Sinop coÄŸrafi konumu, kilometrelerce uzanan kumsallar, pırıl pırıl ve tertemiz denizi, turizme yatkın, uygar ve konuksever halkı ile büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Sinop halkının yabancılara karşı son derece saygılı ve candan davranışı, konuksever oluÅŸu, Sinop’u bir huzur ortamı haline getirmiÅŸtir. Sinop’a gelenler, kendilerini evlerindeymiÅŸ gibi hissederler. Ayrılırken adeta duygulanırlar. Dinlenmek, denizden yararlanmak, rahat bir tatil geçirmek, gürültü ve stresten kurtulmak isteyenler için Sinop, bir huzur ortamıdır.
Sinop, M.Ö.4500 yıllarından baÅŸlayarak günümüze kadar uzanan deÄŸiÅŸik uygarlıkların izlerini taşıyan kaleler, kiliseler, camiler, hanlar, hamamlar, çeÅŸmeler, medreseler, tabyalar, evler gibi eÅŸsiz tarihi eserlerin adeta kucaklaÅŸtığı bir yurt köşemizdir. Sinop’ta her türlü kara, su altı ve su üstü avcılığı yapılmaktadır.
Sinop, turizm açısından zengin potansiyel kaynaklara sahiptir. DoÄŸal güzellikler ve tarihi eser yönünden oldukça zengindir. Zengin orman örtüsü Karadenizdeki uzun kıyısı, doÄŸal kumsalları, yaylaları, mesire yerleri İl’in baÅŸlıca güzellikleridir.
Görülmeli-Gezilmeli
Sinop Kalesi
İ.Ö. VIII. Yüzyılda Milet’ten gelerek Sinop’ta yerleÅŸip koloni kuran göçmenler tarafından ilk defa yapıldığı düşünülmektedir. Kaleler VII. Yüzyılda Kimmerlerin istilasından sonra yeniden onarılmıştır. VI. yüzyılda Pers hakimiyetine geçen ÅŸehir Pontus Kırallığının önemli bir merkezi olmuÅŸ, surlar IV. Mitritathes tarafından bugünkü sınırlarıyla onarılıp geliÅŸtirilmiÅŸtir. Romalılar ve Bizanslılar döneminde de devamlı onarım görmüştür. 1214 ve 1261 yıllarında Selçukluların eline geçen kale yeniden onarılarak savunmayı güçlendirmek amacıyla iç kale oluÅŸturulmuÅŸtur. Sinop ÅŸehir surları yarım adanın en dar olan boyun kısmını tamamen çevrelemektedir. Kuzey surları 1800 m. güney surları 400 m. doÄŸu surları 500 m. batı surları 273 m. olmak üzere toplam sur uzunluÄŸu 2973 m.’dir. Sur kalınlığı 8 m. olupyüksekliÄŸi 25-30 m. arasında deÄŸiÅŸir. Evliya Çelebi seyahatnamesinde Kumkapı, Tersane kapı, Yenice kapısı, Tabakhane kapısı, Lonca kapısı ve Deniz kapısından bahseder. Günümüze kadar Kumkapı ve lonca kapısı ayakta kalmıştır. Kuzey surları denizin etkisiyle çok yıpranmıştır. Selçuklular döneminde iç kale 1877 tarihinden itibaren hapishane olarak kullanılmaktadır. 06 Aralık 1997 tarihinde cezaevi yeni hizmet binasına taşınmıştır. Balatlar Kilisesi
Bizans dönemine ait bir yapıdır. Çağının tipik mimari örneklerini gösterir. Geniş bir alana yapılmış büyük bir avlu, haçvari simetrik planlı bir mekan vardır. Şapel ve diğer mekanlardan oluşan yapı, tümüyle dikdörtgen yapılıdır. Kilisede sadece şapelin tonozla örtülü üst yapısı sağlam kalmıştır. Diğer bölümlerin üstü açıktır. Şapel tavanı ve giriş mekanında boyalı freskler günümüze kadar sağlam kalmışsa da çok tahrip olmuştur. Bizans yapı tekniğinin güzel bir örneğidir. Tüm duvarlarda dört sıra tuğla kullanılmıştır.
Sarıkum
Deniz, orman ve gölün bir arada bulunduğu eşsiz bir piknik alanıdır. Sinop´a 21 km. uzaklıktadır.
Hamsilos Fiyordu
Y emyeşil ormanı, rengarenk çiçekleri ile bir nehir gibi kara içine giren Hamsilos Türkiye´nin tek fiyordudur. Sinop´a 11 km uzaklıktadır.
Seyyid Bilal türbesi
Selçuklu Çağı´nda yapılmıştır. Hz. Hüseyin soyundan ve Arap ordusu komutanlarından Seyyid Bilal´in şehit olduğu yerde yapılmıştır.
Ayancık
Sinop il merkezine uzaklığı 62 kilometredir. 10.000 nüfuslu şirin bir ilçedir. 1870 yıllarında Aya veya Ayan tepesi eteklerinde kurulduğu söylenir. Istefan Kaya Mezarları, Ayancık Kilisesi, Istefan Sulu Kilise, Ayancık Çarşı Camii ve Yalı Hamamı görülebilecek yerler arasındadır.
İklim
Batı Karadeniz ile Doğu Karadeniz iklimlerinin iç içe geçtiği bir yöre olan Sinop´ta mevsimler arası sıcaklık farkı çok belirgin değildir. Her mevsim gezi için uygundur.