Şubat-25-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

Umman

Konum: Orta Doğu, Arap denizi, Umman Körfezi, Basra Körfezi kıyısında, Yemen ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında yer alır.
Coğrafi konumu: 21 00 Kuzey enlemi, 57 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Orta Doğu
Yüzölçümü: 212,460 km²
Sınırları: toplam: 1,374 km
sınır komşuları: Suudi Arabistan 676 km, Birleşik Arap Emirlikleri 410 km, Yemen 288 km
Sahil şeridi: 2,092 km
İklimi: Kuru çöl iklimi, kıyıda sıcak ve nemli, iç kısımlarda sıcak ve kuru iklim görülür.
Arazi yapısı: Orta çöl ovası, kuzey ve güneyde engebeli dağlık bölge.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Arap Denizi 0 m
en yüksek noktası: Jabal Shams 2,980 m
Doğal kaynakları: Petrol, Bakır, asbest, mermer, kireçtaşı, krom, alçıtaşı, doğal gaz
Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %0
otlaklar: %5
ormanlık arazi: %0
diğer: %20 (1993 verileri)
Sulanan arazi: 580 km² (1993 verileri)


Nüfus Bilgileri

Nüfus: 2,622,198 (Temmuz 2001 verileri)
Nüfus artış oranı: %3.43 (2001 verileri)
Mülteci oranı: 0.48 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 22.52 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini)
Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 72.04 yıl
erkeklerde: 69.9 yıl
kadınlarda: 74.29 yıl (2001 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 6.04 çocuk/1 kadın (2001 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.11 (1999 verileri)
Ulus: Ummanlı
Nüfusun etnik dağılımı: Arap, Baluchi, Güney Asyalılar, Afrikalılar
Din: Müslümanlık, Hinduizm
Diller: Arapça (resmi), İngilizce, Baluchi, Urdu, diğer diller

Ülke adı: Resmi tam adı: Umman Sultanlığı
kısa şekli : Umman
Yerel tam adı: Saltanat Uman
yerel kısa şekli: Uman
eski adı: Muskat ve Umman
Yönetim biçimi: Meşruti Monarşi
Başkent: Muskat
İdari bölümler: 6 bölge ve 2 vilayet Ad Dakhiliyah, Al Batinah, Al Wusta, Ash Sharqiyah, Az Zahirah, Masqat, Musandam, Zufar
Bağımsızlık günü: 1650
Milli bayram: Sultan Qaboos’un doğum günü, 18 Kasım (1940)
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ABEDA, AFESD (Arap Ülkeleri Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu), AL, AMF (Arap Ülkeleri Para Fonu), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ESCWA (Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, GCC (Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM, OIC (İslam Konferansı Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)


Ekonomik Göstergeler

GSYİH: Satınalma Gücü paritesi -19.6 milyar $ (2000 verileri)
GSYİH - reel büyüme oranı: %4.6 (2000 verileri)
GSYİH - sektörel bileşim: tarım: %3
endüstri: %40
hizmet: %57 (1999 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %-0.8 (2000 verileri)
İş gücü: 850,000 (1997 verileri)
Endüstri: Ham petrol üretimi ve arıtımı, doğal gaz üretimi, inşaat, çimento, bakır
Endüstrinin büyüme oranı: %4 (2000 verileri)
Elektrik üretimi: 8.63 milyar kWh (1999)
Elektrik tüketimi: 8.026 milyar kWh (1999)
Elektrik ihracatı: 0 kWh (1999)
Elektrik ithalatı: 0 kWh (1999)
Tarım ürünleri: Hurma, ıhlamur, muz, sebze, deve, büyükbaş hayvan, balık
İhracat: 11.1 milyar $ (2000 verileri)
İhracat ürünleri: petrol, balık, metaller, tekstil
İhracat ortakları: Japonya %27, Çin %12, Tayland 1%8, Birleşik Arap Emirlikleri %12, Güney Kore %12, ABD (1999)
İthalat: 4.5 milyar $ (2000 verileri)
İthalat ürünleri: Makine ve araçlar, sanayi malları, gıda, çiftlik hayvanı
İthalat ortakları: Birleşik Arap Emirlikleri %26, Japonya %16, İngiltere %9, İtalya %7, Almanya %6, ABD (1999)
Dış borç tutarı: 4.5 milyar $ (2000 verileri)
Para birimi: Umman Riyalı (OMR)
Para birimi kodu: OMR
Mali yıl: Takvim yılı


İletişim Bilgileri

Kullanılan telefon hatları: 201,000 (1997)
Telefon kodu: 968
Radyo yayın istasyonları: AM 3, FM 9, kısa dalga 2 (1999)
Radyolar: 1.4 milyon (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 13 (1999)
Televizyonlar: 1.6 milyon (1997)
Internet kısaltması: .om
Internet servis sağlayıcıları: 1 (2000)
Internet kullanıcıları: 50,000 (2000)


Ulaşım ve Taşımacılık
Demiryolları: 0 km
Karayolları: 32,800 km (1996)
Boru hatları: Ham petrol 1,300 km; doğal gaz 1,030 km
Limanları: Matrah, Mina’ al Fahl, Mina’ Raysut
Hava alanları: 143 (2000 verileri)
Helikopter alanları: 1 (2000 verileri)



Şubat-25-2008
Filed Under (Afyon) by admin

…AFYON gezi rehberi… AFYON

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 14.230 km²

Nüfus: 739.223 (1990)

İl Trafik No: 03

Afyon, Anadolu’da kuzeyi güneye, batıyı da doğuya bağlayan doğal bir düğüm noktası konumundadır. Zengin tarihi geçmişi olan kent bir turizm merkezi olma potansiyeli taşımaktadır.

İLÇELER

Afyon ilinin ilçeleri; Başmakçı, Bayat, Bolvadin, Çay, Çobanlar, Dazkırı, Dinar, Emirdağ, Evciler, Hocalar, İhsaniye , İscehisar ,

Kızılören , Sandıklı, Sincanlı, Sultandağı ve Şuhut’tur .

Başmakçı: İlin en güney ucunda yer alan ilçe il merkezine 129 km. uzaklıkta Söğüt Dağlarına yaslanmıştır. Isparta, Kula, Ladik, Hereke tipi halı dokumacılığı, gül yetiştiriciliği, Kuş Cenneti, Acı Gölü ile ünlüdür.

Bayat: Afyon-Ankara karayolu üzerinde il merkezine 46 km. uzaklıktadır. Bayat ilçesinde Kurtini , İnpazarcık , Asarkale , Elicek ve Yanıkin Bizans dönemi yerleşim alanları bulunmaktadır. Kök boyalı Bayat kilimleri, Amerika, Japonya ve birçok Avrupa ülkesinden sipariş alacak kadar ün kazanmıştır.

Bolvadin: İlçe Afyon-Konya karayolu üzerinden 13 km. içeride il merkezine 61 km. uzaklıkta, antik Kral Yolu üzerinde, Eber gölü kenarında kurulmuştur. Eber Gölü; sazlığıyla, yüzen adacıkları ve balık avcılığı ile adını dış ülkelere duyurmuştur. İlçenin diğer turizm değerleri Heybeli kaplıcası, Horan parkı, Kırkgöz köprüsü, Yanık Kışla, Lala Sinan Paşa Cami, Alaca Cami ve Çeşmesi, Çarşı Cami, Hacı Ahmet Cami, Kırklar Cami, Kara Çeşme, Ak Çeşme, Hacı Ahmet Çeşmesi, Kemerkaya’da yeraltı şehri, Minarelik Deresinde peribacaları, merkezdeki eski Afyon evleri ve İnsuyu Mağarasıdır.

Çay: Afyon-Konya karayolu üzerinde, il merkezine 48 km. uzaklıktadır. İlçenin geçmişi oldukça eskiye dayanmakla birlikte bugüne kalan tarihi eser sayısı azdır. Tabi güzellikleri arasında Eber ve Karamık gölleri bulunmakta olup, bu göllerde balık avcılığı,ve çeşitli kuş avcılığı yapılmaktadır. Çağlayan Parkı ve Şelalesi, Kanlı Yer Kavaklığı çevrede tercih edilen piknik yerleridir. Selçuklulardan kalma Taş Camii ve Kervansaray önemli tarihi eserleridir.

