üzerinde etkili olduğu, içme kürlerinin müshil etkisi yaptığı, karaciğer, safra kesesi ve pankreasın salgı faaliyetini hızlandırdığı belirtiliyor.
KONYA-ILGIN TERMAL TURİZM MERKEZİ: Konya’ya 88 km. uzaklıktaki Ilgın İlçesi’nde, Ilgın-Akşehir yolunun 2. kilometresinde bulunmaktadır. Suyun Isısı: 42 derece. Romatizmal sendromlar, karaciğer, safra yolları, metabolizma hastalıklarının tedavisinde yararlanılıyor .
KÜTAHYA/HARLEK (ILICAKÖY) TERMAL TURİZM MERKEZİ: Kütahya-Eskişehir yolu üzerinde ve Kütahya’ya 27 km. uzaklıktadır. Suyun Isısı: 25,2 - 43 derece. Romatizmal hastalıklar, karaciğer, safra yolları ve cilt üzerinde etkili olduğu belirtiliyor.
MUĞLA/KÖYCEĞİZ-SULTANİYE TERMAL TURİZM MERKEZİ: Muğla’nın Köyceğiz İlçesi’nin batısındaki Köyceğiz Gölü’nün batı sahilinde ve Ölemez Dağı’nın eteklerindedir. Suyun Isısı: 41,9 derece. Romatizmal hastalıklar, cilt, kan dolaşımı, kalp hastalıkları, solunum yolu, sinir sistemi böbrek ve idrar yolları rahatsızlıkları, kadın hastalıkları, metabolizma bozuklukları ve nekahet dönemlerinde etkili olduğu belirtiliyor.
SİVAS/KANGAL BALIKLI (YILANLI) ÇERMİK : Sivas’a bağlı Kangal İlçesi’nin 17 km. kuzeydoğusundadır. Suyun Isısı: 36 derece. Yararlanma Şekilleri: Sabahları aç karnına 3-5 bardak şifalı su içilecek, günde en az 6-8 saat havuza girilecek, tedavi sırasında alkol alınmayacak, tedavi sırasında yaralı bölgelere ilaç sürülmeyecek, havuzlara aralıklı olarak girilecek. Tedavi müddeti asgari 21 gündür. Vücuttaki yara, sivilce, egzama, sedef gibi cilt hastalıklarına karşı tercih ediliyor.
|
|
Temmuz-15-2007
Çeşitli coğrafi özellikleri, coğrafi farklılığın getirdiği iklim çeşitliliği, üç kıta arasında doğal bir köprü olması, Anadolu Yarımadası’nı dünyada benzerine az rastlanan bir bitki çeşitliliğine sahip kılmıştır. Avrupa’nın tamamında varolan bitki sayısı toplam 12.000 adet iken bu sayı ülkemizde 9.000 adettir.
Ülkemiz bitki çeşitliliği açısından ise Avrupa’dan üstündür. Zira dünyada sadece belli bir bölgede yetişen veya anavatanı belli bir bölge olan (endemik) bitkiler açısından ülkemiz Avrupa’dan üstün olmanın da ötesinde dünyanın birkaç bölgesinden biridir. Avrupa’nın endemik bitki sayısı toplam 2.750 adet iken bu sayı ülkemizde 3.000 adettir. Sadece Antalya ilimizdeki endemik bitki sayısı 600′dür. İngiltere’nin toplam bitki sayısı 2.000 dir (Ülkemizde 9.000). Akdeniz ülkelerinden İspanya ile Eski Yugoslavya’nın 500′er adet endemik bitkiye sahip olduğu bilinmektedir. Toplam bitki sayısı bazında Bulgaristan’ın 3.650, Yunanistan’ın 5.000, Kıbrıs’ın 2.000, Suriye-Lübnan’ın 3.500 Irak’ın 4.000, İran’ın 8.000, Fransa’nın 4.500, Almanya’nın 2.500,İtalya’nın 5.600, İspanya’nın 5.000, Romanya’nın 3.400 İngiltere’nin 2.000, Macaristan’ın 2.214, İzlanda’nın 377, Norveç’in 1715 adet bitkiye sahip oldukları bilinmektedir.
