Temmuz-8-2007
Filed Under (Çanakkale) by admin

Gökçeada tarih boyunca pek çok devletin egemenliÄŸine geçmiÅŸtir. Çanakkale BoÄŸazı giriÅŸinde kilit bir noktada olmasından dolayı, her zaman cazip bir yer olmuÅŸtur. Ada’nın sık sık istilacı devletlerce iÅŸgale uÄŸraması nedeniyle geliÅŸme saÄŸlanamamış ve halk zarar görmüştür. Öyle ki baskı ve sıkıntılardan bunalan halk İstanbul’u fetheden Osmanlı PadiÅŸahı Fatih Sultan Mehmet’e heyet halinde giderek himaye talep etmiÅŸtir.

Ada’ya ilk ayak basan kavim Pelaglar (Akalar) olduÄŸu kabul edilir. Sn. Doç. Dr. Halime Hüryılmaz baÅŸkanlığında sürdürülen kazı çalışmalarında ortaya çıkan eserler, Ada’mızın tarihinin 5 bin yıl önce baÅŸladığını göstermektedir.

Akalar’dan sonra Mikenler, Persler, Rosenelar, Atinalılar, Sparta, Romalılar, Bizanslar, Venedikliler, Cenevizliler, Osmanlılar, İtalya, Yunan Devleti, ve Türkiye Cumhuriyeti, Gökçeada’ya hakim oldular. Gökçeada genellikle deniz savaÅŸlarıyla hakimiyet altına alınmıştır. Osmanlı’ya ise kendileri baÅŸvurarak sığınma talep etmiÅŸlerdir. Ada’da bir çok uygarlık yaÅŸamasına raÄŸmen, her savaÅŸtan sonra gelen yaÄŸmalama ve talandan dolayı bu medeniyetlerin izleri pek kalmamıştır.

1204′te Latinler,
1261 Bizanslılar,
1456′da İmrozlu tarihçi Kritovulos F.S. Mehmet’e teslim eder.
1457-1458 Papa devleti,
1458-1466 Osmanlı,
1466-1470 Venedik,
1470-1770 Osmanlı,
1770-1774 Ruslar,
1774-1912 Osmanlı,
1912 Yunan işgali (Balkan Savaşları), 1920 Yunan işgali (Kurtuluş Savaşı),
1923 Türkiye Cumhuriyeti.

Hakimiyet süreleri incelendiğinde, 5 asırlık bir süre ile Osmanlı başta gelir.

AYRINTILI OLARAK GÖKÇEADA TARİHİ

(BÜLENT AYLI’NIN YAÅžAYAN GÖKÇEADA DERGİSİNDEN ALINMIÅžTIR.)

AKALAR DÖNEMİ

Ada’ya ilk ayak basanların Pelasglar olduÄŸu kabul edilir. Akalar adı verilen bu kavim Asya’dan kalkarak M.Ö. 2000 yıllarına doÄŸru Yunanistan ve Kuzey İtalya’ya yerleÅŸtiler. Akalar’ın İtalya’ya giren kolu zamanla daha kuvvetli kavim olan, Rosenalar’ın hücumlarına dayanamayarak bir kısmı daÄŸlık bölgelere çekilmiÅŸ, bir kısmı ise Gökçeada’ya gelmiÅŸtir. Akalar Gökçeada’da Miken medeniyetini kurdu. Daha sonra Dor istilalarıyla yıkılan Akalar, Anadolu’nun batı kıyılarına yerleÅŸtiler. Akalar medeniyette çok geriydiler. Ayrıca ticareti bilmiyor, çobanlıkla geçiniyorlardı. Barbar tabir olunan Akalar önlerine çıkan her ÅŸeyi yakıp yıkıyorlar, insanları öldürüyorlardı. Åžehrin tüm surlarını yıkıp evleri iÅŸgal ettiklerinden, yöre halkı çareyi kaçmakta bulmuÅŸlardı. Ada’da Akalardan ve diÄŸer ÅŸehir devletleri döneminden kalma eserler yoktur. Bunun nedeni, uzun zaman hiçbir devletin Ada’da uzun süre hakimiyet kurup eser verememesidir. Bunların hiçbiri günümüze gelememiÅŸtir.

Akalar Gökçeada’ya geldiklerinde kıyıyı komple taÅŸ surlarla çevirdiler, kendilerini koruma altına aldılar. Ada’ya uÄŸrayan gemiler Akalarla çeÅŸitli alışveriÅŸler yapıyorlardı. Akalar o devirde para usulünden ziyade mübadele usulünü benimsemiÅŸtir. Daha sonra ise para ile alışveriÅŸe dönülmüştür. Bu dönemde Gökçeada nüfusu göçler sebebiyle fevkalade artmıştır. Akalar; iÅŸgal ettikleri Gökçeada topraklarını sahiplerinden alıp, Aka ailelerine dağıttılar. Bunları da reform adı altında yapıyorlardı.