Çobanlar: Yöre tarihinin Akarçay kenarındaki höyüklerle yaşıt olduğu ve eski Tunç Çağına kadar uzandığı bilinmektedir. Bugünkü Kocaöz ( Feleli ) köyünde antik Anabura kenti kurulmuştur. Afyon Arkeoloji Müesinde bulunan Artemis heykeli buradan çıkarılmıştır.

Dazkırı: Afyon-Denizli karayolu üzerinde il merkezine 140 km mesafededir. İlçemiz 1959 yılında ilçe olmuştur. İlçemiz kök boyalı halı dokuma ve satış reyonlarıyla dünya çapında üne kavuşmuştur.

Dinar: Afyon-Antalya karayolu üzerinde, il merkezine 106 km. uzaklıkta olup Akdeniz ile Ege bölgeleri arasında bulunmaktadır. Tarihin ilk müzik yarışması, Marsyas ile Tanrı Apollon arasında Dinar’da yapılmıştır. İlçenin önemli turistik değerleri Danteon (Tanrılar kulu tapınağı), Artemis - Anaitis tapınağı, antik tiyatrosu, agorası (Pazar yeri), antik stadyumu, Suçıkan Parkı, Pınarbaşı, Karakuyu Kuş Cenneti, Norgaz piknik alanı, Cerit ve Zenderi yaylalarıdır.

Emirdağ: Afyon’un 70 km. kuzey doğusunda kurulmuş en eski ilçelerinden olan Emirdağ yöresinde yerleşim M.Ö.1437 yılına kadar gitmektedir. Emirbaba , Gölcük, Çiçekli yaylaları, Balcam Mağarası, Amorium ören yeri ve Sakarya nehrini besleyen Pınarbaşı gezip görülebilecek yerlerdir.

Evciler: Çevre höyüklerde bulunan parçalardan tarihinin Lidyalılara kadar uzandığı anlaşılmaktadır. İlçede Koca höyük ve Küçük höyük diye bilinen iki höyük ile Öküzviran ve Kocaviran isminde iki örenyatağı vardır.

Hocalar: Anadolu eski çağlardan bu tarafa pek çok medeniyetlerin beşiği olmuştur. Ahır dağlarında bulunan bronz Hitit heykeli yörenin çok eski dönemlerden beri önemli bir yerleşim merkezi olduğu izlenimini vermektedir.

İhsaniye : Afyon’un 35 km. kuzeyindedir. Gazlıgöl kaplıcası ve içmeleri, Frig kaya anıtları, Roma, Bizans kaya yerleşimleri, mezar odaları, peri bacaları ve yaylaları ilgi odakarından bazılarıdır. Ayazin , Kayıhan yerleşim birimleri, Kapıkayalar , Aslantaş , Maltaş ve Yılantaş tarihi kalıntıları Frig dönemine aittir. Ayrıca doğa harikası kütleler ve peri bacalarının süslediği bu alan, Frig bölgesi diye anılır.Gazlı göl kaplıcalarında çıkarılan maden suyu dünyaca ünlüdür.

İscehisar : Afyon-Ankara karayolu üzerinde olup il merkezine 23 km uzaklıktadır. 1987 yılında ilçe olmuştur.Zengin mermer yatakları üzerinde kurulmuş olan ilçe, tarım, hayvancılık ve mermer sanayi üzerinde gelişmiştir.

Kızılören : Afyon-Antalya karayoluna 3 km. il merkezine 87 km. uzaklıktaki ilçede bulunan Ulu Cami ve korumaya alınan Çınar ağacı ve şehir merkezindeki tarihi evler görülmeye değer yerleridir.

Sandıklı: İl merkezine 60 km. uzaklıkta, Antalya-Denizli karayolu, İzmir-Ankara-İstanbul demiryolu hattı üzerinde kurulmuş önemli yerleşim merkezlerinden biridir. İlçe kaplıcası ve leblebisi ile ünlüdür. İlçede bulunan Hüdai kaplıcaları iç ve dış turizme hizmet vermektedir.

Sincanlı: Afyon-Uşak-İzmir karayolu üzerinde, il merkezine 33 km uzaklıktaki ilçe, kendi adını taşıyan, günümüzde de izleri görülen antik yolların kavşağında kurulmuştur. İlçede Tazlar köyü orman içi piknik alanı, Başkomutan Milli Parkı, Büyük Taarruz Şehitliği, Çiğiltepe Albay Reşat Anıtı, Yıldırım Kemal Şehitliği, Sinanpaşa ve Kureşbaba (Boyalı) Külliyeleri, Otuziki inler, Kırka göleti , Serban göleti gezilip görülecek yerleridir.

Sultandağı : Afyon-Konya karayolunun 68. km.’sinde Sultan dağlarının eteğinde kurulmuştur. Bizanslılar ve Selçuklular zamanına kadar batı ve doğunun yol uğrağıdır. Ayrıca; Anadolu-Bağdat İpek Yolunun geçmesi ile de ticari bir önem kazanmıştır.Akşehir gölleri, Taşköprü, Çiğdem düzü, Asmalı gibi mesire yerleri, Sahipata kervansarayı ve hamamı, Laleli çeşmesi, Buzluk Mağarası, Dort deresi ve manastır başlıca gezip görülecek yerlerdir. Fındık ormanlarıyla kaplı Balaban, Dumra , Küçük ve Büyük Kirazlı yaylaları ise yayla turizmine elverişlidir.

Şuhut : İç Ege Bölgesinin en doğusunda yer alan Şuhut’un il merkezine uzaklığı 29 km.dir. İlçenin tarihinin Neolitik Çağa kadar uzandığı, Şuhut Hisar, Karaadilli , Kepirtepe Höyüğünün bu çağa ait eserler olduğu tahmin edilmektedir. Hisar tepesi ( Synnada Höyüğü), Bininler Kaya Mezarları ve Asmakaya Kalesi eski yerleşim yerleri olup, Kayabelen göleti ve Selevir baraj gölü mesirelik ve dinlenme yerleridir.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Afyon Batı Anadolu’nun diğer bölgelere açılan bir kapısı durumunda ve transit geçit merkezidir.

Otogar Tel : (+90-272) 212 09 63

Demiryolu: İl merkezi, Ülkede dört ayrı demiryolu hattının birleştiği noktada bulunan tek il merkezi olma özelliğini taşımaktadır.

İstasyon Tel : (+90-272) 2l3 79 l9

Havayolu: Mevcut Havaalanı askeri amaçlı muhafaza ve idare ettirilmekle beraber sivil ve ticari amaçlarla da trafiğe açıktır.



Şubat-25-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti(Cong Hoa Xa Hoi Chu Nghia Viet Nam) Yüzölçümü; 331668 km2
Nüfus; 84,238,000 (2005)
Yönetim;Sosyalist Cumhuriyet.
Vietnam; Güneydoğu Asya’da, Çinhindi Yarımadası’nın doğusunu kaplayan bir ülkedir. Uzun dar bir kara parçası üzerinde yer alan Vietnam’ı,kuzeyde bırakan Çin, batıda Kamboçya ile Laos, güneyde ve doğuda Güney Çin önce Kuzey Vietnam ve Güney Vietnam olarak iki ayrı cumhuriyete bölünmüş olan ülke,1976′da Vietnam sosyalist Cumhuriyeti olarak birleşmiştir. Vietnam dağlık bir ülkedir. Song-Koi ve Mekong deltaları önemli alçak düzlüktedir. Kıyı ovaları doğruda yer alır. Ormanlık,dağlık bölge geri kalan toprakların büyük bir bölümünü kaplar. Başlıca ürünleri; pirinç, manyok, kocadarı, mısır, kahve, çay, kauçuk, el işleridir. Önemli kentleri; Ho Şi Mingh, Hanoi, Haifong’dur. Eğitim; 12 yaşına kadar parasız ve zorunludur. Kuzey Vietnam ile Güney Vietnam 1976′da tek ülke olarak birleşti, ama yıllarca süren savaş ve bombardıman sonucu büyük bir yıkıma uğramıştır.