Ülkemizde en çok endemik bitkiye sahip 3 ilimiz 578 bitkiyle Antalya, 478 bitkiyle Konya ve 366 bitkiyle İçel’dir. Görüleceği üzere Antalya ili tek başına İspanya, Eski Yugoslavya gibi ülkelerden daha zengindir. İçel İlimizin de Endemik (ve Endemik olmayan) bitki zenginliği açısından çoğu Avrupa ülkesinden zengin olduğu kolayca tahmin edilebilir. Antalya ve İçel bir arada düşünülürse, bu iki ilimizin bitki potansiyeliyle Avrupa ülkeleri karşısında rakipsiz olacakları kolayca görülür.
Türkiye haricinde Avrupa’nın en çok endemik bitkisine sahip ülkesi Yunanistan 800 endemik bitkiye sahiptir. Rakip ülke olan İtalya’nın endemik bitki sayısı 712′dir. Japonya’nın endemik bitki sayısı 2.000, ABD’nin 4.036, İsviçre’nin ise 1′dir. Dikkat edileceği üzere ülkemizin vilayetleri Avrupa ülkeleri ile karşılaştırılabilmekte, ancak Avrupa kıtası toplamda Türkiye’den daha fakir kalmaktadır.
Türkiye’nin bitki zenginliğinin en önemli nedenlerinden biri, buzul çağlarında Anadolu’nun bitkiler için bir sığınak olmasıdır. Günümüzde de Türkiye hiçbir Avrupa ülkesinde olmayan bir şekilde 3 farklı bitki alanının kesişme noktasında yer almaktadır.Bu bitki alanları Akdeniz Bitki Alanı(Akdeniz ve Ege bölgelerini kapsamaktadır), Avrupa-Sibirya Bitki Alanı(Karadeniz ve Marmara bölgesini kapsamaktadır), İran-Turan Bitki Alanı(İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgesini kapsamaktadır.)dır.
bu sebeblerden dolayı Türkiye botanik turizminde çok ilerlemiştir ve birçok turist botanik turizmi için Türkiyeyi tercih etmektedir…
alıntı….
|
|
Temmuz-15-2007
Sedef hastaları Sivas’a gidiyor
Balıklı Kaplıca
Sivas’ın Kangal ilçesi hem köpekleriyle hem de balıklarıyla ünlü! Köpekleri hemen herkes tanıyor.Oysa balıkların özelliği çok önemli. Dünyada eşi benzeri bulunmayan ve sedef hastalarının son umut olarak gördüğü bu balıkları merak ediyorsanız,yazımızı mutlaka okuyun!
Doktor balıklar
Sivas’a gitmek için ya Kayseri ya da Malatya yolunu kullanmanız gerek. İstanbul’dan bu iki yere de Türk Hava Yolları’nın direkt uçuşları var. Ancak Kayseri yolu daha rahat olduğu için ilk tercih.Kayseri’ye indikten sonra, Sivas’a gitmek için üç saatlik bir yolculuğu yapmanız gerek. Yaz aylarında, sezonun yoğun olduğu dönemlerde, oteller Kayseri’den servis hizmeti veriyorlar. Balıklı Kaplıca Sivas’a 98, Kangal ilçesine ise 13 kilometre uzaklıkta. Yani Sivas’tan yaklaşık bir saat onbeş dakikalık yolunuz var. Kangal Sivas’ın en ünlü ilçesi, Hem köpekleriyle hem de balıklarıyla! Sivas Kangal Köpekleriyle sadakat ve görev anlayışı dışında fizikleriyle de dikkat çekiyor. Balıklara gelince, onların özellikleri gerçekten çok fazla. Bir kere, 37 derece sıcaklıktaki suda yaşıyorlar ve bu karşılaşılan bir durum değil. En önemli özelliği ise sedef hastalığına alternatif bir çözüm sunmaarı. En büyüğü on santimetre boyunda olan bu balıklar halk arasında,”doktor balıklar” olarak anılıyor.
Tesadüfen bulunmuş
Sivas Balık Kaplıca’nın bulunduğu bölge 1917 yılına kadar sazlıkmış. Ayağında yara olan bir çobanın tesadüfen iyileşmesiyle, yöre halkının ilgisini çekmiş. Balıkların yaşadığı bu sıcak derenin suyu kullanılarak ilkel havuzlar açılmış.1960′lı yıllarda Sivas İl Özel İdaresi’ne geçen kaplıcaya, dönemin şartlarına uygun tesisler yapılmış. 1983 yılında bir gazetecenin, havuzlara giren bir sedef hastasıyla yaptığı röportaj, kaplıcanın ününü dünyaya yaymış. Kaplıca 1988 yılında beri Ünsallar A.Ş. tarafında işletiliyor. Tesiste şu anda iki adet yüzme havuzu, 16 adet özel banyo var. 137 odası olan otel,kış aylarında da çok sıcak. Hem açık hem de kapalı havuzların,dereye bağlantısı var ve derenin suyu bir boruyla havuza geliyor, diğer taraftan çıkıyor. Dolayısıyla da balıklar havuz ve dere arasında gidip gelebilyor. Havuzların dibindeki çakıl taşları doğal bir hava yaratıyor. Bu çakılların sebebi, suyun yeerden kaynıyor olması. Suyun yerden kaynaması ise jakuzi etkisi yaratıyor.