PERSLER DÖNEMİ

Perslerin İmparator Darius zamanında İran’daki karışıklıkları önlemesiyle büyük keÅŸifler yaptığı görülür. Persler; Batı Trakya, Bulgaristan ve İskitleri fethetti. Batı Anadolu kıyılarına kadar ilerledi. Makedonya’da Yunanlıları sıkıştırıp onları haraca baÄŸlamaya baÅŸladılar. Pers savaÅŸlarının çıkışıyla bağımsızlığını yeniden kazanan Yunanistan eski gücünü toplamak için çaba sarf etmeye baÅŸladı. Bu arada Gökçeada’da Pers istilasına uÄŸradı. Pers donanmasına ikmal iÅŸlerinden faydalı olan Gökçeada ayrıca haraç ta veriyordu. Bu ÅŸekilde vergi vermek tam 42 yıl devam etti. Atina’nın Pers baskısına artık dayanamayıp, Kallias’ı İran’a elçi olarak göndermesi (MÖ.448) üzerine tarihi KALLIAS barışı yapıldı. Bu anlaÅŸmayla Gökçeada Atina’ya baÄŸlandı. Bu anlaÅŸma sayesinde ATTIK-DELOS birliÄŸi ile Yunanistan’ın en kudretli ÅŸehir devleti oldu. Perslerin kuvvetli ordular ve Harpagos ile Mazares gibi kabiliyetli komutanlar nezaretinde Atina ve dolayısı ile Gökçeada’yı iÅŸgal etmeleri hiç de zor olmadı.

ATİNALILAR DÖNEMİ

Güçlü Pers donanmasının sık sık vurduÄŸu Gökçeada kıyıları güvenli yerleÅŸim yeri deÄŸildi. Çanakkale BoÄŸazı’nın giriÅŸinde olması stratejik açıdan pek çok devletin ilgisini çekmeye yetmiÅŸtir. Sahillerin muhkem mevkilerine, korsanlar, fırtınalara karşı sığınır, ikmal yapar, suyunu alır, üstelik Gökçeada halkını soyarlardı. Bu arada çaldıkları malları aklamak için Gökçeada’daki manastırlara hediye verirlerdi. MÖ.405 tarihinde Ada resmen Atina hakimiyetini kabullenmek zorunda kaldı. Ancak MÖ.405 sonbaharında Atina’nın Sparta ile yaptığı tarihi büyük savaÅŸ, Ada’nın kaderini deÄŸiÅŸtirdi. Donanması yakılarak her tarafı tahrip edilen Atina, mecburen Sparta ile masaya oturdu. Barış koÅŸulları gayet ağırdı. Atina’nın pratikteki varlığı sona eriyordu.

BARIÅž KOÅžULLARI:

a) Atina sahip olduğu tüm ülkelerden vazgeçecekti.
b) Gökçeada, Limni, Skiros Sparta idaresine verilecekti.
c) 12 gemi hariç diÄŸerleri Pelepones’e verilecekti.

Ancak, Makedonya’nın Yunanistan’ı iÅŸgal etmesiyle Gökçeada’nın el deÄŸiÅŸtirmesi saÄŸlandı. M.Ö.393 yıllarında Persler’den yardım gören Atina kendini toparladı ve Kanon Atina’ya bir kurtarıcı gibi döndü. Sparta yönetimindeki Gökçeada tekrar 394 yılında Atina yönetimine girdi. Fakat gittikçe güçlenen Atina’nın nüfusunun günden güne artması ayrıca Trasibulos’un deniz birliÄŸini yeniden kurması (M.Ö.389) Persler’e karşı isyan eden Kıbrıs ve Mısır halkının Atina tarafından desteklenmesi siyasal durumu deÄŸiÅŸtirdi. Atina’ya olan yardım ve bağımlılığı sona eren Pers İmparatorluÄŸu Sparta ile birleÅŸme çareleri aradı. Persler’den yüklü miktarda para alan Spartalılar mükemmel bir donanma yaptılar. Bu suretle donanma Çanakkale BoÄŸazı’nı kapatıp Gökçeada’yı iÅŸgal etti. Atina bu durum karşısında çok zor bir durumda kaldı. Barış çarelerini araÅŸtırmaya baÅŸladı. Spartalı ünlü devlet adamı ANTIALKIDAS, Pers Krallığı ile Yunan Åžehir Devletleri arasında süresiz barış isteÄŸiyle giriÅŸimde bulundu. Böylece Yunan Åžehir Devletleri arasında süresiz barış saÄŸlandı. Tarihe ‘Kral Barışı’ olarak geçen barış antlaÅŸmasıyla Persler Yunanlılar üzerinde hakimiyet kurdu. Gökçeada hariç tüm adalar Persler’e bırakıldı. Atina’nın ısrarla Persler’den Gökçeada’yı istemesi dikkat çekicidir. Atina’nın bu konudaki ısrarı, boÄŸaz trafiÄŸini kontrol etmek ve ticaret yollarını güvenceye almak istemesinden kaynaklanmaktadır. İşte Persler; Yunan Åžehir Devletleri’nin egemenliklerini ciddi biçimde tehlikeye düşürmekle kalmıyor, bunu uygulama noktasına getiriyordu.