Şubat-25-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

Laler Ulkesi HOLLANDA

Ulusal Marş Wilhelmus van Nassouwe
Resmi dil Hollandaca1
Başkent Amsterdam2
En büyük kent Amsterdam
Koordinatlar 52 30 N, 5 45 E
Yönetim Şekli Parlamenter Sistem, Anayasal Monarşi
Kraliçe Beatrix of the Netherlands
Başbakan Jan Peter Balkenende
Yüzölçümü
- Toplam
- Su %’si Ülkeler arasında 131′inci
16.033 km²
%18,41
Nüfus
- Toplam
- Nüfus yoğunluğu Ülkeler arasında 59′uncu
(Haziran 2006 tahmini)16.299.000
395/km²;
AB’ye üyelik tarihi 25 Mart 1957
Para birimi Avro (€ EUR)
Saat dilimi CET (UTC+1), Yaz saati uygulamasında CEST (UTC+2)
Din Katolik 31%, Reformist 13%, Kalvinist 7%, Müslüman 5.5%, diğer 2.5%, dinsiz 41% (2002)
İnternet alan adı .nl
Uluslararası telefon kodu 31
1 Friesland bölgesinde Fris dili de resmi dil olarak kabul edilir.
2 Hükümet Haag’de yerleşiktir.
3 2001′de avroya geçiş öncesi Hollanda Gilderi



Şubat-25-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

Mudanya….. MUDANYA

Bursa’nın 25 km kuzeybatısında ve Marmara Denizi kıyısında yer alan Mudanya temiz havası ile yaz turizminin yoğun olarak yaşandığı bir merkezdir.

Tarihçe

Mudanya, İonya’nın 12 büyük kentinden biri olan Kolofonlu göçmenler tarafından M.Ö. VII. Yüzyılda kurulmuştur. Apamcia-Myrleia atlı bu antik kent bugünkü Hisarlık tepede yer almaktaydı. Mudanya Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde yaşamıştır.

İklim

Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır.

Gezilecek Yerler
GEZİLECEK YERLER

Mudanya Evleri : Osmanlı evlerinin en güzel örnekleri Mudanyada’dır. Bu evlerin en önemlisi Tahir Paşa Konağı’dır. Bu evlerin hemen hepsinin bahçesi vardır. Bahçelerde özenle bakılan çiçekler vardır.

Myrlea : Mudanya’nın 1 km güneydoğusunda bulunan ve Britanyalılara ait olan antik kenttir.

Kumyaka Kilisesi : 780-797 yılları arasında Bizans İmparatoru IV. Konstantinos Porphyrogenetos döneminde yapılmıştır.

Plajlar : Mudanya’da doğal güzelliklere sahip denize girilebilen yerler eski Rum yerleşimleri olan Siye (Kumyaka) ve Trilya (Zeytinbağ)’dır. Trilya’da Rumlardan kalma 7 kilise, 3 ayazmay azma, 3 manastır bulunmaktadır.



Şubat-25-2008
Filed Under (Şanlıurfa) by admin

şanlıurfa

Şanlıurfa Belediye Başkanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba tarafından halkın kendi tarihi, kültürel ve turistik değerlerini görmeleri ve tanımaları amacıyla başlatılan “Tarihe Yolculuk Turları”na vatandaşlar büyük ilgi gösteriyor.

Harran, Bazda Mağaraları, Hanel Ba’rur, Şuayb Şehri ve Sogmatar ören yerlerine Belediye Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından ücretsiz olarak düzenlenen turlara katılan vatandaşlar, tarihi bölgelerle ilgili Belediye Kültür-Turizm Müdürü Nemci Karadağ, eski çağ tarihçisi İbrahim E. Emiroğlu, sanat tarihçisi Sait Rızvanoğlu ve turizm uzmanı Adnan Demirkol’dan bilgi aldı.

Masrafların ve katılımcıların kumanyalarının belediye tarafından karşılandığı tarihe yolculuk turlarına şimdiye kadar 155 kişinin katıldığını belirten Şanlıurfa Belediyesi Kültür ve Turizm Müdürü Necmi Karadağ, “Belediye başkanımız tarafından organize edilen bu gezilere insanlarımızın gösterdiği ilgi memnun edici. Şanlıurfa’da yaşayıp da bu tarihi zenginlikten haberi olmayan çok sayıda insanımız, gördükleri karşısında şaşırıyor. Şu ana kadar iki kez düzenlediğimiz gezilere vatandaşların ilgisi hayli iyi. Önümüzdeki günlerde düzenleyeceğimiz turlara şimdiden gelip isimlerini yazdıranlar hayli fazla” dedi



Şubat-25-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

Boğazkale-Hattuşa BOĞAZKALE-HATTUŞA

Günümüzden 5 bin yıl öncesine ait kültürel verilere rastlanan Boğazkale’de, ilk organize devleti kuran Hititlerin, ilk başkenti Hattuşa bulunmaktadır. Hattuşa Anadolu’nun kalbinde, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine alınmış ülkemizdeki 9 değerden biridir.

Hitit uygarlığı en az Mısır Uygarlığı kadar eski ve zengin bir uygarlıktır. Hititlerle Mısırlılar arasında yapılan Kadeş Antlaşması metin tabletleri Boğazkale’de bulunmuştur. Ayrıca, Hattuşa’nın en büyük ve etkileyici kutsal mekanı, şehrin dışında yeralan, yüksek kayalar arasında saklanmış Yazılıkaya Kaya Tapınağı’dır. Tapınak’ta 90’tan fazla tanrı, tanrıça, hayvan ve hayal ürünü yaratıklar kaya yüzeyine işlenmiştir.

Boğazkale İlçesi , Sungurlu İlçesine bağlı bir bucak merkezi iken ; 1987 yılında yörenin turistik durumu dikkate alınarak ilçeye dönüştürülmüş ve Çorum’a bağlanmıştır.İlçe olmadan önce ; Boğazköy ismini taşıyan yerleşim yeri, Çorum İlinin 82 km güneybatısındadır.

Hattuşa ve Yazılıkaya’nın keşfi 1834 yılında olmuştur.1835-1894 yılları arasında çeşitli yabancı arkeologlar tarafından ferdi çalışmalar yapılmış ; 1904 yılından itibaren ise Alman Doğu Kültürleri Araştırma Merkezi tarafından kazı çalışmaları başlatılmıştır.1939 yılından bu yana da kazılar, aralıksız olarak devam etmektedir.

Boğazkale; Hattuşa ve Yazılıkaya ören yerleri 02.10.1998 tarihinde Milli Park olarak ilan edilmiştir.

Tarihçe:Boğazkale, Hitit uygarlığının başkenti Hattuşa’ın bulunduğu şehirdir. İlk yerleşim Kalkolitik çağda başlamış; ilk Tunç çağında Hattiler’in sonra Asur ticaret kolonilerinin mekanı olan Hattuşaş, Hititler döneminde başkent olmuştur. Böylece ilçenin gerçek tarihi, M.Ö.2000 yıllarında başlamış olur. Kentin asıl merkezini Büyük Kale teşkil eder. Büyük Mabet’in bulunduğu yer ise aşağı şehir bölgesidir. Yazılıkaya Açık Mabedi de Hitit uygarlığının en önemli bölgeleridir. Burada ele geçirilen tabletler, tarihe ışık tutmaktadır.

Hititlerden sonra bölgeye Frigler, Medler, Galatlar, Romalılar, Bizanslar hakim olmuştur.

1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra 1075 yılında Melik Ahmet Gazi komutasındaki Danişmendli ordusu tarafından Çorum Bölgesi’nin fethiyle buralara da Türk göçleri başlar. 16. yüzyılda Türkmen boylarından Maraşlı Dulkadiroğullarından bir grup önce Hattuşaş / Boğazköy’ün 3 km kuzeyindeki Yekbas’a yerleştirilirken, 17. yüzyılın sonunda buradan Eski Hitit başkentinin eteğine taşınırlar.

Hattuşaş 1986 yılında UNESCO’nun “Dünya Kültür Mirası” listesine alınınca yörenin turistik durumu dikkate alınarak harekete geçilmiştir. Boğazköy adıyla Sungurlu’ya bağlı bir bucak iken adı Boğazkale’ye çevrilerek 1987 yılında Çorum’a bağlı bir ilçe haline getirilmiştir. Çorum, binlerce yıldır çeşitli uygarlıkların yan yana ve üst üste oluşturduğu yerli Anadolu kültür geleneğini devam ettiren illerin başında gelir.Maddi kültür belgelerinin zenginliği açısından adeta bir açık hava müzesi görünümünde olan Çorum yöresi 1830’lu yıllardan itibaren Avrupalı gezginlerin, bir çok yerli ve yabancı bilim adamlarının ilgi odağı haline gelmiştir.