Balıkların dişlerin yok
Sivas Balıklı Kaplıca’daki balıklar, insanlar suya girer girmez seri ve ilginç hareketlere başlıyor. En büyüğü on santimetre olan bu balıklar suya giren herkese vücudunuzda minik darbeler hissediyorsunuz.Başlarda hafif bir gıdıklanma etkisi yaratan balıklara zamnala alışıyorsunuz. Sedef hastaları ya da diğer cilt problemi olanlar, suya girdiklerinde, sudaki selenyum yarayı yumuşatıyor. Balıklar da ufak hareketlerle bu yaraları yumuşatıyor. balıklar kaplıcanın suyunda,litrede bir gram selenyum bulunuyor. Selenyum cilt için çok yararlı. 2001 yılının haziran ayında, Sivas Valiliği, Cumhuriyet Üniversitesi ve Balıklı Kaplıca İşletmesi’nin birlikte düzenlediği sempozyumda, bu kaplıcanın sedef tedavisinde olumlu sonuçlar kaydettiği kanıtlanmış. Cumhuriyet Üniversitersi Dermatoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr. sedat Özçelik, bu konuyla 20 yıldır ilgileniyor. Çalışmaları sonucunda, 21 günlük kür uygulayan hastaların klinik olarak şifa gördüğünü tespit etmiş. Bu olumlu sonucun en büyük etkisi de, suyun özelliği ve kaplıcanın yüksek yerde bulunmasından dolayı hastalığına uygulanan bütün tedavi yöntemlerinde, hastalık tekrar edebiliyor. Ancak, balıklı kaplıcadaki 21 günlük kür, hastalıksız geçen süreyi uzatıyor.
Selçuklu etkisi
Sivas’ın özellikle sadece balıklı kaplıcayla bitmiyor. Selçuklu mimarisinin izlerine de sıkça rastlayabilirsiniz.sivas’a gitgiğinizde mutlaka görmeniz gereken yerlerin basşında, merkezdeki İlhanlı Veziri Şemseddin Mehmet Cüveyni tarafından 1271 yılında yaptırılan “Çifte minareli Medrese” ve hemen karşısındaki Selçuklu Sultanı l.İzzeddin Keykavus tarafından 1217 yılında yaptırılan “Şifai Medresesi” geliyor. Bu medresenin içinde, Sivas’a özgü kilimler bulabilirsiniz. Divriği de görülmesi gererken ilçelerden biri. Konakları dışında en büyük özelliği, ilçeye tepeden bakan heybetli Ulu Camii. Sivas, Hititler’den osmanlı’ya uzanan farklı bir kültür yapısına sahip.hem bu farklı kültürü yaşamak, hem de balıklı kaplıcanın şifalı sularından yararlanmnak istiyorsanız Sivas sizi bekliyor…
BUNLARA DİKKAT! Balıklı kaplıcalara girecek olanlar;
* Suyu içtikten sonra, havuza girmeden önce kahvaltı yapmak gerekiyor.
* Günde dörder saatten iki seans havuza girilmesi tavsiye ediliyor.
* 21 günlük kür uygulanmalı.
* 21 gün boyunca hastaların, “sedef hastalığı” ile ilgili herhangi bir ilaç ya da krem kullanmamaları gerekiyor.
* Tedavi süresince alkol de kullanılmamalı.
anahtar kelimeler: sivas Tatil Yerleri,sivas otelleri,sivas ucuz otelleri,sivas ucuz pansiyonları,sivas pansiyonları,sivas restaurantları,sivas gezilecek yerleri,sivas tarihi,sivas resimleri,sivas araba kiralama,sivas ucuz tatil,sivas hotelleri,sivas ucuz hotelleri,sivas ulaşım,sivas kalacak yerler,sivas haritası,sivas ilçeleri
|
|
|