ROMALILAR DÖNEMİ

Gittikçe güçlenen Roma İmparatorluÄŸu kuvvetli donanması sayesinde bütün Ege adalarını ele geçirmiÅŸti. Atina Devleti’ne baÄŸlı olan Gökçeada M.Ö.215-168 yılları arasında 47 yıl süren Makedonya SavaÅŸları sonunda el deÄŸiÅŸtirdi. Roma Cumhuriyeti bütün Makedonya’yı ve Gökçeada’yı iÅŸgal etti. Gökçeada artık Roma Cumhuriyeti’nin vergi veren eyalet dışı topraklarından biriydi. Sezar’ın ölümüyle parlak yıllarını kaybeden Roma Cumhuriyeti, Oktavianus ”İmperium” Yetkisi verdi. (M.Ö.220) Böylece imparatorluÄŸun en parlak anıları yaÅŸanmaya yeniden baÅŸlandı. Roma’nın büyümesi Marcus Aurelius’un ölümüyle (M.S.180) kadar sürdü. İktidar kavgaları dış saldırılar İmparatorluÄŸu ikiye böldü. Gökçeada nasibini, DoÄŸu Roma İmparatorluÄŸuna baÄŸlanarak aldı. Mevkii itibariyle tüm Roma gemileri Ada üzerinde söz sahibiydi. Batı Roma İmparatorluÄŸu halkının katolik olmasına karşılık, DoÄŸu Roma İmparatorluÄŸu Ekser ortodokstu. Gökçeada ruhaniyet açısından İstanbul PatrrikliÄŸinden önce Atina MetropolitliÄŸine baÄŸlıydı. Daha sonra Fener’e baÄŸlandılar. Ada’daki ibadethane ve manastır sayısındaki çokluÄŸun sebebi Katolik baskısından kaçan Ortodoks Rumların, Ada’nın ıssız kesimlerine sığınıp, dini yaÅŸantılarını sürdürmeleridir. Bu durum Ada halkının ilk çaÄŸlardan beri her gelen rüzgara göre yön deÄŸiÅŸtirmesine ikili oynamasına yol açmıştır. Gökçeada zaten Hıristiyan dünyasının iki ayrı kutbuna dahil olmuÅŸ bir tarihi Adadır. DeÄŸiÅŸik ülke iktidarları devrinde yakılıp yıkılan Ada, en müreffeh anlarını Osmanlı Yönetiminde yaÅŸamıştır. Çünkü Osmanlı, Adayı bir vakıf olarak görmüştür. 5 asırlık güzellik buradan kaynaklanır. Ada’nın Bizans hakimiyetine girmesinden sonra keyfi birtakım uygulamalar olmuÅŸ, bu yüzden de halk Bizans yönetiminden soÄŸumuÅŸ, adeta Osmanlı yönetimine kucak açmıştır. Osmanlı yönetimini bizzat çağıran yine ada halkıdır. Ada halkı zaten her gelen kuvvete baÄŸlılıklarını sunuyor, daha iyi bir idare ihtimali doÄŸarsa hemen onu adaya davet edip baÄŸlanıyordu. Gökçeada halkının bu tip tavırları önce Bizans’ın daha sonra Osmanlıların canını sıktı. Her iki devlet uzun süre bu sorunla uÄŸraÅŸmışlardır. Bizans’ın can çekiÅŸtiÄŸi dönemlerde dönüşümlü olarak, Ceneviz ve Venediklilerle yönetilen Ada imar yönünden epey geri kalmıştır. Halkın yüksek vergi isteyen Bizanslı vergi memurunu Ada’dan kovması, mahalli yöneticileri kendi kendine seçmesi, onların Bizans nezrinde asi olmasına yetmiÅŸtir. Aynı ÅŸekilde Fatihe baÄŸlılıklarını sunarken Ada’ya Papa yönetimini davet ederek ikili oynamışlardır. Ancak bu durum Fatih tarafından çözüme kavuÅŸturulmuÅŸtur.