İklim:Karasal ve kuru bir iklimi vardır.

GEZİLECEK YERLER

Hattuşa ve Yazılıkaya ören yerlerini tanıtmadan önce, Hitit tarihine göz atılmalıdır.

Boğazkale - Hattuşa

Boğazköy ( Hattuşa ) Örenyeri, Çorum ilinin 82 km güneybatısında yer almakta olup, Ankara’ya uzaklığı ise 200 km’dir. Hitit devletinin eski çekirdek bölgesinin merkezinde bulunan Boğazköy ( Hattusa ) örenyeri ; Budaközü Çayı vadisinin güney ucunda, ovadan 300 m. yükseklikteki sayısız kaya kütleleri ve dağ yamaçlarının bölünmesiyle çevrili olarak kuzey ve batıda derin yamaçlarla sınırlandırılmıştır.Şehir kuzeye doğru açık olup, kuzey kısmı dışında diğer kısımları surla çevrilidir.

Hattuşa 1986 yılından beri , Türkiye’de UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesine alınmış dokuz noktadan biridir. Ayrıca burada bulunan çivi yazılı tablet arşivleri de 2001 yılından itibaren yine UNESCO’nun “Dünya Belleği Listesi”nde yer almaktadır.

Hattuşa’nın keşfi 1834 yılında Fransız mimar Charles Texier tarafından yapılmış ve dünyaya tanıtılmıştır. Bu buluş aslında yalnızca Hattuşa’nın keşfi değil, tamamen unutulmuş olan Hititlerin keşfi olarak da algılanabilir.1893-94’de Ernest Chantre’nin birkaç sondaj yapmasına ve ilk çivi yazılı tabletleri yayınlamasına kadarki dönemde pek çok bilim adamı ve gezgin Hattuşa’yı ziyaret eder. Muze-i Humayun müdürü Osman Hamdi Bey, 1906’da müzesi adına Makridi’nin sorumluluğunda Boğazköy kazılarını başlatmış, zamanın çivi yazısı uzmanı Assiriyolog Hugo Winckler’i de kazı heyetine alarak, burasının Hitit Başkenti Hattuşa olduğunu tespit ederler. 1931-1939 yılları arasında ve 2.Dünya savaşı nedeniyle verilen aradan sonra 1952’de yeniden başlatılan kazılar kesintisiz olarak Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından sürdürülmektedir.

Antik Kapadokya bölgesinin kuzey sınırına yakın bir yerde bulunan ve arkeolojik kazılarla gün ışığına çıkartılıp restore edilen ve açık hava müzesi niteliğindeki ziyaret edilebilen Hititlerin başkenti Hattuşa-Boğazköy’deki kalıntılar, Boğazköy Tarihi Milli Park’ın temelini oluşturmaktadır. Yüz yıldır sürdürülen kazı ve araştırmalar Hattuşa-Boğazköy çevresindeki en erken yerleşmenin Kalkolotik çağda (M.Ö. 6000) olduğunu ortaya koymuştur. Eski Tunç Çağında da sürekli yerleşmenin görüldüğü Hattuşa’da bu dönemi Asur Ticaret Koloni devri izler. Yazılı belgelere göre M.Ö. 2. binin başlarında Kuşar’lı Anitta Hattuşa Kralı Pijusti’yi yenip şehri tahrip eder ve şehri lanetler. Anitta’nın lanetine rağmen şehir M.Ö. 1600/1650 yıllarında Hitit Kralı 1. Hattuşili tarafından başkent olarak seçilir. Hititlerin M.Ö.1200’de şehri çeşitli nedenlerle terk etmesiyle burada Erken Demir Çağı (Karanlık Çağ) başlar. Bu dönemi M.Ö. 9.yüzyılda Frig Çağı daha sonra Helenistik, Galat ve Roma/Bizans çağları takip eder.

Hitit imparatorluk döneminde, yani M.Ö. 14. ve 13. yy’da şehir yaklaşık 6 km uzunluğunda bir surla çevrilmiştir. Daha geç bir imar evresinde bu surların önüne ikinci bir duvar daha örülerek, kent daha sıkı bir savunmaya alınmıştır. Bu yeni sur üzerinde bulunan, anıtsal şehir kapılarının çoğu günümüze kadar oldukça sağlam durumda gelmiştir. Güney batıda, dış yüzünde aslan yontuları bulunan Aslanlı Kapı’yla , iç yüzünde, silahlı tanrının görkemli şekikde betimlendiği Kral Kapı, bunların en önemlileridir. Kentin güney ucundaki Yer Kapı’nın da özel bir rolü olmalıdır. Burada 30 m yüksekliğinde, 80 m genişliğinde bir toprak set oluşturulmuştur. Bu set üzerinden geçen kent surunun ortalarında Sfenksli Kapı yer alır. Tam bu kapının altında, Hattuşa’nın bugün içinden geçilebilen tek poterni vardır. 71 m uzunluğunda ve 3 metre yüksekliğindeki poternden geçilerek sur dışına çıkılmaktadır.

Şehirde ayakta kalmış, izlenebilen yapıların büyük bölümü, surlar gibi, M.Ö. 13 yy’dan kalmadır.Kraliyet yapılarının yer aldığı Büyükkale’de direkli galerilerleçevrili avlular, konutlar, depo binaları ve büyük bir kabul salonuyla, büyük bir saraya ait kalıntılar ortaya çıkarılmıştır.

Hitit metinlerinde sık sık “ Hattuşa Ülkesinin bin tanrısından” söz edilmektedir. Kuşkusuz bu tanrıların çoğu imparatorluk ve kült (dini)başkenti Hattuşa’da kendilerine bir tapınım yeri edinebilmişlerdir.Başkent Hattuşa’da bu güne kadar 31 yapı, tapınak olarak tanımlanmıştır. Hattuşa’nın en büyük dini yapısı olan Büyük Tapınak, Aşağı şehirdeki konutların ortasında tek tapınak olarak yükselir. İki kült odası olduğu için tapınak, imparatorluğun tanrılarının en büyükleri olan Hava Tanrısı ile Arinna’nın Güneş Tanrıçasına adanmış olmalıdır.

Hattuşa’da son yıllarda yapılan kazıların ağırlık noktasını şehrin, hatta Hitit Devletinin ekonomisine ışık tutan kazılar oluşturmuştur. İmparatorluk döneminde, M.Ö. 13 yy’da kentin kuzeydoğusunda yükselen Büyükkaya sırtında çok büyük boyutlarda, sayıları 11’i bulan yer altı siloları bulunmuştur.

Hitit İmparatorluğu’nun M.Ö. 1200 yıllarından hemen sonra yıkılmasıyla Anadolu Tunç Çağları da sona erer. Bununla beraber, Hattuşa şehrinin arazisinin yerleşim tarihi devam eder. M.Ö. 12 yy’ın başlarında, Erken Demir Çağına tarihlenen yeni yerleşme, Frig etkilerini yansıtan bir taşra kasabasına dönüşüp büyümeye başlaması, ancak M.Ö. 8.yy’da gerçekleşir.Yerleşim Pers döneminde de devam etmiştir.Helen/Galat ve Roma / Bizans’a ait yerleşme ve tahkimat izleri de görülmektedir. Bir Türkmen aşireti’nin 16 yy’da burada yerleşmesiyle bugünkü Boğazkale kurulmuştur.Eski adı Boğazköy olan bu yerleşme, Hititler’in başkentine de adını vermiştir.

Boğazkale - Yazılıkaya

Hattuşa-Boğazköy’ün 1.5 km. kuzeydoğusunda yer almaktadır. Hattuşa’nın en büyük ve etkileyici olan kutsal mekanı, şehrin biraz dışında yer alan, yüksek kayalar arasına saklanmış Yazılıkaya tapınağıdır.Tapınak’ta 90’dan fazla tanrı, tanrıça,hayvan ve hayal ürünü yaratıklar kaya yüzeyine işlenmiştir.

Tanrı ve tanrıça dizileri olasılıkla, imparatorluk pantconunun baş tanrıları olan Hava Tanrısı ve Güneş Tanrıçası’nın maiyetini oluşturuyordu. Bu yorum sonucunda; Yazılıkaya “Yeni yıl şenlikleri evi” olarak tanımlanabilir.

