Küçük ve yemyeşil adacıklar, dalgıçların aşık olacağı kayalıklar, kimselerin bilmediği koylar ve berrak bir deniz. Her koya saklanmış lüks tesisler. Etkisi oradan ayrıldıktan sonra da süren bir ışık yağmuru, gerçek bir huzur ve sonsuz mavilik. Bu bakir adalar rüya gibi bir balayı seçeneği sunuyor.
Ayrıca; Karayipler’de en geliÅŸmiÅŸ yat turizmi de İngiliz Virgin Adaları’nda. Otellerin hemen hepsi, her tür lüksün bulunduÄŸu günübirlik yat gezileri düzenliyor.
Santa Lucia
Karayip denizinin en güneyinde, Karakas’ın karşısında minicik bir ada var. Adı kulaÄŸa napoliten bir ÅŸarkı gibi çalınıyor: Santa Lucia. Dev palmiyeli, altın kumlu, buram buram vanilya kokan minik cennetlerden biri… Santa Lucia’lılar burası için “Tanrı’nın sırtı” diyorlar. Unutulduklarını düşündüklerinden mi? Zannetmiyoruz. Kent kültüründen uzak ve el deÄŸmemiÅŸ güzelliklere sahip oldukları için belki. Mick Jagger ve Prenses Margareth, Santa Lucia’nın müdavimleri. Tropik yaÄŸmur ormanları, muz cenneti ovalar, göğü delen palmiyeler, egzotik çiçeklerle dolu çalılıklar ve piston denen iki sönmüş volkanla Santa Lucia, Karayiplerin en egzotik adalarından. Cuma geceleri balıkçı köyü Gros Islet’te düzenlenen geleneksel karnavalı kaçırmayın. Aslında balıkçıların karnavalı olan bu kutlamalar, bugün herkese açık turistik birer faaliyet. Soufriere’deki tropikal bahçelerde kendinizi kaybedebilirsiniz. BaÅŸkent Castries’e uÄŸrarsanız limandaki yerel pazara şöyle bir göz atın. Egzotik sebze ve meyveler, baharatlar, otlar ve hediyelik eÅŸyalar sizi alışveriÅŸe çağıracaktır.