VENEDİKLİLER DÖNEMİ

Venedik Cumhuriyeti 15. Yüzyılın en zengin devletlerinden biriydi. Deniz ticaretinde elde ettiÄŸi üstünlük, onu tartışmasız en güçlü devlet haline getirmiÅŸti. Bütün kolonilerinde, deniz Filosu sayesinde, tam bir hakimiyet kuran Venedik, yol ağızlarındaki tüm muhkem mevkileri ele geçirmiÅŸtir. Gökçeada’da Venedik için böyle bir özellik taşıyordu. Gökçeada Venedik Cumhuriyeti için çok önemliydi. Çanakkale ticaret yollarının güvenliÄŸi tamamen bu Ada’nın elindeydi. Venedik’in Gökçeada’yı eline geçirdiÄŸi yıllardaki deniz gücü şöyleydi. Küçük gemi 3000 adet büyük gemi 300 iri gemi 300 mürettebat 36.000 kiÅŸi tersanede çalışan 160.000 kiÅŸi. Donanmayı yeniden yapabilmek için 6 ay kadar kısa bir zamana ihtiyaç vardı. Bu yıllarda Venedik, ticaret geliri ve donanma bakımından olduÄŸu kadar refah açısından da üstün durumdaydı. Venedik Cumhuriyeti hayati önem taşıyan Gökçeada için pek çok tedbir almıştı. Ada’ya verdiÄŸi önem, Osmanlı Devleti’ne bile kafa tutmasından anlaşılıyordu. Nüfusu 190.000 olan Venedik ihtiyacının çok üstünde gelir elde ediyordu. Yüz binlerce insanın yaÅŸadığı kolonileri sömürerek en zengin devlet unvanını kazanmıştı. Osmanlılarla yaptıkları savaÅŸlar sonucu elinden çıkan Karadeniz kolonilerinden yıllık kaybı 170.000 düka altınıydı. Bu miktar daha sonra iyice artmış ve Venedik’in mali açıdan çökmesine sebep olmuÅŸtur. Gökçeada Venedik için ikmal yükleme ve vergi kaynağıydı. Muhtelif yerlerden gelip Ada’ya uÄŸrayan ticaret gemileri bir anlık istirahat için Ada’ya uÄŸrar ve memurlarına rüsum öderdi. Bu önemli bir gelir tutardı. Bu günde varlığını sürdüren Tuz gölü, önemli bir gelir kaynağıydı. Tuz; eski çaÄŸlardan beri, aranan ve zor bulunan bir maddeydi. Bazı devletlerin sırf tuz yüzünden başının aÄŸrıdığı görülmüştür. Nitekim, Venedik Cumhuriyeti ile Osmanlı Devleti adadaki tuz hasılatı yüzünden, ihtilafa düşmüşlerdi. Venedikli yöneticiler, Ada’dan elde ettikleri meskun yerleri yine yerli halka kiralıyorlardı. Venedik’in Gökçeada halkı için aldığı ”ticaret haricinde bir iÅŸle meÅŸgul olma” kararı halkın maddi durumunu zayıf tutuyordu. Yine liman ve sebze meyve gelirleri Ada halkının kullanamadığı kaynaklardandı. Halbuki Ada; 1470 yılında Osmanlı Devleti tarafından fethedilmesinden 1912 yılına kadar, maddi ve manevi destek görmüş, zenginleÅŸmiÅŸtir. En baÅŸta; halkın Katolik baskısından kurtarılıp özgür hale gelmesi ve Ada içinde tüketilen sebze meyvenin yine Ada içinde üretilmesi esas alınmıştı. DiÄŸer ülkelerde olduÄŸu gibi ırk, dil, inanç baskısı olsaydı, onlar üzerinde bir baskı yapılsaydı, bugün Ada kendi inanç, dil ve ırkının hasletlerini taşıyan bir toplum kalmazdı. Halkın sadece cülus törenlerinde sunduÄŸu hediyeler olurdu ki bu her zaman geçerli deÄŸildi. Osmanlı Devleti’nin Gökçeada’yı almasıyla, Venedik Hıristiyan birliÄŸini kurmaya teÅŸebbüs etti. Venedik iktisadiyatı ve ekonomisi mahvolmak üzereydi. O sıralarda adaletli Osmanlı Yönetimi bir çok devlet ve ÅŸehirde tercih sebebiydi. Osmanlı’yı ülkelerine davet eden ÅŸehirler, anahtarlarını gelip cihan padiÅŸahına sunuyordu. Bu sırada Gökçeada Beyi, Patrikhane’ye gitme bahanesiyle Ada’dan ayrılıp, Fatih Sultan Mehmet Han’a baÄŸlılık sundu. Dünyanın en zengin devleti olan Venedik, Gökçeada gibi hacimce küçük ancak stratejik açıdan büyük bu Ada’yı kaybetmekle, ekonomik krize gireceÄŸini biliyordu. 