Hitit kült metinlerine göre yeni yıl ve ilkbahar törenlerinde bir araya gelen tüm tanrılar ”Hava Tanrısı’nın Evi’nde” toplanırlardı. Bu şenlikte kentin diğer tüm tapınak-larından tanrı heykellerinin törensel bir alayla Yazılıkaya’ya taşınmış olabileceği düşünülmektedir.

Yazılıkaya A Odası’nda kayaya işlenmiş kabartma figürlerin özel bir düzeni ve tertibi vardır. Burada sol kaya yüzeyinde ikisi dışında yalnız tanrılar, buna karşın sağ tarafta da yalnız tanrıçalar betimlenmiştir. Ana sahnede Hava Tanrısı ile eşi Güneş tanrıçası ve ortak çocuklarının karşılaşması tasvir edilmiştir. Ana sahnenin karşısındaki duvarda daha büyük boyutlarda büyük Kral lll/lV. Tudhalia betimlenmiştir. Kral Güneş Tanrısı’nın törensel kıyafetinde, elinde egemenlik sembolü olan ucu kıvrık asa tutar durumda, iki tepe üzerinde tasvir edilmiştir. Bu kutsal alanın bu kral tarafından yaptırıldığı, ya da son şeklini ebedileştirmek istediği sanılmaktadır.

B odasındaki kabartmalar ana odadaki gibi kuşaklar halinde değildir; yan duvarlara dört bağımsız figür işlenmiştir. A odası’nın başlangıcında tanrılar geçidinde de tasvir edilen ve orak biçimli kılıç taşıyan On İki Tanrı ve ”Kılıç Tanrısı” Nergal, öbür dünya ile ilişki kuran yer altı tanrıları anlamında olmalıdır. Büyük Kral lll/lV. Tudhalia’nın koruyucu tanrısı olan Şarruma, krala sarılmış ve ona yol gösteren bir durumda tasvir edilmiştir. Büyük Kral lll/lV. Tudhalia’nın hiyeroglifle yazılı ismi, B odasının sağ duvarının ön tarafında bir defa daha yer almaktadır. Hemen yakının da ise bir heykel kaidesi olabilecek taş blok durmaktadır. Olasılıkla burada kralın bir heykeli bulunuyordu. Çünkü Tudhalia’nın oğlu ll. Şuppiluliuma’nın babası için anılacağı bir yer, bir “Ebedi Hegur” yaptırdığı ve içine heykelini koydurduğu çivi yazılı bir tablette anlatılmaktadır.

Hitit Uygarlığının Diğer Önemli Merkezleri

Alacahöyük

Ortaköy-Şapinuva

Eskiyapar

Sungurlu-Yörüklü



Şubat-23-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

Mykonos

  • Atlasjet Havayollari ile Gidiş - Dönüş Uçak Bileti

  • 3*-4* ve 5* Otellerde Oda+Kahvaltı Konaklama

  • Alan-Otel-Alan Transferleri.

  • Türkçe Rehberlik Hizmetleri.

  • ETS Assistance Yurtdışı Sağlık ve Seyahat Sigortası


Şubat-23-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

Yalvaç… YALVAÇ

İnanç Turizminin merkezi Yalvaç Anadolunun kültür zenginliğini tüm güzelliği ile yansıtmaktadır.

Yalvaç, Büyük İskenderin Generali Seleukos tarafından kurulan, Pisidia kentlerinin ilki ve en büyüğü olan Antiochia’ya ev sahipliği yapmıştır.

Gezilecek Yerler
Antiocheia Antik Kenti

Antiocheia; Isparta iline bağlı Yalvaç ilçesinin yaklaşık 1 Km. kuzeyinde ve Sultan dağlarının güney yamaçları boyunca uzanan verimli bir arazide kurulmuş, Pisidia bölgesinin başkentidir. Antiocheia’da Apollonia gibi bir Seleukos kolonisidir.Seleukos soyundan Antiocheia tarafından (M.Ö. 281-261) yıllarında kurulmuştur. Kente kurucunun adına izafeten ‘antiocheia’ adı verilmiştir.

M.Ö. 25 yılında Pisidia bölgesinde ilk ve en büyük askeri koloninin Imparator Augustus tarafından kurulmasından sonra şehir imparator tarafından bir Roma askeri kolonisi olarak yeniden kurulmuştur. Augustus Antiocheia’ya Roma’ dan 3 bin romalıyı getirterek yerleştirmiş, Yedi mahalle ismini bu kente vermiş ve ayrıca yaptığı işlerle ilgili ‘res gestae’ bir latince metinde bu kente ithaf edilmiştir. Bu nedenle antik Roma kenti ile Antiocheia kardeş bir şehir olarak tarihte önemli bir yere sahip olmuştur.

Bizans döneminde özellikle M.S. 1 yüzyıl başlarında St. Paul ve St. Bernabas’in yeni dini yaymak için Anadoluya yapmış oldukları üç önemli misyoner seferinin ilkinde Antiocheia’yi merkez seçmeleri oldukça dikkat çekici olup, bu dönemde de şehir önemini korumuştur.

Kentin Bölümleri: Şehre ana giriş Batı Kapısından yapılır. Cardo Maximus adı verilen cadde dar ve düz sokaklara açılır. Kent iki ana meydandan (Augustus ve Tiberius) oluşmaktadır.Bu meydanlar şehrin doğusunda ve odak merkezinde bulunmaktadır.

Antiocheia’yı oluşturan tarihi yapılardan surların tamamı 3000 metre civarındadır. Hellenistik Devirde inşa edilen ihtişamlı Surlar, Roma ve Bizans Çağı’nda genişletilerek onarılmıştır. Kentin girişinin güvenliğini sağlayan Batı Kapısı(İ.S. 212) zırh ve silah kabartmaları ile bezenmiştir. Bu kabartmalar antik kentin gücünü simgelemekteydi. Kentin en yüksek kutsal alanına, İmparator Augustus’un adına yapılan ihtişamlı ”Augustus Tapınağı”, mimari tarzının inceliği ile tüm kutsal güçleri canlandırmaktadır. Propylon(Anıtsal Giriş,İ.S.1.y.y.),Augustus Alanı ile Tiberius Alanı’nın kesiştiği yerde konumlandırılmıştır. Tiberius Alanı(i.S.!5-40), Sütunlu Caddenin doğu bitiminde yer almaktadır.Galeride dükkanların yer aldığı bölümlerden bol miktarda cam, pişmiş toprak ve bronz malzeme ele geçirilmiştir.Kentin en önemli bölümlerinden olan Sütunlu Cadde(i.S.1.y.y.), Tiberius Alanına kadar uzanmaktadır. Antik Tiyatro(İ.S.4.y.y.), kent merkezine yakın bir tepenin yamacına inşa edilmiştir.Tiyatro üç ana bölümden oluşmaktaydı. Tiyatro, diğer antik tiyatroların sahip olmadığı 56 metre uzunluğunda, 8 metre genişliğinde bir tünele sahiptir.Tahminen 5.000 kişilik olan Tiyatro kabartma desenlerle bezenmiştir.

Kentin kuzey-batı köşesinde yer alan Roma Hamamı(İ.S.1-2.y.y), diğer hamam mimarilerine uygun tarzda inşa edilmiştir. Hamamda, soğukluk, sıcak ve ılık kısımları, soyunma ve servis bölümleri, su testileri ve depolar yer alırlar.

Sultan Dağları’nın eteklerinde ve Akropolün batısında yer alan Stadium, Hellenistik Dönemde inşa edilmiştir. Atletizm, güreş ve boks gibi sportif aktivitelere sahne olan yapı fanatikler tarafından tahrip edilmiştir.Gladyatörlerin ve vahşi hayvan oyunlarının oynandığı Stadium, Roma Dönemi için oldukça önemli bir görünüme bürünmüştür.

