->

Tatilini metropol şehirde değilde sessiz ve sakin bir yerde geçirmek isteyen turistler için Datça tavsiye edilir bir tatil merkezi. Lokantalar(balıkta bulabilirsiniz), yat gezileri, ören yerleri, temiz doğası ile çok sayıda turist çeken bölgelerden. Ankara ve İstanbuldan bir çok ziyaretçi topluyor. Tarihi bakımdan da zengin bölge dağlık ve engebeli. Bodrum’a iki saat uzaklıkta bulunduğu için rahatça ulaşılabilir.
Datça turizm bakımından hızla gelişiyor ve halkın geçim kaynağı haline geliyor. Gelen yerli ve yabancı turistlerin su sporları arasından trekking, sörf, yelken ile güzel vakit geçirdikleri görülmektedir. Güzel havası ile sağlık turizmi bakımından da ideal.

şehir merkezine 3 km uzaklıktadır. Suyu, çınarları, meyve ağaçları gibi güzellikleri ile güzel bir yayla. Karabağlar yaylası ile Muğla’nın saburhane evleri aynı özelliği göstermektedir. Buradaki yerleşimde saburhane evleri gibi koruma altına alınmıştır. Yaylanın doğası tarihi korunmuş ve bugüne getirilmiştir.
Karbağlar yaylası dışında gezilip piknik yapılacak yerlerden biri de kızıldağ piknik alanıdır.

Müzenin bahçesinde tarihi eserler sergilenmektedir. Birçok eser antik Stratonikeia kenti kazılarından sergilenmek üzre muğla müzesine sergilenmektedir. Müzenin en ilginç bölümü 3 fosil yatağından bulunan hayvan ve bitkilere ait buluntuların olduğu kısımdır. Etnografya tarafında ise yöresel kıyafetler giyim esya vb sergileniyor.
muğla Müzesi Tel: 0.252.214 49 33

Muğla’nın merkezi yerleşimine baktığımızda sivil mimarinin önemli örneklerinden biri olduğu anlaşılmaktadır. Merkezde gezeceğiniz mekanlar arasında en önemli yerlerden biri Atrasta çarşısıdır. Çarşı içinde birçok şey görmek mümkün. Bunalrdan bazıları; ayakkabıcı, berber, semerci, nalbur dükkanı, lokantalar, hediyelik eşya satan yerler, Dokumalar satan yerler mevcut. Yine merkezde bir saat göze çarpmaktadır. 1985 yılında Rum Filvar usta tarafından yapılmıştır. Tarihi Muğla evleri Arastanın üstündedir. Dini yapıları saymak gerekirse; Başşunlu camisi, Pazaryeri camisi, Şahidi Camisi, Şeyh camisi, Ulu cami, hanlar, Yarım han, yağcılar hanı, konakaltı hanları, Vakıflar hamamı gibi yapılar bulunmaktadır.

Ülkemizin turizm bakımından gözde illerinden biridir. Turistler daha çok ilçeleri ziyaret etmektedir. Merkezden turisler ilçelere giderken geçerler. İli tarif etmek gerekirse Asar dağı eteklerinde kuruludur. Çevresinde Karadağ, kızıldağ, Masa ve Hamursuz gibi dağlar bulunuyor. Birçok uygarlığın etkisinde kaldı. Bunlardan bazıları; selçuklular, Bizans, Menteşe oğulları ve Osmanoğullarının egemenliğine girmiştir. Kentin eski bölümü Saburhanedir.
ilde Bodrum-Milas ve Dalaman havalimanları bulunmaktadır. limanları ise Bodrum, Marmaris, Fethiye, Güllüktür. Türkiyede arıcılığın en çok yapıldığı merkezlerden biridir. mermercilik, maden yatakları, turizm, tarım önemli geçim kaynaklarıdır.

Bazı kaynaklarda Bodrum’un Dor‘lar tarafından kurulduğu belirtilmekteydi. Daha sonra bölgeye Karya ve Leleg‘ler yerleşmişlerdir. Megeralılar’ın şehre gelmesi birçok değişikliğe sebebiyet vermiştir. Şehir büyümüş ve adı Halikarnassos olmuştur. M.Ö. 386 yılında Persler‘in egemenliğine girmiş. Şehir en parlak dönemini M.Ö. 353 yılında Karya bölgesinin başkenti olmasıyla birlikte yaşamıştır. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoleum Bodrumda bulunuyor. Bu yapıt karya bölgesindeki başkentliği sırasında yapılmıştır. M.Ö. 192 Romalıların, M.S. 395 yılında Bizaslıların, M.S. XI yüzyılda Türklerin egemenliği altına girmiştir. Daha sonra Bizanslıların, XIV. yüzyılda tekrar Türklerin egemenliği altına girdi. Cumhuriyet ilan edildikten sonra Bodrum olarak değiştirilmiş ve böyle kalmıştır.
Bodrum bugün bir çok turistin uğrak yeri. Hem yerli hem yabancı turistlerin ziyaret ettiği ilçe gün geçtikçe kendini dahada tamamlamakta eksiklerini gidermektedir. Bodrum Kalesi, Mausoleum, Antik Tiyatro, Mindos Kapısı gibi tarihi yapıları ile kültür turizmi bakımından beğeni toplamaktadır.

Termik santrali bulunuyor ve burada yaşayan halkı önemli bir kanser kaynağı niteliği taşıyor. Sanayi gelişiyor özellikle son yıllarda mermer fabrikaları çoğalmıştır. Yörenin ilk adı “Karya” daha sonra adı değişmiş “Menteşe” olmuş ve sonra Yatağan olarak kalmıştır. Tarihi kaynaklarda bu bölgeye ilk yerleşenler Lelekler ve Karlardır. Daha sonra bir çok uygarlığın egemenliği altında kalmış. Bunun sebebi maden yatakları, ormanları, verimli toprakları, sahil şeridinin liman kurmaya ve ulaşıma müsait olması, bir çok uygarlığın saldırısına uğramasına sebebiyet vermiştir.

Bir Karia kenti olan Karpuzlu ve Derecidere köylerinin kuzeybatısında bir tepede kurulmuştur. Kentteki Antik su kemerleri göze çarpıyor. Alinda kenti karpuzlu ilçesine çok yakındır. Karpuzlu köyünde yapılan evler Antik kent kalıntılarının kullanıldığı görülmektedir. Kent kraliçe Ada’nın kenti olarak bilinmektedir. Ayrıca kraliçe ada’nın Lahdini, konuk odasını Bodrum kalesinde ziyaret edebilirsiniz. 100 metre uzunluğundaki Agora etkileyici bir yapıdır. Yükseklerde bulunan tiyatro bugün hala ayaktadır. Beşbin kişilik kapasiteye sahiptir. Kentte arkeolojik kazılar yapılmamıştır.