1467 yılında Venedik Amirali KANALİS 26 kadırga ile Enez’e geldi. Oradan Gökçeada’ya gelerek Ortodoks Rumları KatolikliÄŸe geçmeye mecbur etti. Hayale gelmeyecek iÅŸkencelerle kadın ve kızların namusunu kirletti. Ancak daÄŸlık iç kesimlere çekilenler kurtarılabildiler. Venedik’in bu baskısı karşısında bir heyet Gökçeada’dan İstanbul’a giderek görüşmüş ve Gökçeada’nın adaletli Osmanlı yöntemine alınmasını rica etmiÅŸ, huzur ve sükunu temin etmesi için PadiÅŸahı iknaya çalışmıştı. Bu arada Venedik, artan Osmanlı baskısı karşısında, barış için bir öneri ileri sürdü. Öneriye göre Gökçeada ve Semadirek Adası Venedik’e bırakılacaktı. Osmanlı Devleti bunu kabul etmedi. Cevaba kızan Venedik, Enez ve Gökçeada’yı tahrip ve yaÄŸma etti. (1470) O dönemde, Rum Mehmet PaÅŸa’nın Veziri Azamlığı sebebiyle Osmanlı PadiÅŸahı Ada’yla yekinen ilgilenmeye baÅŸladı. Bu arada Venedik Bey’i bin kadar Rum’u boÄŸazladı. Bir o kadarını AÄŸrıboz’a götürdüler. Rumlar’ın bu acınacak durumlarına Osmanlı Devleti seyirci kalamadı. İstanbul’daki Gökçeada heyetleri de sürekli uÄŸraşıyordu. Rodos seferi adıyla hemen hazırlıklara baÅŸlayan Osmanlı Devleti’nin asıl amacı AÄŸrıboz’da tutuklu iki bin Rum’u kurtarmaktı. AÄŸrıboz’a giden Donanmayı Hümayun, Rumları ve Türkleri kurtardı. Ada’da coÅŸkuyla karşılanan Türk ordusu sevince vesile oldu. İki bin Rum uÄŸruna açılan sefer için, 300 gemi hazırlanması takdire ÅŸayandır. Ganimet imkanının olmadığı bu seferde, 5.500 ÅŸehit verdiler. 30 kadırga da telef oldu. Savaşın seyri şöyle oldu; Venedik donanma amirali 80 parça gemiyle adayı topa tuttu. İkinci Osmanlı saldırısında 20.000 Venedik’li öldürüldü. Kalenin topçu kumandanı Tomaso Osmanlılarla anlaÅŸarak kalenin toplarını imha edecekti. Kale kumandanı Pol Erico olayı haber alarak Tomao’yu boÄŸdurdu. Bu arada Osmanlılarca esir alınan Venedik’li bir kiÅŸi Osmanlı tarafını tutup bir iÅŸaretle Venedik saflarına geçti. Venedik komutanına, tesadüfen OtaÄŸ-ı Hümayun’dan geçerken Osmanlıların 4 gün sonra sefer yapacağını duyduÄŸunu söyler. Göstermelik bir hazırlık yapan ordu beklenenden önce saldırıp birden kaleyi alır. Bundan sonra kale 600 yıl idaremizde kaldı. Venedik’in bu yenilgisi Avrupa’da büyük teessür uyandırmıştı. Rumların kurtarıldığını dikkate almayan Avrupa Osmanlı’yı protesto etti. Napoli Kralı Ferdinand, 4 eylül 1470 tarihinde Fatih’e yazdığı mektupta ”Venedikliler” yanında Türklere karşı savaÅŸacağım ve Papa’nın kuracağı haçlı kuvvetlerine katılacağım’ demiÅŸtir. Bu arada Osmanlı ülkesindeki Rumlar bayram ediyorlar, Osmanlı’ya baÄŸlılıklarını sunuyorlardı. Katolik baskısı ve Venedik zulmü sona ermiÅŸti. Rumlar huzur içinde yaÅŸadıkları Osmanlı’ya baÄŸlı olan bu adaya tecavüz edilemeyeceÄŸini biliyorlardı. Ancak kısa bir süre sonra ihanet eden Ada Rumları, Papalığı Ada’ya davet ettiler. Osmanlı yönetimi buna raÄŸmen Rumları affetti.