İnanç Turizminin en önemli değerlerinden, Antiochia’nın ilk ve en büyük kilisesi olan St. Paul Kilisesi, Roma Hamamı’nın 200 metre güneyinde yer almaktadır. Yapı bazilikal planlıdır.Kilisede yapılan araştırmalar, daha önce inşa edilmiş küçük boyutlardaki bir Kilisenin varlığını ortaya çıkarmıştır. Kilisenin taban mozaikleri ile sütunlu bir duvarın görünümü oldukça etkileyicidir.Bu küçük Kilisenin altında da yer alan ve Kiliseden daha küçük boyutta bir Sinagog tespit edilmiştir. Kilisenin içinde çok sayıda mezar ve iskelet kalıntılarına rastlanmıştır. Kilisenin tabanı özel dizaynlı mozaiklerle bezelidir. Kilisede yer alan kitabelerde Optimus Ortodoks liderlerinin adı geçmektedir. Anılan kişi İ.S.375-381 yılları arasında Antiochiea’da piskoposluk yapmıştır.

Antik kentin simgesi olan Su Kemerleri, Roma Çağı’nda inşa edilmiştir. Kentin kuzey yönü boyunca uzanan Su Kemerleri 10 km. uzunluktaki su yolu ile sağlanmıştır. Antik Kente şifalı suları taşıyan su kemerleri aradan geçen binlerce yılın yıkım ve harabiyetine meydan okurcasına dimdik ayaktadır.

Men Kutsal Alanı: Tanrı Men M.Ö.3. binden itibaren ibadet edilen Eski Anadolu Ay Tanrısıdır ve zaman zaman değerli sikkeleri süslemiştir. Men Kültürü’nün en önemli merkezleri arasında yer alan Antiocheia Antik Kenti, Tanrı Men’e sunulmuş pek çok eserle donatılmıştır. Ay Tanrısı Men adına inşa edilen Men Kutsal Alanı, Yalvaç ilçesine 5 km. uzaklıkta inşa edilmiştir. Tapınak M.Ö. 4 yüzyıla tarihlenir. Tapınağın dışında 2 kilise, stadium ve evler yer almaktadır.

Limenia Adası: Yalvaç’a 25 km. uzaklıkta, Hoyran Gölü içerisinde bulunan Limenia Adası, ziyaretçiler için mistik havanın estiği benzersiz bir tarihi mekandır. Adanın etrafı surlarla çevrilidir. Adanın kayalık yamaçlarında bulunan Kaya Mezarları, konumları ve mimari tarzları ile göze çarpmaktadır. Adanın içinde bulunan bir başka tarihi değerde Meryem Ana’ya ait bir Manastırdır.

Kaya Mezarları: Hoyran Gölü’nün hemen yanında yükselen kaya yüzeyinde boyutları farklı kaya mezarları bulunmaktadır. Bunlar arasında alınlıklı olan mezar en ilgi çekici olanıdır. Phrygia kaya mezarlarının farklı biçimlerini burada görmek mümkündür.

Camiler

Devlethan Cami: Kesin yapılış tarihi bilinmemekle beraber 14.yy. eseri olduğu tahmin edilmektedir.

Yeni Cami: Devlethan Cami’nin hemen önünde yeralan cami 19.yy. eseri olup, yaklaşık kare plana sahiptir.

Eski Hamam: Yalvaç’ın nadide eserlerinden bir tanesi de, Osmanlı geleneklerini yansıtan Eski Hamam’dır.İlçenin Kaş mahalle mevkiinde yer alan Eski Hamam’da, soyunmalık, soğukluk, sıcaklık, su deposu ve külhan gibi bölümler yer almaktadır.

Tokmacık Fosil Yatakları: Tokmacık kasabasında 1994 yılında yapılan kazılarda 9 milyon yıl öncesine ait bir gergedan fosili bulunmuştur. Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Prof. Fuzuli Yağmurlu başkanlığında devam eden kazılarda çıkan 9-10 milyon yıl önce yaşamış hayvanlara ait fosiller, 1995 yılında açılan Tortonion müzesinde sergilenmektedir.

Mağaralar

Akar-Donar Mağarası: Dedeçam köyünün 3 km. güney doğusunda Koçyata tepenin kuzey yamacındadır. Dikey ve kuru mağaradır.

Ayı ini Mağarası: Sultan dağlarının güney eteklerinde, Yalvaç’ın kuzey-dogusunda, Nazilli deresinin yukarı bölümündedir. Yatay ve kuru mağaradır. Büyük bir ihtimalle erken Bizans döneminde muhtelif amaçlarla kullanılmıştır. İçerisinde su sarnıçları bulunmaktadır.

Değirmen Önü Mağarası: Kozluçay kasabasının 1 km. kuzey-doğusunda Su geçidi deresinin yakınındadır. Yatay ve kuru mağaradır.

Mesire Yerleri

Yalvaç’ın geleceğini etkileyen önemli kararların alındığı yıllar boyunca değişmez dinleyicisi Asırlık Çınar Ağacı, bazen dalların sallayarak ilçe halkına desteğini verdiğini gösterir. İlçe halkı yaşamı paylaştıkları Çınar Ağacı’nı adeta ilçenin uğuru kabul etmiştir.

Çam ağaçlarının yeşilin en güzel tonlarının sergilediği Hıdırlık Tepesi, geleneksel kutlamaların yapıldığı mekanlardandır. Hisarardı, Su Çıktığı, Düzkır Orman Alanı, Hoyran Gölü, Gemen Korusu ve Gazniri Mevki doğa ile tarihin kucaklaştığı mekanlardır.



Şubat-23-2008
Filed Under (Tatil Haberleri) by admin

Tarsus….. Tarsus
Tarsus, Akdeniz Bölgesi’nde yer alan İçel İli’nin tarih, kültür, sanat, ticaret ve doğal güzellikleri ile ünlü bir ilçesidir. Yıllar boyunca farklı inançlara hizmet eden tarih ve ilim merkezi olarak, dünyanın ilgi odağı olmuştur. Hz. İsa’nın ilk Havarisi Aziz Paul, Daniyal Peygamber, Hz. Muhammed’in müezzini Bilal-ı Habeşi, Harun Reşid’in oğlu Halife Ma’mun ve Antik Çağın ünlü filozofu Aristo, tabiplerin atası Lokman Hekim, Mısır Kraliçesi Kleopatra ve Romalı Komutan Antonius Tarsus’ta yaşamıştır.

Tarihçe

Tarsus’un tarih öncesi gelişimi Neolitik Döneme kadar uzanmaktadır. Neolitik Dönemi, Kalkeolitik, Eski Tunç Çağı yerleşimleri izler. M.Ö. 1500′den itibaren Hitit, Asur, Pers Makedonya, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Devletleri’nin hakimiyetine girmiştir.

İklim

Yaz ayları sıcak ve aşırı nemli, kış ayları ise ılık ve yağışlıdır.

Gezilecek Yerler
Tarihi Kalıntılar

Kleopatra Kapısı : Tarsus’un batısında, Mersin yolu üzerinde bulunan Kleopatra Kapısı, bugün ayakta kalan tek antik şehir kapısıdır. M.Ö.41 yılında Mısır’ın ünlü Kraliçesi Kleopatra’nın Romalı General Antonius ile buluşmak için gemilerle geldiği, Gözlükule Höyüğü’nde törenlerle karşılanarak o zamanki deniz kapısından şehre girdikleri söylenir. Sonraki yıllarda yıkılan bu kapının yerine, Roma İmparatorluk ve Erken Bizans dönemlerinde, şehri üç taraftan kuşatan, Bağ, Deniz ve Adana olmak üzere üç kapısı bulunan surlar yapılmıştır.

Onur (Özgürlük) Yazıtı : (Tarsus Kitabesi) Yeni Hamamın duvarında bulunmakta olan bu yazıt, 1982 yılında Kleopatra Kapısı’nın hemen kuzeyine yerleştirilmiştir. Roma İmparatoru Severus Alexander (M.S. 222-235) Dönemi’ne tarihlendirilmektedir. Romalılar zamanında bir heykelin kaidesi olarak kullanılmıştır.

Roma Yolu : Roma Yolu Tarsus’a 15 km. uzaklıktaki Sağlıklı Köyünün yukarı kısmında bulunmaktadır. Roma Yolunun buradaki genişliği 2.94 ile 3.00 metre arasında değişmektedir. Bu tarihi ipek yolunun sağlam kalan yerlerinin uzunluğu 3 km. kadardır.

Hipodrum : Tarsus, Romalılar zamanında en parlak dönemlerinden birini yaşarken, çevresinin de spor merkezi durumunda idi. Amerikan Koleji’nin yanında bulunan ve o dönemde çeşitli spor müsabakalarının düzenlendiği Hipodrom, bu nedenle tarihi bir öneme sahiptir.