CENEVİZLİLER DÖNEMİ

Ada’da çeÅŸitli kavimlerin içinde Cenevizliler’in hakimiyeti de görülür. Limni adasıyla birlikte Gökçeada, TaÅŸoz ve Bozcaada Gateluzi denilen Cenevizli ailesinin elindeydi. Deniz katalanları denilen korsanların tasallutundan Ege adalarını kurtaran Gateluzi ailesine veren Bizans İmparatoru Yuannis; daha sonra adaları geri alamadı. İstanbul’u Türkler’in fethettiÄŸi zaman Gökçeada’yı da yine bu Cenevizli Gateluzi ailesinden iki kardeÅŸ idare ediyordu. Bunlar Sultan II. Murat zamanında BaltaoÄŸlu Süleyman Bey tarafından yapılan tazyik üzerine senede 4.000 düka altın vermeyi kabul etmiÅŸti. 1455 ve 1459 ‘da Dominik adındaki büyük biraderini öldürüp idareyi eline alan Nikürezüs bir tarafta Osmanlılara baÄŸlı görünüyor;diÄŸer tarafta Latinlerle gizlice pazarlık ediyordu. Osmanlı sahillerini yaÄŸmalayan korsanlar, Gökçeada’ya giderek saklanırlar ve himaye görürlerdi. Bunun karşılığında Gökçeada Beyi’ne pay ayırır ve mal verirlerdi. Bu arada Gökçeada Beyi Latinlere mal vererek onlarla anlaşır; Papa’ya hediye yollayıp gönlünü alırdı. Kısaca 15. Yüzyılda Gökçeada Bey’i denge politikası takip ediyordu. Bu durum Ada’nın Osmanlılar tarafından fethiyle sona erdi. Zira Ada halkı bu kaypak politikanın sonucunu; korsanlarca mallarının yaÄŸmalanması ve ırzlarına tecavüz edilmesi ÅŸeklinde gördü. Bir müddet sonra Ada’ya Latin askeri bile getirildi. Hadım İsmail PaÅŸa; 150 parça gemi ile derhal Ada’ya geldi. Ada’da bulunan papa donanmasının Gelibolu’ya gitmesi üzerine tekrar Ada’ya geldi. Ancak savaÅŸ kazanmış bir ordu gibi gururla tekrar geldiÄŸi adada coÅŸkulu bir ÅŸekilde karşılandı. Osmanlı’ya tekrar müracaat eden Nikürepüs; eski statüyü talep etti; af diledi. Hamiyetli Osmanlı yönetimi bunu kabul etti. Ancak bir süre sonra Nikola; tekrar ikili oynamaya baÅŸladı. Bu yüzden Osmanlı yönetimini bıktırınca Ada’nın kesin fethedilmesi kararlaÅŸtırıldı. 1470 Sırbistan seferinden sonra Enez; Gökçeada ve Semadirek Bey’i olan Cenevizli Doryos ile hükümet idaresinde ÅŸeriki olan yengesi arasında ihtilaf çıktı. Haksızlık yapılan kadın Osmanlılara müracaatla adalet istedi. Gökçeada Bozcaada ;Limni aslında Bizans’a aitti. Cenevizli Gatelozia ailesi; İmparator Yuannis Paleolog’la iyi iliÅŸkiye girmiÅŸ ve kız kardeÅŸiyle evlenmiÅŸtir. Cenevizli Doryos, Ada’nın Osmanlı fetih bölgesinde olması nedeniyle, tehlikeyi bertaraf için Osmanlı’ya hediyeler veriyordu. O dönemde güçlenmeye baÅŸlayan Türk donanması civar yerleri kolayca fethetmiÅŸtir. Bu suretle havalinin korsan tehlikesinden uzak kaldığı görülür. DORYOS Paladimir, adındaki Enez beyinin küçük oÄŸlu olup, babasının ölümünden sonra vasiyet mucibince, Enez ve Adalar’la birlikte Gökçeada, biraderinin karısı ve oÄŸlu tarafından müştereken idare edilecekti. Fakat Doryos yeÄŸeni ve yengesini adadan kovmuÅŸ ve iktidara tek başına sahip olmuÅŸtu. Kadın da bu yüzden Osmanlılara müracaatla adalet istemiÅŸtir. Doryos’un bu haksızlığı ve kadının hak talep etmesi Osmanlılar’ı bu konuya eÄŸilmeye mecbur etti. Halkın Doryos’tan ÅŸikayeti iÅŸin cabasıydı. Doryos’un tuz üretimini de tekeline alması ve Osmanlıların payını vermemesi olayı kızıştırdı. Enez’de bulunan Doryos, padiÅŸah ‘ın karadan donanmanın denizden tazyikiyle sıkıştırıldı. Hemen Semadirek’e kaçan Doryos için, PadiÅŸah kadırga gönderdi. Gökçeada fethedildi ve Doryos, Edirne’ye sürüldü Ancak yeni verilen beyliÄŸin başına giderken yolda, muhafızları öldürüp kaçtı. Bir müddet sonra tekrar gelip af ve baÄŸlılık diledi. Ancak Fatih Sultan Mehmet Gökçeada’nın yönetimini tarihçi Kritovulos’a teslim etti. Yıllık bir vergi alınan Gökçeada Osmanlı içinde özel yer mahiyetindeydi. Gökçeada 1467 yılında Venedik istilası gördüyse de, 1468 senesinde Ada’dan sürüldüler. Ada üzerindeki Ceneviz Osmanlı mücadelesi İstanbul’un fethi ile tamamen hızlandı. Cenevizliler’in elindeki Karadeniz ticareti ve kolonilerin güvenliÄŸi, İstanbul ve Çanakkale BoÄŸazı’nın güvenliÄŸine baÄŸlıydı. İstanbul’un Türklerce Fethi ile birlikte bir tek Çanakkale ve Adalar Bölgesi Ceneviz güvenliÄŸini saÄŸlıyordu. Ancak 1470 yılından sonra kesin Osmanlı Hakimiyeti tesis edildi. Gökçeada üzerindeki hakimiyetini kaybeden Cenevizliler, boÄŸazlar ve Karadeniz ticaretini de kaybettiler. Hatta XVI. ve XVII. asırda ancak Fransız bayrağı ile Osmanlı limanlarına girebiliyor. Serbest ticaret yapıyorlardı. Ancak Osmanlı İmparatorluÄŸu donanmasının kemale erdiÄŸi bir zamanda Ceneviz ve Venedik ortadan silindi.

OSMANLI DÖNEMİ

Gökçeada Bizans’ın son anlarını yaÅŸadığı yıllarda, Cenevizli Gateluzi ailesinin elindeydi. Tahtta bulunan I.Murat’ın gayretleriyle Osmanlı donanması gittikçe güçleniyordu. Türkler’in fütuhatını endiÅŸeyle takip eden Gökçeada’lı Gateluzi ailesi bir yandan Bizans ve Venedik’e öbür taraftan Papa’ya hediyeler gönderiyor, baÄŸlılık sunuyordu. Osmanlıları da ihmal etmiyor, cülus törenlerine hediyeler yolluyordu. Ada’nın tüm bu devletler açısından önemi aÅŸikardı. Bizans’ın açık durabilmesi için Çanakkale BoÄŸazı’nın açık olması, dolayısıyla, Hıristiyanları Katolik yapabilme hayalindeydi. Venedik ve Ceneviz açısından boÄŸazların kapanması demek, milyonlarca Düka altınlık ticaretin sona ermesi ve bu devletlerin Karadeniz kolonisi ile Glata’daki 14. Mıntıka kolonisini kaybı anlamına geliyordu. Osmanlı Devleti ise, Gelibolu’da kurduÄŸu dershane ve askeri üssü korumak ve boÄŸaz trafiÄŸini denetlemek,Venedik ve Ceneviz’in kaynaklarını kesmek, Katolik baskısındaki Rum halkın ÅŸikayet ve sıkıntılarını hafifletmek için Gökçeada diyordu. Fatih sultan Mehmet’in tüm Hıristiyan tebanın mal ve can güvenliÄŸini garantilediÄŸi günlerde Gökçeada’da halk telaÅŸ içindeydi. Büyük göç hazırlıkları yapıldı. Bunun sebebi, İstanbul savunmasına katılmış birleÅŸik Papa kuvvetleri kaçarken Ada’ya uÄŸramışlar ve Türklerin İstanbul’da büyük katliamlara giriÅŸtiÄŸi yalanını uydurmuÅŸlardı. Katliamdan korkan halk varını yoÄŸunu bu tefeye vererek güya canını kurtardı. Geriye kalanlar ise İstanbul’dan dönen heyetin söylediklerini dinleyince akıllandılar. Zira Türkler diÄŸer Hıristiyanların aksine sonsuz inanç ve fikir özgürlüğü bağışlamış yok olmaya baÅŸlayan Fener patrikliÄŸini itibarlı baÅŸlayan konuma getirmiÅŸtir. Ada’yı Tarihçi Kritovulos’a teslim eden Fatih bir süre sonra Papa’nın Ada’ya davet edilmesi ve yönetimi devir teklifi karşısında ikili oynayan bey’e Ada’nın fethini emretti. Kritovulos erken davranıp Hamza Bey’e baÅŸvurarak aman diledi. Hamza Bey’in araya girmesiyle Fatih Kritovulos’u affetti. Bu arada Osmanlı sahillerini vurup Gökçeada’ya sığınan korsanların haberi Fatih’e iletildi. Onlara Gökçeada Beyi yardım ediyordu. Donanma reisi Has Yunus Bey’e verilen görevle, adaların fethi emredildi. Has Yunus Bey sefer yapıp savaÅŸsız Adaları aldı. Hadım İsmail ZaÄŸanos PaÅŸa Yakup Bey, Hamza Bey hem Gelibolu Sancakbeyi olmuÅŸ, Hem donanmaya komuta edip boÄŸaz trafiÄŸini denetlemiÅŸtir. Bu ahitnamenin muhtevasında Fatih, Rumların her türlü örf, adet, inanç vs. hasletlerinde serbest olduklarını mal, can, namus güvencesi verdiÄŸini, onları tamamen kendi koruması altına aldığını, dini peygamberi, Kur’anı, çocuÄŸu ve kendi başı adına yemin ederek söylüyor. Osmanlı donanmasının,Venedik ve Papa donanması karşısında etkili olmadığı ancak, Venedik’le 16 yıl süren deniz savaÅŸlarında Osmanlı denizcilerinin yetiÅŸtiÄŸi görülür. Bu ana kadar Türk derya Beyleri yeni geliÅŸen donanmayı tehlikeye sokmamışlar ve ihtiyatlı hareket etmiÅŸlerdir. Bir yandan donanmayı güçlendiren Osmanlılar, bir taraftan da Gelibolu’ya üs kurmak, Çanakkale ve Adaları tahkim ile meÅŸguldü. Kilitbahir ve Sultaniye isimli iki kale bu devirde yapıldı. Türk idaresinde yaÅŸayan Gökçeada halkı ve beyi Kritovulos. Despot’a bir mektup yazarak, Gökçeada’yı ele geçirmenin tam zamanı olduÄŸunu bildirdi. Müşterek papa donanması Papa Kalikst’in himayesinde Kardinal Kui İskarampa kumandasında l457 baharında TAÅžOZ’U iÅŸgal etti. Lui İskarampa, Osmanlı donanmasının geldiÄŸi haberini alınca, Gökçeada’ya geldi. Ancak uyanık Kritovulos Latinleri ÅŸehre sokmadı. Onlara hediyeler verip Ada’da latin hakimiyetini istemediÄŸini söyledi. Davet üzerine gelen bu insanlar ÅŸaşırdılar ve çareyi geri dönmekte buldular. Acele olarak Limni ve Semadirek’teki muhafızları esir alıp İtalya’ya götürdü. Rodos şövalyelerini vekil bıraktılar. Kurtarıp halka ihsanlarda bulundu. Ancak Osmanlı yönetimi bunu reddedince intikam için iki bin Türk ve Rum’u katletti. Binlerce esir aldı. Esirlerin kurtarılması için Donanmay’ı Humayun hazırlandı. Yapılan savaÅŸta 5.500 ÅŸehit verildi. 30 kadar kadırga telef oldu. Matyus Korven idaresindeki Venedik kuvvetleri Kalamatay’a çekildiyse de orada Türkler ‘den ehemmiyetlice darbe yedi. Alınan esirler Gelibolu’ya gönderildi. Deniz kuvvetleri komutanı Orasto Gustinyanı’nin yerine tayin edilen Loredodo, Gelibolu’ya vurmak istediyse de cesaret edemedi. Onun da yerine geçen Viktor Kapoile, Gökçeada ‘ya gelip adayı iÅŸgal etti. Venedik’in Osmanlılar karşısında sürekli baÅŸarısız olmasından dolayı barış teklifi yaptılar. Mahmut PaÅŸa’nın tekrar Gökçeada’ya gelmesiyle beraber adayı boÅŸalttılar. Venedik ‘in sulh yapmak isterseniz gidin ve iyi düşünün dedi. Bu ret cevabını sinirlenen Venedik taarruza geçti 40 kadar gemi ile Gökçeada’ya gelip Ada’yı ilhak ettiÄŸini açıkladı. Turhan Bey oÄŸlu Ömer Bey az bir kuvvetle Venedik kuvvetlerini yendi. Bir çoÄŸu esir edilip gemileri yakıldı. Nikola Kamapel bir fırsatını bularak tekrar Ada’ya gelip kadın ve erkek ahaliden bir kısmını gayr’i insani muameleye maruz bıraktı. Türk tabiiyetine giren Rumlar tebdil’i kıyafet etmemiÅŸtir. Hatta Türkler ‘in dokunmaktan hürmeten çekindiÄŸi Rum ahalinin ırzına geçtiler. Halkın tüm mal varlığına el konuldu. Osmanlı donanmasının gelip halkın acınası halini görmesiyle, Hazine’i Hassa’dan zararları tanzim edildi. Bu hadise Fatih’in Ada halkına verdiÄŸi ahitnamedeki koruma ve kollama görevini hakkıyla yerine getirdiÄŸi gösterir. Halbuki Osmanlı yönetiminden önce de Ada Venedik zulmüne maruzdu. Velhasıl Osmanlı yönetiminin varlığıyla Ada halkının Venedik zulmü görmesinin bir alakası yoktur. Devlet hazinesine de gelir getirmeyen Ada’nın hazinece verilen ıslah parası adanın imarı için harcanırdı Vakıf arazisi haline getirilen adanın mal varlığını muhafaza ve arttırma esas alınmış, bu suretle Ada 16 yüzyıl ile 20 yüzyılda kadar refah içinde yaÅŸamıştır. Bugün bile adanın eski refahından bahsedenlerin bunu gözden kaçırmaması gerekir. EÄŸer Ada’dan Venedik veya Ceneviz gibi vergi alınsaydı, mali külfet yüklenseydi, bırakın Ada dışına mal ihracını, iç ihtiyaca bile kafi gelmezdi.