Gözlü Kule Höyüğü : Şehrin güneydoğusunda Ulu Cami Semti’nde, bugün park olarak ağaçlandırılmış, 300 m. uzunluğunda ve 22 m. yüksekliğinde bir höyüktür.

1934 yılından sonra başlanan bilimsel kazı çalışmalarında, Erken Neolitik’ten itibaren, İslami dönemlere kadar 33 kültür tabakası saptanmıştır:

Tabakalarda Yerli Kilikya, Mezopotamya ve Miken seramiği, Eski Tunç Çağı’na ait taş temelli kerpiç duvarlar, evler ve dar sokaklar, Geç Bronz Dönemi’ne ait tabakalar, Hattuşaş’daki tapınak özelliklerini gösteren büyük bir tapınak kalıntısı, Hiyeroglif ve çivi yazılı mühür ve başlıkları, Erken Dönem yapı kompleksleri, Kıbrıs kökenli seramik vazolar, Asur Dönemi’ne ait tabletler, pişmiş toprak mühürler, seramikler bulunmuştur. M.Ö. 4.yy. Bizans Dönemi’ne ait buluntularda bronz yapım ve işleme atölyesinin kalıntıları ortaya çıkarılmıştır.

Cumhuriyet Alanı ve Antik Yol : Tarsus’un merkezinde, Aziz Paul Kuyusunun 150 m. güney batısında yer alır. Bu antik yolun, Romalılar tarafından M.Ö. I. yy.da yapıldığı tahmin edilmektedir. Zamanla oluşan aşınmalara rağmen caddenin zemini Antik Çağdaki görünümünü çoğunlukla korumuştur. Yolun aynı zamanda asıl işlevlerinden biri olan kent içi ulaşımda kullanılmış olduğunu bazı yerlerde görülen tekerlek izleri kanıtlamaktadır.

Caddenin kuzey doğu yönünde, 3 basamaklı podyum (stylobat) bulunmaktadır.

Çalışmalarda kazı sahasının güney batı yönündeki Mozaik Avlulu Evin dikdörtgen biçimli bir odası ortaya çıkarılmıştır. Avlunun ortasında bir havuz kalıntısı bulunmuştur. Havuz renkli mermer levhalarla kaplıdır. Avlunun diğer bölümleri mozaik kaplıdır.

Donuktaş (Roma Tapınağı) : Tarsus’un doğusunda Tekke Semti’nde bulunan Donuktaş, günümüze ulaşabilen en eski tapınaktır. Tapınağın hangi Tanrı için yapıldığı konusunda kesin bilgi olmamasına rağmen yapıyı, Ortaçağ gezginlerinden V. Longlois, Asur Kralı Sardanapal’ın mezarı olarak nitelendirmiştir.

Bac Köprüsü (Jüstinyen Köprüsü): Ankara-Adana yolunun Tarsus girişinde bulunan bu taş köprü, Bizanslılar Dönemi’nde, 6. yy.da Justinyen tarafından Tarsus’un Berdan (Cydnos) Çayı’nı su baskınından kurtarmak amacıyla yaptırılmıştır. Yakın bir zamana kadar bütün araçların üzerinden geçtikleri üç gözlü bu köprü, 1978′de restore edilmiştir.

Aziz Paul Kuyusu : Kızılmurat Mahallesi’nde, Cumhuriyet Alanı’nın yaklaşık 300 m. kadar kuzeyinde öteden beri Aziz Paul’un evinin yeri olarak kabul edilen bir avluda bulunan kuyunun Aziz Paul adına yapıldığı bilinmektedir. Tarihi açıdan zengin geçmişi olan kuyu ve yakın çevresi günümüzde koruma altına alınmış, detaylı arkeolojik araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmalar sonucunda, Aziz Paul Kuyusu ve çevresinin Roma, Bizans ve Osmanlı Dönemi kültür katlarını verdiği tespit edilmiştir. Aziz. Paul Kuyusu’ndan çıkan suyun şifalı olduğuna inanan turistler, burayı hac amaçlı olarak da ziyaret edilmektedir.

Hz. İsa’nın 12 Havarisinden ilki olan Aziz Paul, Hıristiyanlığın ilk teorisyenidir ve Tarsus’ta doğmuştur. Aziz Paul, doğduğu yer olan Tarsus’a büyük önem vermiştir.

Şelale ve Roma Mezarları : Şelalenin bulunduğu yerde Romalılardan kalma yeraltı mezarlarının olduğu bilinmektedir. Tarsus Irmağının yatağının değiştirilmesi sonucu ırmağın 3-5 metre yükseklikteki mezarlar üzerinden akmasıyla şimdiki şelale oluşmuştur. Zaman zaman su seviyelerinde görülen değişikliklerden dolayı mezarlar görülebilmektedir. Şelale ve çevresi Tarsusluların özellikle sıcak yaz günleri ilgi gösterdikleri yerlerin başında gelir. Bahar aylarında yükselen debisiyle genişleyen göleti ve çağlayanı güneşin batışıyla birlikte muhteşem bir görüntü oluşturur. En büyük özelliği besleyen kaynakların şelaleye çabuk ulaşmasıdır. Bu durum suyun sürekli soğuk kalmasını sağlamaktadır. Çay bahçeleri ve lokantaları ile yerli yabancı herkese hizmet vermektedir.

Eshab-ı Kehf Mağarası : Tarsus’un 12 km. kuzeyinde, Ulaş Köyü yakınındadır. Kuran-ı Kerim’de bir sureye adını veren bu mağara, Müslüman ve Hıristiyanlarca kutsal sayılır. Eshab-ı Kehf Mağarası’nın öyküsü oldukça etkileyicidir; Çoktanrılı dönemde, tek tanrıya inandıkları için eziyet edilmekten kaçan Hıristiyan dinine mensup yedi genç (Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernuş, Sazenuş, Debrenuş ve Kefeştetayuş), köpekleriyle birlikte bu mağaraya saklanmışlar. Mucizevi bir şekilde taş kesilip 300 yıl uykuya dalan bu dindar kişiler, uyandıklarında her şeyin çok farklı olduğunu görmüşler. İçlerinden birisi yiyecek almak için kente gider ve yakalanır. Yakalayan onunla birlikte mağaraya geldiğinde yedi yavru kuşun tünediği bir yuvadan başka bir şey görmemiştir. Bu nedenle burası “.//yedi uyurlar mağarası” olarak da adlandırılır. Mağaranın üstünde 1873 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan Camiye sonradan üç şerefeli bir de minare eklenmiştir.

Gülek Boğazı ve Kalesi : Tarsus’a 62 km. uzaklıktaki Gülek Boğazı eski dönemlerde Kilikya Kapısı olarak bilinmektedir. 1833 yılında Anadolu’ya sefer yapan İbrahim Paşa, oldukça küçük olan Boğazı, toplarını geçirebilmek için genişletmiştir. Gülek Beldesi’nden orman yolundan yaklaşık 3-4 km. mesafe ile kaleye ulaşılır.

Trekking için uygun bir alandır.

Cami , Kilise ve Medreseler

Ulu Cami : Şehrin güneyinde, bulunduğu semte adını veren cami, 1579 yılında Ramazanoğlu Beyi Piri Paşanın oğlu İbrahim Bey tarafından yaptırılmıştır. Caminin doğu tarafındaki türbede Şit ve Lokman Peygamberlerle, Abbasi halifesi Ma’mun’un mezarı bulunmaktadır.

Makam-ı Şerif Cami : Medresenin kuzeybatısında, semte de adını veren camide Danyal peygamberin mezarının olduğuna inanılmaktadır. 1857 yılında inşa edilen caminin en önemli özelliği, Türkiye’de bulunan tek peygamber kabri olmasıdır.

Eski Cami (Kilise Camisi) : Makam Camisi’nin 100 m. kadar kuzeydoğusunda Adana yolunun kıyısındaki bu tarihi yapı, kilise olarak yaptırılmış olup, daha sonra 1415 yılında Ramazanoğlu Ahmet Bey tarafından camiye dönüştürülmüştür.

Aziz Paul Kilisesi : Şehrin güneyinde Ulu Cami Semti’nde bulunan ve Aziz Paul’a adanan yapının, M.S. 11.-12. yy.larda inşa edildiği tahmin edilmektedir. 1993 yılında koruma altına alınarak, Anıt Müze olarak açılmak istenmişse de, kilisede dış ve iç mekan restorasyon çalışmaları aşamalı olarak devam etmektedir.