Post a comment
Name: 
Email: 
URL: 
Comments: 
levitra ad agency cialis side effect tramadol hydrochloride ultracet cialis bestellen picture of tramadol dosages tramadol xanax valium comparison valium addiction prescribe valium increases tramadol efficacy xanax overnight delivery tramadol dog dosage fenfluramine phentermine deal good phentermine get phentermine levitra ad woman levitra tabs free tramadol delivery viagra sale online sale viagra xanax doctor online valium 10mg about adipex cialis soft tabs. pregnancy and tramadol Phentermine 30mg Valium Ionamin Forte Viagra Fun Valium Rehab Ultram Abuse Phentermine Hcl Tramadol Celebrex Lawsuit Tramadol Withdraw Cialis Uk Off Xanax Levitra Research Soma Definition Soma Compound Order Valium Celebrex 200mg Xanax Stories Lipitor Crestor Lipitor Lovastatin Advice Viagra Pliva Valium Diazepam Benzphetamine Didrex Xanax Abuse Order Diethylpropion Cancer Lipitor Ionamin Overnight Buy Alprazolam Viagra India Order Diazepam Withdrawal Ionamin 30mg Phentermine Soma Fm Soma 100 Tramadol Celebrex Medication Generic Lipitor Phentermine Abuse Xanax Bars Viagra Cost Smoking Xanax Tramadol Cod Crestor Lipitor Pill Library Valium Effects Phentermine Statistics Ultram Soma Magazine Generic Ambien Ultram Pill Viagra Australia Pc100 Viagra Canada Lipitor Drug Handbook Alprazolam Hydrolysis Levitra Dangers Generic Tramadol Valium Depression Description Valium Viagra Cartoon Euphoria Disorder Phentermine Sale Discount Tenuate Generic Valium Valium Classification Valium Fedex Cheap Xanax Ultram Opioid Tinnitus Xanax Pain Pills Tenuate Canada Phentermine Viagra Usage Viagra Discussion Adipex Didrex Celebrex Tramadol Drug Xanax Ups Liver Damage Abu Soma Adipex Cod Poker Viagra Ultram Discussion Celebrex Breathing Lipitor Plavix Tramadol 100mg Drug Adipex Ionamin Description Cheap Tramadol Valium Overnight Tramadol Hcl Valium Toxicity Phentermine Picture List Painkillers Liquid Valium Pill Library Adipex Tenuate Cheap Lipitor Lipitor Study