Kilisenin kuzey doğu köşesinde çan kulesi yer almaktadır. Tavanın merkezinde Hz. İsa, Yohannes, Mattios, Marcos ve Lucas’ın freskleri bulunmaktadır. Orta nefte yer alan pencerenin iki yanında bir manzara ve melek tasvirleri yer alır.

1992-93 yıllarında Aziz Paul Kilisesi’nde Vatikan tarafından ”Aziz Paul Sempozyumu ve Ayini” düzenlenmiştir. Hıristiyanlar, Aziz Paul Anıt Müzesi’ni düzenli olarak hac amaçlı olarak ziyaret etmektedirler.

Bilal-i Habeş Mescidi: Beyaz Çarşının bulunduğu yerde yolun güney kıyısında bulunan mescidin, Hz. Muhammed’in müezzini olan Bilal-i Habeşi’nin, ezan okuyup namaz kıldırdığı yerde onun ismine atfen yapıldığı söylenir.

Kubad Paşa Medresesi : Tarsus’un yalnızca bir tarım ve ticaret merkezi değil, aynı zamanda en önemli kültür ve eğitim-öğretim merkezlerinden birisi olduğu bilinmektedir. Ramazanoğlu Beyi Kubad Paşa tarafından 1550′li yıllarda yaptırılan medrese, eski zamanlardan günümüze gelebilen tek eğitim ve öğretim kurumudur.

Geleneksel Selçuklu mimarisi tarzındaki bu yapı, düzgün kesme taştan inşa edilmiştir.

Bina 1969-1970 yıllarında genel olarak restore edilmiş olup, 1971 yılında Kültür Bakanlığı’nca müze olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yapının onarımı ve yetersizliğinden dolayı, müzeye ait eserler 75. Yıl Kültür Merkezi’ndeki yeni binaya taşınmıştır.
Han , Hamam ve Çarşılar

Altından Geçme (Roma Hamamı) : Tarsus’ta Roma İmparatorluk Çağı’nın görkemini yansıtan, ancak günümüze kadar çok tahrip olan bu yapı, bir Roma Hamamı kalıntısıdır.

Şahmeran Hamamı (Eski Hamam) : Vakıf İşhanı’nın yanındaki eski hamam, Romalılardan kalma bir temel üzerine Ramazanoğulları tarafından yaptırılmıştır. Plan biçimi ve ölçüleri bakımından bir Türk hamamının özelliklerini taşır. Bugün restore edilerek hizmete sunulan 4 eyvanlı yapı, sıcaklık ve halvet kısımlarından oluşmaktadır. Efsanevi Şahmeranın bu hamamda öldürüldüğü söylenir. Bu nedenle Eski Hamama ”Şahmeran Hamamı” denir.

Yeni Hamam : Ulu Caminin kuzeydoğusundaki hamamın da Ramazanoğulları Dönemi’ne ait olduğu; 1785 yılında köklü bir onarımdan geçtiği bilinmektedir. Klasik Türk hamamlarının özelliklerini taşıyan hamam soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümleri ile havlet odalarından oluşmaktadır.

Kırk Kaşık Bedesteni (Beyaz Çarşı) : Ulu Caminin batısında, cami ile aynı dönemlere tarihlenen yapıdır. Her dönemde hareketli ticari hayatı olan ve yolların kesişme noktasında bulunan Tarsus’ta, günümüzde hala işlevini sürdüren tek örnektir. Dikdörtgen planlı bedestenin içerisindeki oldukça geniş ve kubbelerle örtülü koridorun iki yanında dükkanlar dizilmiştir.

Tarihi Tarsus Evleri

Tarsus’un tarihsel birikiminin kanıtlarını, ilçeye adım atar atmaz görmek mümkündür. Tipik Akdeniz ev geleneği içerisinde mütevazılığı ve mimari farklılıkları ortaya koyan tarihi eser görünümü sergilemektedir. Kerpiç, taş ve ahşaptan iki katlı olarak yapılan evlerin hepsinde, ahşap ve el yapımı demir süslemeler, taş kapıların tamamlayıcısı halindedir.



123454 drdivx106+crack ydecode crack realchat 3.5 crack mozaki blocks crack kitchendraw v4.5 crack urchin 5 crack dap crack 7 encspot crack clonedvd 3.0 crack disk checker crack winlinux 2003 crack acd see crack crack search engine.net turbocash crack cpucool crack 7.3.5 convoy crack nbpro 4.32 crack slovoed palm crack cafestation 3.31e crack tradelog crack dvdidlepro crack flashamp crack labview download crack smoking crack homeseer 1.7 crack levitra canada xanax pics phentermineyellow sophia viagra pictures e scripts phentermine otros viagra y 37.5 cheapest phentermine tramadol injection viagra patent expire adipex 37.5 best prices phentermine soma used for institute soma tramadol sice effects soma fabrications valium lethal dose tramadol for sle compare tramadol prices adipex with cialis free online order cheap phentermine cialis overnight delivery xanax highs nextday tramadol 180 ku soma tramadol reviews internetresults tramadol referrers viagra adipex online rx viagra cheap generic west coast tramadol valium recreational phentermine quick buy tramadol where discussion generic viagra xanax contraindications is tramadol addictive healthy herbal viagra phentermine snorting amide pharmaceutical phentermine viagra cream 5htp phentermine counter over viagra free levitra samples adipex cheap phentermine cialis ingredient tramadol index hcl tramadol tramadol gout discount tramadol discount tramadol librax withdrawal tramadol roche valium global pharmacy phentermine cialis viagra together tramadol withdrawal syndrome phentermine + sale soma sf radio tramadol complete pills fake story viagra original viagra adipex online consultation fast phentermine tramadol tamoxifen online xanax abuse statistics tramadol online overnight xanax shipped fedex prescription drug soma cod tramadol tramadol 50mg dosage viagra pfizer uk tramadol imprint code 30mg capsule phentermine cialis vs viagra argent soma order xanax cheap affiliate best phentermine cheap herbal viagra tramadol 120ct ireland viagra phentermine caffeine tramadol dosage tramadol and robaxcin 10 levitra adipex home p tramadol dosage cat link online.vilabol.uol.com.br soma snorting valium effects xanax upjohn tramadol info phentermine studies home made viagra tramadol controlled substance tramadol urinalysis testing tramadol recreational use referers viagra viagra levitra comparison tramadol cloridrato meridia vs adipex 3pm cheap phentermine viagra cialis levitra pain reliever tramadol soma muscle what tramadol hcl-aceta valium pictures xanax bars pics buy xanax overnight phentermine forums adipex shipped overnight lowest phentermine priced adipex free consultation viagra nitroglycerine cialis fda approval pill sale viagra adipex without rx tramadol ic free shipping phentermine viagra warning label canadian cialis levitra results effects i.us phentermine soma loft buy cheap valium lowest price viagra tramadol mexico online viagra discussion group soma fm indie sialis viagra cheap viagra pills gg 258 xanax ibuprofen with tramadol order adipex cheap cost levitra soma fit spa e scripts phentermine vector lovers soma mexican valium consultation online viagra xanax memory loss find viagra medication phentermine overnight xanax acetaminophen tramadol valiums tramadol prescription drug levitra blog tramadol medicine online soma comfort comprar levitra viagra levitra online xanax drug test a1 mylan xanax tramadol free delivery tramadol and keppra cialis comparison viagra canada xanax soma puzzles tramadol 150 tablets discount cialis fiorcet levitra rxpricebusters.com cialis free online record soma information on tramadol tramadol use alex smoke soma ibuprofen tramadol tramadol best buy referers viagra pill identification xanax tramadol with vicodan delivery phentermine saturday glucophage phentermine cheap online soma order pharmacy tramadol tramadol hydrochloride usan soma networks canada tramadol gov 350mg soma arkane soma phentermine 37 tramadol levels ambien cialis wagering phentermine buying generic soma overnight discount phentermine alprazolam xanax viagra shopping viagra to buy soma com 15mg phentermine overnight tramadol hcl phentermine abuse constipation phentermine phentermine delivery tramadol order cod agcode tramadol medication pain tramadol soma cafe adipex discount purchase online valium prescriptions soma california muscle soma